süs yastığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süs yastığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2013 Perşembe

GİDERAYAK...


Bütün yıl büyük bir sabırsızlıkla beklediğim ve maalesef beş dakikada geçen yıllık iznim başlıyor, Cumartesi gecesi Yalova'ya gidiyoruz inşallah, üç hafta kadar yokum yani sevgili okur! Gitmeden size renkli, cıvıl cıvıl bir post hazırladım, yani aslında daha önceden hazırlamıştım bir kısmını ama memleketin hali sebebiyle bir türlü yayınlayamamıştım, o arada da yeni yaptıklarımı da ekleyince epey bi bol fotoğraflı post oldu bu... İstedim ki bloğumun son postu böyle bir post olsun...
Giderayak diyeyim ki size şimdi, yaz hepimize iyi gelsin, ülkemize barış getirsin, huzur getirsin...


Şimdi buyrun bakalım yaptıklarıma...




Gökalpim, önce bi bulut yaptım sana, sonra bir isimlik, şimdi bir yastık, gel hadi artık güzel bebek, bekliyoruz teyzecim ;)
Nazar boncuğu,Yumak Dergisi, sevgili Filiz Türkocağı tasarımı ;) Çok dertliydim hiç etamin nazar boncuğu şablonum yok diye, Filiz hanım sayesinde oldu :) Hem de pek çok...


Etaminle keçeyi birleştirdim yine ve bu magneti yaptım, bu minicik kalp yine Yumak Dergisi'nden, yine sevgili Filiz Türkocağı desenlerinden...

Sonra minik ev magnetlerinden ilhamla yapacağımı söylediğim keçe ev magnetlerin ilk denemesini yaptım, bilmem oldu mu, çatısı boş kaldı sanki? E doldururuz ;)
Kalıplarını bilgisayar ekranına kağıt yapıştırıp seloteyp marifetiyle çıkardım ama büyük oldu azcık orjinallerine nazaran...

E doldurduk netekim, daha iyi olmuş di mi?


Sonra bir magnet daha yapayım dedim, o da böyle oldu, buzdolabı üstünde hep soluk renkleri, orjinal renkler için diğer fotolara bakalım lütfen :)
Bu da son keçe magnetim, üstüne minik bir gül ekledim....
Magnetlerimin resmi geçit töreni....


Gülden Hanım'dan bana gelen Boncuklu Baykuşum :) Zarif sahibesinden zarif bir hediye oldu bana bu baykuş... Bir kez daha yürekten teşekkürler :)

Yaşasın Baykuş Kardeşliği :)


Bu minicik kuşu aşağıdaki ebruli iplerden işledim, henüz dikmedim, düşünmekteyim bu minik projemi nasıl sonlandıracağımı :)

Gülcan, Aylin, Sunaaaaa, sağolun varolun, Tahtakale alışverişinden benim payıma düşen bu güzelliklere çok teşekkürler kızlar, doğum günüm için ne güzel bir hediye alternatifi di mi ;)  Bi düşünün bence, misal sarılar, ekrular vs ;)

*******
Bir de eminim yapanlarınız vardır ama ben yine de yazayım... Anlatacaklarımı bi hayal edin, aklınıza yatarsa uygulayın...
Ben bu örneği deniz için vereceğim, siz oturduğunuz yerde de yapabilirsiniz elbette...
Denizdesiniz, ama dalgasız, sakin, dingin bir denizde, uzanmışsınız suyun üstüne gözleriniz kapalı, hiç kıpırtısız, yüzünüzde güneş ama nasıl yakıyor, vücudunuzun bir kısmı suda ama nasıl serin, sesler uzaktan uzaktan vuruyor kulağınıza, siz, kal gelmiş gibi, dünya yansa bir avuç otunuz yanmazmış gibi durun bi beş dakika, çocuklar izin verirse daha da fazla... Kollarınızı bırakın taş gibi, masa üstünde duran bir obje gibi, misal vazo gibi ;) Kollardan başlayarak bütün organlarınızı bi bırakın, sizden bağımsızlarmış gibi, hatta iç organlarınızı da- yok kalbiniz çalışsın elbet, o kadar da değil :))) Midenize, ciğerlerinize, bilumum bütün organlarınıza mola verdirin, Ataol Behramoğlu'nun şiirinde dediği gibi, "taş gibi" dinlenin...

YENİDEN GÖRÜŞENE DEK ESEN KALIN...


BONUS
Yaz sonu inşallah "Ne güzel geçmişti bütün bir yaz!" diyebiliriz...

7 Nisan 2013 Pazar

ŞUT VE GOLLLLL ;) HAFTA SONU MACERALARI...

