Eminönü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eminönü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2014 Perşembe

MAGNETLERE DEVAM VE BİR GÜZEL BULUŞMA :)

Hamileyken-özellikle de Nehir'e hamileyken- nasıl da duygusal, sulugözlüydüm yarabbim! Vara yoğa ağlardım, ama ne ağlamak! İnsan reklamlara bile ağlar mı, ben ağlardım, duygulu türküye, içli bir sese vs.
Şimdi de semoş'un şu postuna ağladım iyi mi ;) Ne var ağlayacak, duygulan, hislen geç, yok ille o gözyaşları patır patır akacak! Varsın aksın ne diyelim! Oku sen de bi bakalım, ağlayacak mısın, vallahi çok merak ettim, çok duygulanacak mısın... Hadi inşallah :)) (Yani kendimi yalnız hissetmeme babında!) Yalnızlık zor be sevgili okur, duyguda yalnızlık bile zor. Seni anlayacak, aynı dili konuştuğun insana nasıl ihtiyaç var, nasıl muhtaçsın bir sese, bir nefese... Allah kimseyi yalnız, bir başına koymasın, kapılara baktırmasın...
Of yarabbim, içim daraldı, seni de daralttım burda, bak sen şimdi yaptıklarıma, yenilerini ekledim magnetlere...


BUZDOLABI MAGNETLERİ
Toplu görelim...

MAGNET EV
Elimdeki kalmış keçelerle yapıyorum bu evleri ve çoğu zaman bu çatıların şekli, yamukluğu vs. o elimdeki parça keçenin şeklinden ilhamla çıkıyor ortaya. 



MAGNET KALP


MAGNET EV
Hülyacığım söyler de ben yapmaz mıyım :) 


MAGNET EV
Keçede nakışı çok seviyorum. Keçede bocuğu, keçede danteli de :) 

KEÇE CUPCAKE

KEÇE MAGNET KALP


KEÇE MAGNET KALP


KALPLER
Bu kalpleri boy boy kesiyorum. Kesmeden önce kalıpla çiziyorum. Sonra çizgilerin üstünden beyaz tutkalla geçiyorum. Kuruyunca tutkal-ki kimi zaman sabredemeyip saç kurutma makinesi ile kurutuyorum- kesiyorum güzelce ve böylece kenarlarına sürfile (annem eskiden, dikiş dikerken ne çok yaptırırdı bana bu sürfileleri, nasıl daralırdım, hala da sevmem kendilerini!)  gerekmeden, kumaşın iplikleri ayrılmadan istediğim yerde kolayca kullanabiliyorum. Ve her seferinde bana bunu etamin kumaşı için öğreten Filiz Türkocağı'na yani Sevgili Filiz ablaya selam çakıyorum :) 


ALMAN PASTASI
Bizim çocuklar uyuz biraz sevgili okur, bildiğin uyuz. Yani Alman Pastası konusunda sadece ama! Yemiyorlar çünkü, çocuk dediğin sever bu tür şeyleri, yok bizimkiler hiç sevmiyor! E o zaman da ne oluyor, bütün hepsi anneye ve babaya  kalıyor, ne yapsın anne yemesin de, bu güzellik çöpe mi gitsin, günah sevgili okur, Allah baba çarpar sonra :) Yedim netekim, afiyetle yedim hepsini :) 
UĞUR BÖCEĞİ
Kaynak: Pinterest
Bir de bu kocaman uğur böceğini yaptım, magnetleri yaptığım gelin hanımın müstakbel eşinin adı Uğur'muş, o münasebetle kendisi için bir büyük uğur böceği istedi Fatoş :)


NAZAR BONCUKLARI
Şu ortadakilere bayıldım, nasıl güzel yapılmış, resim çizer gibi çalışılmış... Eminönü'nden aldım, Yıldız Boncuk'tan yine, oraya gelince kalp krizi geçirecek gibi oluyorum. Öyle deli atıyor kalbim, bütün dükkanı çantama sokup çıkasım var! O kadar diyim sana... 


