2 Aralık 2012 Pazar

KEÇE EVİM, HAFTA SONU MACERALARI EŞLİĞİNDE...

Gayet hareketli, gayet debdebeli, gayet insanın içine fenalık getirmeli bir hafta sonunu bitirdik allahın izniyle... Bana "Hiç Ali Deniz'i anlatmıyosun, azcık da onu anlat" diyen Ayselciğim, bu postu sana ithaf ediyorum, oku bakalım Ali Deniz cephesinde olup bitenleri ;)
Ali Deniz'in kelime haznesi epey bi genişledi, baba, dede, gak gak (karga taklidi), muuu (karamöcük taklidi) yanında şimdi de öğrettiğim çiş kelisemesini "çissss" olarak telaffuz ediyo ama sanıyorum ayıp olduğunu biliyor ve o yüzden de bunu sadece yanındaki duyabilecek şekilde, fısıltı olarak söylüyo ;) Şimdi ben yine çok ama çoook bedbaht bir anne olarak bunu tarihe kara harflerle yazıyorum, Ali Deniz anne demeden önce çisss dedi diye :(
Bu anlattıklarımdan tuvalet terbiyesini öğrendiği ya da öğrenme gayreti içinde olduğu sanılmasın sakın! Evet tuvalete gitmek istiyor, evet altını bağlatmak da istemiyor ama tuvalette geçirdiği mesai kısacık, iki adet çocuk için olan tuvalet kapaklarının birini takıyor, üstüne tünüyor, sonra aradan saniyeler geçmeden acilen diğerini koyması gerektiğini hatırlayıp, onu koyuyor ve yine tünüyor ama hiç çiş yapmadan, çisss sesleri çıkararak kaçıyo tuvaletten :) Yok yani tuvalet terbiyesi falan lazım değil henüz bu bücüre, altını bağlatmak istemiyo, üstünü giydirmek istemiyo, çok ısrar edersen elinden sürekli kayan bir şey düşünün, misal civa, öyle kayıp gidiyor ellerinin arasından, sen kantere battığınla ve sinir olduğunla kalakalıyorsun, bırak ne hali varsa görsün dediğinde de, görmüyor da gösteriyor :) Şırrrr, işeyiverdi işte gördün mü, hem de kahkahalar eşliğinde ;)
Yemek dersen, kendi istediğini istediği gibi yer, faydalı aman şundan da yesin dersin, yemez, misal yedi düvelin hayran olduğu, namı burdan acem ellerini tutmuş aşuremi ağzına bile sürmedi mikrop :(
Cumartesi  Aysel'e gittim aşuresine bakmaya, kocam dedi ki, "Aylardır çalışıyorum hafta sonları, bu hafta sonunu ailecek geçirelim, biryerlere gidelim, birlikte olalım." E olduk, gezdik ziyadesiyle de :) Peki, pazar gecesi itibariyle söylediği ne dersiniz "Cumartesi-pazara çekim istiycem, bu ne yaaa, mahvoldum, üstümden tır geçmiş gibi" çok haklı, ben de aynen o durumdayım, ev paklık yani bizim çocuklara, Nehir'in günahını almıyim hadi, ama Ali Deniz'i kesinlikle ev paklar, lazım değil alışveriş merkezi falan, hele de iki gün üstüste, feleğini şaşırtıyo insanın...
Uyku desen, önceden saati gelince nazlanmadan uyuyan çocuk nerdeyse bizi uyutup en son uyuyo :(
Çok da sevimli surat ama çok kıskanç, çok haset, ablasının herşeyine salçaaa, bakmayın siz o masum görünüşüne, ablasını nasıl kıskandığıyla ilgili bir örnek vereyim de, anlayın bi, Nehir'in tırnaklarını kesiyorum, Ali Deniz beyefendisi asla tırnak kestirmezken, uykuda keserken tırnaklarını, ablasını görünce, koşa koşa gelip ellerini uzatıyo keseyim diye ve kestirdi de ;) O kadar haset yani varın siz düşünün  ;)
Bunca fena özellikten sonra söyleyeceğim iyi bir şey de oldu şükür, son yıkanmada, kendi girdi küvete, nazlanmadı, kıyameti koparmadı, finalde hafif bir ağlama ki eskiyi bilenler bilir, süper bir gelişme bu bizim için ;) Annecim bunları yazdım ama çok seviyorum seni kuzum :)

