5 Ağustos 2016 Cuma

2016 YAZ...

Bayram haftasının ardına ekledim mi üç hafta, bayramla etti mi sana dört hafta! Araya bir hafta (yani bu hafta) iş, sonrasında da gelecek olan üç hafta daha tatille etti mi sana bu yaz tatili 2 ay ;) Temmuz-Ağustos komple tatil :) Yaşasınn... En çok da çocuklar için tam süper oldu ;) Nehir ve Ali Deniz bu hafta köydeler. Nehir çok mızmızlandı, hiç işine gelmedi ama Ali Deniz gayet rahat bir şekilde, ben kalırım, tek başıma kalırım ayakları yapınca rahattık ama ne oldu derseniz iki gündür telefonda sürekli ağlayan bir Ali Deniz "Annemi istiyoyumm, şimdi istiyoyumm, hemen gellll!" Bolca da düştü bu iki günde, psikolojik olarak çöktü de çocuğum dengesini mi kaybetti bilmem, durmadan, düşme haberi geliyor telefonda... Bugün dönüyorum neyse ki yanlarıma, bin şükür...
Yazamadım sevgili okur, sana olanları anlatmak, konuşmak, halleşmek istiyorum ama bir yandan da nasıl zor yazmak...
Diplomamı aldım mesela, bak aşağıya ekliyorum fotoğrafı. Ama lütfen tebrik etme tekrar tekrar bunum için beni :)  çok ettin daha önceki postlarda, benimki biraz görmemişin diploması olmuş misali ;) Ki 44'ünde alınca biraz öyle oluyor tabii ;)) Dibine kadar keyfine varıyorum, çok mutluyum çoook :)
Deniz, köy, sahil, dondurmacı arasında geçti günler... Kara günleri, dar günleri saymıyorum, saymayacağım, yorum da yapmayacağım, hayır olsun diyeceğim sadece, tekrarından ve beterinden saklasın Rabbim.. Bir de çok şükrettim o günleri İstanbul'da geçirmediğimize...
Yalova'dayken bütün tahlilleri, tetkikleri yaptırdım yine, haftada iki günü hastanede geçirsem de, çok önemsiyorum o yüzden hiç zor gelmiyor. Her seferinde, "Bu da iyi çok şükür, bu da bitti!" diyerek seviniyorum :) Yalnız o MR ne pis bişeymiş yahu! İlk kez girdim "Dandandan, dındındınnn" bi değişik sesler :( Kıpırdamadan durmak da zormuş, burnum kaşınınca anladım :) İhmal etmeyin siz de, tam ne zaman dediyse doktor, o zaman yaptırın kontrolleri e mi? Benimkiler biraz sık sık ama yapılacak bişey yok...
Ali Deniz'in doğumgününü kutladık köyde. Çok yaşasın çocuğum, mutlu, sağlıklı, neşeyle, sevdikleriyle çok yaşasın inşallah, tüm çocuklar gibi :)

Ve ben yine nazarlıktır, çiçekli tokalardır, magnet evlerdir, pek çok şey yaptım tatilde de ;) Buyrun bakalım sizi resim galerime alayım :) YAZ 2016


DİPLOMALI ESEN :) 

MAGNETLER


MAGNETLER

ANAHTARLIKLAR


ÇİÇEKLİ TOKALAR



BU DA GEÇER YA HU...
Bir güzel arkadaşa hediye yaptım. Kimin ne derdi varsa, "Bu da geçer Ya Hu!" diyorsa içinden tez vakitte geçsin, feraha ersin inşallah... 


TEKMİL-İ BİRDEN.1.. 


