cüzdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cüzdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2017 Perşembe

2017'den Bana Kalanlar...

2017 bitiyor, size "İyi seneler" ve hatta "Şahane bir 2018" dilemek için geldim. Hepimizin gönlünce olsun yeni sene, dileklerin en başına elbette sağlık, sonra huzur, sonra bereket, sonra da kendi adıma bolca ürettiğim bir sene olmasını koyuyorum :)
2017'de ne çok çalışmış, ne çok ve ne de güzel üretmişim ispatı aşağıda ;)
Şuracıkta dursunlar ki yok olup gitmesinler, canım bloğum saklasın  2017'den bana kalanları...
Sağlıcakla ve muhabbetle sevgili okur...



7 Aralık 2015 Pazartesi

KEÇE CÜZDANLAR VE KISA SAÇLI BENDENİZ ;)

Cüzdanlara devam, yakma çiçeklileri topladım önce bir araya ;) Ne zarifler di mi, yok, benimle alakası hiç yok, bu zarif çiçekleri nereye koyarsanız sonuç mutlaka güzel olur zaten ;) 
Yakma çiçek yapımını anlattığım Youtube videosu için tıklayın. Kanalıma abone olmayı unutmayın. 

Bunlar da kokinalı grup :) Onlar da çok güzel di mi, yok bunların güzelliğinin de benimle zerre ilgisi yok çünkü kokinalar fıtratları gereği çok özel ve güzeller :) 

 O değil de ben diyorum ki, bana ig'den soranlara, bunları nasıl yaptığımı, püf noktalarını isteyenlere, tarif, yöntem dileyenlere telefondan cevap yazmak çok zor geliyor. Sizlerden de zaman zaman merak eden, sorup öğrenmek isteyenler oluyor. Hiç usta değilim bu işte biliyorsunuz, hep söylüyorum gayet amatör ruhla, daha çok da el yordamıyla geldim bu zamana, çok da yolum var elbet ama fikrimi soranlara nacizane bildiklerimi anlatmak; 


hem malzeme, hem yapılış konusunda fikir vermek, tarif etmek benim için büyük zevk. 

Bildiklerim, ancak onları paylaşırsam, başkalarına faydam dokunursa anlamlı. Yoksa ziyanlık... 

Elbet bunlar benim fikirlerim, paylaşmak istemeyen, sırrını söylemeyen, yeteneklerini, yaptıklarını, tecrübelerini aktarmak konusunda ketum, belki biraz da cimri olanlara hiç diyecek sözün yok... 



Bu manada diyorum ki, ben bu yaptıklarımı, anlatsam kısa videolarla. Youtube'da kanal açsam kendime (ki bu doğru bir tanımlama mı ondan bile bihaberim ve bu işleri de -henüz- hiç bilmiyorum ama öğrenirim!) 
Keçe cüzdan yapımını anlattığım 
Nitekim kanalı açtım, Youtube videosu için tıklayın. Kanalıma abone olmayı unutmayın. 

Ne dersin Sevgili Okur, izlemek ister misin beni youtube'da?  Misal bir gün cüzdan yapımını göstersem, bir gün yakma çiçek, başka bir gün şu üstteki kedilerin fiyonklarındaki tombul yuvarlakları nasıl yaptığımı mesela, ya da desenleri keçeye nasıl aplike yaptığımı göstersem? 

Yarar mı işine? Deneyelim mi bi? Sanki güzel olur gibi geldi bana!

Olmadı vazgeçeriz ;) "Ben o sözden caydım" der vazgeçerim baktım beceremedim ;) 

Araştıralım öyleyse azcık bakalım ;) 

Operasyon başarıyla sonuçlanırsa sana derhal bildireceğim, söz :) 


Saçımı mı merak ettin? Aşkolsun yahu, kötü olma şansı var mı ;) Süleyman kesti bi kere :)
Ve ben yine çoook beğendim, yaşasın kısa saç :) 
Mutlu Haftalar olsun diyelim o vakit :)
Esenlikle, mutlulukla...

