keçe yılbaşı süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keçe yılbaşı süsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2014 Perşembe

YILBAŞI TEMALI KEÇEDEN KALP, ÇANTA, CÜZDAN VE ZALİMSİN ZAMAN...

Ne diye bekliyorsun yılbaşını, aybaşını, yaz tatilini, sömestr tatilini... Bak işte sırasıyla geliyorlar zaten, tam vakti saatinde hem de, sen ömrünü tüketiyorsun beklemekle, yazık değil mi? Çocukların büyüsün diye bekliyorsun ama sen de biliyorsun ki en tatlı zamanları şimdi, hem herkes demiyor mu sana "Büyüdükçe dertleri de büyüyor, tadını çıkar!" diye... Kreşe gitmesini, ilkokula başlamasını, ortaokulunu, üniversitesini bekle dur... Yok bekleme, sen şimdinin keyfini sür, bak ömrünün en güzel demleri bunlar... 
Bırak çabuk bitmesin yüksek lisansın, bari onun bitmesini bekleme, acele etme, yavaş yavaş, piano piano....
Emekliliği bekliyorsun, ne olacak sen tekaüt olunca, adı üstünde "yaşlılık" işte, bekleme! en çok onu bekleme... 
Zamanın geçmesini değil, beklediğin zamanların gelmesini değil, zamanın yavaşlamasını dileme zamanın asıl, bilmiyorsun... 
Bak bi damlacıktı Nehir, doğduğu günkü o fıldır fıldır gözlerini hatırla bi! Bak şimdi bi de şimdiki haline, nerede aradaki 9 yıl? 9 koca yıl, geçmiş gitmiş bile, sen bundan sonraki 9 yılını beynine kazı kızının, oğlunun, "Dem, bu demdir!" deyiver ve tadını çıkar... 
"Sen" diye konuştum ama bunların hepsi kendime ;) Ben ki 40'tan sonra ayanlardanım ve belki pek çok kişiye göre zamanımı hem iyi değerlendirip, hem de kıymetini bilenlerdenim yine de söylüyorum işte, hem bana hem sana.. Çünkü zaman zaman "aceleye" getiriyoruz güzel şeyleri, keyif içindeyken, bir adım sonrasını, bir sonraki zamanı düşünmekten alamıyoruz kendimizi... Yapmayalım sevgili okur, gözünü seveyim şu üç günlük dünyayı dolu-dizgin yaşayalım...
İçsesime kulak verdikten sonra bakalım bakalım neler var yeni ;)
YILBAŞI AĞACI SÜSÜ
Ağaç süslerini çok seviyorum, geçen yıl bir dünya yapmıştım hatırlarsan, ağacımızı süslüyorlar hala :) Bu sene çok yapmadım ama mesela bu kalpliyi bayılarak, mest olarak yaptım :) Ve çok da sevdim. Pinterest'teki Yılbaşı Süsleri sayfamı paylaşayım, ama orası da bi karman çorman ki sorma, orda bile bi nizam intizam sağlayamadım, başlığa uygun içerik olmuyor tam manasıyla, karışık karışık...
Her neyse işte, benim de ilhamım ordan ;) 

HELLO KITTY KEÇE ÇANTA
Bu sefer kedileri de yılbaşı havasına soktum :)
Başlığa tıklarsanız yapılışını anlattığım post gelir :)
HELLO KITTY KEÇE ÇANTA
Bunlar da arka yüzleri.
Zaman zaman paylaştıklarımı yapan kişiler yazıyorlar, bu çanta mesela, biliyorum ki birilerine ilham oluyor, birilerinin çocuklarını, yakınlarını sevindiriyor. Tam da bilmiyorum aslında kimler kimler onlar, merak da ediyorum beni sessizce takip edip, hayatına dokunduğum insanları...
Güzel şey paylaşmak işte, misal benim Nehir'in anaokulundaki sınıfına yaptırdığım çerçevelerden yaptırmış oğlunun sınıfında Hanife Karabacak ve sonra instagram'da paylaştığı fotoğrafta beni de etiketleyip, teşekkür etmiş ;) Nasıl mutlu oldum bilsen... 

