31 Ağustos 2012 Cuma

GÜL BÖREKLİ, PEYNİRLİ BÖREKLİ BİR 30 AĞUSTOS...

30 Ağustos bir günlük bir tatildi, geçti gitti, rüzgar gibi geçti ama akşam kafamı yastığa koyduğumda bünyemdeki karşılığı: Güzelim tatil gününü debelenerek, yorularak geçirdiğim için kocaman bir pişmanlık... Neden derseniz, aynen şundan, bakınız fotoğraflar:

Sabah oldu uyandık, elbette ki her tatil gününde olduğu gibi, Nehir sultanın istediği Patatesli Yumurta ile başladık bismillah diyerek:
Patatesli Yumurta
Aç parantez: Püf noktası tavanın kapağına düzgünce  çevirebilmek omleti, sonrasında da tekrar pişmeyen tarafı için tavaya aktarabilmek, fena değil sanki, becerebiliyor muyum ne, yüzbininci denemeden sonra :)
Üstündeki siyahlıklar benim ve kocamın payına düşen bölge için karabiber serpilmiş kısımdır ;)

 
 
Kahvaltıyı yap, yaptır, topla sofrayı, topla mutfağı... Ve ardından kocamla bir kahve içimi kadar oturduktan sonra başla bakalım çalışmaya...  
 
Dedim ki bi yandan yemek yapayım, bi yandan da börek yapayım, böreği bu sefer değişik yapayım ve dahi hem peynirli yapayım, hem de kocam bayramda bayılarak yediği için Fatoş Teyzemin böreklerini, tıpkı onun yaptığı gibi Kıymalı-Patatesli Gül böreği yapayım da kocam sevinsin dedim...

 
Akşamdan bastırdığım kurufasulyeyi de pişiricem aynı anda, sonra aynı anda film izleyen Şimal, Nehir ve bücür için patlamış mısır yapıcam, ayrıca bir de kızlara Dr.ötker sufle de pişiricem, aynı anda bir de Ali Deniz'e meyve hazırlıycam, kızlara da ayrı tabii...
 
Başlayalım bakalım, resimlerle ve tariflerle anlatayım, bakalım siz de benim kadar daralıp, yorulacak mısınız okurken :))
 
 
 

Bu gördüğünüz Kırpık Börek, kitaptan baktım, biraz değiştirdim, şöyle ki:İç malzeme olarak beyaz peynir+kaşar peynir karışık malzemeyi, derin bir kaba alıp, içine 2 yumurta, eritilmiş tereyağ (istediğiniz kadar) ya da sıvıyağ, yoğurt, iki su bardağı kadar sütle hazırladığımız harcı katıp, karıştırıyoruz, sulu bir karışım oluyor ki, bize de öylesi lazım! Zira 3  yufkayı şeritler halinde kesip (ki ben dörde katlayıp öyle kestim, sonra da ortalarından bir kez daha kestim) bu karışıma katıp, iyice karıştırıp, yufkaların da bu harçtan nasiplenmesini sağlıyoruz...
Fotoğrafta gördüğünüz şekilde, kenarları dışarıda kalacak şekilde bir yufkayı seriyoruz, pişirme kağıdı konulmuş fırın tepsimize (evet evet toplamda 4 yufkaya ihtiyacımız var bu börek için) Sonra elimizdeki harçlı, yufkalı iç malzemesini döşüyoruz yufkalı tepsiye ve bohça katlar gibi dışardaki yufkaları kapatıyoruz... (Nasıl bir tarif böyle dediğinizi duyar gibiyim, haklısınız madde madde yazmam lazımdı ama olmadı, olduramadım :)) )

 
 
 
 
Ortaya çıkan şekilde üstteki resimdeki gibidir, üstüne bir yumurta ve sütten bir harç daha hazırlayıp, onu sürdüm ben, daha üstüne de bir güzel susam serptim, verdim fırına, ne mi çıktı peki fırından?
 
 
Bu güzelim börek çıktı sevgili okur, pek sevdim ben bu PIRTIK BÖREĞİ, favori böreklerin arasına kattım...
 
 
Bu arada etli kuru  fasulye (uyuz fasulye diyim ben burda, çünkü yine çok pişti, anlamadım ki, bakliyat dediğin çok pişirmek ister, geçen seferkinden 15 dakika az pişirdim yine de fazla geldi ) pişti...