26 Kasım 2015 Perşembe

ADINI SEN KOY....

Nedir en doğrusu, kendini tüm benliğinde ailene, çocuklarına adamak mı, yoksa onlar sen mutluysan mutlu zaten deyip, kendini ne varsa keyif aldığın onlara adamak mı? Misal 43 yaşında, iki çocuklu, çalışan bir kadın, çocuklarından çaldığı zamanı yüksek lisans okuyarak mı geçirmeli, üstelik çok da işine yaramayacakken? Kariyerine! bir artısı olmadığını bile bile, sırf kendisi istedi diye, eksik kalan bir şeyleri tamamlarken kendisinin de tamamlanacağını düşünerek yapmalı mı bunu?
Çok güzel sofralar kurmak yerine, her gün yeni, değişik yemekler denemek yerine, pratik şeylerle günü kurtarmaya çalışarak geçirirse, ordan arttırdığı vakitte de içinden geldiği gibi, pardon kalbinden geldiği gibi keçeye, incik boncuğa, çiçeğe verirse kendini? Bencillik midir bu? Çocuklarını çok ama çok severken, onlarla geçirdiği "kaliteli" zaman pek azken mesela vicdan yapmalı mı bunun için? Yoksa ama ama benim annem? Ya benim annemin babamın -bilmeden- bizden esirgediği, esirgemek zorunda kaldığı kaliteli -hiç böyle bir sıfat yokken zamanlara dair- zamanlar ne olacak mı demeli? Yok bunların hiçbirini dememeli bence, bence böyle de, ben senin fikrini merak ediyorum Sevgili Okur? Elbette anneliğin, eşliğin, ev kadınlığının, çalışan kadınlığın standardının olmadığını biliyorum ama belki kendime benim gibi düşünen, bana kendimi daha iyi hissettirecek birilerini arıyorum?
İçinde bulunduğum yaştan, bu yaşın bana getirdiklerinden, Rabbimin bana verdiklerinden ve vermediklerinden öyle razı, öyle şükran dolu  bir dönemimdeyim ki, yukarıda yazdıklarım benim içinde bulunmaktan, yapmaktan ya da yapmamaktan, belki biraz bencillikten öyle mutlu olduğum zamanlar ki...
Kompozisyonumun anafikri -bir kez daha- şu olsun öyleyse "Mutlu anne= Mutlu çocuk ve aile"
Rabbim bozmasın diyeceğim ama aslında biliyorum ki bunu bozan genelde "kul"... Kem gözlerden, nazarlardan uzak olalım inşallah...
De haydin bakalım neler çıkmış ortaya bu aralar :)
(Yaptıklarımdan ilham alanların bol olması dileğiyle)


KEÇE CÜZDAN
Bir kısmı Öğretmenler Günü hediyesi olarak verildi, bir kısmı satıldı, hiç kalmadı elimde :( 

KEÇE ÇANTA
Ali Deniz'in sınıf arkadaşına doğum günü hediyesi olarak yaptım. Mıknatısları nasıl kamufle edeyim diye düşünürken metal tokalardan söktüğüm bu fiyonklar geçti elime :))

ÇİÇEKLİ TOKA
Sonbahar gibi... 

SAÇ BANDI
Deneme bir-kii :) Nehir kaptı bile :)

HELLO KITTY
(Ayrıntılı yapım videosu şurada, Youtube kanalıma abone olmayı unutmayın :)
Instagram'da dediğimi burda da tekrarlayayım, insanlarda olduğu gibi, kedilerde de altın oran mutlaka var. Bu Hello Kitty'lerin burnunu, gözlerini yerleştirmek, bıyıkların yerlerini belirlemek en zor kısım,  kimi zaman tombul, kimi zaman ablak oluyorlar...

KEÇE DİNO
Bu minik dino da yine Ali Deniz'in okulundaki küçük yaş guruplarından Tuna'ya doğum günü hediyesi oldu :) 

KEÇE CÜZDANLAR
Ve canımın içi kokinalarla süslü cüzdanlar, siparişlerdi, gittiler. Bolluk, bereket getirsinler sahiplerine... 