KEÇE CÜZDAN
Bir yılbaşı temalı cüzdan daha :) 

KEÇE CÜZDAN
Ve bir de menekşeli cüzdan
KAL SAĞLICAKLA O VAKİT :) 

1 Aralık 2014 Pazartesi

Ve şükürler olsun Kasım biter ;)


Senin yerinde olsam, şu dakika kaparım bu postu, yeminle kaparım :) Zira başına geleceklerden ben sorumlu değilim ;) Postun sonunda tepe sersemi olacaksın, bak bu garanti :)
Bu postun bu kadar uzun olması, birbirinden kopuk fotoğraflar ve konular içermesi eminim ki ciddi tiraj kaybı yaratacak bloğumda, takipçi sayım hızla düşecek, diyecek ki okuyanlar -sen de dahilsin buna ama hadi beni şaşırt bakalım, sen öbür gruptan ol, yani "Süperdi yaaa, evet kalabalıktı, evet biraz da abuktu ama billahi süperdi bu post" diyenlerden ol- "Aklı bir karış havada bir kadının yazdıklarını mı okuyacağım, bu mudur yani, onca kıymetli zamanımı bu tıkış tıkış, konseptsiz, butik olmayan -ki biliyorsun günümüzde her bi şeyin butiği çıktı, bloğun niye olmasın ;)- karman çorman bir posta mı ayıracağım" diyeceksin. Ayy, tövbeler olsun, aklına neler soktum yahu, baştan soğuttum seni di mi :(( Silmem, silemem, aklı karışık bir kadın olabilirim ama prensip sahibiyim, parmaklarımın ucundan sana geçenler, ilk haliyle kalacak-kalmalı... 
Hadi hayırlısı, başlayalım bakalım...

SUNUM
İyi geçti çok şükür, baştan bi heyecanlandım. Ki nasıl heyecanlanmayayım sevgili okur, 43 yıllık ömrü hayatında sunum mu gördü bu fakir, power point mi bildi? Bilmemiştim, bildim, görmemiştim gördüm, sandığım kadar da zor olmadığını idrak ettim. Okusam mı, aklımdan mı desem, ekrana mı baksam, perdeye mi derken bitti sunum. Hoca da dedi ki "Çok güzel bir sunumdu, teşekkür ederiz!" Burdan birilerine bir dokundurma, laf sokma, ima mahiyetinde koyu ve altı çizili yaptım hocanın sözlerini, bir dahaki sefere inşallah can kulağıyla dinlerler, uykuya varmak yerine :) 

KEÇE ÇANTALAR
Ne çok uğraştım bu üç çantayı aynı ebatta yapabilmek için :( Kaç tane irili ufaklı çanta var elimde böyle bilsen :) Neyse şunları hallettim ya, onları da tamamlarım inşallah :) 


AŞURE
Malzemelerimin yarısı artmıştı geçen seferki aşureden, ben de dün tekrar pişirdim aşuremi :)


NAR-I AŞURE
Aşure yaparken bir nohutun kabuklarını bir de nar ayıklamayı sevmiyorum...

AŞURE
Bu seferki de çok güzel oldu :) Ama dikkat ediyorum gittikçe daha da güzel olmuyor aşurelerim çünkü zaten maksimum güzel :)
O üstteki iki panom da birbirlerine yaslanıp yaslanıp gözyaşı döküyor :( 3 oda bir salon evin duvarlarında kendilerine bir yer bulamadılar diye pek kederliler, o bakımdan girdiler kareye, bir er kişiye hatırlatma babında, dur bakalım ;) 


KEÇE ELDİVEN
Bu eldiveni de ağaç süsü niyetine yaptım :) 
KEÇE ELDİVEN
Bakmayın üstteki fotoğrafta  öyle büyük durduğuna, böyle küçücük aslında :) 


KUZULAR YILBAŞI KAFASINDA :) 


Sevgili, en sevgili, ey sevgili.....


