17 Ekim 2012 Çarşamba

NEHİR'DEN HİKAYELER VE YENİ BİR KEÇE İSİMLİK DAHA :))

* Sınoks ve Mınoks! Sınoks bildiğiniz minik ayıcık, hani fotoğraflarda hep Nehir'in avucunun içinden kafasını uzatan, yere göğe koyamadığı, okula götürdüğü, götüremediği  zamanlarda balina teyzesine emanet ettiği :) Mınoks çıktı bi de başıma :(( o da Sınoks'un ikiz kardeşi çıkmasın mı, taaa İzmirlerden gelmesin mi, beğenip İstanbul'u burda kalmaya karar vermesin mi, geceleri ikiziyle birlikte (Onmarifet sergisinden aldığımız) yuvasında uyumasın mı :))
Kıyafetine bakarsan Erzurum'dan gelmiş gibi ama ;) Allah uzun ömürler versin de biri yetmiyomuş gibi  bir de başıma ikizi çıktı :) Nehir sabah gözünü açıyo ayıcıkları arıyo, yataktan araya yere düştüyse vay halimize, sabah sabah yatak çek, ayıcıkları bul :) Çok zor işim çoook, balerin olan büyük ablalarını daha yeni uğurlamıştık halbuki Ankara'ya ;)

Sınoks ve Mınoks  kardeşler

Kuzum bari yatırırken çıkar şu üstündeki paltoyu atkıyı, pişecek çocuk, yorganın altında :))
**********
Nehir hanım ödev yapıyo:
Soru: Atatürk 19 Mayıs 1919 da hangi şehre ayak basmıştır:
Bana sordu, bilememiş, "Samsun" dedim, "Anne sonunda g var di mi :)" Var kızımm SAMSUNGGGG :))
Atatürk'ün öldüğü yer: doğma bahçe sarayı

**********
Bir derdi var kuzumun, kasım doğumlu diye herkesten küçük sanıyo kendini, Şimal 5 kasım doğumlu, aralarında topu topu 9 gün var ama o 9 gün Nehir için 9 yıl gibi...
Geçenlerde ödevde bi soruyu anlayamamış, bi yandan ağlıyo, bi yandan da "Küçüküm ben, ondan anlayamıyorum, Şimal'den bile küçüğüm"
"Kızım kaç kere söyliycem, Şimal senden büyük değil, aynısınız, sadece 9 gün var aranızda, aynısınız yani"
"Değiliz o beşte doğmuş :((("
Şimalin annesi ne vardı sanki,  azcık daha bekleyiverseydin de beşte değil de onbeşte doğursaydın kızını, biliyo musun ne büyük keder sebebi bizim için ;)

***********
Sergiye gitmek  için arabadayız, Boğaziçi Üniversitesi mezunlar derneğine gidiyoruz.. Uzun sürdü biraz yol, Nehir'in her zamanki mızmızlanmaları, karnım ağrıdı, ne zaman gelicez vs... Biz de anneler olarak diyoruz ki "Keşke Boğaziçi'ni kazansa kızlar, ne güzel olur, dua edelim vs." Diyorum ki Nehir'e "Bak kızım, bu çok güzel bir üniversite, çok çalışırsan kazanabilirsin burayı" Diyor ki bana "Anne yaaa, istemiyorum ben bu üniversiteyi, yolda miğğdem bulanır :)))" Kazandın da mide bulantısı kusur kaldı kuzum :))

**********
Kuşlar bana dedi ki, sizin kızlar sınıfta piknik yapıyo. Biliyorum aslında  güzel havalarda bahçede yaptıklarını ama meğer  kapalı havalarda da sınıfta, yere mont serip üstünde yapıyorlarmış pikniği...

