16 Nisan 2014 Çarşamba

YAŞA SEN AMA "ÖLESİYE YAŞA" SEVGİLİ OKUR...

O kadar çok almana gerek yok, Çarşamba günü yine var pazar, olmadı Cumartesi de…  Taze taze alırsın. Ama gittiğinde ilk önce mutlaka köylülerin tarafına uğra. Köylü kadınlar bahçelerinden toplayıp getirdiklerini satıyorlar misler gibi, ilk önce onları dolaş, onlardan al alacaklarını, unutmadan bir demet de çiçek al onlardan, İstanbul’da aldığının üçte bir parasına, her hafta bir kez mutlaka al bir buket çiçek...
Evle pazarın arası 5, bilemedin 7 dakika. Pazara giderken yanına mutlaka kırmızı puantiyeli pazar arabanı al, hem havalı olursun, hem de yorulmazsın. 
Pazardan dönüşte yerlerine yerleştir pazarlıkları başka hiç bir işe bakmadan doğru sahile... Sahil dediğin ne ki, 2 bilemedin üç dakika... Git bir güzel çay iç balıkçılarda, yanında eşin,  de ki ona "Ne iyi ettik de geldik buraya!"... Al gazeteni de oku misler gibi. Arada da Evim dergisi al yanına,  de ki "işte hayalimdeki hobi odası şöyle bişey, baksana bi!" denize karşı püfür püfür, senden güzeli yok o anlarda...
Sonra bisiklete binersin belki, şehri baştan sona kaplayan bisiklet yolları ne güne duruyor? E bisikletin yok diye niye dertleniyorsun, bedavaya senin bisiklet işte, kullan, koy yine aldığın yere...
Şehri bir baştan bir başa gezmek istersen sana yeminle 20 bilemedin 30 dakika! Yürüyerek tabii, arabaya ne hacet... 
Çocukları okuldan al sonra, yani ufaklığı, senin de gittiğin ilkokuldan, bahçede bekle, koşarak, uçarak atlasın kollarına, eve gidin güzelce, ev dediğin ne ki, okulla arası 3 bilemedin 5 dakika.. Arada başka yollardan götür oğlanı, başka başka sürprizler keşfedin birlikte, hem ne kadar uzatırsan uzat, okul ve ev yolu en fazla 7 bilemedin 10 dakika.. Kız mı, e o artık liseli zaten, yürüyerek gider okula, "korkmak" mı, yok canım, 7 bilemedin 10 dakikalık okul yolu zaten, hem unutma burası senin memleketin, bi damlacıkken sokaklarında korkusuzca oynadığın, kendi başına nerelere güvenle gidebildiğin memleketin, bırak biraz kızı, serbest bırak ki özgüveni gelsin... Kız da büyüdü zaten, okul çıkışı arkadaşlarıyla takılmak ister, sahildeki kafelerde buluşmak, görüşmek ister. Elbet görüşsün, sen az mı vakit geçirdin kafelerde, pastanelerde??? Unutma, sen ne yaptıysan, misliyle yapmak onun da hakkı... Hem anne-kız sır kafenize de gidin arada arada, sana anlatacakları vardır elbet kuzunun, sadece sana anlattığı sırları, bazen de senin ona elbet... 
Sonra akşam olsun, ailecek kebapçıya gidin, misler gibi lahmacunları, kebapları yiyin afiyetle, kebapçı dediğin ne ki, 2 bilemedin 4 dakika... Ordan sahil zaten iki adım, dondurmaları alın elinize, yürüye yürüye, yediklerinizi sindire sindire, sahil boydan boya sizin. Kendinize hedefler koyun, bugün Donanma'ya kadar yürüyelim.. Yok yok bugün biraz daha fazla, mendereğe kadar....
Günler uzun ki ne uzun, yemeği koymuşsun, işler güçler bitmiş, sen televizyonu hiç açmamışsın ama radyon her daim seninle... Bir elinde keçe, bir elinde etamin, bütün malzemelerin emrine amade, kafana göre takılıyorsun, bu şehre döndükten sonra senin ilham perileri bir hücum etmiş ki kalbine, sorma. Ellerin de bir itaaatkâr bir çalışkan ki hiç sorma... Arkadaşların gelmiş, liseden sevgili, canın arkadaşların, Nurcan gelmiş, Hülya gelmiş, kankan Arzu'n da gelmiş, birlikte hem sohbet edip, hem imece usulü bir sürü işler çıkarmışsınız...
Daralmışsınız arada, çayları koymuşsunuz da, içinizden biri Efsane Fırın'a gidivermiş, fırın dediğin ne ki, 1 bilemedin 2 dakika, kapmış bütün yeni çıkmış ne varsa fırında, kekler, pastalar, tahinli pideler...  Kilo mu yok canım, yürüyerek gidiyorsun her yere,  sabah akşam spor yapıyorsun ya, kilo mu kaldı! Bütün pencereleri açmışsınız, misler gibi hava, siz balkondasınız, e hayat  balkonda güzel...
Sık sık köye git, ananeye, dedeye, çocuklar mis gibi dağ havası alsın, bahçede yuvarlansın, dalından yesinler yahu bütün meyve sebzeleri, sen izle, seyret ve kaydet o güzel anları...
Kış olur bırakırsın çocukları ananeye dedeye, sen koca kişisiyle baş başa takılırsın azcık, misal iki-üç günlük kısacık tatiller ayarlarsın, Safranbolu olur, Kapadokya olur, Amasra olur, paşa gönlün nereye isterse oraya gidersin...
Misafirlerin gelir bol bol, Bursa'dan, İstanbul'da bıraktığın dostlardan, güler eğlenir "İyi ki geldiniz!" dersin... 
Yaz olur, atlarsın arabaya, çoluk çocuk yallah denize, kah okur, kah uyur, kah yüzersin misler gibi. Denizin üstünde kıpırdamadan yatarsın, yüzün güneşte, sırtın serinde.. Çocuklara seslenirsin ara ara "Çık artık sudan, üşüyeceksin, gel kurulayayım seni, yağ süreyim yüzüne!" Ve sık sık dersin ki "Şükür yarabbi!" "Şükür bugünümüze..."
Böyle böyle geçer gider günleriniz. Onca yıl- teee lise sonda stajla başlayan onca yıl- çalışmadan sonra, şimdi devir -hayattan emekli etmeden kendini- "Emeklilik" devri... Sen tadını çıkar, bir daha mı geleceksin bu dünyaya sevgili okur, sen doyasıya yaşa, "ölesiye yaşa" e mi... 