 
Ben, bir yandan da kıymalı patatesli gül böreğiyle uğraştım,
 
 
 Yağda, bol soğanı kavurdum, sonra kıymayı ekleyip, biraz daha kavurdum, rendelenmiş patates ekledim, bir iki çevirip kapadım. Harca tuz koymak için elim rafa uzandığında ordan ceviz kavanozu bağırdı: Esen kardeş, Esen kardeş, o kıymanın içine tuzla birlikte bizi de ekle lütfeeeeen!!! diye, ben de "E olur tabii, ceviz kardeş, yakışırsın sen kıymaya, değilmi ki, içli köftede oluyor, pekala gül böreğinde de olur" dedim ve ekleyiverdim biraz soğuyunca harca bir avuç kadar dövülmüş cevizi (ki şahane oldu, şiddetle tavsiye olunur siz de deneyin bi!)... Yukarıdaki gibi üçgenleri sarıp, kıvırarak güller elde ettim :) Bu arada hem yufkaya hem de böreğin üstüne yukardaki tarifte anlattığım gibi hazırladığım harcı sürdüm...
Verdim fırına, e o da böyle oldu:
Kıymalı-patatesli gül böreğimiz :)

Börek kardeşliği

E bu da hazır sufle (hazır dememe bakmayın, sarıları ayır, beyazları çırp, sütle yağı pişir vs... uzun iş yani aslında)
Patlak mısır eşliğinde sinema keyfi...

Bücürün gözü filmde değil pek ama :))
 Sonra sırtım ağrıdı, hiçbirşeye mecalim kalmadı, maalesef dağları aşan ütüleri yapmaya bile, oysa kesin kararlıydım, ütüleri halledecektim dün... Dedim ki "başlarım ütüsünden, beklesinler biraz daha" e bu kadar yorulunca biraz da sinirlerim bozuldu haliyle, azcık kocama da sataşabildim istemeden ;) Şimdi iyiyim, ne kaldı geriye derseniz, bitti gitti hepsi, yedik afiyetle...
Bir dahaki tatilde keyif yapıcam inşallah, kararlıyım, bakalım ;)


8 yorum:

  1. Karnım acıktı benim :( Börek kaldı mı?

    YanıtlayınSil
  2. Birazcık peynirli böreğimiz var ;) Buyrun Nurdan hanımcım, bekliyoruz :))

    YanıtlayınSil
  3. Börekler börekler....Ellerine sağlık:)
    Vaktim olunca sana bir sufle tarifi yazayım. Hazır ile bu kadar uğraştığına göre bendeki tarifi yap daha iyi:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Semi'cim :) çok sevinirim valla tarife, hiç değilse ben yaptım derim... Hazır aldım ama kutusunu okusaydım bırakıverirdim hemen, nesi hazır ve kolay sufle anlamadım, teessüflerimi bildiricem doktor ötker amcama ;)

      Sil
  4. Nefis görünüyor. Ellerine sağlık. Benim bloguma ziyaret için teşekkürler. Kopya çekmek serbest. Aslinda bence "kopya çekmek" değil, "paylaşmak" daha doğru.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, bloğunu ilgiyle takip ediyorum zaten bir süredir, çok da beğemiyorum yaptıklarını, bir kez de burdan söyleyeyim elvire, ancak çok da şaşırdım ben profiline bakmadığım için biraz da sanırım, fransızca diye bloğun yabancı sanmıştım seni, o yüzden de yorum yazmamıştım daha önce hiç, ki yazılacak çok postun olmasına rağmen....
      İçim gidiyor bloglarda güzel şeyleri görünce, yapmak istiyorum, bir yandan da çekiniyorum, bire bir aynısını yapmak değil çoğunlukla zaten istediğim, kendimden de birşeyler katıyorum genelde...
      Kopya çekmek değil de paylaşmaş istiyorum ;)
      Sevgiler

      Sil
  5. Eseeeen iş yoğunluğundan bloglarını şimdi okuyabiliyorum.. Ogün ki böreklerin tadına bakmış biri olarak söylebilirimki kıymalı cevizli olan süperdi... Çayla muhteşem oldu ellerine sağlık canım.. Devamını bekliyoruz...canım sen yap beni çağır koşa koşa kızımla geliriz :)..Kuzularımızda çok tatlı çıkmışlar.. Ogün aklımda kalan kıymalı böreğin dışında ali denizin sürekli kafayı vurması.. anne bu yine kafasını vurdu napayım diye nehirin sızlanması... şimalin gel ali deniz ben seni korurum demesi...zamane çocukları :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Demek ki cevizler boşa bağırmamışlar böreğe girmek için, yaparım tabii şekerim, çocuk oyuncağı benim için ama böyle hepsini birden yapmam bir daha, tövbeee :)

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.