Bu hafta sonunun bana kalan tek artısı doyasıya alışveriş yapmış olmam, sağolsun Mudo da benim bu açlığımı bilmiş gibi 3 al 2 öde yapmamış mı, Nehir'le birlikte güzelce alışveriş yaptık, Ali Deniz babasıyla gezerken ;) Çok sevdim aldıklarımı,  bunları yazarken ne geldi aklıma şimdi, yeni evlendiğimiz zamanlardı, kayınvalidem yeni bişey alınca, "Bunlar eskisin, kızım eskimesin" derdi :) Anlamamıştım ilk ama çok güzel bir söz bence, aldıklarım eskisin, ben yeni kalıyim inşallah :))

Nehir böyle güzel güzel poz vermişken, bak sen arkadaki bücürün yaptığına, aradaki ipleri geç, taaa ağacın yanına var, elle bide süsleri, zor çıkardık valla güvenlik gelmeden :)
******
Eveeeeet gelelim asıl mevzumuza, gördüğünüz gibi  elişlerini de ihmal etmiyoruz, Işıl'a yaptığım evin bir benzerini evimiz için yaptım, değişik renklerle, değişik perdelerle :)
Kalıpları Mehtap Abla verdi, onun bloğundan görmüştüm biliyosunuz bu evleri ve çok sevmiştim de, sanki bu seferki kalıpla olduğu için daha iyi oldu gibi, yine de son söz Mehtap Abla'da, bilirkişi o ;)
Kapının üstündeki minicik çan da geleni haber versin diye, kapının zili yok çünkü isteyen açar kapıyı girer, her daim açık kapı, tıpkı bizim köyün evleri gibi, sadece üstündeki çanın sesi uyarır ev sahibini (çanların sahibi Nurdan hanıma da  bir teşekkür burdan, hediye ettiği yılbaşı süslerinden minicik biri de en alttaki fotoda bakalım bulabilecek misiniz? ;)

Ağaçta bir falso var yalnız, ters yapmışım, yani kapı ve pencereleri ters yerleştirdiğim için yuvarlak kısmı altta kalacağına üstte kaldı, gövdeyi tamamen dikince farkettim işin tuhafı...

 
Dedim ki madem yılbaşı yakın, madem ben yılbaşı delisi bi kadınım, e  o zaman bu seferlik yılbaşı süsleri çanlardan ekleyelim altına kalp yerine ;) Yılbaşı geçsin keyfimize göre değiştiriveririz belki kimbilir ;)


Bu ayrıntı tohum işi çiçeklerimin ortasına yerleştirdiğim boncukları görün diye ;) Evin askı için yaptığım kurdelesini yine sedef düğmeyle tutturdum ama düğmenin ortasına yine bu boncuklardan koydum iki tane :)


Kuzular tarümar olan ağacı bir kez daha süslediler ;) Bakalım yılbaşına kadar  kaç kez daha sil baştan süslenecek ağacımız :)


Ali Deniz kuzusuuuuu, yatırma başını öyle masum ayaklarına ;)


Bu kızağı alıp, başka amaçlarla kullanacağımı hissetti galiba Nehir hanım, bu sabah bana neşe içinde "Anne biliyo musun Snox ve Mnox tatilden dönüyor bugün" diye müjdeyi verdi, bir de alt taraftakilere yatak yapmış kuzu, son hali budur ayıcıklarımızın ;) O mavi ayıcık favorisi şimdi de, bu sefer de o yanından ayrılmıyor, okulda bile ;)