NAZAR BONCUKLARI
Bak yakından :)


******************
Esra ve Feray'la buluştuk :) Yani Esra Akın ve Cafe-Mola ile :) Eminönü'nde alışveriş yaptık, yemek yedik ve sohbet ettik. Feray'la daha önce biraraya gelmiştik ama Esra ile ilk kez yüzyüze görüştük. Yani aslında o kadar yakınlar ki bana, sanki eski arkadaşlarmışız da tekrar buluşmuşuz gibi hissettim. Kızlar da öyle hissetmişler :) İkisinin de enerjisi öyle güzel, sohbetleri öyle tatlı ki :) Yine buluşacağız, tez vakitte tekrar biraraya geleceğiz inşallah :) Çok sağolun kızlar, ihya ettiniz beni gelmekle :)

EMİNÖNÜ ÇIKARMASI :) 
Beni biliyorsun zaten, Feray yani Cafe-Mola kırmızılı, Esra da siyahlı :) 


EMİNÖNÜ


YILDIZ BONCUK'ta
Gelenek oldu benim için her gittiğimde Yıldız Boncuk'ta bu pozu vermek :) 
Bu kez güzel arkadaşlarımla birlikte çekildik fotoğrafı :) 

Esra bana güzel bir albüm hazırladı. Maya'nın ilk yaşı için istediğim albümü öyle güzel yapmış ki, ama şimdi göstermeyeceğim, hediye olduğu için sürpriz olsun annesine, ilk kez o görsün :) Sonra paylaşacağım seninle de ama çok çok bayıldığımı söyleyeyim, tıpkı yaptığı diğer kusursuz, zarif işlerine olduğu gibi :)


NOT: Özellikle magnet resimleri GDO'ludur. Yani genetiği değiştirilmiş resimlerdir :) Zira instagramda üzerinde oynadığım, genetiğini bozduğum hallerini daha çok seviyorum :)

DİPNOT: Ülkercim ne var ne yok, ansiklopedinden yeni birşeyler çıktı mı ağaca dair ;)))

5 Mayıs 2014 Pazartesi

UYUYAN GÜZEL, EMİNÖNÜ, HAYAT VE DAHİ EN ÖNEMLİSİ SINAVLAR AÇIKLANDI SEVGİLİ OKUR :)

Finansal Tablolar Analizi 30, Türkiye Ekonomisi 50, İngilizce 50, İnsan Kaynakları Yönetimi 70, Stratejik Yönetim II 75, Küresel Pazarlama 60
:))) Seni bilmem ama ben bu notlarla ziyadesiyle mutlu oldum sevgili okur :)  En kötü geçen ders, yani 0 beklediğim ders 30 gelmiş, düşünsene 30!!! E daha ne olsun, çan eğrisine takılır bu bence-ki takılmasa bile, ikincisinden daha yüksek alırım- :) Aferin bana yani ;) Allahım sana da çok teşekkür ediyorum, bu tembelliğime rağmen bu notlar benim için mucize çünkü :) Darısı ikincilerin başına sonra ver elini diplomeee :))
******
E notlar böyle olunca ben de kendimi verdim yine keçeye, insan mesud olunca daha bi güzel işler mi çıkıyor sevgili okur :) Misal bu kuşu dün gece yaptım ve çok sevdim. Çanta  yapacağım bunu da :) Pinterest'teki bir resimden ilhamla yaptım, orjinal resim de altta, kuşun kanadını ve ağzındaki dalı değiştirdim sadece. 

KUŞLU KEÇE ÇANTA
KAYNAK: PINTEREST

KAYNAK: PINTEREST

KEÇE KUŞLU ÇANTA
UYUYAN GÜZEL KOYDUM ADINI SENİN :) 

