"Tamam Nehircim, yarın sabah da ben götüreyim seni okula ama öbür gün olmaz, tamam mı, Buket teyzenle gideceksin?"
"Tamam anne ama Yusuf'u götürmeyelim"
"Niye kızım, tabii ki onu da götürücez"
"Anne yaaa, Yusuf'a da "Kuzum" diyosun, deme diyorum, herkese kuzum diyosun, senin kuzun benim, onlara "Yusufçum, Sahracım" de, kuzum deme, ben kıskanıyorum"
İnadına da hep ağzımdan kaçıyor :( İşimiz var Nehir hanımla, akrepliği çıkıyor mu yavaştan :) Kıskanç bir çocuk oldu ki sormayın :)
Bu sabah, okula götürüyorum, bi yandan da söyleniyorum "Bak kızım, kaç kere dedim sana, seni okula bırakınca işe geç kalıyorum, müdür kızıyor (kızmıyor aslında da öyle diyorum)"
"Anneee!!! Para mı daha önemli, senin kızın mı?" "Kızım elbette, o nasıl soru Nehir?"
"Ben okula beni annemin bırakmasını istiyorum, bak üzüldüm şimdi, kızıyosun bana sürekli, böyle üzgün üzgün götürüyosun beni okula!"
Düzeldi sonra aramız, ben yağmur çizmelerinden konuyu açınca, o da "Winx'li istiyorum, alır mısın?" deyince, düzeldi, Winx'li ama üstündeki kızlara elinle bastırınca ışıklar yanan cinsinden istiyormuş, öyle bir çizme var mı hiç bilmiyormuş ama ben bi araştıraymışım ;)
Of yarabbim, ne zor annelik!
****
Geçen televizyonda bir dizide kocaman bir bahçeli ev gördü, bana gösteriyor "Anne baksana ne güzel vileda" :))) "Ne kızım?" "Vileda işte, ne güzel kocaman ev, öyle denmiyor muydu bu evlere?" Denmiyordu, villa deniyordu ama sen hep böyle söyle :)))
 |
| Toplamda 4 "AŞK" KEÇESİ yaptım :) |
 |
Bu cupcake anahtarlığı Nehir hanım istedi, okuldaki dolap anahtarını takmak için, sevimli oldu sanki :)
AŞK'ın bir diğer hali ve yanında da mükafatı :)
(Ali Deniz her bakkala gittiğinde aldırıyor babasına ve bazen de (şükürler olsun) yarısını yemiyor :) O zaman ben o yarım çokokremi saklıyorum güzelce, çocuklar uyuyunca, işlerim bitince, finalde bi güzel yiyorum :)))
(Yok sevgili okur, sıfırdan yani açılmamış da aynı lezzeti bulamıyorum, test ettim bizzat :) |
 |
KUMAŞLARIM (Bu kumaşları hobici dükkanından aldım, size anlattığım yerden, çok güzeller, azcık pahalılar ama ne gam, ben de azcık alırım :) O perili olandan Nehir hanıma saç bandı yaptık. Bu sıralar saç bandı takmak istiyor sürekli, iki akşam ancak oyalayabildikten sonra dün akşam kesin talimat verdi, "Sabah görmek istiyorum" diye ve ben de yaptım, güzel de oldu ancak yine özensiz oldu birleştirme yeri, şöyle ki lastikli kısım için kestiğim parça küçük geldi, söktüm, tekrar bir parça ekledim o eksik kalan kısım kadar ama normal bir insan yani azcık titiz bir insan, o uzun parçayı komple söküp, yeniden yekpare bir uzun parça dikerdi. Ben çok istememe rağmen yapmadım yine, ama zaten saçın altında kalmıyor mu sevgili okur, kıymetli vaktime yazık olmaz mıydı hem? Peki, siz de bu kıymetli kumaşlarınızdan kullandıkça azaldığı için üzüntü duyuyor musunuz? Benim gibi kıyamadığınız hiç bitmesin istediğiniz oluyor mu? Boncuklara da üzülüyorum çok, azaldıkça asabım bozuluyor, bayram için Yalova'ya gidince ordan yine aynı renklerde kum boncuklardan alacağım bi sürü ;) |
 |
NEHİR ve YOL ARKADAŞI YUSUF :) Dün sabah yağmurda, okul yolunda... |
Sonra sevgili okur kalan mürdümlerden marmelat yapayım dedim, Zehra'nın tarifini denedim ama olmadı, macun gibi oldu, Allah'tan azcık vardı mürdüm.. Reçel ve marmelat işlerine hiç bulaşmamam lazım benim :( bir türlü beceremiyorum, sen dünyanın en bi güzel aşuresini yapacak yeteneğe sahip ol ama bi reçeli becereme :(( oluyor demek ki...