27 yorum:

  1. Öyle bir yerde yaşama hayali hepimizde var sanırım Esencim. Bunu emekliliğe bırakma zorunluluğu acı olsa da yine de hayali bile güzel. Dilerim istediğin hayata tez zamanda kavuşursun. Ben ne mi istiyorum. Ben iyiyim böyle sanırım. O dinginlik, rahatlık, huzur benim bünyeme fazla geliyor. Alışmışım koşturmaca içinde yaşamaya. Maksimum 2 bilemedin 3 hafta :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü Juliette, öyle yerler çalışmadan yaşamak için, iş alanları kısıtlı, verilen ücretler çok ama çok az.. E bize de haliyle emeklilik hayali kurmak kalıyor. Sen hep büyük şehirlerde yaşadıysan böyle düşünmen normal, yani böyle daha sakin bir hayatın bünyene fazla gelmesi, çünkü burada yani İstanbul'da hayat koşturarak hızla akar... Sen sakinliği sevmezsen yavaş akan zamanlar, uzun öğleden sonraları, bolca tembellik ve keyif anları da seni sıkar. Ben böyle bir kasabada büyüdüm, köyde doğdum üstelik, o yüzden Allah ikimizin de gönlüne göre versin şekerim :)

      Sil
  2. şebnem dinç16 Nisan 2014 03:13

    Canım Arkadaşım,

    Umarım hayal ettiğin bu güzelliklere en kısa sürede ulaşırsın. Memleketinde eşinle, çocuklarınla uzun uzuuuun mutlu günler yaşarsın. Bizde size kahvaltılara, kalmalara gelir. Çocukların mutlu kahkahasını dinler, hasret gideririz. Sen bugün Ayşe Arman'ı okudun mu? Evet bahar gelince böyle kopuyor insan tatlı tatlı hayallere dalıyor. Hepsi gerçek olusun düşlediklerinin. Sen bunların hepsini hak ediyorsun canım benim. Gözlerinin içi hep gülsün canım arkadaşım. Sevgiler.. (iki nokta :)

    Şebnem DİNÇ

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Canım Şebnemcim :)
      İnşallah canım, inşallah o günleri birlikte görürüz, birlikte keyfini süreriz :)
      Ayşe Arman'ı sen dedikten sonra okudum, bahardandır diyorsun :) Bir müddettir bunlar hep aklımda zaten, belki -Allah kısmet ederse- çok uzun olmayacağını düşündüğüm bir zamanda gerçekleşebilecek şeyler olduğu için bu kadar net yazabildim... Hadi öyleyse hep birlikte bekleyelim canım, birlikte varalım özlediğimiz "o" zamanlara :)
      Sevgiler... (Üç nokta :)))))

      Sil
  3. Denizin üstünde kıpırdamadan yatarsın,

    o kadar güzel birşeydir ki bunu yapmak,denizdeyken bir süre yatarım böyle,sabahları özellikle...
    ufffff canım çekti şimdi

    sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaa, benim de bayıldığım bişey o minik :) Böyle nasıl rahat, nasıl huzurlu, nasıl hem sıcak, hem serin, nasıl mis bir an :)
      E sen de biliyorsun ya zaten, niye anlatıyorsam :)
      Sevgiler

