keçe duvar süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keçe duvar süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2015 Pazartesi

Bİ SWOT DERSİN AMA ;)

SWOT yaptım, hoca quiz notu verecekmiş. İnsan kendine insan olarak SWOT yapar mı? Bence yapmaz, ben de zaten kendime değil de hayalimdeki işe, hobilerime, elişlerime yaptım ;)
Biliyorsun işte, "Güçlü Yanlar, Zayıf Yanlar, Fırsatlar ve Tehditler" hepsini tek tek yazdım. Ve bunları yazarken de neden bu kadar geç kaldığıma yandım :( 40'tan sonra uyanır mı insan, ben ancak uyandım... Bin yıldır yaptığım işin -çok severek yapmama rağmen- aslında bana göre olmadığına 40'tan sonra uyandım. Sanatçı ruhlu Terazi olarak, bu değilmiş benim alanım, ancak aydım.... Beni cezbeden ne keçe, ne çiçekler, ne nazarlıklar, ne etamin, ne o, ne bu aslına bakarsen sevgili okur! Beni cezbeden, bana hitabeden, beni baştan çıkaran -teee ortaokulda duvara asmak için uydurduğum (sana çok önceleri anlattığım) o düğmeli, nakışlı, oyalı, boncuklu, yuvarlak duvar panosunda olduğu gibi- yaratma aşkı... Yapılanın üstünden gitmekten çok, yeni birşeyler üretme aşkı beni baştan çıkaran.. Canım Pinterest'ten aldığım ilhamı asla reddedemem, nankör gelmek olur bu :) Amma velakin başka, daha başka, hiç olmayanı -hep söylüyorum belki de benim öyle bildiğimi- ya da hiç görmediğimi ilk kez ortaya çıkarmak, ayrıntılarda gezinirken aslında, ortaya çıkacak sonucu merakla, kalp çarpıntısıyla, aşkla beklemek...
Tam da ifade edebiliyor muyum söylemek istediklerimi bilmiyorum ama demek istiyorum ki, varsa bir ışık içinizde lütfen geç kalmadan o ışığa yürüyün... Ben yandım siz yanmayın :))) Şaka yav, bin şükür halime tabii de, var sen düşün, benim şimdilerde bolca kullanılan "farkındalık" kelimesini 20'lerde idrak ettiğimi, kendimi bu alanda eğittiğimi, yani eğitimini layıkıyla alarak bu işleri yaptığımı, böyle hasbelkader, kılavuzsuz gitmek yerine, bile isteye, öğrene, öğrene, layıkıyla yaptığımı, şahane olmaz mıydı? Elbette benden bir Derya Baykal çıkmayacağı malum ama diyelim??? Kim diyelim mesela? Diyemedim, bulamadım :( Neyse işte o'ndan olabilirdim belki de...
Of yarabbim, pazartesi saçmalamasına döndürdüm demek istediğimi ama şuydu aslında, çok heyecanlıyım sevgili okur, bilmiyorum nasıl olacak ama sanki bu yol başka bir yola birleşecek gibi hissediyorum. Belki pek yakın, belki bin sene sonra ama mutlaka....
Hadi hayırlısı diyelim...
Not: Bana bu satırları yazdıran yeminle ig'de 5000 olmam değildi, yeminle bak ;)
Yaptıklarımı sual edecek olursan ;)

BAYKUŞLU DUVAR SÜSÜ

BAYKUŞLU ANAHTARLIK

HEDİYE PAKETİ

KEÇE KUTU

YAKMA ÇİÇEKLER

ÇİÇEKLİ TOKALAR

KAL SAĞLICAKLA SEVGİLİ OKUR, BARIŞ VE HUZURLA...

20 Mart 2015 Cuma

Haftanın mahsulü..

Son bir haftadır yani sana yazmadığım uzun zaman dilimi içinde mühim, hayati bir karar aldım sevgili okur. Şu yazıdan sonra, dedim ki "Ne işim var kardeşim benim bu ülkede!" 
Küba'ya göçüyoruz tez vakitte :)  Okuduysan yazıyı sen de kesin geliyorsun zaten, kesmediyse o yazı seni, buyur bir de şunu oku o zaman...  Ben ki, "Yaban ellerde hayatta yaşayamam!" derken bu kıvama geldim, getirildim, herkesin göçmesi mümkündür... 
Bu mühim karardan gayrı yeni bir şey yok bizim cephede ;) Yaptıklarım, ettiklerim dersen, onlar da şöyle ki;


AŞK DUVAR SÜSÜ
Bir kez daha AŞK olsun dedim
O Ş koyu yeşil aslında ama siyah gibi çıkmış... 