Veeeeee, Ali Deniz'in pasıyla gelen top, kahve keyfini çok görür anne-babaya :( Öyle ya bu güzel pazar sabahında kahvaltı sonrası, tatlı tatlı sohbet eden anne-babaya bir de kahve çoktur, derhal bozulmalıdır bu huzur ortamı :( Allahtan benim fincanıma isabet etti, yani küçük fincana, üstelik yarısını da içmeme rağmen o nasıl bir kahve dökülmesi, sıçraması, bulaşmasıdır... Perdeye, sehpa örtüsüne, yerlere neredeyse bütün salona bulaştı ama altı üstü yarım fincan kahveydi halbuki....
Neyse sevgili okur, temizlendi, paklandı, değiştirildi, yıkandı ve olağan güne geri dönüldü :))) "Ali Deniz kırıcam kafanı senin" dedim ben (ki çok söylememe rağmen iki çocuğumun da kafaları gayet sağlam :)), kocam kendi lisanında kızdı ama sonra kıyılamayıp bücüre, nerdeyse onu üzdüğümüz için özür dileyecek kıvama geldik :)))  Çocuk terbiyesinden bihaberiz evet, tutarsızız da maalesef :))) Şükür yarabbi bu halimize (İlerde de Allah mahçup etmesin diyelim!)
Ders çalışıyorum yeminle (bunu da her postta yazmazsam kendimi fena hissediyorum) bu arada minik işler de yapıyorum teneffüslerde :))) Misal Alper'in Haziran ayında gelecek kardeşi Gökalp için bir yastık yaptım, öncekiler kızlaraydı hep, pembeli-beyazlı, bu seferki mavi, masmavi :) Keçede istediğim tonu bir türlü bulamıyorum, onca mavi arasında bu tonu beğendim en çok ama istediğim bu muydu, hayır :( Annesi beğendi ya sorun yok öyleyse, sağlıkla gelsin Gökalp, güzel günlerde kullansınlar inşallah :)



Bir de kitap ayracı yaptım kendime :) İçine aile fotoğrafımızı koydum-ki biliyorsunuz bu güzel fotoğrafları Alper ve Gökalp'in annesi Zehracığım çekmişti ;)-  Etamin kalp işledim  ama ne yapacağımı bir türlü bilemedim, sonra aklıma böyle bir şey geldi, yani kitap ayraçlarının içini kalp şeklinde oyup, monte etmek... Yapıştırdım etamin kumaşı keçeye ve diktim sonra da ama düzgün kesemedim,düzgün yapıştıramadım (kabul bu kısımlara biraz daha çalışmam gerek) Sonuç budur arkadaşlar, ben sevdim kitap ayraçlarında etamin ve keçe kardeşliğini, daha önce de başka versiyonlarını denemiştim ama şimdi onun için "bir tık" diyemeyeceğim de, "Merak eden arkadaşım, etiketlerden kitap ayraçlarına bak istersen bi ;)"
Bu ne ki, siz bir de finalde görün beni :)) 

Bu kez bonus kuzuların videosu olsun mu ;) 
Dün akşam çektim bu videoyu, alışveriş merkezinde, Ali Deniz dondurmayı kendi yemek yerine daha çok kıyafetine yedirdikten ve yemesi gereken domates çorbayla tişörtünü boyadıktan sonra :(( Reziliz biz çok rezil :( 
Bir de yakında tamamen pes edip hiç bir avm ye gitmiycem sanırım, çünkü Ali Deniz'in her kıyamet koparmasında, tutturmasında, yere kendini atmasında (ki bunların hepsi birden olabiliyor bazen) yan masadaki teyzeler, bacılar gözlerini dikip taciz etmekte hiç bir tereddüt yaşamıyorlar, "Aaaaaa, görüyor musun sen çocuğu, hay Allah ne rezillik bu böyle ya, cık cık cık!" iç sesleri de cabası (sanki duymuyorum!) 
Bi bırakın arkadaşlar yaaa, sizin taciziniz yüzünden çocuğa layıkıyla sinirlenemiyor, layıkıyla terbiye edemiyoruz yahu :)))) 
Zaten Nehir geçen sefer demişti böyle bir kriz anında "Anne bu Ali Deniz bizi çok reziiiğğllediyo yaaa!" :) 
Ne demiş Can Baba "Sevgi Duvarı"nda;  "Ne kadar rezil olursak o kadar iyi" :))
Kalın sağlıcakla ;) 

25 Şubat 2013 Pazartesi

BEBEK TAKI YASTIĞI-BONUSU İLE....

Bu yastık yeni doğmuş bir güzel bebek için, Allah bahtını açık, ömrünü uzun etsin inşallah, onun ve dünyaya gelmiş bütün bebeklerin...
Bu yaptığım dördüncü bebek takı yastığı sanırım, diğerleri için, şuraya ve  şuraya bakabilirsiniz...
Beğendiniz mi, ben  çok beğendim-kalpteki hataya rağmen üstelik...
Bu bişey değil, asıl en güzel bebek yastığını bir başka bebek için yapacağım, düşünüp, tasarlayıp, en en en güzelini hem de...Vakti saati geldiğinde dünyaya gözlerini açacak bir güzel bebek için...

Son karedekiler de çeşitli projelerimde kullanmak üzere sakladığım kumaşlarım, ne güzeller bir de yakından görseniz ;)


Çok ciddisin be kuzu.....

BONUS

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.