ÇİÇEKLİ TARAK TOKA
Tarak tokaları çok zarif buluyorum. Yaptığım taçları, tokaları kimler, nasıl takar, değerlendirir hep meraktayım. Bu fotoğraf bu manada iyi geldi, pek çok yakışmış :) İki taraklı tokanın yanyana takılmasıyla çok da zarif bir gelin saçı olmuş :) 

ÇİÇEKLİ TOKALAR
Bunlar da son posta :)  En çok kış temalısını sevdim ben :) 
BONUS
Bizim evden ödev yapan çocuk modeli :) 


Kal sağlıcakla sevgili okur, şimdiden musmutlu geçsin hafta sonun :)

9 Kasım 2015 Pazartesi

ALİ DENİZ'DEN İNCİLER, Ve SAİRE...

Kapıdayız, montunu giydiriyorum, diyor ki;
"Anne bu derimont di mi?
"Evet oğlum, derimont"
"O zaman içinde de kemik var!"
:)) "Yok oğlum içinde kemik falan"
"E derinin içinde kemik var ama"
"Oğlum o deriden değil bu, suni deri" (kabul bu pek uyduruk bir cevap oldu ama kapıdayız ve çıkmak üzereyiz!)
"Yani içinde su var?"
Yok artık çocuğum yaaa :))
******
Ali Deniz uyumak üzere, soruyor bana yatağında;
"Anne uyku bandı olmayanlar gözlerine salatalık takar di mi?"
:)) Takar tabii de, uyku bandı yerine değil evladım ;)

Sıcak sıcak Ali Deniz'den İnciler  ;)

Unutmamlalı di mi? Küslükleri, kaprisleri, hırçınlıkları değil ama bu komiklikleri unutmamalı...
Ders yapıyoruz, soru söyle "Rüzgarlı bir günde..... " devamını Ali Deniz uyduracak.. Hadi oğlum söyle bakalım, Rüzgarlı bir günde? Ali Deniz cevap veriyor: 61 :))
Boyama yapması lazım, yoruluyor anında, bırakıyor, kaçıyor, masanın altına giriyor, Allahım bu çocuk seneye 1. sınıf olunca napıcaz acaba çok merak ediyorum... Mevsimlerle ilgili resim yapacak, kışa kardan adam yaptı, süper! Sonbahara? Ona da kardam adam, niye oğlum, "O zaman da kar yağmış azcık, kardan adam yapmışlar!" e mümkün tabii ;))

Büyüyorlar, deli gibi büyüyorlar, inanmazsan bak aşağıdaki Ali Deniz fotoğraflarına, bak Nehir'le bana?

NAZARLIK
Neredeyse bütün boncuklarımı yuttu :( Sap kısmını farklı yaptım bu kez, çok da sevdim ;) 

NAZARLIK
Çengelli iğneli ;) 


KEÇE CÜZDAN

KEÇE CÜZDAN

KEÇE GÖZLÜK KILIFI

YILBAŞI TEMALI KAPI SÜSÜ
Ali Deniz'in okuluna gönderdim ;) 

YILBAŞI ÇANI
Bu dev çanı geçen kış sonu Zara'dan almıştım, üstüne yaprak ve kokina ekledim

Bu da çanlı sarkıt ;)
Yılbaşı havasına çoktaaan girdim ben ;) 
BAYKUŞLU PANO

ALİ DENİZ- minicikken- Mutfakta :) 

ALİ DENİZ -şimdilerde- Mutfakta ;) Ne tesadüf ki iki fotoğrafta da portakallı kek yapıyor :) 

NEHİR KUZUSU İLE GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ... 
O vakit mutlu haftalar dileyeyim ben sana ;)
Kal sağlıcakla...

11 Kasım 2014 Salı

Sonbahar getirdim sana...