ANAOKULU FAALİYETİ NİYETİNE KEÇE SAAT
Ne alaka dedin di mi şimdi bu saat, haklısın ama teee en baştan uyardım seni ;) Hatırla!
Ali Deniz'in öğretmeni demiş ki, hafta sonu evde saat yapın. Ama not falan da yok çantasında, muallak yani nasıl bir saat yapacağımız. Diyorum ki Ali Deniz'e  "Nasıl saat oğlum?" "Daiye" verdiği tek cevap bu :))) Karton yok, kalın karton hiç yok, e keçeci bir annenin çocuğuna da keçeden saat yaraşır di mi? En az kullandığım renk olan bu maviyi uygun gördüm saat için :)) Haklısın yahu cimriyim keçe konusunda biraz ;)
Baktım ki babasına kalsa o saat,  kırk saat de geçse yapılamayacak. Ben de o aşure yorgunluğunun üstüne bu saati yaptım. Gerçi haksızlık etmeyeyim şimdi, yapıştırmaları ve o rakamları yazmayı başardı :) Sonra yılbaşı çamındaki o yusufçuk kuşunu da kondurduk, al sana saat işte :)
Bloğuma başvuran pek çok anne, görüyorum ki Google'a "Anaokulu veli katılımında çocuklara ne yaptırılır?" türü cümleler kurup ulaşıyorlar bir postuma, ihya ettiler şu postu resmen :)
O yüzden bu kısım o kesime hitap ediyor, yani anaokulundaki çocuğunun aile etkinliğinde ne yapacağını bilemeyen anne-baba (ne babası yav, elbette sadece "anne") modeline :)
Şöyle yapın arkadaşlar; evdeki bir yemek tabağını ölçü olarak kullanıp, keçeye onunla güzelce daire çizin. Sonra saatler için renkli keçelerden minik dikdörtgenler kesin ve sıcak silikonla yapıştırın. Elbette 12, 3, 6, 9 rakamlarınınkileri daha büyük yapın. Sonra rakamları itinayla yazın, biz ispirtolu kalemle yazdık. Ve sonra akrep ve yelkovanı kesin, uçlarını ok şeklinde yapın. İkisini birbirine minik tel yardımıyla tutturun ki dönebilsinler, sabit kalmasınlar. Tel dersen, sigorta teli gibi bişey, ya da bak buzdolabı poşetleriyle çıkan minik teller var ya, onları çıkar kağıdından işte o da olur. Keçeyi iğneyle del, kanırt biraz deliği, ordan geçir teli de... Tepesine de asmak için bi kurdele, sen sağ ben selamet valla, çok daraldım çünkü.
Anaokuluna giden çocuklarla güzel güzel yapılacak bir faaliyet daha sana :) Kolay gelsin ;) 


TEPE HOME'dan tanesini 9.90'a aldığımız yastıklarımız :)
Sen de al diye söylüyorum, koş yetiş diye ;) Sudan ucuz ayol, içinin mitilini vermezler o paraya ;) (Biliyosun di mi mitil nedir?) 

YAKMA ÇİÇEKLER
Yine yaptım, dayanamadım, dün oturdum "dinlenmek için" o yorgunluğun üstüne yine yaptım, yine de yapıcam :) 


YAKMA ÇİÇEKLER
Bak bi de bu fotoğraflardan, bunlar daha romantik, çünkü neden? Çünkü GDO'lu :) 

YAKMA ÇİÇEKLER 


ALTIN GÜNÜ
Geçen sene ara verdiğimiz kolejli kızlar altın günü yeniden başladı. Hem de benden başladı :)
Çok güzeldi yine, çok güldük, çok keyiflendik :) 20 yıla yaklaşıyor arkadaşlığımız ;) Birlikte büyüdük, büyüyoruz :) Dostluk hep baki kalsın dileyelim de... 