"Nehir kızım siz sınıfta nasıl piknik yapıyosunuz?"
"Abur cubur getiriyo Şimal, onları yiyoruz"
"Dur ben şu Şimal'in annesine bi sorayım bakalım, okula abur cubur niye gönderiyo? Ne seriyosunuz peki yere"
Bozularak "Benim montumu"
"Kızım mont yere serilir mi, pislenmiyo mu?"
Şirret kız modunda "Ne yapalım anne, Şimal aburcuburdan sorumlu, ben de örtüden!"
E ben de ne yaptım, soğuk taşın üstünde oturmasın kuzular diye, gittim piknik örtüsü aldım, almaya giderken de, içimdeki ve dışımdaki Esen habire kavga etti ;)
"Yahu delirdin mi, ne piknik örtüsü, okula mı gidiyo çocuk pikniğe mi?"
"Evet okula gidiyo pikniğe değil ama, buz gibi taşa mı otursunlar, üşütüp hasta mı olsunlar"
"Yuh, öğretmen seni çağırsın okula, "Hanım hanım burası ilim irfan yuvası, ne işi var pikniğin, bi de örtüsünü yolluyosun" diye  hesap sorsun da gör gününü, resmen suça teşvik ediyosun çocukları"
"Alıcam işte, karışma sen, bi sus!!!"
Aldım da nitekim, polar kumaş kestirdim upuzun ama alırken de mor rengi seçtim ki, enerji versin çocuklara ders sırasında :))) dedim ki Nehir'e de "Örtüyü iki kat serin ki kalın olsun, üşümeyin"
Nehir geldi, merakla bekliyorum, "Noldu kuzum, öğretmen bişey demedi di mi örtüye"
"Yok anne demedi ama arkadaşlarım çok üzüldü"
"Niye ki"
"Çünkü oturmak istediler, ben de "sen iki kat ser" dedin diye açmadım, oturamadılar, üzüldüler"
Çok söz dinler çocuğum benim, izin verdim tek kat serecekler, arkadaşlarıyla yapacaklar pikniklerini :))
Bu arada okula gittiğimde öğretmenimizle konuştum ama hiç o konuyu açmadı, örtü için kızmadı bana tatlı öğretmenimiz...
"Naberrr içimdeki huysuz kadın :)"

*******************************************************************************


Bir isimlik daha tasarladım (çok havalı oldu böyle de söyleyince yahu, tasarlayıp duruyorum :)) ) Sahra, Nehir'e yaptığımı çok beğenince kıyamadım, yenilenen odasına isimlik yaptım ama renk renk değil de pembe beyaz düşündüm, bakalım yeni bişeyler üretebilecek miyim diye biraz da merakla  ;)
Çok zevk aldım yaparken, yalnız beyaz keçe kalın olduğu için iğne azcık elimi acıttı :) Ne derler bilirsiniz "Dikiş dikerken, eline iğne batarsa, her ne yapıyosan çok güzel olurmuş" Oldu valla, benim beğendiğim kadar beğensin inşallah Sahra kuzusu da :)
Gördüğünüz gibi dikişler hala amatörce ama ben dikiş makinası alarak içimdeki amatör ruhu kaybetmek istemiyorum :)))
Buyrun bakalım, siz de beğenecek misiniz ;) Siz de yapın bence çocuğunuza, çok seviniyor çocuklar böyle şeylere, e siz de sevinirsiniz zaten çocuğunuz sevindiğinde ;)


Keçe İsimlik- Görebiliyo musunuz bilmiyorum ama kurdeleleri diktiğim yere düğme koydum, bir tane nazar boncuğu ekledim, bir de en alt ucuna bir sıra pembe bir sıra beyaz kalın kum boncuğu dizdim, uçlarına da boncukcudan aldığım minik çıngıraklardan koydum ;)

Yakından bakalım bi


Aralardaki pembe beyaz boncuklar plastik boncuk :)



BONUS:  (Gönül Yarası'ndan, insanın içine işleyen bir şarkı!)


http://www.youtube.com/watch?v=ObT1o-j9xU4&feature=fvwrel

12 yorum:

  1. N.C.imzali sozler beni benden aliyor bayiliyorum bu kuzunun sozlerni.ESimle birlikte koptuk gulmekten...bu arada sahra kuzusununda hediyesi mukemmel olmus gule gule kullansin seninde ellerine saglik canim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canımmm, aklımda tutamıyorum artık NC sözlerini, not alıyorum unutmiyim diye :)) Allah gülmekten ayırmasın şekerim ;)
      Sahra kuzusu da beğendi, annesi de ;) keçe işi sardı beni ;) Etamine her daim devam da, teneffüs zamanları için de keçe iyi ;)
      Öperim şekerim...

      Sil
  2. Ya ben anlamıyorum bu güzel postlerın okuyucusu mu az? Yok canım okuyucusu çoktur da neden yorum yapmazlar bu kadar keyifli yazılara anlamıyorum yahu... (Bu da benim içimdeki ruh üçüzü cadaloz sesim) İkizim mevcut ve o gerektiğinde tavrını ortaya koyduğu için; bu gariban arada ve gerekli gördüğünde çıkar ortaya...