TEKMİL-İ BİRDEN 2



KUZULAR TERMAL'DE

İNCİR :) 

İNCİRDE BEN :) 

KARADUT BİTMEDEN YETİŞTİK :) BAHÇE MAHSULLERİ :) 
DOĞUM GÜNÜ ÇOCUĞU


YORULANLARA HİZMET SONSUZ :) 

NEHİR'İN GÖZÜNDEN :) 
MAŞALLAH ALAYIM BU FOTOĞRAFA :) 

Unutmadan canım Esracığımın güzelim hediye defterlerini paylaşayım seninle. Nasıl mutlu oldum pakedi açınca, nasıl heyecanlanıp, duygulandım ve dahi gözlerim yaşardı, tarifi zor... Ben sadece o siyah defteri beklerken, benim zarif arkadaşım yanına bir de daha önce görüp çook beğendiğim o güzelim kırkyamalı, binbir emekli güzelim defteri de eklemesin mi :) Mezuniyet hediyesi göndermiş bana. Kepli bir de tebrik kartıyla. Hep söylüyorum, yetenek, yaratıcılık, marifet evet ama bunlara ek olarak bir de nasıl zarif nasıl zevkli, nasıl güzel kalpli bir arkadaşımsın Esraaa :) Çok seviyorum seni çoook, dünya, ahiret yanıbaşımda ol inşallah canım...

Diliyorum yazın kalanı umduğundan daha iyi geçsin Sevgili Okur...
Kal Sağlıcakla...

17 Haziran 2016 Cuma

BLOG DEDİĞİN ;) BİR KOLAY PİZZA TARİFİ :)

Ses veriyorum :)
Vermem lazım,  zira sen oku diye yazıyorum ancak bir yandan da arşiv niyetine de yazıyorum bu bloğu... Şöyle ki, diyelim ki ramazan geldi, benim de bayat pidelerle "pideli pizza" yapmam lazım geldi. Nerde tarif? Orda yok, burda yok, defterde yok, buzdolabının üzerinde yok, dolabın üzerindeki bir ton tarif arasında da yok! E o zaman bir müddet sonra oraya buraya bakmak yerine direk bloğa bakıyorum. Ve hatta gogıl a diyorum ki "hobici geldi hanım pideli pizza" hoop, önümde ;) Aşure yapmayı çok seviyorum ve artık adın gibi biliyorsun ki fevkaladenin fevkinin de fevkinde yapabiliyorum ama ezbere değil, Açıyorum canım bloğumu, buluyorum tarifimi, çekiyorum fotoğrafını misler gibi yapıyorum. Mutfakta yaptığım pek çok şey için benim aklı selimimi korumam için şart bu blog :) Fotoğraflar için de aynı şey geçerli, eski fotoları çekip çekip alıyorum bloğumdan...
Böyle bir şey vardı, neydi adı yahu, hani sorular var sen cevap veriyorsun, hani bazı bloglar "göndermeyin" yazıyordu ana sayfalarına? Bilemedim şimdi, işte ondan yapmış gibi oldum, "Neden blog yazıyorsunuz?" sorusuna cevap gibi. Unutmadan diyeyim en çok da çocuklarıma hatıra diye, bi de hobisel gelişim açısından nerdeydin, nerelere vardım gibi de aslında. Ne düşünüyosun bu her kelimenin sonuna -sal, -sel eki getirilmesine ben illet oluyorum. Zannediyorum uydurma onlar, yok yani Türkçe'de bu kadar sal ve sel li kelime ;)
Her neyse, köye gittik geçen hafta, pasta kestik yüksek lisansım münasebetiyle :) Videolar çektik, duta doyduk, ağaç evde çocuklarla takıldık ;)
Göstereyim mi resimleri ;)
Sonra da son dönem yaptıklarımdan göstereyim ;) Yani arşivleyeyim demek istedim :) Sen şahitsin di mi, ilk yaptıklarımdan başlayarak vardığım nirvanaya :)))
Yalnız resimler karman çorman her zamanki gibi, idare ediverelim :)