Şu minicik çiçekleri de ne çok seviyorum...
Daha önce de pek çok kez yaptım bu duvar süsünden. Önce kalıplarla harfleri kesip, üstlerini gönlünce süsleyip en son battaniye dikişiyle birleştiriyorum. 
SODA ŞİŞESİNDEN VAZO
Bu sefer de soda şişesinden yaptım vazomu. Şurup şişeleri gibi koyu renk olmayınca, içi çok boş göründü gözüme, doldurdum kullanmadığım çubuk boncukları, bir de nazar boncuğu : 
KEÇE NAZARLIK
Arkadaşıma hediye yaptım bu nazarlığı... 


#kahvebahane
Fincanı Paşabahçe'den aldım, çok indirimle hem de :)
Paşabahçe'ye bayılıyorum. Nasıl zevkli herşey, nasıl zarif... 

KAPI ÇELENGİ
Keçe çiçeklerle süslü kapı çelengim :) Yine tel dolayarak yaptım ama bitti telim maalesef :((  Nalburlara sordum, bulamadım da :( Bir de at nalı aradım ama tel bulunmayan nalburda nal ne arasın di mi? Sahi sevgili olur sen nerden alıyosun nalları? :)) 
KAPI ÇELENGİ
Haklısın, çelenklere taktım :) Bu çelengin o köpüklü şeritlerini Nilgün verdi, hafta sonu kahvaltıya gittiğimiz arkadaşım, elinde kalan malzemeleri bana bağışladı :) Çiçekler, yapraklar, böyle böyle şeritler vs. Nasıl mutlu oldum anlatamam :)  


KEÇE ÇİÇEKLER
O çiçeklerin altındaki tülü, yol üstündeki perdecilerden aldım yine. Parçalar halinde satılıyor, parçası 1 tl ;) Yani metreyle organze kumaş almaya son ;) 

KAPI ÇELENGİ
O ortasındaki aslında siyah tül değil, füme rengi :)
Bu çelengi çok sevdim ben, renk tonlarını, o pembe tülün hem rengini hem üstündeki incileri taşımasını :)))

ÇOCUK ÇANTASI
Bu uzun saplı, çapraz takılan çocuk çantası da klasik cüzdanlarımın biraz büyüğü :) Ali Deniz'in arkadaşlarının doğum günlerine hediye olarak düşündüm.
Çileğin beyazlıklarını tohum işi yaptım. 

KEÇE CÜZDAN


YAKMA ÇİÇEKLER
Tüllerle yaptım bu çiçekleri, o sarı yaldızlarla ne zarif oldu. Biraz daha ekleyip, kapı çelengi yapıcam bu çiçeklerle :) Çok heyecanlıyım çoook :) 


Çanakkale Zaferi'nin 100. yılı kutlama törenlerine katıldık... Bir kez daha minnetle, rahmetle andık Atamızı ve cephedeki tüm Mehmetçikleri... 

ŞAKİRİN CAMİİ
Öyle huzurluydu ki caminin bahçesi, bilmem resimlerden sana da yansıdı mı bana hissettirdikleri... 

Postun başına dönecek olursak, karar verdin mi? 2 kot, bi tişört hazır mısın yola çıkmaya?
:))

Kal sağlıcakla...

25 Ekim 2013 Cuma

KEÇELER EŞLİĞİNDE MUTFAK FAALİYETLERİ ;)

