biliyo musunuz bu saymacayı, bilmeyenler için böyle hece hece yazdım ki, her hece de parmak saymaya devam edecek şekilde öğrensinler :)))
Ben sık sık kullanırım bunu, kararsız bir teraziyim ya hani, karar vermeme yardımcı araçlardan biri de bu güzelim saydırmaca. Bu sabah yine kullandım, sınavda, bazen iki şık arasında karar vermek için, bazen de beş şık arasında :)) Evet valla, beş şıkın beşi de aynı yakınlıkta gelir mi insana, beşini de işaretleyesim gelince, beşi de "Beni seç abla, beni seç" diye bas bas bağırınca, ben de saydırdım habire, toplamda sanırım 10 soruda saydım durdum içimden, çok umutluyum ama bakalım ;) En az %80'i doğru çıkmıştır bu yöntemle (lütfen çıksın Allahım!) çıkmazsa artık normal insanlar gibi ders çalışma yöntemini seçmem lazım :( Ya da AÖF beni yani güzide bir öğrencisini kaybedecek :)
Ya da Elif'e daha çok baskı yapsam, "Yahu bırak artık millete Reiki (R2 mi yazılır, reyki mi desem, nedir bunun doğrusu!) göndermeyi de, bütün hepsini- ne varsa stokta tamamını bana yolla, bütün kanalları açtım, büyük bir açgözlülükle bekliyorum, yolla ki sınavların anasını ağlatayım" desem. Yollar da valla, bi senedir falan yapıyo reykiyi, hiç bıkmadan usanmadan, yakın çevresinden başlayıp, taaa Van'daki ihtiyaç sahibi birine kadar cümle aleme hem de :))
İlk öğrendiği zamanlarda köydeyiz, manzara şu: Akşam vakti, annem uzanmış koltukta, belinden şikayet edip duruyo, Elif hemen apartta "Ya sana reyki yapayım anne dur, hemen geçer" Annem "Kızım onunla olacak şey mi bu, dinlenmeyle geçer, fıtık var!" Elif kararlı, inatla yolluyo enerjilerini ama çok somut bi değişiklik yok annemde, bi mucize gerçekleş(e)medi gibi :)))
Ben ayağımı vurdum sandalyenin kenarına, ama feciii parmakları ayrılır gibi vurur ya hani insan, yıldızları sayar ya hani, hani beyni ile kalbi ayağının serçe parmağı oluverir ya bir anda, işte tam öyle. Ağlamak üzereyim acıdan, Elif "Aaa, gel hemen uzat ayağını, çıkar çorabını bi reyki sana da!" Amaninnn, nasıl oldu yahu, geçti gibi ağrı. Bilemedim yani, faydalı bişeydir mutlaka ama hani kesin söyleyebileceğim bir zararı olmadığı kanaati hasıl oldu bende :) Şimdilerde başım ağrıdı, zırrrr Elif, çocuk ateşlendi zırrrr Elif, önemli bişey bekliyorum bi gelişme gibi, bi güzel şey gibi zırrrrr hadi onda da Elif :))) Ben atladım diyelim aramayı, o anda aklıma gelmedi, Elif de bir fırça, sormayın gitsin "Kızım niye aramadın, saat kaç olursa olsun ara diyorum sana, ben reyki gönderirdim hemen, zaten gece daha iyi oluyo enerji akışı, gece 11'den sabah bilmem kaça kadar"(o biliyo da ben diyemedim şimdi!) Yuh be kızım, işin gücün yok gece yat uyu, hiç mi üşenmiyosun sen, sen kimin ablasının, sen bunlara böyle iştahla dalarken bende bunların bir kırıntısı bile niye olamamış, niye kuzey ve güney kutbu kadar zıtız bu konularda, hayret ki ne hayret!
Köyde yaz tatilinde Elif böyle reykiye sarmışken, sürekli bir enerji transferiyle meşgulken, meğer Nehir hanım da öğrenmiş teyzesinden usulünü ya da el almış diyeyim :))) Geldik İstanbul'a, boynumun çok ağrıdığı bi anda, uzatıverdi minik ellerini boynuma, anne reyki gönderiyorum sana, suratında da bir tuhaf ifade :)))
Var mı sizin de ihtiyacınız, sakın çekinmeyin lütfen, zevktir Elif için :)))
HAMİŞ 1: Kızma şekerim yaaa, takılıyorum :))) İstekleri bilahare iletirim sana ;)
HAMİŞ 2: Bi tekerlemeden nereye geldim, sap(ıt)tırdım yine konuyu, çok pardon asıl bişey soracaktım ben size, hani bi şarkı vardı biz çocukken, hani köyde söylerdik (bizim köylüler duydunuz mu?) "Arabistaaaan buğdaylarııı, severler sevdiğiniii, kız seni almaya geldim, halini sormaya geldim....." nedir bunun devamı bilen var mı içinizde, bulamıyorum, çıkaramıyorum :(