PAZEN NAZARLIK

GELİNCİKLİ KEÇE ÇANTA

GELİNCİKLİ KEÇE ÇANTA

PAPATYALI TAÇ

YAKMA ÇİÇEKLİ KAPI ÇELENGİ


KAPI ÇELENGİ
Daha önce göstermiş miydim bu çelengi?  
MAYISTAN BİZE KALANLAR 

MAYISTAN BİZE KALANLAR 2

KÖYDE OYUN EVİ'NDE

ALİ DENİZ KUZUSU

KÖYDE OYUN EVİNDE KUZENLER :) 

GELİN TACI

NEHİR 5.SINIF  KARNE HATIRASI

KÖYDE YÜKSEK LİSANS KUTLAMASI 

PİZZA
BONUS :)
KOLAY PİZZA TARİFİ
Aylardır sana anlatamadığım pizzanın tarifinde sıra :) Kendime arşiv sana da bir kolay yemek :)
İlkin, 1 çorba kaşığı instant mayayı, 1 tatlı kaşığı toz şeker, 1 çay kaşığı tuz ve 1,5 su bardağı ılık su ile karıştırıyoruz. 15 dakika mayanın kabarmasını bekleyip, 2 yemek kaşığı zeytinyağ ve aldığı kadar unla yumuşak bir hamur yapıyoruz ve üstünü mutfak beziyle örtüp, mayalanması için sarıyoruz güzelce. Ben Ali Deniz'in odasındaki büyük yastığın altına koyup, etrafını yastıkla destekleyerek bekletiyorum. Bilmem bu bilgi ne kadar işine yarar :) Sen ben gibi tembelsen işine yarar, yok hamarat bir kadınsan, çıkarırsın battaniyeyi dolaptan güzelce sarıverirsin yoğurt mayalar gibi :))
1 saat mayalanınca iki katına çıkıyor hamur. Önce güzelce tekrar yoğurup, unladığın tezgah üzerinde açıyorsun güzelce. Bu ölçü büyük yuvarlak tepsi için bu arada. Sonra üzerine 1 büyük domates ve biraz salça ve mutlaka fesleğen karışımını sürüyorsun güzelce. Üzerine de önce kaşar, sonra Allah ne verdiyse ;) 200 derecede 20 dakika kadar pişiriyoruz ama arada bakın yanmasın. Fırından çıkarmadan önce de üzerine tekrar kaşar serpiyoruz ki yerken meşhur pizzalar gibi uzasın kaşarlar :)
Ne kolay di mi, yapsana sen de :) Bak gör sonra ev ahalisi nasıl durmadan isteyecek :)
Bizde durum böyle en azından ;)
Püf noktası dersen "felseğen"


Not: Çok hızlı yazdım ve okuma şansım olmadı, sonrasında düzeltirim ama şimdiden sürç-i lisan ettimse affola...
Dipnot: Bütün çocuklara ve dahi bizlere iyi tatiller :) 
Enbidipnot: Pizza diyorum, nefis diyorum, hadi diyorum...

Kal sağlıcakla Sevgili Okur

9 Haziran 2016 Perşembe

PÜSKÜLLER SAĞA, KEPLER HAVAYAAA!

"PÜSKÜLLER SAĞA KEPLER HAVAYA!!!"

Ne demiştim ben sana hatırlıyor musun? Nerden hatırlayacaksın iki yıl olmuş neredeyse, dilersen bu postu okumadan önce şuradan bak bi ne demişim ;)

Zaman zalim, zaman vefasız, zaman bildiğin su ama zaman bazen de güzel, sevilesi, lazım gelen, beklenen, özlenen şeylere de eriştiren bir güzel zaman...