Dört çanta yapacakmışım, hani şu ilk yaptığım çantaların şu'sundan  (ne biçim bi kelime yav, tüh senin Türkçe'ne Esen!) ama hepsi de birbirinin aynısı olacakmış, bulut, ağaç, yerde çimen üstü çiçek, ağaçta bir minik çiçek vs. Yapmak istemedim ilkin, kafama göre takıldım ama ille de böyle isterlermiş, biraz nazlandıktan sonra yapayım bari dedim ve üçünün ön yüzlerini tamamladım bu hafta içi akşamdaaaan akşama ;) 
Yahu sevgili okur, sen ne düşünüyorsun ısmarlama işler için  bilmem ama benim sanatımı çok kısıtlayan bir iş bu (duyan da çok sipariş alıp, dünyanın işini yaptığımı sanır ama bunlar ilk ve neredeyse de son olacak böyle davranmaya devam edersem)  ben aklıma ne gelirse o anda öyle yapmayı, süslemeyi, eklemeyi seviyorum, tamamen aklıma ESENİ yapmayı, böyle aynı aynı işler beni köreltiyor yaaa, valla bak, misal bu bulutların birinin kenarına boncuk dizmemek için kendimi çok zor tuttum, tutmak istemiyorum halbuki :( İçimi sana dökeyim dedim ;) 


KEÇE ÇANTALAR

KEÇE ÇANTALARIN AYRINTILARI ;)

************
KEÇE KOMPOZİSYON :))
Yukarıdaki sanatımı gayet kısıtlayan, beni daraltan çantaları yaparken yaparken fırlatıverdim yaptığımı, "yeterin uleynnn" dedim ve son karede Ali Deniz'in elinde gördüğünüz çubuktan gelen ilhamla Nehir'in odası için bu kompozisyonu yaptım :) Çok zevkliydi ;) Çabucak da oldu ve bunu bitirince o fırlattığım işten özür dileyip aldım tekrar elime ;))) Gönlünü aldım ki yaptığım çanta nemrut bir çantaya dönüşmesin benim yüzümden ;)
Nehir çok sevdi bu süsü, hikayesini de yazıverdi çocuğum, çok şükür bu hikaye yazma, hayal kurma konularında BABAYNA (*) olmamış ;)
"Annesi ördeği mantar ve elma toplamaya göndermiş bahçeye"
***********
AŞURE 1
AŞURE 2
AŞURE 3
Muharrem Ayı kapıda, ayın 4'ünde başlıyormuş ;) Biliyorum henüz erken ama sen havaya gir diye koydum bu resimleri, havaya gir, cesaretini topla ve bu sene sen de yap aşure, önce bi denemek için yap, az tut ölçüleri, sonrasında da en kocaman tencerenle yap ve dağıt ;) Kaynanana yap mesela, desin ki komşularına "Bizim gelin bir aşure yapıyor, yemelere doyamazsınız" :)) Ya da şu hani pek de bişey beğenmeyen annelere yapmalı :)
Koca kadınların, marifetli kadınların işidir deme ve dene, bak bana, en güzel örnek benim işte senin için, iki yıldır yapıyorum ve iki yılda da aşure ayında 3'er kez yaptım ;) Yiyenler hep "Şimdiye kadar yediğimiz en güzel aşurelerdendi" dediler ;)  Tarif vereceğim tekrar ama yukardaki aşure yazılarımda da var, o tarif garantilidir sevgili okur, sen bi göz at, malzemeleri yavaştan hazır etmeye başla, kendini "Yaparım tabii" havalarına sok ve bekle :)) Sen gör sonra etrafındaki hayran sayısını :))) Sen o vakitten sonra güzel, becerikli, akıllı vs. gibi sıfatlarının yanında çok da mühim bir sıfat olan "Enfes aşure yapan kadın"a terfi edeceksin, söz :))
Ben de bilemedim şimdi, para mı alıyorum, komisyon mu topluyorum aşure yapanlardan bilmem, bu kadar ısrar ettim sana :)) 


************
Yukarıdaki aşureden sonra pek bir hafif ve kolay kaçacak ama bir de bu tatlıyı yaptım :)) Semi vermiş bu tarifi İnstagram'dan, kalkıp yapıverdim hemen, malzemeler de evde kolayca bulunan malzemeler olunca :)
Adını da apple crumble demişler :) 
 Tek tek fotoğrafladım senin için aşamaları ;) Aklımda kalanları yazayım bi bakalım:
APPLE CRUMBLE
100 gr. tereyağ (Oda sıcaklığı tarifte ama ben bu oda sıcaklığını hiç bulamadım şimdiye kadar, hiç o kıvama gelemedi yağlarım, o yüzden de hep erittim :(
100 gr. toz şeker,
150 gr kadar un
(Şekeri azaltabilirsiniz elmanın tadına göre, benimkiler goldendi o yüzden tam bu kadar koydum)
4-5 elma (büyüklüğe göre dememe gerek yok ama!)
Tarçın, kuru üzüm, fındık, ceviz, badem vs.
Önce elmalar sertse azcık tavada çeviriyoruz küp küp doğranmış halde (Elmalara da azcık şeker serptim eski alışkanlıkla  :) Tarçın, kuru üzüm ve fındık koydum ben, sonra tereyağ, şeker ve unla yaptığımız hamuru (şeker ve tereyağını karıştırıyoruz ilkin, şeker eriyene kadar, sonra un ekliyoruz) koyuyoruz üstüne ama parça pinçik bir hamur oluyor, öyle düzgün bişey bekleme sakın sevgili okur :)
At fırına, 200 derecede 20--25 dakika üstü kızarana kadar pişir ;)
Semi dondurmayla süper olduğunu söylemiş, dondurmasız da süperdi :))
Yaşasın Elma, tarçın, kuru üzüm kardeşliği :))