17 yorum:

  1. Esen Hanımcım,

    Günaydınlar, yine çok keyifli bir post olmuş bu.
    Bugün bir kez uğrayabilirim buraya ama içinde laf atılacak çok konu var. Şimdilik şerhi bu kadar sonra devam ederim şerhiyle not düşüyorum.
    1. Ev bu defa gerçekten çok güzel olmuş - 10 numara verdim. Yaşasın kalıplar...
    2. Kızak tam işe yarayacakkken elden çıkmış-tüh tüh
    3. Ali Deniz bir kez anne diyecek tüm İstanbul işitecek - na buraya yazıyorum
    4. Ben de olsam o ağacı ellerdim - keyifli görünüyor- kazık kadar olunca kesin papara yerdim
    5. Bu defaki ağaç dekorasyonunda çocuklar minimalist davranmış - ilkine ben daha çok beğendim( bir sonraki vintage olsun dilerim)
    6. Mavi ayının adı yok midur? Meraktan akşamı akşam edecem şimdik :(

    Rap rap rap kestane kebap

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Günaydın Nurdan hanımcım :)
      iyi haftalar da ayrıcam ;)
      Ev güzel oldu bence de ama bu sefer de tepe taklak oldu gövdesi :))
      Evet yaa, kızağı kaybettik bulamadan daha, hayatta vermez artık onu Nehir, gönüh bağı mı var ne anlamadım :)
      Hadi inşallah, tüm İstanbul duyar mı bilmem ama milyonlara varan siz değerli takipçilerim duyacak emin olun :))
      Şok olduk valla kaşla göz arasında nasıl daldı ağaca :))
      Daha bizim ağaç kaç şekle girer bilmem, mutlaka sizin istediğiniz vintage da olacaktır aralarda :)
      Mavi ayının adını sordum, Mutlu dedi o da önce Esen olsun dedi de ben benim adım o deyince, anlamını sordu, ben de "Mutlu, sağlıklı" deyince, "mutlu olsun adı öyleyse" deyiverdi, "niye sordun adını" dedi, "Nurdan hanım merak etmiş, hani sana hediyeleri gönderen" dedim, o da "Aaaa, sakın demesin bu yaşta ayıcıklarla mı oynuyo" diye de güldü çok :)))

      Sil
  2. Esencim Ali.Deniz kaç aylık? Vay be büyüyünce onlar mı başlıyor bi de kıskanmaya. Şimdilik bizim büyük küçüğü kıskanıyor:)) ayy o giydirme mevzuunu fena bizimki hala yapıyo cıbıl cıbıl dolaşmaya bayılıyorlar:))
    Haftasonun gezmesi gerçekten eziyet ii çocukla hele bizimkilerin ikisi de küçük ya mahfoluyoruz. Ne güzel siz nehirler ana kız alışveriş yapıyorsunuz:)) bizimkilerin ikisinin de mağaza alerjisi var girer girmez ağlıyolar( babalarına çekmişler herhalde, erkek milleti işte)

    Keçe ev çok şirin olmuş canım eline sağlık ağaç da süper.
    İyi haftalar diliyorum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ali Deniz tam 28 aylık moriçe :) Kıskanmak kelimesi az buna, haset de aynı zamanda, Nehir'i öpmeye kalkayım, hooop koşa koşa gelip itiyo kızı :)
      Çok fena yaa, şeytan diyo bırak dolansın anadan üryan akşama kadar ama üşüyecek diye korkuyorum, felaket bu sıralar...
      Dersimizi aldık, önümüzdeki hafta sonu mecbur kalmadıkça evden dışarı adım atmak yok...
      Bu hafta çok güzeldi valla alışveriş kısmı, Nehir azcık homurdandı, yoruldu ama olcak o kadar :)
      Teşekkürler çok, ayrıyetten iki çocuklu ve de iki erkek çocuklu bir anne olarak sana da diyorum ki "Allah yardımcın olsun"

