3 Ekim 2012 Çarşamba

HASTALIKLARIM VE BEN...

Nehir doğdu, bir aylık minicik bir bebekti, bende bir saç dökülmesi, aman yarabbim, yer gök saç oldu evde. Kel kaldım kalıcam o aşamaya geldim nerdeyse, koşa koşa cildiyeye gittim tabii, orda yapılan tahliller sonucu sorunumun cildiyelik değil endokrinolojik olduğu anlaşıldı. Beni bu hale getiren tiroid hormonlarımın sapıtmasıymış meğerse,sebepsiz değilmiş tabii ki bu hali, onun müsebbibi de (sorumlusu yazmak  istemedim, ara ara araya böyle eski kelimeler serpiştirmek hoşuma gidiyor ;) ) troidimin hemen yanıbaşında konuşlanan nodülmüş. Hamilelikte bu tür rahatsızlıklar ortaya çıkabilirmiş, çıktı :( Epey uğraştıktan sonra anlaşıldı bunlar. Ultrason, bi dünya tahlil, değişik doktorlara danışmak neticesinde anladık şükür!
Allahım dermansız dert vermesin diyerek, dermanını aradık biz de, dedi ki  "Tanrının dünyadaki eli" doktor amcalar, "Senin bu nodül pek bi soğuk, epey de büyük! Sana şimdi biyopsi yapmak lazım gelir aslında ama madem ki bebek emziriyosun, yapamayız onu ama bil ki bu nodülün alınması lazım, ilerde sorun olabilir, azcık büyüsün bebeğin, gel seni gırtlağından bi kesiverelim :))" Nehir altı ayı doldurdu, ben ameliyat oldum, daha önce hiç narkoz almamış biri olarak, narkoz korkumdan sezeryandan nefret eden biri olarak, varın tahmin edin halimi... Başka bi organ olsa neyse de, ameliyat öncesi kırmızı kalemle çizince doktor gırtlağımın kesilecek yerini boydan boya, bi fena oldum. O ana kadar arayanlara, "Ameliyattan en fazla iki saat sonra konuşuruz" diyen ben anladım ki durum ciddi.. Narkozu veren doktor "Şimdi sizi uyutucam" ben "Uyutun ama lütfen uyandırın tekrar!"
 Sabah 10'da girdiğim ameliyattan akşamüstü 4 gibi çıkınca anladık ki (burda benden ziyade onca saat beni endişe içinde bekleyen kocam!), giden sadece nodülüm değil, haşimoto diye bi acayip hastalığa yakalanan troidime de veda etmişim :(
Vücudun dengesi olan, çok kıymetli bir organ olan (sonradan anladım malesef kıymetini) troidim 7 yıldır yok! Düşük troid, kilo yapıyor, halsizlik yapıyor, depresyona neden olabiliyor, asabiyet yapıyor (ki bana yaptığı konusunda kocam iddialı, ben hiiiiiç kabul etmesem de), illet bişey yani. İlaç kullanıyorum, her sabah uyanır uyanmaz, aynı saatte içmem gereken ve malesef ömür boyu içmem gereken minik hapım var.
Normal insanlar -yani troidi olmayan ya da az çalışan normal insanlar- bunu bi dengede tutup doktorları marifetiyle, yılda bir bilemedin iki kez kan verip, ölçtürüp tsh hormonlarını, hayatlarına rutin devam ediyorlar. Peki ben neden son bir senedir bir türlü rutine sokamadım bu mereti, her ay düzenli git kan ver; düşük çıktı, ilacı azalt (ters orantı var!) yüksek çıktı, ilacı arttır.. Bir türlü normale döndüremedik :( Bu arada 7 yıl boyunca, dengede de olsa, sapıtsa da kötü etkisi çok fazla olmadı şükür, bazen halsizlik o kadar. Ne kilom değişti bunca zamanda, ne de -tahtaya vurarak söylüyorum- depresyon yüzü gördüm ;)
İnsan hastalığına şükreder mi, ben şükrediyorum, şükürler olsun ki agresif değil ("agresif" moda bi kelime bu sıralar, o bakımdan!) sen hep böyle akıllı ol hipotroidim, ben seni başımın üstünde tutarım :)))