APPLE CRUMBLE
Bu da fırından çıkmış hali, nasıl güzel oluyor o elmalar o güzel hamurla; kıtır kıtır derken tam altından yumuşacık tarçınlı elmalar :) Yanına da mis gibi bi çay ;)

Teşekkürler Semicim :) 
*********
Geçen sabah Üsküdar'a yürürken, değişik sokaklardan gideyim dedim, çok hoşuma gidiyor böyle yapmak, çünkü çok şaşırıyorum gördüklerime, kestirme yollar buluyorum :) Güzel güzel evler, aralarda kalmış antikacılar, eskiciler, duvar yazıları vs.
Mavi demir parmaklıklı bir evin önünden geçerken camındaki yazı dikkatimi çekti, yazı giriş katlar için klasik  "LÜTFEN ARABANIZI CAMIN ÖNÜNE PARKETMEYİN!" buraya kadar normal ama daha küçük yazıyla (muhtemelen evin kadınının en sinirli olduğu anda yazıldığı yazının şeklinden çok net anlaşılıyor!) "yoksa zarar veririm!" yazılmış :) Çok güldüm ve çok da hoşuma gitti ama bilmem işe yaradı mı bu tehdit ;)


Not:
1- (*) BABAYNA lazca bir kelime olup, "babasına çekmiş" anlamına gelir :)

2-  Geçen posttaki barbi bebekler için süre bu posta kadardı, o yüzden nihayete erdi :) İki kişi istemişti, e ikisine de vermek farz oldu bu durumda ;)  3 bebeği hafta sonu 4 bebek yaparız, ikişer tane göndeririz, elbette yanına kitapları da ekleyerek :) Önümüzdeki hafta kargoya veririm inşallah :)
ŞAFAKIN DÜNYASI VE AYCN OZCN yazar mısınız bana posta adreslerinizi, şuraya : esen.can@bahcesehir.edu.tr

2 Ekim 2013 Çarşamba

NEHİR'DEN VE MİNİK KEÇE İŞLERİNDEN....

"Tamam Nehircim, yarın sabah da ben götüreyim seni okula ama öbür gün olmaz, tamam mı, Buket teyzenle gideceksin?"
"Tamam anne ama Yusuf'u götürmeyelim"
"Niye kızım, tabii ki onu da götürücez"
"Anne yaaa, Yusuf'a da "Kuzum" diyosun, deme diyorum, herkese kuzum diyosun, senin kuzun benim, onlara "Yusufçum, Sahracım" de, kuzum deme, ben kıskanıyorum"
İnadına da hep ağzımdan kaçıyor :( İşimiz var Nehir hanımla, akrepliği çıkıyor mu yavaştan :) Kıskanç bir çocuk oldu ki sormayın :) 
Bu sabah, okula götürüyorum, bi yandan da söyleniyorum "Bak kızım, kaç kere dedim sana, seni okula bırakınca işe geç kalıyorum, müdür kızıyor (kızmıyor aslında da öyle diyorum)"
"Anneee!!! Para mı daha önemli, senin kızın mı?" "Kızım elbette, o nasıl soru Nehir?"
"Ben okula beni annemin bırakmasını istiyorum, bak üzüldüm şimdi, kızıyosun bana sürekli, böyle üzgün üzgün götürüyosun beni okula!" 
Düzeldi sonra aramız, ben yağmur çizmelerinden konuyu açınca, o da "Winx'li istiyorum, alır mısın?" deyince, düzeldi, Winx'li ama üstündeki kızlara elinle bastırınca ışıklar yanan cinsinden istiyormuş, öyle bir çizme var mı hiç bilmiyormuş ama ben bi araştıraymışım ;)
Of yarabbim, ne zor annelik!
****
Geçen televizyonda bir dizide kocaman bir bahçeli ev gördü, bana gösteriyor "Anne baksana ne güzel vileda" :))) "Ne kızım?" "Vileda işte, ne güzel kocaman ev, öyle denmiyor muydu bu evlere?" Denmiyordu, villa deniyordu ama sen hep böyle söyle :)))

