Dört çanta yapacakmışım, hani şu ilk yaptığım çantaların şu'sundan (ne biçim bi kelime yav, tüh senin Türkçe'ne Esen!) ama hepsi de birbirinin aynısı olacakmış, bulut, ağaç, yerde çimen üstü çiçek, ağaçta bir minik çiçek vs. Yapmak istemedim ilkin, kafama göre takıldım ama ille de böyle isterlermiş, biraz nazlandıktan sonra yapayım bari dedim ve üçünün ön yüzlerini tamamladım bu hafta içi akşamdaaaan akşama ;)
Yahu sevgili okur, sen ne düşünüyorsun ısmarlama işler için bilmem ama benim sanatımı çok kısıtlayan bir iş bu (duyan da çok sipariş alıp, dünyanın işini yaptığımı sanır ama bunlar ilk ve neredeyse de son olacak böyle davranmaya devam edersem) ben aklıma ne gelirse o anda öyle yapmayı, süslemeyi, eklemeyi seviyorum, tamamen aklıma ESENİ yapmayı, böyle aynı aynı işler beni köreltiyor yaaa, valla bak, misal bu bulutların birinin kenarına boncuk dizmemek için kendimi çok zor tuttum, tutmak istemiyorum halbuki :( İçimi sana dökeyim dedim ;)
![]() |
| KEÇE ÇANTALAR |
![]() |
| KEÇE ÇANTALARIN AYRINTILARI ;) |
************
***********
![]() |
| AŞURE 1 AŞURE 2 AŞURE 3 Muharrem Ayı kapıda, ayın 4'ünde başlıyormuş ;) Biliyorum henüz erken ama sen havaya gir diye koydum bu resimleri, havaya gir, cesaretini topla ve bu sene sen de yap aşure, önce bi denemek için yap, az tut ölçüleri, sonrasında da en kocaman tencerenle yap ve dağıt ;) Kaynanana yap mesela, desin ki komşularına "Bizim gelin bir aşure yapıyor, yemelere doyamazsınız" :)) Ya da şu hani pek de bişey beğenmeyen annelere yapmalı :) Koca kadınların, marifetli kadınların işidir deme ve dene, bak bana, en güzel örnek benim işte senin için, iki yıldır yapıyorum ve iki yılda da aşure ayında 3'er kez yaptım ;) Yiyenler hep "Şimdiye kadar yediğimiz en güzel aşurelerdendi" dediler ;) Tarif vereceğim tekrar ama yukardaki aşure yazılarımda da var, o tarif garantilidir sevgili okur, sen bi göz at, malzemeleri yavaştan hazır etmeye başla, kendini "Yaparım tabii" havalarına sok ve bekle :)) Sen gör sonra etrafındaki hayran sayısını :))) Sen o vakitten sonra güzel, becerikli, akıllı vs. gibi sıfatlarının yanında çok da mühim bir sıfat olan "Enfes aşure yapan kadın"a terfi edeceksin, söz :)) Ben de bilemedim şimdi, para mı alıyorum, komisyon mu topluyorum aşure yapanlardan bilmem, bu kadar ısrar ettim sana :)) ************ |
![]() |
| Yukarıdaki aşureden sonra pek bir hafif ve kolay kaçacak ama bir de bu tatlıyı yaptım :)) Semi vermiş bu tarifi İnstagram'dan, kalkıp yapıverdim hemen, malzemeler de evde kolayca bulunan malzemeler olunca :) Adını da apple crumble demişler :) |
APPLE CRUMBLE
100 gr. tereyağ (Oda sıcaklığı tarifte ama ben bu oda sıcaklığını hiç bulamadım şimdiye kadar, hiç o kıvama gelemedi yağlarım, o yüzden de hep erittim :(
100 gr. toz şeker,
150 gr kadar un
(Şekeri azaltabilirsiniz elmanın tadına göre, benimkiler goldendi o yüzden tam bu kadar koydum)
4-5 elma (büyüklüğe göre dememe gerek yok ama!)
Tarçın, kuru üzüm, fındık, ceviz, badem vs.
Önce elmalar sertse azcık tavada çeviriyoruz küp küp doğranmış halde (Elmalara da azcık şeker serptim eski alışkanlıkla :) Tarçın, kuru üzüm ve fındık koydum ben, sonra tereyağ, şeker ve unla yaptığımız hamuru (şeker ve tereyağını karıştırıyoruz ilkin, şeker eriyene kadar, sonra un ekliyoruz) koyuyoruz üstüne ama parça pinçik bir hamur oluyor, öyle düzgün bişey bekleme sakın sevgili okur :)
At fırına, 200 derecede 20--25 dakika üstü kızarana kadar pişir ;)
Semi dondurmayla süper olduğunu söylemiş, dondurmasız da süperdi :))
Yaşasın Elma, tarçın, kuru üzüm kardeşliği :))
![]() |
| APPLE CRUMBLE Bu da fırından çıkmış hali, nasıl güzel oluyor o elmalar o güzel hamurla; kıtır kıtır derken tam altından yumuşacık tarçınlı elmalar :) Yanına da mis gibi bi çay ;) Teşekkürler Semicim :) |
*********
Geçen sabah Üsküdar'a yürürken, değişik sokaklardan gideyim dedim, çok hoşuma gidiyor böyle yapmak, çünkü çok şaşırıyorum gördüklerime, kestirme yollar buluyorum :) Güzel güzel evler, aralarda kalmış antikacılar, eskiciler, duvar yazıları vs. Mavi demir parmaklıklı bir evin önünden geçerken camındaki yazı dikkatimi çekti, yazı giriş katlar için klasik "LÜTFEN ARABANIZI CAMIN ÖNÜNE PARKETMEYİN!" buraya kadar normal ama daha küçük yazıyla (muhtemelen evin kadınının en sinirli olduğu anda yazıldığı yazının şeklinden çok net anlaşılıyor!) "yoksa zarar veririm!" yazılmış :) Çok güldüm ve çok da hoşuma gitti ama bilmem işe yaradı mı bu tehdit ;)
Not:
1- (*) BABAYNA lazca bir kelime olup, "babasına çekmiş" anlamına gelir :)
2- Geçen posttaki barbi bebekler için süre bu posta kadardı, o yüzden nihayete erdi :) İki kişi istemişti, e ikisine de vermek farz oldu bu durumda ;) 3 bebeği hafta sonu 4 bebek yaparız, ikişer tane göndeririz, elbette yanına kitapları da ekleyerek :) Önümüzdeki hafta kargoya veririm inşallah :)
ŞAFAKIN DÜNYASI VE AYCN OZCN yazar mısınız bana posta adreslerinizi, şuraya : esen.can@bahcesehir.edu.tr


