"Sen acıma, 'Allah acısın' derler ama billahi çok acıyorum İstanbul dışında bir memleketi olmayan dahası bir köyü bile olmayanlara :(( Her bayram, her tatil, her hafta sonu İstanbul'a ya da büyük şehre mahkum kalmak fena bir duygu sanıyorum! Sanıyorum zira o duyguyu hiç tatmadım çok şükür :)) Her fırsatta kendimizi atacağımız bir bahçe var orda! Bu hafta sonu da o bahçenin tadını çıkardık dibine kadar ;) Ve ben bencil bir insan olmadığımın nişanesi olarak; boynu bükük, memleketsiz, köysüz arkadaşlara bir hediye getirdim :) İçinden hardallar, sarılar, turuncular, kahveler, acı yeşiller, kızıllar, bakır kızıllar fışkıran bir paket bu, buyur öyleyse, sonbaharın tadını birlikte çıkaralım :) 


Trabzon Hurması
Henüz tam olmamış, insanın ağzını buruş buruş yapıyor ama ne gam ben zaten pek hazetmem kendilerinden ;) Ama hakkını teslim etmek lazım gayet estetik bir meyve ;) 

Bahçenin Kasım mahsulleri
Muşmula varmış bahçede, hiç bilmiyordum. Ne çok yerdik çocukken. Rahmetli teyzemin bahçesinde çok olurdu. Bu resimdeki haliyle değil elbet, iyice olgunlaşmış, neredeyse çürüyecek hale gelmişken mis gibi olur muşmulla :)
Mandalinalar olgunlaşmış, çocuklar çok yedi, bir de tatlı :)
Sonra kocayemiş de varmış bahçenin en altında, onu da atlamışım bak :) Bu sefer yedik ama bi sürü, nasıl güzel bir meyve o da, sen bilir misin sahi kocayemişi ;)
Bir de öbür minik hurmalardan vardı, onlar da nefistir bak ;) 

Mandalinanın yanındaki zeytini görebildin mi? Annem bahçenin zeytinlerini itinayla hazırlar bizim için, nasıl olur o yeşil zeytinler biliyor musun, böyle çerez gibi yersin sen onları, işten gelirsin, yemek yapana kadar azcık enerji versin diye sade sade atarsın ağzına, hızını alamazsın sonra, bir bakmışsın dünyanın zeytinini yemişsin. Zeytinlere kıydılar, 6 bin zeytin kesilir mi, kestiler. Yerine yenilerini diken ellere "Sen kesersen, biz yenilerini misliyle dikeriz" diyenlere bin teşekkür. Kolay yetişmiyor ki ağaç dediğin, meyve vermesi için yıllar lazım. Zeytinlere kıymayın (efendiler diyesim var ama efendi olan kıymaz ki zaten, önünde eğilir saygıyla...) 

Kasım Gülleri 

Ben zaten köyde doğdum, ilkokula kadar da köyde yaşadım, sonrasında da hep bir ayağımız köydeydi. O yüzden çok şanslıyım ama şimdilerde en çok çocuklarım için seviniyorum. Çok şükür onların da bir köyü var diye, dalından yiyebildikleri sağlıklı, çeşitli sebze ve meyveler hep onların emrine amade diye...
E Yalova'ya gidince kızlarla buluşmak farz gibi artık :) Birkaç saatliğine de olsa çok güzeldi yine sohbet. Bu sefer Renkler ve Huzmeler'den Gülaycığım da katıldı bize, ne iyi etti :) 
********


KEÇE ÇANTA
Yılbaşı temamıza uygun olarak bir çanta yaptım geçen hafta, sana göstermemiştim di mi, sana göstermeden hiç olur mu sevgili okur ;) 


KEÇE ÇANTA VE KEÇE CÜZDAN
O cüzdanı göstermiştim ama bak nasıl da takım oldular, bir daha gör istedim :) 
Yılbaşı heyecanı güzel şey, hiç bitmesin... 