      Sil
    2. olsun olsun,biliyorum ama,hatırlatman güsel oldu :) sağol

      Sil
  4. Hepsini de yaşarsın en güzelinden ve yaşarız Esencim.. yine çok güzel bir yazı olmuş:) gönlüne sağlık... yalnız bir kötü yanı var hemen şimdi kapıyı çekip Yenikapıya atmak istiyor kendini insan. ama öyle bilemedin 5 haydi olsun 7 dakika değil...hem... boşver arkadaki engelleri yazmıyayım. hülyalara bulut getirmeyeyim..Allah ne muradı-n-m-ız varsa versin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Zeynep Abla, inşallah birlikte görürüz o günleri, birlikte varırız tadına :)
      İçimden geçenleri, kendime anlatırmış gibi anlattım çünkü ondandır :)
      Yine çeker kapıyı gideriz ama dar zamanlar için, bize lazım gelen genişşş zamanlaraysa biraz daha vakit var :)
      Allah hepimizin ne muradı varsa, özletmeden versin :)
      Öperim çok

      Sil
  5. Ne yazılır ki şimdi, bilemedim Esencim. Öyle güzel anlatmışsın ki, roman okuyorum sandım bir an. Tüm hayallerin gerçek olsun, her şeyi gönlünün istediği gibi versin Allahım, sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Unuttuğum ne çok güzel şey daha var halbuki Hülyacım :) Bak yazdıklarıma hepsi nasıl da mümkün, nasıl da mütevazi, yani böyle bir hayatı yaşamak (isteyenlerimiz için elbet) hepimizin fazlasıyla hakkı...
      Aminnnn, inşallah, hepimizin gönlündeki gerçek olsun :)
      Sevgiler canım benim

      Sil
  6. aaaah ah, ne yaptın canısı ya... huzur var yazında. al sırtına ceketini bas git buralardan, ne işin var yaşam dediğin savaşın içinde dedim ama mecburen kaldım:)) doğduğun değil, doyduğun yer durumları malesef.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yok, dur şimdi molacım, azcık daha bi dur, sabret, sonra elbet gideceğiz istediğimiz, bizi bekleyen güzel memleketlerimize :) O gün gelene dek yaşayalım yine hayatı doyasıya, azcık özlemle.....
      O zaman da yazışır, konuşur, buluşuruz yine, daha güzel yerlerde hem de kim bilir :)
      Öperim çok...

      Sil
  7. Hımmm sanki 25 yıldır bunları yaşamışım gibi tanıdık geldi, hay allah nedendir acep ? :))) Ve Esen ciğim bu yazınla bana burada ne kadar (çeyrek asırmış oy oy oy :)) ) eskidiğimi hatırlattın. Fotoğraflarının hepsine bayıldım, hele hele kuzucuklara ve dilerim bu hayallerine tez vakit kavuş. Aaaa bir de ne düşündüm, hadi gel becayiş yapalım :)) Sen Yalova sayıklarken, bende İstanbul sayıklıyorum, çoğunluk senle aynı düşüncede ama ne yaparsın :)))) Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))) Gülay çok güldüm becayiş talebine :) Zevkle kabul ediyorum :) Gel sen İstanbul'a, ben de Yalova'ya :))
      Fotoğrafları hep Yalova'dan ve köyden seçtim :) Böyle toplu görmek benim de çok hoşuma gitti :)
      Sevgiler çok :)

      Sil
  8. Bal damliyor ağzından bal :) Sonra üzerinde çiçekli entari başında oyalı çember ile akşamüstü gün batarken bahçeyi sulamalı, mis gibi kokar toprak hem. Eline kitabını alıp o mis kokuda gicirdayan tahta sedir üstünde başka dünyaları da dolasmalı; televizyon çoktan çıkmış olmalı da evinden o radyo yok mu o radyo dedigin gibi hiç susmamalı... Esen Allah her daim iyiliğini versin...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Sağol Ülkerim ;) İçimden geçenleri zerre düşünmeden bodoslama yazdım yine, hoşuna gittiyse ne mutlu bana :)
      Senin hayalin de süper bak, dur biz bunu sık sık yapalım, hatta sen bu bana yazdığın yorumdaki cümlelerle başlayan bir post hazırlasana, lütfen :)
      Aminn, şekercim, Allah her daim hepimizin "iyiliğini" versin :)