    Neyse efendim bendeniz bu sıkışıklıkta bile gelip okumaya çalışıyorum; çünkü bu yazılar benim için tam bir ruh hali çözücüsü! Strese ve mutsuzluğa bir bir! Adaçayı, papatya çayı vb. çayların yanında sinirleri yatıştıran doğal çözümler listeme ben çoktan dahil ettim bile.

    Nehir'in çocuk saflığına, Ali Deniz' in yaramazlığına ve annelerinin yüreğine sağlık!

    Şinıks ve Minoks adları bile ayrı bir yazıyı hakediyor. Ben kopmuş vaziyette yazıyorum şu an....Durup ciddi yüz maskemi takmam lazım acilen...

    Sevgilerle efendim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nurdan hanım, sizin yorumlarınız da beni her daim gülümsetiyo, şu anda yüzümde kocaman bir gülümseme var, gururlandırıyor da aynı zamanda yazdıklarınız, gönül okşuyo bi de ;) Zararı yok, ben amacıma ulaştım yorumlar az olsa da, siz ve takip ettiğini bildiğim az sayıdaki dostlarım da olsa sadece okuyan, yazmaya devam, değil mi ki bu kadar yüreklendiriyorsunuz beni sözlerinizle, allah izin verdiği müddetçe yazarım ben, benim aldığım keyfi siz de alıyosunuz, görüyorum, belki pek çok başka kişi de, dile gelmese de, yazıya dökülmese de, şükür bugüne, şükür 83 takipçiye :)))
      Bizde malzeme bol, Nehir büyüyor, onun ardından eğer konuşmaya karar verirse Ali Deniz geliyor, e ben de onların adına ulaştırırım size komik anlarını, sözlerini ;)
      Çok yazdım di mi, aslında Satürn'le ilgili ayamaya (kumpanya! ardından hep bunu demek geliyo içimden :) ) ya yazdığınız yorum için de, diyecektim ki size "Haklısınız Nurdan hanımcım, kaldığı sürece (ki çok uzundu bence!) burnumdan getiren Satürn, beni değişik durumlara, yeni beklenmedik şeylere istemeye istemeye de olsa alıştırdı, pek çok güçlüğün ardından selamete erdim çok şükür! Öğretti sahiden de bana, hayatın hep güllük gülistanlık olmadığını, zorluklarla da mücadele etmek gerektiğini, sağolsun varolsun diyim! Peki bi de söyler misiniz bana satürn benden gitmeden hemen önce bir terfi, gider gitmez yine bir terfi almam bir tesadüf müdür, yoksa bana gider ayak yaptığı bir kıyak mıdır?"
      Çok yazdım ama kuzular yemek için beni bekler, gitmem lazım acilen, yazdıklarımı kontrol için vaktim yok malesef, sürç-i lisan ettimse affola...
      Gözüm yorumlarınızda her daim, lütfen esirgemeyin ;)
      Sevgiler çok (bir de bir rica, siz bana bundan böyle hep sadece "Esen" deyin e mi ;)

      Sil
    2. Sevgili Esen Hanımcım - benim de kırılma noktam bu - karşımdaki insanlara sen ya da isimle hitapda çok zorlanırım ben! Bu mesleki alışkanlıktan da olabilir.

      Hitap biçimim, karşımdakine verdiğim değeri ilk elden göstersin özenim de buna dahil olunca, ister istemez böyle gelişiyor iletişim şeklim :( Sizi çok benimsemiş, çok kanım ısınmış ve samimiyetinize çok inanmamış olduğumu belirtmeliyim bu noktada ayrıca :)

      Siz benim çok severek ziyaret ettiğim bu köşenin sevimli ve içinde saklı komik bir kadın barındıran Esen hanımsınız - bırakalım böyle kalsın emi?

      Gelelim Satürn meselesine!

      Ben okuduklarımın yalancısıyım o nedenle okuduklarımdan aklımda kaldığınca alıntılar yapacağım. Satürn dürüst ve yalışmaz bir yargıç gibidir astrolojik değerlendirmelere göre. İnsanı, kendisindeki eksiklikleri tespit etmeye, fazlalıkları atmaya, tembellik edip de üstlenmediği sorumluluklar varsa onları üstlenmeye ve disiplinli yaşamayı öğrenmeye zorlar. Ayrıca kararlarında ve hayatlarında adil olmaya da...