YAKMA ÇİÇEKLİ KEÇE ÇANTA
Ve bu çanta da köyden Melek için :) İçimden geldi hediye ettim ona ;)
Önceden böyle çok güzel şeyleri vermeye kıyamazdım ama artık biliyorum ki ben istersem yine yaparım, aynı güzellikte ve hatta bazenleri daha da güzellerini bile :) O yüzden artık hiç tereddüt etmiyorum hediye verirken. "Veren al, alan elden daima üstündür" hadisini de hiç unutmayarak... 
HERCAİLER
Sonra bu hercaileri yaptım dün akşam. Böyle kalın keçeyi kurşun kalemle çizerek, itinayla keserek. Ortalarına da minik sarı kum boncukları dikerek... 


KEÇE CÜZDAN
Sonra o menekşelerimi yaptığım cüzdanın tam mıknatıs gözüken orta kısmına böyle birbirlerine yaslı yaslı yapıştırdım sıcak silikonla.
Ve sonra dedim ki "Evet vermeli insan, tereddüt etmeden vermeli ama nasıl kıyayım size güzelim hercailer, benimle kalın sonsuza dek!" :)) 

********
Not: Sonra çok mutlu oldum ben, gördüm ki benim ayrıntılı tarifimle aşure pişiren ve dikkatinizi çekerim, motivasyonumla buna ilk kez cesaret eden arkadaşlar sayesinde pek çok mutlu oldum :) Instagram'dan paylaştılar, teşekkür ettiler ama bilmiyorlar ki asıl teşekkür etmesi gereken benim :) Allah kabul etsin ;)
Dipnot: Bu yaptığım her şeyi ilkin instagram ve facebook'ta beni takip edenler görüyor ama sen sakın gücenme bu duruma, onların şahit olduğu prova :) üstelik de sözsüz prova, asıl galaya gelen, davetli olan sensin :) Vallahi sensin ;)
Enbidipnot: Köyün yoksa gel sen de bizim köylü ol, dert ettiğin şeye bak sevgili okur! Yazarım sana adresi, bahçeye gider, kendi bahçenmiş gibi, dalından yer, çeşmesinden içer, çardak altında bir güzel keyif yaparsın ;) Üzülme sakın, sakın...

KAL SAĞLICAKLA...

10 Mart 2014 Pazartesi

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANLARI AMA Bİ SÜRÜ, KABAK TATLISI, YUMURTALI EKMEK, KEÇE ÇANTA, KEÇE KUTU, KEÇE TAÇ, BALKABAKLI KEK VS.....

Dedim ki "Gel de bana çıraklık yap hafta sonu, çok işim var" "Tamam" dedi sağolsun. Geldi de ama yapamadı maalesef, beceremedi :( Battaniye dikişini de yapamadı, güzel de kesemedi. Sen söyle sevgili okur, her yaptığının üstünden geçtikten sonra ne manası var çırak tutmanın... Kendi işime mi bakayım, çırağın hatalarını mı düzelteyim? Yok, maalesef bu çırak gelecek vaadetmiyor! Vazgeçtim ondan...
Ne yapacağım peki? Ben kime el vereceğim, sanatımı-zanaatimi kime öğreteceğim. Benden sonra kim devam ettirecek adımı, kime diyecekler "Battaniye dikişinde fenomendir!" diye? Haklısın, ben de en başta çok kötüydüm, zamanla böyle oldum, yani böyle mikemmel battaniye dikişi yapabilen bir sanatçı'ya dönüştüm ama... Aması olmadı işte, Elif beceremedi çıraklığı, ben de dedim ki "Anlatayım nasıl yapacağını da paketleme işini yap bari. başarırsan moralin düzelir hem!" Yaptı sağolsun, 12 tane paketi layıkıyla hazırladı. Aşağıda gördüğünüz üzere ;) Teşekkür ederim kendisine ama şimdi ayıp da etmeyeyim ablama, gönlünü kırmamayım, "Elif yahu, evde çalış azcık, vereyim sana keçe ve ip, evde battaniye dikişi çalış sen bir müddet- ben diyeyim 6 ay, sen de bir sene kadar- sonra yine değerlendiririz, bakalım bi elin kırılmış mı, yatkın mısın bu işlere, öyle karar verelim" ;)
Sahi var mı senin şöyle "Eti senin, kemiği benim" cinsinden tanıdığın bir çırak, bi yetiştireyim ben onu :))
**********
Bazen böyle oluyor, bir minik hafta sonuna dünya kadar iş sığıyor. Yani dünya kadar derken küçük küçük işler elbet... Başlayalım mı?
Sevgili Hocam için iki telefon kılıfı yapmıştım ya hani, onlara ek olarak 10 tane de cüzdan istedi benden, evde 4 vardı, 6 yeni cüzdan daha yaptım, onlarla başlayalım hafta sonu mamüllerine...