Toplamda 4 "AŞK" KEÇESİ yaptım :)

Bu cupcake anahtarlığı Nehir hanım istedi, okuldaki dolap anahtarını takmak için, sevimli oldu sanki :)
AŞK'ın bir diğer hali ve yanında da mükafatı :)
(Ali Deniz her bakkala gittiğinde aldırıyor babasına ve bazen de (şükürler olsun) yarısını yemiyor :) O zaman ben o yarım çokokremi saklıyorum güzelce, çocuklar uyuyunca, işlerim bitince, finalde bi güzel yiyorum :)))
(Yok sevgili okur, sıfırdan yani açılmamış da aynı lezzeti bulamıyorum, test ettim bizzat :)


KUMAŞLARIM
(Bu kumaşları hobici dükkanından aldım, size anlattığım yerden, çok güzeller, azcık pahalılar ama ne gam, ben de azcık alırım :)
O perili olandan Nehir hanıma saç bandı yaptık. Bu sıralar saç bandı takmak istiyor sürekli, iki akşam ancak oyalayabildikten sonra dün akşam kesin talimat verdi, "Sabah görmek istiyorum" diye ve ben de yaptım, güzel de oldu ancak yine özensiz oldu birleştirme yeri, şöyle ki lastikli kısım için kestiğim parça küçük geldi, söktüm, tekrar bir parça ekledim o eksik kalan kısım kadar ama normal bir insan yani azcık titiz bir insan, o uzun parçayı komple söküp, yeniden yekpare bir uzun parça dikerdi. Ben çok istememe rağmen yapmadım yine, ama zaten saçın altında kalmıyor mu sevgili okur, kıymetli vaktime yazık olmaz mıydı hem?
Peki, siz de bu kıymetli kumaşlarınızdan kullandıkça azaldığı için üzüntü duyuyor musunuz? Benim gibi kıyamadığınız hiç bitmesin istediğiniz oluyor  mu? Boncuklara da üzülüyorum çok, azaldıkça asabım bozuluyor, bayram için Yalova'ya gidince ordan yine aynı renklerde kum boncuklardan alacağım bi sürü ;) 


NEHİR ve  YOL ARKADAŞI YUSUF :)
Dün sabah yağmurda, okul yolunda...
Sonra sevgili okur kalan mürdümlerden marmelat yapayım dedim, Zehra'nın tarifini denedim ama olmadı, macun gibi oldu, Allah'tan azcık vardı mürdüm.. Reçel ve marmelat işlerine hiç bulaşmamam lazım benim :( bir türlü beceremiyorum, sen dünyanın en bi güzel aşuresini yapacak yeteneğe sahip ol ama bi reçeli becereme :(( oluyor demek ki...

22 Eylül 2013 Pazar

HAFTA SONU BİLANÇOSU, 10MARİFET KAHVALTISI EŞLİĞİNDE :)

Cuma
17.45 Eve giriş,
17.50-18.30 Ütü :(
18.30-19.30 Çocuklarla kuaföre gidip saç boyatmaca
19.30-21.30 Önce taze fasulye, ardından makarna pişirme, sofrayı hazırlama, yeme, toplama...
21.30-22.30 Çocuklarla oyalanma, Ali Deniz'le hamur oynama
22.30'dan sonra saat 01.00'e kadar bir adet cupcake magnet,  bir adet üçgen nazarlık ve iki kolye tasarlama, ölçüp biçme ve yapma...
Bu sadece bir akşamda yaptıklarım, görüyor musun sevgili okur, canım Cuma'nın bereketini, boşuna değil yani benim cuma aşkım ;) Yatarken bir akşama sığdırdıklarımı düşününce ben bile hayret ettim kendime, "Helal be sana! Yürüüü!" dedim de uyudum :))