Bir de meşhur bir "Alerjik Rinit"im var benim bin senedir :( İstanbul'a ilk geldiğimizde çıkmıştı, daha önce hiç yoktu alerjim ve üstelik ailede de yok! Aslında tahmin ediyorum ki temelleri Ticaret Lisesi'nin son sınıfında staj yaptığım Akal Fabrikası'nda atıldı bu alerjinin. Çömeziz diye fabrikanın 30 yıl önceki personel dosyalarının olduğu arşive soktular bizi, o tozun içinde, pisliğin içinde personel dosyalarını düzenledik :( Yapmayın ağalar beyler, yazıktır günahtır, stajyer diye vurmayın bu kadar ;)
2 yıl boyunca her hafta, sonrasında da toplamda 5 yıl olmak üzere ayda bir aşı vuruldum da kendime geldim biraz, öncesinde halim haraptı... İnsanı öldürmeyen ama süründüren bir illet bu alerji :( Benimki ev tozuna ama kokular da dokunuyor ekstradan.
Hastaneye aşı için gittiğim dönemlerde, tedavi için gelen bir genç kadın vardı, onun alerjisi hayvansal her tür gıdayaydı, buna bütün hayvansal yağlar da dahil, yediği anda kabarıyodu bütün vücudu, işte onu gördükten sonra  kendi alerjime şükrettim :) Hala nefes alamıyorum, hala burnum tıkalı, hala alerji nöbetleri geçiriyorum ara ara ama en azından astıma dönüşmedi çok şükür...

Yarabbim yaresullallah ne çok "şükürlü" bir yazı oldu bu böyle ;)
Demem o ki, varsın böyle olsun hastalıklarımız, ben razıyım... Mıymıylanmanın, şikayetin faydası yok, kendimize ve etrafımıza verdiğimiz rahatsızlıktan başka,  neyse gereği yapıcaz artık, doktorlarımız vasıtasıyla ;)


Yazı bonusu :)

Resimsiz yazı meyvesiz ağaca benzemiyo mu sizce de ;)

 
Bonus 2:
http://www.youtube.com/watch?v=07LLmPWtB8w

8 yorum:

  1. Sabırla okudum yazını aynı dertten müzdaripiz bir iniyor bir çıkıyor aynı her sabah aç içilen ilaç Allah yardımcımız olsun. Ben daha bebek sahibi bile değilim o aşamalarda neler olur Allah bilir :( Çok geçmiş olsun canım..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, geçti gitti, ben alıştım artık, ömür boyu böyle ;)
      Troid hormonları normal seviyede tutulduğu sürece, sağlıklı bir insandan hiçbir farkın olmadığı için bebek sahibi olmak ve hamilelik konusunda hiç endişelenme. Çünkü benim örneğimde olduğu gibi problem olmuyor, sadece biraz daha sıkı takip hamilelikte, hepsi bu...
      Sevgiler çook...

      Sil
  2. Geçmişler olsun ama şükür tabi Esen' cim, dermanı var en azından dimi. Senin gibi pozitif baktıktan sonra... Bu arada ben bolca anestezi almış biri olarak en çok anestezinin sonrasını seviyorum, bolca saçmalıyorum deşarj oluyorum :)
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet Ülkercim, aynen, zaten hipotroid ve alerji o kadar benden ki, giderlerse küserim yani, o kıvama geldim :))
      Anestezi iki kez aldım ama kuşlar gibi hafifliyosun bayılırken, o duygu hoş :)) Allah göstermesin diyeyim yine de, bak seninki de deşarja yarıyomuş, ne güzel, ne polyannayız di mi :) şükür, bin şükür :))
      Sevgiler çoook, lara kuzusuna da öpücükler...

      Sil
  3. Öncelikle büyük geçmişler olsun diyeyim, hastalıkla birlikte yaşamak da olsa şükretmeniz belki de iyi birşey, hayıflanmaktan iyidir belki de. ben de rahatsızım ama geçmesini umuyorum. Acil şifalar diliyor, Allahım daha büyük hastalıklardan korusun herkesi diyorum. İyi hafta sonları.. Bu arada yazı bonusumuz çok güzel teşekkür ederiz;).

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çoook teşekkürler gooogoook :)
      Şükrediyorum çünkü başka türlüsünü bilmiyorum, Allahtan gelene amenna demeye çalışıyorum... çaresiz olmasın dertlerimiz, hastalıklarımız diye de dua ediyorum... Dualarım hiçbir zaman sadece kendim için değil, nerde derman arayan, şifa arayan varsa, allah hepsinin yanında olsun, sizin de elbet...
      Umarım tez zamanda eski sağlığınıza kavuşursunuz...
      Bonuslar benim hayatımın bonusları, güzel çocuklarım ;)
      Teşekkürler güzel yorumunuz için, sevgiler de...

      Sil
  4. Yahu insan hastaliği bile bu kadar neşeli anlatirmi kardeşim allah neşeni mutluluğunu gülen yuzunu soldurmasin heeeep mutlu olun

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hastalıklarımla dalga geçiyorum ki, onlardan korkmadığımı anlasınlar :) Alıştım da artık, benden oldular iyice...
      Aminnn, Allah hepimizin neşesini daim etsin inşallah...

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.