Geçmez sanmıştım, yüksek lisansın yüksekliğine belki de erişemem sanmıştım... Geçti ve ben de eriştim işte :) Yüksek lisans bana -o kadar da- yüksek gelmedi, yetiştim, bitirdim, hem de kendi klasımda çok da iyi bir dereceyle :) Afferin bana :)

Müsadenle teşekkür konuşmama geçiyorum şimdi: Ekim 2014'den bu yana 4 dönem boyunca, sabırla dersten dönmemi bekleyen çocuklarıma, beni destekleyen, yüreklendiren, yüksek lisans kararıma,  "boşver" "iki çocukla, bu yaştan sonra!" demek yerine "hadi!" diyen eşime borçluyum aslında bu diplomayı biraz da, onlar olmasaydı yapamazdım. Biraz da çocuklarıma rol-model olayım istedim aslında ve sanıyorum başardım da. İşten eve gelmişim bir gün, o akşam da dersim var, dedim önce eve gidip çabucak yemek yapayım çocuklara. Nehir geldi mutfağa "Anne seninle çok gurur duyuyorum, hem çalışıyosun, hem okula gidiyosun, hem de çocuklarını düşünüp eve gelip yemek yapıyosun!" O zaman dedim ki "Tamamdır!"

Omuzlarımdan kocaman bir yük kalktı, bir hafifleme, bir kocaman gülümseme! "Kadın", "Anne", "Eş", "Çalışan", "Hobici", "Öğrenci" kimliklerimden birine veda ettim.
Bununla birlikte elbette özleyeceğim de bir yandan dersleri, hocaları, sınıf arkadaşlarımı, arkadaşlarla yaptığımız ders öncesi, arası keyifleri. Derse erken gittiğim günlerde kütüphanede dekorasyon dergilerini karıştırma, ilham alma, ihlamım gitmesin diye aklıma gelenleri not alma faslını,

İnsan kendine küçük de olsa alanlar yaratmalı, küçük koridorlar; herkesten, her şeyden uzak, tenha bir koridorda kısacık da olsa yürümeli. Bu benim yapmayı başarabildiğim bir şey ve çok da keyif aldığım aynı zamanda. Yüksek lisans olur, sonrasında başka fırsatlar olur, illa ki olur istedikten sonra...

Ve sen de farkındaysan bu post gittikçe uzamaya başladı ;) Durmayı pek bil(e)mediğimi bilirsin :)

Hadi gel biraz resimlere bakalım, sonra pastamızı keselim, kepimizi atıp, "nice güzel başarılara inşAllah" diyerek ayrılalım sevgili okur :)


İki resim arasında tam dört dönem var... 

Pasta kesicez demiştik di mi, işte bu da pastamız :) Buyrun bir dilim, Pastamız sevgili pinterest ten hediye:)  bakma sen üzerinde Lara yazdığına, göbek adım olur :))


MEZUNİYET PASTASI
NAZARLIK
Nazara inanırım hem de çok, senden gelmeyeceğini bilirim elbet sevgili okur ama yine de bu son yaptığım nazarlık kem gözlerden korumak için burada kalsın :) 


BONUS
Güneş enerjisiyle giden arabanın mucidi beyefendi :)))

Not: Ah be çocuk! Ah be güzel Nehir'im, asıl ben seninle nasıl gurur duyuyorum bir bilsen... Hiç yormadan, üzmeden, böyle kendi kendine, böyle kolayca yetişip, derslerinde bu kadar başarılı olman -ve çok şükür matematik zekanı annenden almaman- mutlu, duyarlı, nazik bir çocuk olman ne büyük gurur kaynağı bizim için bir bilsen...
Dipnot: Senin bu mezuniyetteki payını unutmadım hiç, senden aldığım duaların bir bir yeri var bu sonuçta, varol, yaşa sen sevgili okur...
Enbidipnot: Youtube'a yeni videolar eklenmekle birlikte, sen şunu kaçırma bence :) Unutmadan abone olmayı ama :)
Dipnotundibi: O baykuş benim tabii ;) Mezuniyet törenine gidemeyeceğim çünkü köye gitmem lazım bu hafta sonu ama temsili olarak kep taktım işte ben de :)