HEDİYE PAKETİ

KEÇE ÇANTA YAPIMI
Önce kalıpla parçaları kes, kalıbı kendin oluştur, ben kalıpsız çalışamıyorum, yamuk yumuk oluyor biliyorsun, düzelteyim derken de bir sürü keçeyi telef ediyorum. Neyse yapabiliyorsan sen kalıpsız da kesebilirsin. Sonra ön parçaya yerleştir böyle yakma çiçeklerini. Kompozisyon tamam olunca çek fotoğrafını ki, çiçeklerin yerlerini karıştırma sonradan. Sonra çiçekleri kaldırmadan önce aralarına dalları çiz hafifçe (kurşunkalemle) sonra fotoğraftaki gibi iğne ardı işle dalları, sonra da sıcak silikonla, fotoğraftan kopya çekerek, belirlediğin yerlere yerleştir çiçekleri. Sonra aradaki parçayı dik, sonra sapları ister benim bu örneğimdeki gibi dışardan, ister içerden sıcak silikonla yapıştır. Saplara bir güzellik yapayım dersen, nazar boncuğu olur, yapma çiçekler olur, çanta sahibinin adının baş harfi olur, ne dilersen onu yap, sonra yapıştır e mi :) Ne kolay di mi, çok kolay, ki sen zaten bu yakma çiçek konusunda uzmansın artık ;) 

DURU İÇİN KEÇE ÇANTA
Duru'ya hediye yaptım bu çantayı, kendisi cesur bir küçük kız :) Süpriz yapmak istedim ve diledim ki sürprizler, mucizeler bol olsun hayatında...
Umarım severek kullanır...
(Fotoğraf da ne karanlık :( Evet, haklısın bu konuda kendimi geliştirmem lazım, yoksa ziyan olacak güzelim işlerim :(((
HEDİYE PAKETİ
Bu da Duru için hazırladığım hediye pakedi :) 

YAKMA ÇİÇEKLİ KEÇE ÇANTA
Bu çantayı da tamamladım :) 


NAZAR BONCUĞU
Cumartesi çoluk çocuk Eminönü'ne gittik, aman yarabbim o ne kalabalıktı! Neyse çocuklar kalabalıktan sıkıldı ama aşağıda gördüğünüz üzere dondurma ile keyifleri yerine geliverdi çabucak :)
Ben de yine Yıldız Boncuk'a gittim, yine bir dünya boncuk aldım ve yine çok mutlu ayrıldım Eminönü'nden ;)
Boncuklarımı itinayla yerleştirdim kutuya, tek tek sevdim, okşadım, muhabbet ettim onlarla, dedim ki "Lütfen çabuk bitmeyin, bereketli olun, ben de sizlerle güzel güzel nazarlıklar hazırlayayım!"
Çok üzülüyorum yeminle boncuklarım bitince, evet haklısın Eminönü dediğin şurası, dükkan zaten benim ama yine de...

Bir Yıldız Boncuk Klasiği, bu kez çocuklarla :) 


Eminönü'nde Aile selfie'si :) 


Bu da traş olan kuzu :) O gözlükleri de çıkarmadı bir türlü bütün gün :) Dedi ki, "Göslük ay bana, siyah ay!" Oldu, bi gözlüğün kusurdu, toplayacaksın bütün kızları başıma :))) 


SEVGİLİ İLE TANIŞMA YIL DÖNÜMÜMÜZ BUGÜN ;) YANİ -KİMSE KUSURA BAKMASIN!-GÜN BİZİM, 5 MAYIS'LAR YALNIZ İKİMİZİN :)
AŞKIMIZ DAİM OLSUN EY KOCA KİŞİSİ :) 


Not: ÇEKİLİŞE KATILMADIYSAN ŞURADA :)  Teşekkür ederim tüm güzel tavsiyelere, sözlere, şiirlere, harikasın sen sevgili okur :) Bu çekiliş bitsin yorumlardan bir post hazırlayayım ben :) En çok kendime, unutmayayım söylediklerini, tek tek bakayım, yapayım, okuyayım diye :) Sen de faydalanırsın belki hem :)
MUTLU HAFTALAR OLSUN, KÜÇÜK KÜÇÜK SÜRPRİZLERLE DOLU  NEŞELİ BİR HAFTA OLSUN :)