Cumartesi sabahı 10marifet'in kahvaltısı vardı biliyorsunuz, bilmeyenler için 10marifet fotoğraflarla çok güzel özetlemiş kahvlatıyı ;)  Yaa okuyunca pişman oldun di mi Sevgili Okur, keşke gelseydin, ben sana demiştim di mi ;)
Çok güzel vakit geçirdik, ev sahiplerimiz, manzaramız, bizim için özenle hazırlanan bütün yediklerimiz, çayımız, sohbetimiz, mekan, kusursuz denecek kadar güzeldi. Pek çok yeni arkadaşla tanıştım, fikir teatisinde bulunduk (iki t ile söyleniyor ama yazılışı da öylemiydi bilemedim bu "teati"nin, öyleydi galiba, neyse!) Bir kez daha teşekkür edeyim buradan, devamı sık sık olsun inşallah ;)

10marifet Kahvaltısı'ndan
Bugün ağır bir misafirimiz vardı bizim, kırkı yeni çıkmış bir bebek :) Ozan geldi bize :) Küçücük bir adam, ona yumurta hazırladım, yumurtaları bir güzel kutuya koymak istedim ve tam da istediğim gibi bir kutuyu Tepe'de buldum :)) Çok ama çoook mutlu oldum :) Sizde de var mıdır, evinize ilk kez gelen bir bebeğe yumurta hediye etmek, una bulayıp da? Göstereyim şimdi size kutuyu, bir de Ozan'ı :) 



HAFTA SONU MAHSULLERİ BUNLAR DA ;)

 Keçe Nazarlık
(Gördün mü Sevgili Juliette, İKEA kataloğumuz gelmiş, çok sevindim kapıda görünce :))

 KEÇE CUPCAKE MAGNET
 1. KEÇE KOLYE (Bu sefer daha uzun yapıp, birer de muska iliştirdim, yok, merak etmeyin içi boş bu muskaların (nuska değil di mi doğrusu?)

 BUDA 2. KEÇE KOLYE BUNUN MUSKASINI ÖNÜNE DENK GETİRDİM, BİR SARIŞIN ARKADAŞA HEDİYE ETTİM, HEDİYE EDECEĞİM KİŞİYE ÖZEL ÇALIŞTIĞIM İÇİN DE BUNUN BÜYÜK NAZAR BONCUĞUNU SARIŞIN SEÇTİM :) (Niye böyle büyük harf yazdım bilmem ama silmeyeyim bu seferlik böyle kalsın, size de büyük harfli bir yazıyı okurken, yazan kişi sanki bağırıyormuş hissi geliyor mu?)
 Malzemelerimi koyduğum dolabım :) Çok şükür geldi, koca kişisi de bir güzel monte etti :) Nasıl sevindim anlatamam, baza kaldırıp indirmekten, malzemeleri nereye koyduğumu sürekli aramaktan kurtuldum :) Darısı hobi odasının başına diyelim mi :))
 Bunu da bu akşam yaptım, yaprakları, yeşil çiçekleri sonbaharı hatırlattı, yaptıktan sonra farkettim, e o zaman kenarlarına da sonbahara uygun kahverengi boncuklar yakışır dedim, böyle bir şey çıktı, kibarcık bir kalp gibi :)
 Bu nazarlığı da bu akşam yaptım, iki değil üç yuvarlaklı, bir de turuncusu var en üstte ama,  bulamadım tam olan resmini, aramadım da açıkçası, isabet olmuş :) Çünkü ilk yuvarlak çok falsoluydu, kötü kesmişim laf aramızda :)
Bu da bugün için hazırladıklarımı gösterir sofra (sofra düzeni tamamen Nehir'e ait, o yaptı peçeteleri öyle, dokunmadın ben de ;) )
 Kek: İyi, Elmalı Kurabiye: Güzel (Cumartesi gece 11'de yapıp, yatmadan hemen önce çayla bir güzel mideye indirdim iki tanesini, var mı peki vicdan azabı falan, yoook, zerre yok hem de, tuhaf mı peki bu durum, çok, çoook hem de!) , Peynirli Börek: Pekiyi, Kıymalı Börek: Orta (çünkü tuzu azcık fazla olmuş!) Kısır: Kötü (Çünkü caaanım kısır çok tuzlu olmuş ama kabahatin tamamı bana ait değil burda sevgili okur, annemin verdiği biber salçası çok tuzluymuş :(( Çok üzüldüm kısıra, ne güzel olmuştu halbuki :(