8 Haziran 2016 Çarşamba

Meksika Yemekleri Lezzetini Acıdan Alıyor




Tüm dünyada en sevilen mutfaklardan biri olan Meksika mutfağı, dünyanın hemen her şehrinde birçok Meksika restoranında karşımıza çıkıyor. Meksika yemekleri, her yaştan yemek düşkünü tarafından çok seviliyor.
Coğrafi açıdan Türkiye'ye uzak olsa da Meksika yemekleri, ülkemizde de çok ilgi görüyor. Türk yemek kültürüne göre acı kullanımına daha çok yer veren Meksika spesiyalleri, bu acı lezzete rağmen sevilerek tüketiliyor. Bu ilginin sebebi, Meksika mutfağında da Türk mutfağı gibi domates, biber, soğan gibi sebzelerin sıkça kullanılması oluyor.

Meksika Yemeklerinin Ana Malzemesi: Biber

Meksika yemeklerinde biber çeşitleri sıklıkla kullanılıyor. Öyle ki biber içermeyen bir Meksika yemeği tarifi bulmak neredeyse imkansız. Kırmızı, yeşil, mor biberler; biber turşuları ve közlenmiş biber çeşitleri, bu lezzetli mutfağa aroma katıyor. Biberin en yoğun hissedildiği yemeklerden birisi, şüphesiz ki "chilli" oluyor. "Chilli"de ana malzemeler; kırmızı Meksika fasulyesi, yeşil ve kırmızı biberler, domates ve  kıymadan oluşuyor. Bu malzemeler, uzun süre kısık ateşte kaynatılırken bu süreçte biberlerin acısı, diğer malzemelerle bütünleşiyor ve "chilli"nin enfes acı lezzetini oluşturuyor. "Chilli" tarifi denemek isterseniz ve yeterince acı biberler bulamazsanız aynı acılığı elde etmek için Knorr Acısso tercih edebilirsiniz. "Chilli" acılığını dengelemek için ekşi krema ve avokado ezmesi (guacamole) ile beraber yeniyor.

Vazgeçilemeyen Kırmızı: Domates
Meksika yemeklerinde sıkça karşımıza çıkan başka bir tanıdık sebze ise domates oluyor. Aynı biber gibi neredeyse her Meksika yemeğinde domatese de rastlamak mümkün oluyor. Meksikalıların da aynı Türk mutfağında olduğu gibi domatesli çorbalara oldukça düşkün olduklarını görüyoruz. Klasik domates çorbasından daha acı bir çorba tarifi uyguluyor ve çorbalarına mısır, fasulye gibi eklemelerde de bulunuyorlar.

Et ve Hamur Birlikteliği
Meksika yemeklerinin başka bir karakteristik özelliği de et ve hamur işini bir arada kullanılıyor olması. Türk mutfağının gözlemesine benzeyen "quesadilla" isimli Meksika spesiyali, iki ince hamur tabakası arasına serpiştirilen et ya da tavuk parçacıkları ve bunlara eşlik eden peynir, mısır, fasulye gibi ek malzemelerden oluşuyor. Tüm dünyada çok  sevilen bir başka Meksika yemeği ise "taco" oluyor. "Taco", mısır cipsine benzeyen yarım ay şeklindeki ruloların arasında sunulan et ya da tavuk; peynir, avokado, domates gibi yiyeceklerden oluşuyor. Bu lezzetli tarif de Meksika sosları ile zenginleştiriliyor.
Acı lezzetiyle tadanların aklından çıkaramadığı Meksika yemekleri tariflerini öğrenmek ya da bu yemekleri yaparken kullanabileceğiniz Knorr ürünleri hakkında bilgi almak isterseniz http://www.herkessofraya.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Daha fazla yemek tarifi için: http://www.herkessofraya.com/tarifler



25 Mayıs 2016 Çarşamba

Bİ AZİZ SANCAR KOLAY YETİŞMİYOR :)))

Vay arkadaş ne zormuş bu anne olma sorumluluğu. Nasıl ama nasıl bu çocukların yeteneklerini yöneteceğiz? Körelmesin diye, ortaya çıksın diye, bizim yüzümüzden vazgeçmesinler üstün yeteneklerinden diye ne yapacağız? Söylesene bi?