22 Ocak 2014 Çarşamba

EMİNÖNÜ'NDEN ("SEN DE TUTUNDUN MU HARUN?") VEEEE DAVUKLU KEÇE ÇANTA

Kadın adama diyor ki "Aaaa, çok pahalı bunlar, yeni aldım aynılarından daha ucuza" Adam da diyor ki "Yanlışınız vardır, bi tekrar gidip sorun aldığınız yere" Kadın: "Yanlışım yok, aldığımın hesabını yapamayacak kadar da aptal bir kadın değilim" Adam "Yok hanımefendi, satan kişi yanlış hesaplamıştır, bu fiyattan daha ucuza almanıza imkan yok!" Bence de yok, pek çok yerde nazar boncuğu sordum, piyasa araştırması yaptım, gerçekten de bu dükkandan ucuzu yok arkadaş! Neyse kadın gitti, ben nazar boncuklarını incelerken, dedim ki adama (yazının bundan sonrasında adam yerine arkadaşa ifadesini kullanacağım ve zannımca daha güzel olacak!) Boşver arkadaşım sen, elbette ki en ucuz sizin dükkan, bak işte, daha az önce sordum marpuççularda, sizinkinin iki, ne ikisi beş katı fiyatlar :))) Arkadaş gülümsedi, bu gülümsemeden cesaretle,"Şu nazarlıkların önünde bi resim çeker misin beni?" (Evet evet, sen diline geçtim çünkü dedim ya sevgili okur "arkadaş"ım o benim :)) Çekti ve dedi ki, "Aaaa, siz daha önce de gelmiştiniz, hatta tam tarihini de söyleyeyim 4 Eylül 2013'tü, yine resminizi çekmiştim! Nerden mi aklımda tuttum tarihi, çünkü siz gittikten sonra, bizim işlerde bir patlama, bir nazar boncuğu yetiştirememe millete, araştırdık ne oldu da böyle oldu diye, bir baktık ki siz bloğunuzda bizim dükkanı yazmışsınız, e milyonlar da okuyunca akın akın geldiler. Hatta nazarlıkları aldığımız cam atölyesindeki stoklar da tükenince, atölyeye binlerce yeni işçi alındı sayenizde. Aman güzel kardeşim, sen şimdi gider yine yazarsın blogda, dur iki gün müsaade et de biz yeni mal  getirtelim dükkana!" :))) Demedi tabii, ama deseydi keşke! Bir dahakine der belki,  ne biliyosun???  Arkadaşa da yazdım bloğun adresini verdim okusun önceki postu diye, inşallah bunu okumaz :) Bu arada bu blog işi ne havalı bi iş di mi, "Benim bloğum var da!" "Nacizane bir bloğa sahibim de!" "Yaptıklarımı bloğuma koyuyorum, ordan bakabilirsiniz isterseniz"  de, vesaire :))  Pek havalı pekkk :))
Bu arada siz kıymetli takipçilerimin talepleri üzerine yazıyorum Yıldız Boncuk'un yol tarifini. Mısır Çarşısı'ndan yukarı vurdun kendini, ordan Marpuççuları sordun (lütfen girip de ordan boncuk alma, pahalı çok, ben aldım ve pişman oldum!) Marpuççuların kapısından çıkınca (ki iki kapısı var ama benimki ön kapı mı arka kapımı hala doğrultamadım) Türk Telekom'u soracaksın. Onun karşısında Güvener Pasajı, pasajın iki girişi var yalnız, biri aşağıya, biri yukarıya, sen merdivenlerden aşağıya inip, dar koridordan ilerleyeceksin ve sonuna doğru sağda göreceksin zaten dükkanı...
Boncukları aldım, sonra aşağıdaki kumaşları aldım, desenlerine bayıldım. Aldığım kumaşları son yaptığım keçe çantada kullandım bile dün akşam :) 
Sonra yoruldum, acıktım, oturdum Aslı Börek'e aşağıda gördüğünüz mantıyı götürdüm :))) Çok güzel onların kurabiyeleri, ki daha önce de yazmıştım, şu vicdan yazımda :)) Çocuklara da kurabiye alıp Marmaray'la Üsküdar'a geçtim. İlk kez bindin Marmaray'a, bindik yani, çünkü bir teyzeyle seyahat ettik, yani teyzeyle ben yanyana ayakta, ikimizin bir eli de tutmaklarda, teyzenin diğer eli benim belimde :))) Evet yaaa, sıkı sıkı tuttu belimi Üsküdar'a kadar, arada da "Şekerim var, tansiyonum var, kusura bakma kızım, hakkını helal et kızım" diye diye geldik :))) Yalnız seyahat esasında az ilerde arkasında ayakta tutmak tutan delikanlı oğluna "Sen de tutundun mu Harunnn!" deyince kendime mani olamadım, kocaman bir sırıttım :))) Tutmuş teyzecim, tutmu Harun da :)) Helal olsun bi de ne olacak ki, bir insana destek olmak bazen manevi bazen de fizikidir  :)) 
Yani ez cümle sevgili okur, tek tabanca gezmek, alışveriş yapmak, yemek yemek güzel, en bi güzeli de o yemek yeme fiili esnasında bloğuna gelen bir sıcacık yorumu okumak :) Sağol Ehil Keyifcim :) 
Tavsiye ederim, yarından tezi yok, vur kendini Tahtakale'ye, Mısır Çarşısı'na, kumaşcıların olduğu tarafa :)  Gör bak bakalım,  giderkenki kadın nerdeee, dönüşteki mutlu kadın nerde :)) 
Bir önceki Eminönü ziyaretimi ve bu ziyaretten ne derece mutlu olduğumu da şurada anlatmıştım ;)
Çok konuştum yine di mi, fotoğraflara bakarken soluklan bari azcık ;(
EMİNÖNÜ'NDE MUTLU BİR KADIN,EMİNÖNÜ'NDEN ALINAN GANİMETLER,
EMİNÖNÜ'NDE BİR GÜZEL MANTI :)