      Burçlarda da diğer ağır gezegenler gibi uzun kalmaz. Örneğin Pluton bir burçta 30 sene kalır ve kaldığı alanda 30 sene çok hasar da yaratır. Örneğin 2008 de parayı ve maddi değerleri ifade eden Oğlak' a geçtiğinden bu yana dünya ekonomik krizlerle ve çatışmalarıyla boğuşuyor. Yay' da kaldığı 30 yıl fanatikliği beslediği için radikal dini unsurlar dünyayı ne hale getiriyor görüyorsunuz.

      O nedenle Satürn'ün 2,5 yıllık ziyareti nispeten kısadır.

      Satürn getirdiği disipline ayak uyduran, yükünü kaldırırken yanlış yollara sapmayan ve dersini alanları ödüllendirir. Sizin kariyer ödülünüz geçtiğimiz yıllarda yaşadığınız kariyer baskısına dayanıp, yükü iyi taşımak olmalı. Ayrıca sizin zorlandığınız sorumlulukları da doğru yerine getirmişsiniz demektir.

      Geriye dönüp baktığınızda hayatınızdaki değişiklik ve yenilikler keyif veriyorsa çalışkan bir öğrenci olarak mezun olduğunuz ve ödülünüz almakta olduğunuzu anlarsınız zaten.

      Satürn' ün getirdiği temalar aslında gerçek insan değerlerini açıklamanın diğer bir yöntemi kanımca. Yani güçlüklere sabır ile dayanıp, elinden geldiğince iyi yönde gelişme sağlamanın ödülü her zaman büyüktür.

      Dilim döndüğünce verebileceğim böyle bir cevap. Yer bol diye ben de müsrifçe kullandım gördüğünüz üzere!

      Sevgiyle kalın her daim....



      Sil
    3. :) Peki Nurdan Hanımcım, ben sizin "Esen hanım"ınız olarak kalmayı ebeddiyyen kabul ettim gitti, zira çok güzel açıklamışsınız ;)
      Anlattıklarınız karşısında çok şaşırdım, benim astroloji bilgim çok ama çok azdır, 2009 yılında Satürn Teraziye geçerken yıllık burçlarda nerden okuduysam, "Hayatınızda büyük değişiklikler olacak, belki evliliğiniz bitecek, belki işinizden ayrılacaksınız vs." diye örneklerle anlatınca aklımda tutmuştum ama hepsi bu... Sizin bilginiz ne çokmuş bu konularda, özel ilginiz var sanırım astrolojiye, çok da güzel anlatmışsınız, satürne şükredeyim ben ve Pluton benden ırak olsun diyim en iyisi...
      Haklısınız, geriye dönüp baktığımda bulunduğum yerden çok memnunum, allah nazarlardan saklasın, inşallah hep böyle de sürsün hayatımız...
      Aynı kurumda 18. yılına girmiş biri olarak belki de dediğiniz gibi hakettim bu ödülü (inşallah öyledir!)
      Çok teşekkürler bu bana pekçok şey öğreten yorumunuz için, sağolun çok...

      Sil
  3. He yazmayı da unuttum; keçeler güzel olmuş da siz bu işi sadece tenefüs arası tutabilecek misiniz? Keçenin kolaylığı sizi kolaycılığa itmesin keçe külahları değişiriz yoksa yani ona göre :P

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Nurdan hanım ama ben dersteyim şu anda, teneffüs bitti, arkadaşımın kızı için yeni bir etamin panoya başladım bile :)
      Değişmeyelim keçe külahları :))

      Sil
    2. :))) Evet, aferin bana, göstericem bitirince ;)

      Sil
  4. muhteşem nehirden yine muhteşem cevaplar.... bayılıyorum bu kızın hayal dünyasına. samsung beni kopardı. eeeee böyle babanın böyle kızı olur şaşırmayalım. Bu arada keçeden bende istiyorum ozanıma...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hep sürsün inşallah kuzunun hayal dünyası :)
      Eğer öğretirsen bayrama kadar Ozi'ye el öpmeyi, teyzesinden keçeyi kapar bayramda :)))

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.