KEÇE CÜZDANLAR
Hepsi birarada nasıl da şekerler di mi ;) 

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
(Ağaç yapayım dedim ama ağacın elmalarını boncuk yerine tohum işi tercih ettim ;)

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Minicik tomurcuk güllerle...


KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Dükkan'da
Sırtında eviyle bir minik kaplumbağa ;)

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Dükkan'da
Ve yaptığım motifler ne çok işe yaradı
KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Dükkan'da

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Dükkan'da


******
Bu keçe taç ile kutuyu Nehir'e hazırladım. Hanımefendinin tembihidir, kendisinden başka hiç kimseye bu modeli yapmayaymışım, ona özel olsunmuş. Hatta internette de paylaşmayaymışım ki, arkadaşlarının anneleri görmesinlermiş ;) Duydunuz mu arkadaşlarının anneleri :))) 
KEÇE TAÇ
Çiçeği bu sefer iki renkli yaptım. Yine aynı yöntemle ama bu kez ciçeğin ortasını en son değil de ilk başta yaptım. Bütün çiçeklerde böyle yapıyorum artık, daha pratik oldu ve çiçek bittiğinde de dikmek yerine slikonla tutturdum. Bunları da söyleyeyim sana sevgili okur ki, ben neyi pratik yapıyorsam sen de bütün sırlarıma vakıf ol ve kolaycacık yapabil diye :) Sonra da gidip o postu düzeltirim artık.
İki renkli yapabilmek için de aynı boyda iki yuvarlağı kestikten sonra sararken birlikte sardım, azcık zor oldu ama oldu :)
Ne diyosun peki? 

KEÇE KUTU
Kenarlarını incilerle süsledim ;) Battaniye dikişini yaparken ekledim incileri... 

Cüzdanlar ve telefon kılıfları toplu fotoğraf çekimi...
Önce boy boy yuvarlak kestirdim çırağa (neyse ki bunları başarabildi!)  sonra ortalarını kafama göre süsledim. sonra silikon tabancası marifetiyle çiçek haline getirdim ve sonra da Nehir'in toka kutusuna güzel güzel yerleştirdim. Gelecek projelerde göreceksin zaman zaman bu zarif çiçeklerimi...

KEÇE ÇANTA
Dükkan'da
Ve bir de böyle bir çanta, bu sefer kenarlarında ek kumaş yok, iki parçayı birbirine diktim. Bu çiçekleri uydurdum.
Zarif oldu bu çiçekler sanki :) Çanta gibi de olmadı sanki, tablet kılıfı gibi bişey oldu bu :( Büyüğünü yapayım...
******
Hadi itiraf et sevgili okur, içinden içinden "Bu kadının hiç işi yok herhalde evde hafta sonları, keçeyle bozmuş!" dedin mi demedin mi? Dedin di mi, e peki o zaman bu aşağıda gördüklerinden sonra mahçup oldun mu olmadın mı (samimi cevap istiyorum yalnız!) :))) De be sevgili okur, ne geliyorsa içinden onu de, kabulümdür, zaman zaman neler demiyoruz ki içimizden, ben de sen gibi değil miyim ki hem???
KABAK TATLISI
Kocaman bir balkabağımız vardı bizim. Teee yazdan kalma, babamın köyde yetiştirdiği kabaklardan biri, kurbanlık koyun gibi kesileceği günü bekliyordu balkonda. Şükürler olsun o gün geldi sonunda. Koca kişisi testere marifetiyle doğrayıverdi ve nasıl güzel bir şey çıktı ortaya anlatamam :) 