TAVUKLU KEÇE ÇANTA
Sevgili Nuray'dan gördüm bu fotoğraflara kart ekleme fikrini ve çok tuttum. Çünkü ben fotoğraflara yazı yazmaya çok üşeniyorum :( Sağol Nuraycım fikrini kullanmama izin verdiğin için :) 


KEÇE ÇANTA
Ne zannettin sen onu, ev mi? Yok artık o kümes ayol, tavukların kümesi, e çok kalabalıklar diye o kadar büyük. Niye mi iki kapılı, küçük olan civcivlerin çünkü :) Civcivler mi nerde, kümeste kuluçkaya yatan Kezban'ın altında :))) (Kezban ve Hilal bizim koca kişisinin çocukken baktığı tavuklarının adı, ne çok severmiş de, bakarmış, beslermiş de, biri çalınmış ama sonra pazarda görmüşler, annesi tanımamış ama Kezban ve Hilal'in bakıcısı, besleyicisi, en çok seveni koca kişisi tanımış da, sonra para ödeyip, geri almışlar da" çok anlatır bu hikayeyi, ben de çok gülerim tavuklarının isimlerine (Tenzih ediyorum ismi Hilal ve Kezban olan sevgili okurları )

KEÇE ÇANTA
Bu kuşları itinayla tek tek kestim, sonra süsledim, püsledim, ben bu süsleme işinde en çok kuyruklarını yapmaktan hoşlandım. Boncuklu kuyrukları ben uydurdum ve çok da şeker oldular böyle :)) 

Kimi uyuyor, kimi şarkı söylüyor, kimisi de yemleniyor bu en bi organik davukların, bak biri de te kümesin tepesinden ilanı aşk ediyor birine  :)
Bizim köydeki tavuklar bunlar :) Şimdilerde yoklar ama baharda tekrar alacak annemler. Babam bunlara bir kümes yaptı ki sorma. Belki de benim kümes de ondan bu kadar büyük, ferah ferah yaşasınlar içinde diye :))
Bizim bahçedeki kümesi görsen, tavuk olasın gelir yeminle :)))) Tamam abarttım biraz, pardon :)))
Yani o kadar büyük ki, köye gelenler bizim balkondan görünce kümesi, diyorlar ki "Müştemilat mı var bahçede" :))))) O kadar diyim sana, yok demiyim, yine abarttım pardon, dur ben sana bir dahaki köye gidişte o kümesin resmini çekeyim de sen karar ver en iyisi :))) 

İşte Pinterest'ten aldığım tavuklar bunlar.  İlham kaynaklarım o tavuklar işte, tavuklardan yola çıkarak aklıma gelen bütün fikirler bu çantada. Şükür ki yaratıcılık var biraz genlerimde sanırım, şükür, bin şükür ;)
Bir de çantanın arkasını göstereyim sana :) 