Mesela ben bu Ali Deniz'in bitmeyen deneyleriyle daha ne kadar uğraşabilirim, nasıl sabredebilirim, nasıl nasıl kendime engel olabilirim "Yetti gari" dememek için? Durmadan ama durmadan yeni deneyler peşinde; sabundur, balondur, plastik çatal bıçaktır, banttır, buzdur, çikolatalı dondurmadır, bitmiyor yahu! Yazarken yoruldum bak! Bir de sen beni bunları dinlerken, tecrübe ettirirken, beyefendinin aman unutmasın diye dikkatle yazdırdığı  deneylerini not alırken düşün!  Gece yatmadan not ettirdiği deneyleri ertesi gün  unutmayıp tek tek yapıyor da! Bana sipariş ettiği deney malzemelerini derhal soruyor ertesi gün...

Sonra bu yaptığı deneyleri masanın yarısını kaplayacak şekilde dolduruyor masanın üzerine. Atsan atılmaz! Atılır elbet de, attırmıyor işte! Ben de atmıyorum hani yarın bir gün bir Aziz Sancar neyin yetiştirirsek, temelleri şuradan atıldı diyebilelim diye. Bir de şöyle diyebilelim diye de tabii "Fedakar, cefakar, sabır abidesi, cesaret verici, geniş vizyon sahibi, sürdürülebilir yeteneklerin takipçisi (burayı feci uydurdum zira "sürdürülebilir" demek çok moda) bir anne sayesinde yetişti bu Ali Deniz Can, öyle kolay değil, boru da değil hani :)))

"Nasıl oldun böyle?" dersen, Akademiya yaptı beni bu model anne :) Ona borçluyum tamamen ;) Projesini de teslim etmiş, mezuniyetine şurda ne kalmış girişimci kadın kimliğimle yazıyorum bu yazıyı :)

Gerçi Ali Deniz'in meslek seçimi konusunda kafası hâlâ bi karışık ama, dinazorla başlamıştı, kepçeci, itfaiyeci ve son olarak sağlık ocağında kan tahlili için kan verirken görünce beni, son tercihi doktorluk oldu. Neden peki? Büyüyüp doktor olup, benden hep kan alacakmış :)) Vahşi geldi di mi kulağa biraz :) Sonra okula bırakırken yol boyunca, doktor olunca o enjektörlerden ne kadar kullanabileceğini, her isteyene verilip verilmediğini, onların nerede üretildiğini sordu durdu :)

Ali Deniz'in bu dönemlerdeki merakıyla ilgili olarak bir video da var çektiğimiz :) Giyip kırmızı gömleği, annesini rol model alan kuzunun videosu :)


video

Çok gülüyorum ben bu videoya :)  Allah gülmekten ayırmasın hiçbirimizi :)

Muhabbetle :)

Not;: Projeyi teslim ettim ama diploma henüz yok ortada, dur bakalım sınavları da bitireyim, kutlayacağız tabii, haber edeceğim size :)
Dipnot: Saçlarım kısacık :) Yaşasın :)) dur göstereyim sana da :)


Enbidipnot: Bu arada boş durmadım tabii ama tek tek göstermeyeceğim sana yaptıklarımı, beni ig den takip edersen gün gün görürsün yaptıklarını :) Youtube dan abone olup izlersen de öğrenirsin güzelce :) İkisinin de linki sayfanın kenarında var :)
Ben sana sadece son dönem yaptığım nazarlıklardan oluşan kolajı göstereyim en iyisi :)



Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.