AŞURE PİŞİRİRKEN
Evim dergisi Aralık sayısına bakılır, kahve içilir, arada arada buğday karıştırılır. Hep söylüyorum Aşure yapmak yorucu denilse de çok da keyifli iştir :) Bkz şekil A :) 


EVİM DERGİSİ'NDE MELTEMİN EVİ :) 
Zarif arkadaşım Meltem'in Evi, Evim Dergisi'nde bu ay :) Keyifle baktım, misafir oldum bir kez daha Meltem'e :)
Meltem, bu arada yukarıdaki fotoğrafta gördüğün bizim kızlar senin eve bayıldı, Emel evine kavuştuğunda senden kopya çekerek öyle çerçeveli bir duvar yapacakmış kendine, benden duymuş olma ama :)) 


HÜSNE
Ah be Hüsnem keşke o kadar zorlamasaydın da şu kara meleğin kim olduğunu öğrenmeseydin. Seni yüzünde bu ifadeyle görünce itiraf edeyim güldüm çok ama bir yandan da çok üzüldüm canım benim yaaa :)) 

Ali Deniz
"Öğretmeni, bakmayın siz bu okulun dümenini eve götüreyim diye tutturmasına, olmayan birşey olsa neyse,  vallahi evde de var, hem de âlası :)) Çeşit çeşidi, hem de daha güzeli, daha çok fonksiyonlusu, ama çocuk işte, arsız mı ne biraz bu çocuk milleti, ille başkasınınki tatlı geliyor" :)))
Demedim tabii, zinhar da demem valla, hiiç tarzım değil yani amma bu çocuğun terbiyesinde eksik kalan birşeyler var demek ki, o kadar da diyorum "Başkasının eşyası, oyuncağı alınmaz, eve götürülmez, gittiğin yerde oyna ve bırak" diye ama çocuk işte. E çocuk tabii, çok da kızmıyorum valla, hevesini alsın götürür di mi :) Di mi sevgili okur, sen de benim gibi düşünüyorsun di mi ;) Evet haklısın, her çocuk okuldan bir oyuncağı evine götürmeye kalksa fena yani ama n'apalım, Bilge Öğretmeni "Alsın, hafta sonu oynasın, pazartesi getirir" dedi :) De biz de bi sevindik, bi mutlu olduk :))) Evet yaa, maalesef, bi gün önce de aynı şeyi yaptı, o akşam da bu dümeni eve getirdi :( Ama n'apalım yani, söz verdiği gibi ertesi gün götürdü işte :))
Çocuk terbiyesi zor iş vesselam ama önce bi anneyi mi terbiye etmeli :)))



ANALI-KIZLI
Cumartesi okula giderken gördüm bu güzellikleri, sabah sabah kurulmuşlar, kim gelmiş, kim gitmiş, kim kimin koluna girmiş, kim dersi asmış da kafede otururmuş onun derdindeler :) 

******
2Balık1Kedi'ciğim, Esracığım benimle bir ropörtaj yaptı ;) Annelik Sohbetleri bölümü için bu kez ben yanıtladım sorularını ;) Sen benim bırak anneliğimi, ciğerimi bilirsin sevgili okur, bilmeyenler için, merak edenler için de, röportaj tam şurada :) Sağol Esra, ne güzel oldu :)

**********
Benim hem şair hem yazar (hem büyük hem çocuk yazarı üstelik, dur yahu bir de dergide köşeyazarı, Ot Dergisi'nde) canım kardeşim çocuk kitapları hazırladı güzelce. Bizim çocuklar bayılıyor bu bol sürprizli, içinden üç boyutlu yunuslar, köpekbalıkları çıkan kitaplara, senin de aklında bulunsun diye bu sefer unutmadan söyleyeyim bari :)

KIZ KULESİ
(İstanbul Kitapçısı) 

DENİZLER
POP-UP
Uğur'un çıkan kitaplarından bazıları da şurada... 

