"HA-YIYYYYYY" Bugünlerde bizim evde en çok yankılanan ses bu ;) Ali Deniz "Evet" demeyi bilmediğinden mi, yoksa tamamen babasından aldığı genler sayesinde oluşan muhalif kimliğinden mi bilmem, sürekli herşeye HAYIYYYYY diyerek dolaşıyor evde ;) Ecnebilerin "Terrible Two"su geçti derken bin beter teribılı geldi maalesef :( Anlatmadım size di mi bizi iki hafta önce nasıl rezil ettiğini avm de, babasını nasıl harpten çıkmışa döndürdüğünü, bütün insanların nasıl hem acıyarak hem kınayarak bakmalarına sebep olduğunu :( Ailecek tövbe ettik bir daha Ali Deniz'i alışveriş merkezine götürmeye, aslına bakarsanız iyi de ettik, sevmiyorum çünkü ben, koca kişisi bayılsa da hafta sonları gidip, yemek yiyip alışveriş yapmaya, insanın ruhunu yoran, cüzdanını boşaltan bir aktivite bence, hele de ne istediğini bilmeyen, serseri ruhlu bir çocukla. Bakıyorum şimdi bize, dışardan gözle bakıyorum da, bu bücür yüzünden kızım da canından bezdi yeminle :( O ağırbaşlı, sakin, akıllı kızım, kardeşinin bizi rezil etmelerinden, her kriz anında, özellikle de benim kesmediğim anlarda Ali Deniz'in kendisine yönelmesinden bıktı yani artık :( Neyse dur bakalım, az kaldı gibi sanki, aklı erecek elbet yakında, saçmaladığının farkına varıp, "Annecim çok özür dilerim bütün manyaklıklarımdan ötürü" diyecek inşallah :))))
Neyse yaaa, iyidir benim çocuğum, akıllıdır, çoook tatlıdır, bu aralar böyle takılsa da, canımın içidir ;)
Bu kadar dedikodu yeter sevgili okur ;) Ki yüzüne de söylüyorum bücürün ;)
Hafta sonu çok dolu dolu geçti, yine mutfakta geçti çoğunlukla, Nehir'e gecikmiş bir doğum günü partisi yaptık kaynımgillerle :)))) Bu sefer öyle istedi kızım, arkadaşlarıyla değil de amcasıgillerle kutlamayı :) Çok da güzel oldu, yedik içtik, güldük çocuklara, bebek sevdik bir de ;)
Sonra Evim İçin Herşey bloğunun sahibi Sevgili Juliette'nin düzenlediği ve startını heyecanla beklediğim En Güzel Kapı Süsü yarışması için- ki ayrıntıları tam da şurada- aklımda olanları yaptım dün akşam, önce bir prova yapayım, sonra söker aslına geçerim dedim ama gerek kalmadı hiç, prova yaptığım hali de tam süper oldu ;) Ben diyeyim 20 dakika sen de yarım saatte bitti gitti :) Anlatayım mı şimdi aklımdakileri bir tütüden hareketle nasıl gerçeğe dönüştürdüğümü ;)
![]() |
| YILBAŞI TEMALI KAPI SÜSÜ |
![]() |
| YILBAŞI TEMALI KAPI SÜSÜ-KAPIDA :)) |
" Nasıl bir şey yapmalı?" diye düşünürken, dedim ki kendi kendime "Kırmızı, beyaz ve yeşil olsun, yılbaşı renklerinden oluşsun" Sonra Sevgili Nurtaç'la kapı süsü hakkında müzakere ederken, deki ki, yeşili tilki kuyruğundan olsun, çembere saralım ;) Şimdi sevgili okur, bir metal çember aldım (ki Beşiktaş'taki tuhafiyecilerin olduğu çarşıdaki Binbir Çeşit'ten, eğer bulamazsanız ahşap kasnak da aynı işi görür zannımca) sonra geçen hafta Eminönü'ne gittiğimde (kendime evde giymek için şalvar aldığım gün ;) Bunu sana söylemeyi unutmuşum, şimdi tam sırasıydı!) Kuru Kahveci Mehmet Efendi'nin sokağındaki dükkanlardan birinden iki tane tilki kuyruğu aldım (yılbaşı ağaçlarına sarılanlardan) İki tane fazla geldi aslında, bir tanesi de olurdu ;) Kırmızı-beyazlı bişeyler düşünürken, Nehir'in gardrobunda durup duran tütüsü geldi aklıma. İki yıl kadar önce yapmıştım Nehir'e bu tütüyü, birkaç kez evde giyip hevesini almıştı, geri dönüştürüleceği günü bekleyip duruyordu dolapta :) Sonra bu kurdele ve tüllerden mütevellit tütüyü bir güzel söktüm ;) Ki bir çelenklik tül ve kurdele de arttı üstelik ;) Ali Deniz'in mankenliğini yaptığı çelenge rastgele bağladım. Bu arada bu çelengi yaparken hiç yapıştırıcı kullanmadım ;) Tüllerle kurdeleleri kırmızılı-beyazlı sırayla bağlamaya dikkat ettim. Tamamını bitirince de aralara geçen yılbaşı Boyner'in hediye kutularına koyduğu pullu kokinaları ekledim ve onları da kurdelerle sabitledim. Hatırlar mısın bilmem sevgili okur, sana da demiştim hatta "Git Boyner'den al" diye :) Bak gördün mü işte, benim hediye olsun olmasın her aldığım parça için "rica ettiğim" bu süsler ne işlere yaradı ;) Yani bu çelengin maliyeti çok ucuza geldi, sen söyle şimdi bana sevgili okur ben o çok isteyip de bir türlü başaramadığım DIY'lardan mı yapmış oldum :)))
Finalde de Tepe Home'dan bayılarak aldığım çanlarla dolu kırmızı kalbi ortaya yerleştirdim, kurdelesini uzun tutup, sapını da onunla yaptım ;) Ortaya çan da olur du, kocaman kıpkırmızı bir top da, ya da bir güzel beyaz kurdele?
Yani kolaycacık, az zamanda, az paraya bir yılbaşı için kapı çelengimiz oldu :) Ev ahalisi bayıldı, en çok da ben, inanamadım kendime (elbette çok daha yetenekli çok daha yaratıcılar var ama!) dedim ki "Şükür yarabbi, bin şükür verdiğin bütün yeteneklerime, teşekkürler" dedim içimden ;) Dışımdan da "Görüyor musun karını, şahit oluyor musun her seferinde yaptığı şaheserlere, gurur duyuyor musun peki?" dedim koca kişisine, güldü ;) Elbette içinden içinden "Evet, evet, evettttt" dedi ;)
Şimdi sevgili okur, sen de beğendiysen, "E olmuş" dediysen, oy vermek istersen, yarışmada birinci olmamı dilersen, şuraya tıklayıp, "Beğen"ir misin ;) E teşekkür ederim çok ;)
Hem belki sen de yaparsın, alasını yaparsın hem de, yapsana, sen de katılsana yarışmaya, HADİSENE :)
![]() |
| KEÇE CUPCAKE'LER... |
Bizde durumlar bu minvalde ;) Sende ne var ne yok?
Güzel bir hafta olsun hepimize, sağlıkla, neşeyle, kahkahayla, muhabbetle...
BONUS
Dipnot: O koca kişisidir ki, başlangıçta her şeye muhalefet edip, reddetse de, netice itibariyle bir bakmışsın ki o olmazların tümü olur ya da oldurulur olmuş :) (Yok yaaa, hâlâ okumuyor o bloğu ;) Öyle biliyorum yani, dur bakalım öyle mi?)