Hürriyet Cumartesi ekinde yazan Refika Birgül var ya, o benim arkadaşım gibi oldu artık, Cumartesi günleri ilk onun sayfasına bakıyorum, merak ediyorum. Verdiği tariflerden ziyade anlatımına bayılıyorum. Bu yumurtalı ekmek fikrini aklıma o soktu, yapıverdim ben de pazar kahvaltısı için :) Çocukluğumuzdaki gibi oldu aynı, annemin yaptığı gibi :))  Ahali bayıldı, bir dahakine daha çok yapacağım, ekmekleri bayatlatıyorum şimdiden :)))
Yalnız sevgili okur, tarifteki gibi üç yumurtayla yaparsan bir ekmeğe yetmiyor. Ben pastırma ve peynir kısmını es geçtim, zira pastırma bize uzak bir yiyecek...


BALKABAKLI KEK
Ali Deniz'e yaptım pazar gecesi 11 sularında, pazartesi ödevi olarak ;)
Bildiğin kek, bilmediğin içine kabak tatlısı koymam :))) Süper oldu, süperr...

Kadınlar Günü kutlaması için işyerinden Gül hanım hazırlamış bizlere bu güzel sürprizi... Ben bayıldım, nasıl zarif, nasıl ince bir hediye, ellerine sağlık...


Ve hediye paketlerimiz
İlk iki karedeki paketler için Elif'e çok teşekkürler ;)
Sence ben kariyerime hediye paketçisi olarak mı devam etsem, çok hoşuma gidiyor çünkü, çoook... Kendimi geliştireceğim bu konuda ve yaptığım paketleri de senin takdirine sunacağım :)))
Sondaki paketin içinde ne var merak ettin di mi, aşağıya koyayım onu da o vakit, bir minik cüzdan daha...

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Bunu "şirin" bir arkadaşıma hediye yaptım...

*************
Cumartesi  sabahtan bir işim vardı, kariyerimle alakalı :))) İki saat kadar sürdü, sonra akşamüstü çıktık ailecek, gezdik, alışveriş yaptık, dışarda yemek yedik bunu da belirteyim yani. Hayatta keçeden mühim işler de var sevgili okur ve bu fakir kulun da bunun gayet farkında :))))
*********


Not: Çocukları uyutmanın bir yolunu buldum. (Evet yahu, Ali Deniz uyusun diye yanında yatarken, ille Nehir de koşa koşa geliyor yanımıza!) Diyorum ki, "Önce gözünü kapayana, hiç açmayana ve uykuya dalana yarın  sürpriz var! Sonra olay şöyle gelişiyor. Ali Deiz "Anne, bak" gözlerini işaret ediyor, kapalı gözlerini" "Aferin oğluma", "Ali süpizz" "Evet oğlum, Ali Deniz'e sürpriz var yarın!", "Dehir süpizzz" "Ona da var annecim, bak kapamış gözlerini" Ali Deniz pek mutsuz, bazen de diyorum ki "Nehir'e yok sürpriz, bak uyumamış hala" Ali Deniz pek mutlu, ama bu yöntem pek iyi bir yöntem değil sanırım, aramızdaki bu diyalog yaklaşık 10 kez sürüyor, "Ali Deniz'e sürpiz yok, uyumadın çünkü" diyorum kıyamet kopuyor, "Süpiz, süpiz, süpizzzzzzz!" diye yırtıyor kendini, var mı bildiğiniz başka bir yöntem, hem zaten rüşvet fena bir şey değil mi  ;)

E O ZAMAN İYİ HAFTALAR HEPİNİZE SEVGİLİ OKUR, KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN, BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN.....

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.