***********
Evettt sevgili okur, bu satırlara kadar gelebildiysen sabrından dolayı tebrik ediyorum seni ;)

Not: Şükür çekilişi yaymadın, duyurmadın, yine kendi aramızda olacak, iştirakleriniz için şurada :)

Dipnot: Kasım ayı çok kalabalık, çok imtihanlı, sıkışık bir aydı, şükür o da bitti, yılbaşı ayı canım canım Aralık yetişti :) Güzel geçsin inşallah, sakince, huzurla, neşeyle, heyecan ve umutla...

Küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden :)


3 Kasım 2014 Pazartesi

AŞURE YAPIYORUZ, AŞURE YAPMAYI HİÇ BİLMEYENLERLE AMA :)





"Aşure" :)
Bu postun anafikri aşure sevgili okur :) Dün pişirdim güzelce. Dağıttım neredeyse hepsini de :) Komşulara dağıttım, Fahriye Abla'ya gönderdim, Mehtap Ablama ayırdım, Ali Deniz'in pazartesi ödevi olarak okula gönderdim. Kaldı mı bize dört kase ;) Onları da biz afiyetle yedik. Her seferinde mi güzel olur, nefis olur, fevkaladenin fevkinde olur ;) Olur, şükürler olsun 4 yıldır hep böyle oldu, dileyeyim bundan sonra da hep böyle olsun :) Bereketli olsun, hayırlara vesile olsun, yapanların ve dahi bizim aşuremizi de Allah kabul etsin ;)

AŞURE
Fincanda yemeyi seviyorum ben en çok, eskilerden kalma büyük çay fincanlarında, zarif zarif ;) 
AŞURE
Bak şu güzelliğe bi, renk uyumuna bak, onca değişik malzemenin kardeşce bütünleşmesine "bir" olmasına, içiçe geçip de hiçbirinin diğerini yadırgamamasına bak! Ben baktım da, pişirirken gözümü ayırmadan baktım da, ders aldım kendimce... 
KOMŞULARA :)
En havalı tepsimle :) Elişi Defteri'ne bu güzel tepsi için tekrar teşekkürlerimle  bir selam yollayayım :) 


NAR-I ESEN :)
E böyle dedim adına çünkü çok sevdim ben bu fotoğrafımı. Ki bilirsin bu konuda nasıl bir kabiliyetsizim, son derece kötü fotoğraflar çekerim... Bu seferlik, belki de tek bir seferlik şeytanın bacağını kırdım sanki. Bu narların rengi hatrına mıdır, kalpten yaptığım "kalp" hatrına mıdır, yanda görünen kar yağmış yaprak hatrına mıdır bilemedim ama bu fotoğrafımı ben çook sevdim :) 

Aşure tarifimi güncelleyerek bir kez daha paylaşayım. Biraz emek  ve zaman gerektiren, zormuş gibi görünen ama aslında gayet zevkli aşurenin tarifini çok ayrıntılı anlattım ki, ilk kez yapacaklara  yol göstersin, tereddüt edecekleri hiç bir kısım kalmasın...