      Sil
  9. Ahh ahh oyle bir yerde yasamak gibisi yok :)
    benimde cocuklugum adapazarinda gectigi icin ve benim zamanimda az daha kucuk oldugundan vede daha depremle yerle bir olmadan neredeyse dedigin gibiydi hersey
    Okuluma yuruyerek giderdim
    carsi pazar atagimizin altindaydi
    Sokakta oynamak ne kadar guzeldi

    esku gunlerimi cocukluk zamanlarimim ozledim bi an
    sevgiyle kal ablam

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen beni anlarsın o zaman, biz büyükşehirde büyümeyenler, aşağı yukarı hep benzer ve sakin hayatları yaşadık...
      Özlüyor insan, elinde değil, istiyorum ki bizim çocuklarımız da bizimkilere benzer güzellikte yaşasınlar, dur bakalım, inşallah diyelim :)
      Sevgiler Burcu :)

      Sil
  10. Ağzına sağlık canım, olsun biz öyleymiş gibi yaşayanlardanız. Öyle olsan da yaşıyorsun, olnasan da, bari kendini tatlı tatlı kandır da çok da üzme kendini değil mi? Çok öpüyorım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Tubacım, canım benim, bu tarif ettiğim hayat inan uzak değil, tatlı tatlı kandırıyoruz zaman zaman kendimizi ama bu konuda son derece gerçekçi yazdım :)
      inşallah hepimizin gönlüne göre olsun hayat :)
      Öperim

      Sil
  11. esencim...bu hayal ettigin dunya cok zor
    gencken cocuklarin pesinde ,,,onlar nereye sen oraya:)))
    hic durmadan ..anadolu liseleri,,unuversite,,,mastir,,,doktoralari
    hele benim gibi dort tane olurlarsa...biri bitmeden biri baslar
    sikayet degil bunlar...ama bir bakiyorsun gunu birinde hepsi ucmus gitmis
    biri hic gelinmiyecek bi diyara..
    biri amerika gibi okyanus otesine
    ogluslar evlenmis,,,ucmus yuvadan
    biri geri donmus ,,,damlasina hasret
    derken yaslar gitmis,,,evin diregi gitmis
    yaaaaa onun icin hepiniz,,,hepimiz icinde oldugumuz sartlara sukretmeliytiz
    bu kadar cabuk neseli kahkahalar atan 6 kisilik bir ailede tek basina kalicagimi hayal etmemisim ben
    her aninizin tadini cikarin esencanim,,bu vizviz etmek degil...degil ama hayat bu galba
    opuyorum seni...iyiki varsiniz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cihan Abla, hayatımın en güzel dönemindeyim gibi hissediyorum, çocuklar açısından, içinde bulunduğum koşullar, sahip olduklarım, elimden gelenler, farkına vardıklarım, tüm bunların hepsi açısından en güzel dönemim bu dönem. O yüzden de her günüm şükürle geçiyor inan, hatta bazen ne yapsam da, nasıl yeterince teşekkür edebilsem rabbime diye düşünüyorum, bilmem anlatabildim mi ama durumum budur...
      Hayal ettiğim dünyanın zor olmadığı, çok uzak olmadığını biliyorum çünkü ben öyle bir dünyadan geldim... İstanbul'a gelirken de hep dönmeyi düşünerek geldim. Çocukların büyümesi, okullarda okuması için bu şehirde kalmak zorunda değiliz, elbet çok kıymetli çocuklarımız ama gitmeyi planladığımız yerde de çok güzel okullar var, yani mahrum kalmayacaklar hiçbir şeyden....
      Yine de her şey kısmet elbette, Allah sağlık verirse niyetimiz budur...
      Hayatının bundan sonrasında hiç acı olmasın desem, mutlu anların çok çok olsun Cihan Abla desem.....
      Öperim çok, sevgiler.....

      Sil
  12. tüm güzel isteklerin hayırlısıyla gerçekleşsin dilerim esen. resimleri görünce köyümü ne kadar özlediğimi hissettim. sanırım o resimlerin benzerleri hepimizde var. bakıp bakıp özlediğimiz resimler ne kadar çok. yavrularını öpüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aminn Özlemcim, inşallah, hayırlısıyla :)
      Nasıl güzel fotoğraflar değil mi :) Sen de ben de bu yaz bunlara yenilerini ve daha güzellerini ekleyelim mi :)

      Sil
  13. Mutluluğu kelimelerle anlatsan bu kadar güzel anlatılır .Okurken şöyle bir his uyandırıyor ''ohhh gel keyfim gel''
    Güzel, neşeli ,keyifli bir yayın olmuş.
    Allah ,neşeni ,mutluluğunu kat kat artırsın inşallah
    Fotoğraflar şahane zaten her zaman ki gibi :)
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bak satır aralarına, ne kadar da mütevazi bir hayat anlattığım, hırstan uzak, sade ama güzel bir hayat... İnşallah gerçek olsun Filizcim, çok uzun zaman beklemeden erişeyim o hayata :) Benimle birlikte tüm isteyenler de :)
      Sağol güzel yorumun için, öperim çok....

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.