Peki, buraya tek tek yazmadıklarımı da listeleyerek, çıkaralım bakalım bilançomuzu :)
- Mutfak faaliyeti: 8 (Sayma tek tek, patatesli yumurtayı da ekledim, e o da sayılır, pazar kahvaltısına yaptım)
- Ziyaret: 1 (Babanne)
- AVM: 1
- Aktivite: 1 (10marifet kahvaltısı)
- Çocuk Yıkama (2)
- Ütü
- Saç Boyatma
- El Sanatları: 6
- Misafir Ağırlama
- Bloğa post girme

Ooooo, hakikaten helal yani, sen ne diyosun sevgili okur, hakikaten bir "maaşallah" lazım di mi bana, yok yahu, sadece bu haftalık, bakma sen, yoksa tembelin tekiyim ben ;)

Not: (Bu notu da postu çok uzatmamak için uydurdum, böyle yazınca sanki, post bitmiş de, sonradan aklıma gelenleri yazmışım gibi :)))
- Sevgili ve güzide takipçilerimden Bahar Akgöz, istediğin örtüyü fotoğrafladım ama örnek anlaşılsın diye pek çok oldu resimler, o yüzden bana bir mail adresi yazarsan oraya yollayayım hemen...
- Şükürler olsun, soket çorap mevsimi açıldı, bir ürperme, bi üşüme ;) Çok mutluyum çook (Yazsever arkadaşlar, çok özür diliyorum ama sahiden çok mutluyum sıcaklar gitti diye :))
- Uğradım hobici dükkanına geçen hafta, benim eserler pek sevmişler yerlerini sanırım, durup dururlar :)) Dur bakalım, hayırlısı :)
MUTLU HAFTALAR OLSUN SEVGİLİ OKUR, BEREKETLİ OLSUN BİR DE :)
BONUS: EYLÜL'DE GEL...
(Neden bilmem ama hem çok sevdiğim hem de içimi acıtan şarkılardan biridir!...)
 BONUS 2- KARDEŞ-LİK GÜZELDİR...
BONUS 3: PİSİ PİSİ
(Bu kıyağımı da unutma e mi sevgili okur, tam üç bonus :)






19 Eylül 2013 Perşembe

KEÇEDEN "AŞK" DUVAR SÜSÜ, MAGNET, NAZARLIK, KOLYE ve ÇEKİLİŞ SONUCU ;)

(KEÇE AŞK DUVAR SÜSÜ)
AŞK İLE...
(Dün akşam yaptım bunu, zevkle, aşkla, heyecanla veee sabırla, çok zormuş böyle kesilmiş harfleri dikip, içlerini doldurmak, bir daha dener miyim bilmem? Yegane olma ihtimaline karşı, bunu bizim için ayırdım. Nehir dedi ki, "Anne sizin odanın kapısına assana, aşıksınız ya hani babamla" :)  Olurrrrr, asalım tabii ;)
Pinterest'te dolanırken, gördüğüm güzelliklerle pin parça olmuşken geldi bunun ilhamı, kendim uydurdum bu sefer de, beğendiyseniz telif hakkını verdim gitti sevgili okur :)  Ama sakın, diğer örneklerdeki gibi "Love" yazma sen, hem bir harf tasarruf etmiş olursun Türkçe'sini seçersen :) 

Bu güzelim Aşk süsüne, bir şiir lazımdı, ben bunu uygun gördüm, sen olsan hangi aşk şiirini seçerdin acaba Sevgili Okur?Cemal Süreya? Nazım Hikmet? Özdemir Asaf? Ahmed Arif  Söylesene bi sevgili okur?