AŞURE

Malzemeler:
  • Yarım kg. buğday 
  • 1 su bardağı nohut
  • 1 su bardağı kurufasulye
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 100 gr kuru kayısı, yıkanmış ve ufak ufak doğranmış (Yıkanmış ve ılık suda bekletilmiş)  (Kayısı sponsorumuz bu yıl da Fahriye Abla :) 
  • 50 gr. kuş üzümü (yıkanmış ve ılık suda bekletilmiş)
  • 100 gr. çekirdeksiz kuru üzüm (yıkanmış ve ılık suda bekletilmiş)
  • Kuru kayısı, kuş üzümü ve kuru üzümü aşure yapma süremiz içinde birkaç kez sularını değiştirerek şişmelerini sağlıyoruz. 
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 adet çubuk tarçın (buğday pişerken ekliyoruz, aşure tastamam olunca da çıkarıyoruz ;)
  • 2 adet karanfil (tarçınla birlikte attım ben) 
  • 1 adet elma (aşureye çok güzel bir tat katıyor, minik minik doğrayın, pişmesine yakın  atıverin içine)
  • 1 kg. toz şeker (ben birazcık eksik koyuyorum (3,5 su bardağı kadar) yine şekeri, tadına bakıp ayarlanabilir son aşamada ;)
  • (1 adet) portakal kabuğu rendesi 
Hazırlanması:
  1. İyice yıkayarak suda beklettiğimiz  (ki şart değil suda bekletmek) buğdayı,nohut ve fasulyeyi ayrı ayrı tencerelerde üzerlerini 4-5 parmak geçecek kadar  içme suyu ile doldurun ve bir taşım kaynatın.
  2. Bir taşım kaynayan üç tencerenin de altını kapatın ve kapağı kapalı 8-9 saat .bekletin. 
  3. 8 saat sonra tencerelerin altını tekrar açın (kuru fasulye ve nohutun suyunu değiştirip, kaynatmak daha iyi olur sanki) kısık ateşte (buğdayları ara sıra karıştıralım yoksa dibi tutuveriyor hemen) buğdaylar iyice ezilinceye, nohut ve kurufasulyeler de yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 2,5-3 saat) pişirin.  Tarçın ve  karanfili tencereye atın. 
  4. Kabuklarını soyun nohutların (onun yöntemi de şu, nohutları pirinç yıkama kabına (hani şu bir tarafı çızık çızık delikli olan derin plastik kaselerden) koyuyoruz, evyede akan suyun altında ovalıyoruz ama kabımız eğimli olacak, çıkan kabuklar o çızıklı yerde birikecek, Allahım ne zor oldu bunu anlatmak, sen en iyisi elinle tek tek çıkar kabukları ya da benim yaptığım gibi -varsa şayet- kocana çıkarttır :)  fasulyenin de çıkan kabuklarını alın. Buğday tenceresindeki su azalırsa kaynamış su ekleyin ve tencerenin kapağını taşma tehlikesi nedeniyle açık bırakın. 
  5. Buğdayın pişmesine yakın tencereye iyice yıkanmış pirinci ekleyin. Bir süre de pirinçlerle beraber pişirin. Tam o arada da bir çay bardağı sütü ekleyelim.  
  6. Hepsi pişince nohut ve kurufasulyeleri buğday tenceresine ekleyin. 10-15 dakika daha kısık ateşte kaynatın. Kevgirde sularını süzdürdüğümüz çekirdeksiz üzümü, kuş zümünü, küçük küçük doğranmış kayısı ve elmaları tencereye ekleyin. 15 dakika daha pişirdikten sonra toz şekeri ekleyin, bir taşım kaynatıp altını kapatın. (Toz şeker aşureyi sulandırıyor o yüzden kıvamına dikkat edelim, azcık koyu yapalım aşuremizi ki şekeri görünce cıvımasın)
  7. Aşurenin kıvamını ara ara kaynar su ekleyerek dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.
  8. Aşure soğuduktan sonra kaselere paylaştırıp tarçın/ceviz/fındık/nar ile süsleyin. (Süsleme işini- varsa- kızınıza yaptırın :)
  9. Altını kapamadan hemen önce portakal kabuğu rendesi ekleyelim (Daha önce eklemeyin sakın, aşurenizi acı yapabilir.

