Okumayanlar için özetliyorum, buyrun bakalım, siz neler hissedeceksiniz? Özellikle de kadının iş hayatından gittikçe daha çok uzaklaşıp, ev kadınlığına çekildiğinin araştırmalarla ortaya konduğu bugünlerde...
* Kadınların ücretleri erkeklere oranla son 7 yılda % 10 artmış. (Kadınların ortalama ücreti 3.598, erkeklerin ise 2.735)
* Şirkette doğum yapan kadınlar, yasal izinlerine ek olarak 30 gün ek ücretli izin kullanma hakkına sahipler (En kıymetlisi de bu sanırım, "6 ay çocuğunuzu sadece anne sütü ile besleyin" diye hastane koridorlarını afişlerle donatanlara sormak lazım, 2 ay önce 2 ay sonra verilen izinle "nasıl???")
* Doğum yapan kadınların günlük yasal 1 saatlik emzirme iznine 1 saat daha ekleniyor,
* Doğumu izleyen 1 yıl süre ile cumartesi günleri yarım gün ücretli izinli sayılıyorlar,
* Çocukları dört yaşına gelene kadar daha serbest çalışma imkanına sahipler, çalışma saatleri daha esnek,
* Şirket kârından çalışanlara pay dağıtılması,
* Günlük 12 TL yemek bedeli,
* Yılda iki kez hediye Cumhuriyet altını,
* Doğumda "Hoşgeldin Bebek" hediye paketi,
* Yılda bir kez yurtdışı veya yurtiçi kültür geliştirme seyahati,
* Her yıl ücretsiz sağlık kontrolü ve grip aşısı uygulaması...
Hepsi de kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?
Diyor ki Nur GER: "Tabii ben bir kadın işveren olarak, kendimi var ederken çekmiş olduğum sıkıntıların hiçbirinin olmasını istemediğim için, doğal olarak her bir kadının çalışma hayatında kalması için her şeyi yapmaya amadeyim. Bir anne olarak çocuğunu yetiştirirken çalışma hayatında nasıl sıkıntılar çekildiğini biliyorum. Ben de çok çocuk sahibi olmayı, zengin bir aile olmayı isterdim, o nedenle şimdi tüm çalışanlarıma çocuğum gözüyle bakıyorum."
Dileyelim çoğalsın Nur GER gibi işverenler tez zamanda....
Geçelim şimdi KORUNCUKLAR için yaptığımız nakışımızla ilgili son gelişmelere;