      Sil
  3. Canim yaa sanki bizi anlatiyormussun gibi okudum bu kadarmi olur yani :)) bu arada yagmus ali deniz demeyi ogrenmis ve aysellerde nehiti gorunce alideniz yok ditti diye sayikladi :)))

    YanıtlayınSil
  4. Deme deme demeeee, bizimkinin yanında Yağmuş bülbül :))
    Bizi anlatırken aslında hem sizi hem de iki ya da (allah muhafaza!) daha çok çocuklu aileleri anlatıyorum... Hep çok benzer, dertler, sıkıntılar ve sevinçler de elbette :)
    Öperim şekerim ;)

    YanıtlayınSil
  5. ahahaha :) yine çok güldüm özellikle mudo nun yaptığı şu indirime :)) açıkçası çok merak ediyorum bu sefer hangi luzumlu şeyleri aldın diye :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Terbiyesiz (özür dilerim bloğumun okuru ama bu kankardeşimin hakettiği laf budur ne yazık ki!) Görsen aldıklarımı alkışlarsın! Lüzumsuzmuş, sensin lüzumsuz!

      Sil
  6. Esen'ciğim bu sefer Ali Deniz'i anlatmana çok sevindim çocuk kıskanmakta haklı:))bu kıskançlık benim çocuklarda hala devam ediyor bu hiç bitmiyor.Evin gövdesindeki yanlış uygulamadan kaynaklanan sorun dışında her şey çok güzel olmuş.Hepinizi çok öpüyorum.Sevgilerimle..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Ali Deniz beter böcek valla ama öyle de tatlı bişey kiiii :)
      Deme Mehtap Abla, kıskançlık ömür boyu demek ki ;)
      Allahın hakkı üçtür, galiba üçüncüde doğrultucam inşallah evi :)
      Teşekkürler, çok öptük biz de ;)
      Sevgiler çook...

      Sil
  7. Sevgili Esen, ailenle ilgili güzel yazılarını okuyunca bir roman almışım da, konusu da çok tatlı bir ailenin anılar gibi geliyor. tek sorun bu okuduğum kitaptaki kahramanları tam tanımıyorum. sanki kitabı okumaya orta yerinden başlamış gibi hissediyorum . bu yüzden şu soruları soruyorum izninle

    Ali Deniz kaç yaşında?
    Nehir kaç yaşında? belki bir yazında yazmışındır, ama ben balık hafızalıyım unutuyorum
    Eşin ne iş yapıyor? çekim falan reklam ya da televizyon dünyası mı acaba diye düşündüm
    evet bu hikayenin kahramanlarını tanımaya çalışma sorularıydı bunlar.

    gelelim en önemli kahramana, yani güzel marifetli anneye :)
    hem işte çalışıp ,hem evde çalışıp ,24 saat sürekli bir telaşı olan ve her şeye de yetişebilen kahraman anneye ,tüm alışverişleri helal olsun. o kadarcık da kendi keyfin olsun canımm!! Anne Esen, Eş Esen ,İş kadını Esen.... bu sıfatların haricin de bir de Kadın Esen var onunda kendine ait zamanı, zevki olsun hep başkaları için mi çalışacak ,alışveriş yapacak demi?
    o yüzden Mudo'dan ne aldıysan hepsini hak ettin :)
    Eve bayıldım... pembe olması ayrı güzel, pembe düşler kurduracak ev yani.
    Ellerine sağlık :)
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Filizcim, yorumunu gördüm ama bulgur pilavı pişirmekle meşguldüm, bir yandan da Nehir hanımın dünden siparişi olan mozaik pastayı yaptım :) Eve geldiğimde saat 6 civarıydı, şu anda 22.45 ve ben ancak oturabildim, üstelik daha uyumamış bir de Ali Deniz var :) yemek yendi, çocukların ikisi de yıkandı paklandı, Nehir uyudu, bulaşık makinasını boşaltıp, kirlileri koydum, mozaik pastanın bulaşıklarını da yıkadım ve kelimenin tam anlamıyla gebermiş durumdayım ama bu saydıklarım bu akşam için geçerli, yarın akşam keyif akşamı benim için, çünkü yarın akşama iş kalmadı, üstelik kocamın da çekimi yok :)
      Sondan başlayayım, kocam görüntü yönetmeni, yani bildin sinema-tv sektöründen, Ali Deniz 28 aylık, Nehir 7 yaşını bu kasımda doldurdu :)