UYAN

Hadi uyan
Gün ışığı çilemeye başladı başucunda
Denizler bir mavilik edindi günden
Seher yeline uyup kuşlar tüneğine uçtu
Bu türküyü dinlemeyecek misin

Hadi uyan
Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın
İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine
Yoksul olsan da uyan
Garip olsan da uyan
Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için
Madem ki iyisin, iyiliği yaşatmak için
Madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için
Hadi uyan
Denizi dinle yaşamak desin
Toprağı dinle barışmak desin
Göğü dinle sevişmek desin
Bir plak konmuş gramofona
İşte aşk, işte özlem, işte savaşmak gücü
Uyan diyor, uyansana

Hadi uyan
Sevdiğim uyan
N'olur uyan


  Metin ELOĞLU


İlk fotoğraftakiler malzeme kutularımın hepsi ;) Ne çok di mi, halbuki başta sadece iki kutum vardı. 
İkinci resimdekiler Tepe Home'dan aldığım yeni kutularım ;) Nasıl büyük bir mutluluk kaynağı benim için bilemezsiniz. Hele o teneke olan, hani horozlu, işte o % 40 indirime girmesin mi ;) Derhal ona kalıplarımı, en büyüğe kumaşlarımı, lavantalıya da fisto, kurdelelerimi koydum. İçine bir tutam da neşe, mutluluk serpiştirdim koyarken, kutuların kapakları her açıldığında etrafa bir güzel enerji, bir güzel  ışık hüzmesi, sormayın gitsin ;) 

Keçe nazarlık, keçe cupcake magnet
(Çalışmalara devam, gerçi o beyefendi hiiiç aramadı o günden beri, "Üsküdar halkına yetiştiremiyoruz eserlerinizi, aman biraz daha yapın ivedi!" demedi :( Olsun, dur bakalım sevgili okur, olmadı başka şeyler düşünürüz bu yaptıklarımızla ;) 


Keçe Kolye (İlk kez denedim, mankenliğini de ben yapayım istedim ;) Sen şimdi bunu  bisiklet yakalı, beyaz tişörtle düşün, ya da kış olmuş, kar yağmış da biz siyah boğazlı kazaklarımızı çekivermişiz, hah tam onun üstünde düşün şimdi sen bunu? Eee, ne diyosnu şimdi?  Evet o hususta haklısın, bi 10 cm. daha uzun olmalıydı, olmuştu aslında biliyor musun ama misinayı iyi bağlayamayınca kopuverdi, e bu sefer de tekrar bağlayabilmek için çıkarmak zorunda kaldım güzelim boncukları ve keçeleri :(  Kısa oldu yani azcık, bir dahakine daha uzun yapayım ;)


Keçeli Boncuklu Kolye
Bir de yakından bakalım :)

ÇEKİLİŞE KATILAN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜRLER, LİSTEMİZ ŞÖYLEYDİ ;)

1-Nebihan Akça
2-bahar006
3-Feyza Altunay
4-tokideki ses
5-Emine Yıldız
6- LaSangria
7- Emel Şimşek
8- Juliette
9- Aylin
10- Mehlika Akgün
11- Harikalar Atölyesi
12- Serpil (stayinagoodmood@gmail.com)
13- Müge Ç.
14- nurtaç şen
15- Diren Tasarım
16- ayamaya
17- hayatın içinden
18- Hilal Akıncı
19- mutlu yuvam
20- sbl
21- Mehtap Kaya
22- Cebimdeki renkler
23- Serpil Çakıcı
24- Hanife Feride
25- minik
26- Vızvız
27- Deli İşi Bunlar
28- Adsız (Müge Güler)
29- NOWACRAFT
30- deniz öz
31- mihriban kakıcı
32- aslıhan (aslı üstün)
33- A.Diğdem Doğan
34- Çiğdem Oğuz
35- gönül tekin
36- sevgicini
37- emel güleç karaca
38- tubanne
39- nurcan öztürk
40- Sunam
41- irem srpçelk
42- Nilay Elginöz
43- filiz zulaltan
44- Semi M.Eller
45- LeylaK
46- suzan7814
47- moriçe
48- Closely Fashion
49- ihlinaz
50- İki Balık Bir Kedi
51- pervin
52- perihan
53- cangz
54- Evy Craft
55- reyhane
56- mehpare01
57- kendinin ruh doktoru
58- Adsız (gökperihan@yahoo.com)
59- ayçiçeğim
60- sihirlimavi







ALİ DENİZ ÇEKİLİŞİ YAPMAYI ISRARLA REDDETTİ. NEHİR ÇEKTİ TALİHLİYİ GEÇEN SEFER OLDUĞU GİBİ VEEE 13 NUMARAAAA, KAZANAN MÜGE Ç. TEBRİKLER :) AŞAĞIDAKİ HEDİYELERİN HEPSİ SENİNDİR :)

Çekiliş Hediyeleri





Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.