Bu da son yaptığım nazarlık :) 


Nazarlıklar için kullandığım malzemeleri de göstereyim son olarak, o keçeleri artık keçelerden kesiyorum öyle kare kare, kalın keçelerle daha güzel oluyor, sonra o boncuklarla da birleştiriyorum, genelde renkli boncuklar, kum ve biraz daha bu resimde görülen büyük boydakilerle ve aralara da azcık böyle süslü cam boncuklar, bolca nazar boncuğu, aralara minik ziller vs... Ne kadar renk o kadar güzel nazarlık ;)


BONUS (Ben sana bonus olarak hiç Onur Akın dinletmedim di mi sevgili okur, ne ayıp şey! Çok severim halbuki :)
Not; Geçen posta yazdığın yorumlardan ziyadesiyle memnunum sevgili okur, aynı performansı bu posta da bekliyorum, "Güzel olmuş, ellerine sağlık" tan ziyadesini yani :) Çünkü ben sana post hazırlamakla birlikte, yeni bir post yapar gibi yorumlarına cevap yazmayı da pek çok seviyorum ;))
Dipnot: Ayıp olmuyor di mi arkadaşa her seferinde "Nazarlıkların önünde bir resim çekebilir misiniz?" demek?? Yok canım, olmuyordur, hatta dur ben bir dahakine diyeyim ki "Bi 5 dakikalık video çekebilir misiniz???" :))))
EnbiDipnot: Günlerdir yukarı aşağı taşıyorum sınav için kitapları :(( Taşıyorum, gözümün önünde tutuyorum. Hatta bütün bu keçe işlerinde tam karşımda kitaplar :(( Ben vicdan azabından ölüyorum sevgili okur :(( Dur bari çalışayım şu son üç gün :(((

5 Eylül 2013 Perşembe

EMİNÖNÜ'NDE MUTLU BİR KADIN PORTRESİ-KEÇE MAGNETLER EŞLİĞİNDE :)

Dedim ki Yıldız Boncuk'daki Murat Dikmen'e (sizin için aldığım karttan yazıyorum bu bilgileri) "Madem ki cennete düştüm, madem ki bunca mutluyum, çek bakalım fiyakalı bir poz nazar boncuklarının önünde" :) Çekti sağolsun, tee alttaki poz çıktı ortaya :) Sırf sizin için bu poz, Eminönü'ne gitmek, boncukçuya girmek bir kadını ne kadar mutlu eder şahitlik edin istedim. Belki canınızı çektiririm de siz de gidersiniz. Bu boncukçu Güvener Pasajı'nda. Bu pasajın adını bana Mehtap Abla vermişti :)
Peki en baştan alıyorum sevgili okur, dün çocuklara kırtasiye, kendime nazar boncuğu almak için Eminönü'ne gittim :) Öylesine daldım Tahtakale'ye hiç bilmeden girdim çıktım sokaklarına, önce bir keçe cennetine düştüm ki sorma, bi ucuz bi ucuz, bi güzel renkler, bi güzel, 8 renk aldım ordan, kalın keçelerden... Sonra kırtasiyelerin olduğu bölgeye gelince, "E gördün işte kırtasiyelerin yeri burası, boşver, sen önce boncukçuları bul, hem erken kapanır falan, maazallah, dünyanın sonu!" ve elbette uydum akıllı iç sesime. Ben bi Marpuççular'ı doğrultayım önce diye bakarken, bi de kafamı kaldırdım ki "Güvener Pasajı" siz deyin evren, ben diyeyim Allah yardım etti de hiç aramadan, önüne düşüverdim pasajın. Alt katına indim sonra Mehtap Abla'nın dediği gibi ve Yıldız Boncuk'a daldım, o anda eminim ki benden daha mesudu yoktu dünya yüzünde :) Evet sevgili okur, çok haklısın, resmen "Abartıyorum" ama inan ben abartmayı da çok seviyorum :)) 
Çocuklara kırtasiye, Ali Deniz'e okul çantası, suluk vs. alıp eve geldim ve yine yemek meselesi :( Nedir bu anlamadım ki, sen bunca kabiliyetli bir terazi ol, bunca yüksek sanatçı ruhuna sahip ol, tasarla, düşün, meydana çıkar sanat eserlerini ama eve gel ve yemek yapmak zorunda kal bir yandan da :( Bu hafta yemek açısından daraltıcı bir haftaydı, yaptığım yemeklerin hiçbirini ertesi güne yettirmeyi beceremedim. Neyse sevgili okur, patatesli yumurta ve mücver ile dünü de kurtardık (Evet, bugün yine yemek yok :(
Yemek sonrası sanatsal faaliyetlerime başladım ve alttaki magnetleri yaptım. Ki öyle büyük bir ikilemdi ki yaşadığım anlatılmaz. Magnet mi, nazarlık mı? Sonunda dur dedim azcık da magnetlere eğilelim, o yönden de yaratıcılığımızı köreltmeyelim ;) Aşağıdaki üç magneti yaptım :) Koca kişisine rica ettim o da arkalarına kağıt mıknatıslardan yapıştırdı :) ("Rica etmek" anahtar kelime, keşfettim ki, çok rica edince bırbırlanmadan "Olur" deyip yapıyor :)