      Yazdıkların çok hoşuma gitti valla, roman okuyomuş hissi veriyosam ne mutlu bana :)))
      Ama unutma ki beni sizler varettiniz ;)
      Alışveriş güzeldi yaa, aldıklarımı da severek giyeceğim, çok beğenerek aldım çünkü... Bana kalsa her ay deliler gibi yaparım alışveriş ama tutuyorum kendimi, çoğu zaman da çocukların ihtiyaçları öne geçiyor ;)
      Evi ben de sevdim ama bir de ters yapmasaydım altını üstünü iyiydi, bakalım inşallah üçüncüsü en bi güzeli olacak :)
      Sevgiler ve içten yorumun için de kocaman bir teşekkürler...

      Sil
    2. canım benim ben senin ne yükler taşıdığını biliyorum zaten, öyle çabuk yorum yapacam diye bir de benim için heder etme kendini yahuu:)bu telaşın içinde bir de bana uzun cevap veriyonya maşallah Allah sana kuvvet ,sağlık versin diyorum:)
      tv sektörü de yoğun iş gerçekten, ama eşinin iş eve gelince bitiyor. ya seninki sana tatil yok evde ev hanımı mesaisi var. klasik çalışan türk annesi.elleri öpülecek hanımlardansınız siz çalışan anneler :)o yüzden hem dışarda hem evde çalışan hanımlara tüm alışveriş merkezleri feda olsun :)
      senin küçük de tam tadından yenmez yaşındaymış, onun her söylediği kelime çok sevimli gelir tatlı tatlı konuşsun istersin.
      bulgur pilavını da severim yanına kuru soğanda yiyenlerdenim ben üstelik, tabii dışarı çıkmayacaksam. etrafı da düşünmek lazım canımm :)
      olur olur yaptığın her ev güzel olur ,böyle yetenekli annenin her dokunduğu çiçek açar :)
      kahramanları tanıyorum artık, ona göre okurum diğer maceraları:)
      bakalım yarın ne olacak?Ali Deniz anne diyecek mi ?

      Sil
    3. :) Çok teşekkürler ama bence o kadar değil, yani pek çok kadın olabilir ama ben tembelim, ev işlerinden mümkün olduğunca kaçan tembel bir kadınım, eşim de çok yardımcı bana, hakkını teslim etmek lazım, başka biriyle evli olsaydım, bu yaptıklarımın yani elişi olarak yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım, fırsatım olamazdı sanırım...
      Çok teşekkürler filizcim yorumuna, Ali Deniz hala anne demedi :)

      Sil
    4. O zaman eşini taktir ettim.
      söylediklerimi diğer klasik türk erkekleri üzerine alınsın o vakit, hani anne çocuğuyla uğraşırken hanım bana bir bardak su ver diyen, dünya yıkılsa televizyondan gözlerini ayırmayan türk erkeği.

      Sil
  8. Sen bu keçe ev işinde gittikçe daha iyi oluyorsun. (neyi nasıl ters diktiğini anlamadım, buradan bakınca güzel göründü:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yuvarlak olan kısım alta gelecekti, ben kapısını, pencerelerini gövdeyi ters tutup diktiğim için altı düz oldu :)
      teşekkürler semicim, üçüncüsü en güzeli olacak inşallah ;)

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.