Yaptın mı aşureni güzelce sevgili okur, karşısına geç kaselerin bir müddet seyret, şükret ;)  ve bir de fotoğrafla ve bana da göster bu sanat eserini ama, lütfen ;) 

********
KAYNAK İÇİN: PINTEREST
Bu yılbaşı süsünü cuma gecesi yaptım. Çok da sevdim kendisini :) Pinterest'te birkaç örnek var buna benzer, görünce bayıldım ve deneyiverdim :) 


YAKMA ÇİÇEK
Ve bu çiçeği de dün akşam yaptım. Çok tatlı oldu rengi di mi ;) Ya da "Kuzguna yavrusu şahin görünür" misali :) 


BONUS
Bu bonus da bizim evin girişinden. Ne kadar süslü, cafcaflı, çıfıt çarşısı ya da deli kızın çeyizi bir ayna di mi :)) Yok, ayna bildiğin ferforje ayna, onu böyle delirten, süsleyen, yoldan çıkarıp bu hale getiren aynadaki ben :) Sen de istersen her sabah böyle bir aynaya günaydın demek, evdeki bütün süslüleri topla, asıver gönlünce. Ki bu üstündekilerin pek çoğu güzel dostlardan hediye :)
Renklerimiz bol olsun da, kimsenin onları bizden almaya gücü yetmesin. Ne bu hafta, ne de ömür boyu...
Kal sağlıcakla sevgili okur ;)


6 Aralık 2013 Cuma

SONBAHAR'A VEDA SERAMONİSİ VE AKLI BİR KARIŞ HAVADA BİR POST ;)

Geçen hafta Yalova'dayken çektim bu fotoğrafları, köyde, bizim bahçede ;) Hava çok güzeldi, hani hem güneş olur hem yüzünüze hafiften bir soğuk hava çarpar ya, işte tam öyle bir havaydı. Sonbaharın son günlerinden pırıl pırıl bir hava. Kuzularla bahçede biraz vakit geçirdik. Nehir, dedesinin onlar için hazırladığı mermer masaya topladığı yaprakları koydu itinayla. Bakar mısınız yaprakların renklerine, tek tek ama...
Sonbaharın bize armağanı mıdır bu renk skalası? Nasıl sıcak renkler, sayayım bakalım becerebilecek miyim? Kızıl, taba, kavuniçi, şarabi, sarı, kahverengi, kızıl-kahve, soğan kabuğu rengi, bakır rengi, açık kahve, yeşil ama yeşilin bin tonu bize armağan sonbahardan... Ana renkler dışında bu aralarda renkleri, iki rengin karışımı "özel" renkleri çok seviyorum. Düşün şimdi sen bir güzel devetüyü rengi manto, upuzun, nasıl zarif, yumuşacık ;) 
Bahçeyi gezdireyim sana şimdi sevgili okur, sanma ki havaların soğumasıyla tarumar olmuş, bomboş bir zavallı bahçe! Sonbahar'ın bütün armağanlarını, sürprizlerini saklayan bir bahçedir bu ve sana bu güzelim cumanın armağanıdır bu post, kıymetini bil demiyorum zira herşeyin olduğu gibi bu güzelim sonbaharın renklerinin de kıymetini senden iyi bilen yoktur! 

Tam resim çekecek oluyorum Nehir'in eli, bir kez daha denemeye kalkıyorum bu sefer hooop Ali Deniz'in minicik parmakları ;) E güzel oldu sanki çocukların elleriyle de :) 


Bak işte, bu da sonbaharın bütün renklerine inat bir lila! 

Hurmalar, Trabzon Hurmaları, Karadeniz coğrafyasına benzer bizim köy, hurmalar da buna hürmeten mi bu kadar güzel, bu kadar turuncu, bu kadar iştah açıcı ;) (Ki, bi de bunların minicik olanları da vardı bir başka ağaçta ama çekemedim onları, yedim elbet ;) Sonra bir de son salkımlarını veren kokulu üzümlerden yedim

Nedir bu güzelim renklerin adı, var mıdır Türkçe'de bu rengin tam karşılığı???