KEÇE MAGNETLER
Bu sefer üşenmeyip içlerine biraz biraz lavanta da ekledim.
Aslında bunlardan iğnelik de olur, çamaşırların arasına koymak için lavanta torbası da olur, ille magnet olacak diye bişey yok di mi?

KEÇE MAGNETLER (TEK TEK)
Turkuaz ve kahvenin uyumuna bakar mısınız ;) Sen görmüyorsun ama arkası da turkuaz :)
Yeşilli kırmızılının kırmızı kalbini dikerken tohum işi yaptım, burdan belli olmamış ama yakından bakınca süper :) 


Araştırmacı gazeteci misali, öğretici blog sahibi olarak, sorumluluk sahibi bir blogger olarak aşamalarını resimledim senin için sevgili okur ;) Önce aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü üzere kartondan kalıplarla keçelerimizi çiziyoruz, sabunla tabii ;)
Şimdilerde ben de tıpkı annemin çocukken bize yaptığı gibi, evdekilere diyorum ki "O makasla (ki anneminkinin aynısının tıpkısı bir kocaman Singer) kesmeyin kağıtları, körlenir" :)) Şükürler olsun dedirtene ;)

Sonra böyle güzel güzel renk renk kalpler kesiyoruz ;) Ön yüzlerini başka arka yüzlerini başka diktim ben çünkü aynı boy kalplerden her renkten birer adet  vardı...
Aradaki avize de ne güzel yansıyo di mi sehpaya ;)
Sonra, en önce en küçük parçayı büyük parçaya dikiyoruz ama ondan da önce üstüne ne yapacağımıza karar veriyoruz, süsleyebilirsin, benimki gibi çocuğunun tacını heba edip üstündeki çiçeklerden dikebilirsin, kumaş parçaları koyabilirsin, boncuk, kurdele, fisto, seçenek dünya kadar yani sevgili okur :)

Bu nazarlıkların tamamını 20 TL'ye aldım, inanmadın di mi, inan inan, yeminle :)

Bu da son Yalova Seyahatimizde Tekzen'den aldığımız boncuk kutum :) Bir de bunu alınca çok mutlu olmuştum :)  Nasıl güzeller boncuklarım, nasıl sevilesi değil mi ;) 
İşte budur sevgili okur, nasıl bir mutluluk şahit oldun mu ;) 
Not: 
1- Diyeceğim o ki, boncuklarla, kutuyla, kimilerine göre eften püften, kayda değer olmayan minik minik işlerle mutlu, musmutlu olan ben :) Peki ya sen? Sen de yazsana bi sevgili okur, en çok nedir seni mutlu eden küçük şeyler ? (Hadi ama üşenmek yok, benim gibi destanlar yazan biri var karşında, interaktif ol azcık sevgili okur, yaz bi!)
2- Çekiliş linkini bir kez daha koyayım şuraya :)
http://esen-can.blogspot.com/2013/08/gun-cekilis-gunudur-e-buyur-sevgili-okur.html

BONUS
(Kuzuların sinema keyfinden ;)



Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.