Dur dedim ben şu işe bir eğileyim, yılbaşı temasına uygun süsler yapayım :) Cuma akşamından Cumartesi akşamına her bulduğum fırsatta bunları yaptım. Tıpkı geçen posta yorum yazan sevgili semoş'un dediği gibi, arada başka işler yapsam da aklım sürekli bunlardaydı. Devamını da yapıyorum, onları da gösteririm ama şimdi siz bunları bi inceleyin bakalım nasıl olmuş :) Belki fikir verirsiniz bana yenileri için :)
![]() |
| YILBAŞI SÜSLERİ Toplu Fotoğraf Çekimi :)) |
![]() |
| YILBAŞI SÜSÜ 1 |
![]() |
| YILBAŞI SÜSÜ 2 |
![]() |
| KEÇE KALPLER ;) Araya da bunları sıkıştırdım :) Azcık tema dışına çıktım ama değişiklik iyidir di mi sevgil okur :) |
![]() |
| YILBAŞI SÜSÜ 3 VE 4 Bir mantar ev, bir yıldız :) |
![]() |
| YILBAŞI SÜSÜ 5 ve 6 Bu kar tanelerini hazır alıp, üstlerine boncuk ekleyip, yuvarlak çift kat keçeye diktim :) Çok zarif oldular, başka renklerini de deneyeceğim bunların :) |
*********
![]() |
| BUZDOLABI MAGNETİ :) "Anasına bak, kızını al!" demişler atalarımız :) Her zaman doğru mudur bilmem ama bizim bu örneğimizde doğru gibi :) Benim buzdolabı magnetleriyle olan vicdan azabıyla dolu hikayemi biliyorsunuz ;) Dün 10 Kasım töreninden sonra Nehir'in okul arkadaşları ve anneleriyle kahvaltıya gittik. Gittiğimiz yerden toplamış bunları Nehir, içlerinde kalpler vardı, onları çıkarmış ve onların yerine bizim buzdolabının üzerindekileri koyarak böyle şekil yapmış, bayıldım görünce, siz de görün istedim, sizce de bloğa koymayı hakeden bir çalışma olmamış mı :)) |
Nehir'i şiirini okurken videoya çektim, ya da çekemedim desem daha doğru olur :( Bunu bile beceremedim sevgili okur, var sen düşün gerisini, nasıl bir teknoloji düşmanı, kabiliyetsizin teki bu blog sahibi :(( Neyse en önemli kısmı ilk cümlesiydi zaten :)) "Mustafammm, Mustafa Kemal'immm" :)) O kısmını çekmişim sadece :) Çok güzel okudu kuzum şiirini, diğer tüm çocuklar gibi :) Bu arada tören de, tören konuşmaları da harikaydı, Müdürümüz de çok güzel konuştu, kim olduğunu bilmediğim genç bir öğretmen de. Konuşmasının sonunda Nazım Hikmet'in Kuvvayi Milliye Destanı'ndan Atatürk'ü anlattığı dizeleri okudu, hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum :)
Ve elbette klasik olarak bu sene de saygı duruşunda, sirenler çalarken, dünya 1 dakikalığına durmuşken, ben yine güzelce gözyaşı döktüm..
Sonra düşündüm ki, Türk çocuklarının istisnasız tamamı Atatürk sevgisi kalplerine konulmuş şekilde doğuyorlar, o yüzdendir ki, bir damlacık çocuklar bile Atatürk'ü tanıyor, resimlerinden biliyor, konuşmaya yeni başladıkları zamanlarda ilk kelimelerinden biri Atatürk oluyor... İstisnasız bütün çocuklar Atatürk sevgisi ile doğmuşken, sonra ne oluyor da böyle sevgisiz büyük adamlara-kadınlara dönüşüyorlar, ne yapıyoruz, nasıl alıyoruz onların o çocuk kalplerinden bu sevgiyi, nasıl kıyıyoruz o güzel çocuklara peki?
Çocuklara kıymayalım, kalplerindeki Atatürk sevgisini almak bir yana, o sevgiyi büyütelim ki özlediğimiz güzel günlere çabuk erişelim....
BÖYLEYKEN BÖYLE :)
O VAKİT İYİ HAFTALAR OLSUN HEPİNİZE SEVGİLİ OKUR