Nehir'in Leylak ağacı, güzel havalara aldanıp da bu mevsim açmış, bize sürpriz yapmış ;)

Mandalina-Akdeniz Meyvesi, tropikal iklim meyvesi. "Sen öyle zannet" mi dedi bana bu bodur???

Çilli bu yahu, bildiğin bir güzel çilli yaprak :) 


Parlak ama çok parlaksın güzel çiçek, güneş kadar parlaksın, Kasım sonunda sen de bir hediye değilsen nesin?

Yazın pembeli, lilalı, morlu açan ortancaların renkleri solgun da olsa, begonvilin ışığıyla güzelleşmişler sanki..

Şaşkın mısınız siz biraz ;)

Bu salıncağın yerini çok güzel seçmiş babam, kim sallanırsa sallansın çekilen fotoğraflar hep şahane, arka manzara, fotoğraf öznesini bir güzel yapıyor ki sormayın ;) İnanmazsanız bundan böyle paylaştığım bütün salıncak fotoğraflarına o gözle bakın :)
Not: Nedir bu resim altı yazma sevdası kuzum? Şair mi zannettin kendini, kelime oyuncusu mu, sihirbaz mı sandın, ne zannettin kendini de bu kadar kaptırdın böyle bilmem! Bi dur, bi sakin ol, bi havaya girme yaaa!

Dr. Nehir hanımın hastasına yazdığı reçete :))))
Yalova'da kızlarla buluşunca, liseden Hülya ve Nurcanımla masamıza gelen güzellikler bunlar da, o suflenin zarafetini gördün mü sevgili okur ;) Nurcan tadını da çok beğendi ama insan zor kıyar bu güzelliği bozmaya ;))
Hamburger tabağı benim :) Ben işte tam da böyle seviyorum hamburgeri,  ilkgençliğimdeki gibi, eti tombul, ketçap ve mayonezi bol, içinde kıvırcık, domates, turşu ;)) Ne kıymeti var ki öbür börgır'ların bu hamburgerin yanında...
HÜLYA-ESEN-NURCAN
Planlar yaptık, hayaller kurduk, dur bakalım sen bize neler getireceksin ey güzel "ZAMAN"

Bu kaprisli, bu huysuz, bu suratsız kuşları geçen posta koymayı unutmuşum diye demediklerini bırakmadılar bana :)) Kendileri benim iğnedenliğim, iğnedanlığım ya da kestirmeden iğneliğim olurlar :) Tanıştırayım, bakmayın suratsızlıklarına, aslında çoook da şekerdirler, ihtiyaçları sadece azcık iltifat, sizden gelecek küçücük bir iltifat bakın onların yüzlerini nasıl da güldürecek :))))

Son süsler :)))

Bu karede iki kampanya var sevgili okur, biri şemsiyelerden mütevellit Sosyalben kampanyası, diğeri ise kan bağışı.
Kan vermeye gittim ama maalesef yapılan ölçüm sonucu kan değerim azcık düşük çıktığı için almadılar :( Sağlık olsun, bir dahaki sefere :( 


Not:
1) Bu arada Sevgili Müge'nin yani  O Bir Anne'nin etkinliğine katılmıştım. Hediyeleşme Etkinliği, eşleştiğim Rengarenk Hobiler'in  hediyesini hazırladım ve bugün kargoya veriyorum, sahibine ulaşınca gösteririm size de ;)
2) Şurda size duyurduğum Meleğim Olur musun Kampanyası için de hediyelerimi dün kargoya verdim.
Ve bu önemli iki işi bitirmenin rahatlığı ile huzurlarınızdan çekiliyorum sevgili okur :)
MUTLU AMA ÇOK MUTLU CUMALAR OLSUN, ARDINDAN GELEN HAFTA SONU DA EN AZ BU CUMA KADAR GÜZEL OLSUN :)

BONUS ;) 
(Hovarda geçsin azcık bu hafta sonumuz, n'olur ki)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.