24 Ağustos 2012 Cuma

ISLAK KEK-DONDURMA EŞLİĞİNDE VE ONMARİFET...

Benim için en en en kutsal gün olan Cuma'nın benim için en en en kutsal gece olan Cuma gecesini bir kez daha idrak etmenin huzuru ve mutluluğu içerisinde, bugünün şerefine yaptığım Islak Kek ya da moda deyimle Bırrrovnimizi çok şükür afiyetle mideye indirdik, peki bu esnada ne yaptık, asla ama asla bu kek şimdi neremize yapışacak, neremizdeki yağları arttıracak diye düşünmedik, düşünmedik ama bi sorun niye? Çünkü uzmanlar böyle söylüyor, o yüzden yediğimiz her şeyi, zararlı diye düşünmeden, şişmanlatır demeden indiriveriyoruz mideye, uzmanlardan iyi mi biliyosunuz siz yoksa???
Gecenin bu saatinde niye yazıyorum bu güzide yazımı peki ben, güzelim uykumdan feragat edip, sırf sizin için, sizi mutlu edebilmek adına (ki unutmayın mutluluk bulaşıcıdır!) hafta  sonu eşe-dosta, çoluk çocuğa, kimseyi bulamazsanız, sırf kendi güzel bünyenize mutluluk katsın diye yapabilmeniz için tarif vericem şimdi, sıradan bir tarif değil tabii,  her zamanki gibi bana özel, fotoğraflı-açıklamalı vs...
Buyrun bakalım...
MALZEMELER:
2 adet yumurta
1 su bardağı tozşeker
1 su bardağı süt
1 çorba kaşığı margarin
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 çay bardağı zeytinyağı
7 çorba kaşığı un
4 çorba kaşığı kakao

YAPILIŞI:
"Öncelikle tozşeker ve yumurtaları 3-4 dakika çırpın. Süt, vanilya, margarin ve zeytinyağını ekleyip çırpmaya devam edin. Kakaoyu da katıp şöyle bir karıştırın. Bu malzemeden 1 su bardağı dolusu ayırın. Daha sonra un ve kabartma tozunu ekleyip, son kez karıştırın. Margarinle yağlanmış bir kek kalıbına malzemeyi dökün. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 25-30 dakika pişirin. Keki fırından aldıktan sonra, önceden ayırdığınız 1 su bardağı sıvı malzemeyi kekin üzerine dökün, soğuyunca dilimleyerek servis yapın. Servis yaparken hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz." diyor tarifte. (Bir vakitler Sabah Gazetesi'nin milyon kuponla verdiği "Sofra Özel" serisinin-ki üç seriliktir- "Çay Saati" olanından seçtiğim bir tarif bu. Aklınızda olsun bir daha verecek olursa gazete bu kitaplardan mutlaka alın, zira tarifleri çoook şugar :)

Gelelim tarif yorumlamamıza, çay bardağının ebadını, yumurtanın ebadını, unun ve kabartma tozunun mutlaka elenip konulduğunu sadık okuyucularım bilir, bilmeyenler eski tariflerimden bakabilir, bu sayede canları çekip, o tarifleri de tecrübe edebilirler... Bu ıslak kek ziyadesiyle hoş bir hale dönüşüyor pişince, yalnız kötü bir huyu var bu kekin, üstü mutlaka yanıyor, aaa, yandı güzelim kek diye çıkarıp mutfağa getiriyosun, bir de bakıyorsun ki içi çiğ, hay allah deyip koşturuyorsun tekrar fırına, demem o ki, 170 den az yapın derecesini ki ağır ağır pişsin, yansa da üstündeki yanıkları ayıklıyosun, zaten ayırdığın sosu da dökünce, zifir gibi olduğundan rengi de, pek anlaşılmıyor yandığı, çok falso vermiyor allahtan görüntüsü...  Ben kek kalıbında değil, diktörtgen borcamda yapıyorum.
Bu arada tarife ikide bir gözatın ki, benim bir kez yaptığım gibi un ve kabartma tozunu eklemeden önce, 1 su bardağı harcı ayırmayı unutmayın...

İkinci kötü huyu da ille sıcak ye beni diyor ve ille de dondurma istiyor yanında, olmaz kakaolu, ben zaten kakaoluyum, vanilyalı dondurma koy yanıma diyor kendileri :)))
Gelelim fotoğraflara, birinci fotoğrafa bakın önce, nasıl aciz, nasıl zavallı, nasıl da mutsuz ;)


Zavallı Islak Kek

Şimdi bir kez de aynı kekin mutlu halini görelim, dondurmayla sarmalanmış, tepesine bir nane yaprağı kondurulmuş, dünyanın en mes'ud ıslak keki :)))

Mesut Islak Kek

AFİYET OLSUN diyerek bir diğer konumuza geçiyoruz hemen...

Bu resimde ne görüyorsunuz peki sevgili okur, 4 koltuğu birden kaplamış, münasebetsiz  bir kadın resmi mi??? Yoooğğğ (diyorum ama ben de tam bunu gördüm şu anda :) )  burda Onmarifet'in Koruncuklar için düzenleyeceği sergi için yapmış olduğu panosunu ve başka birkaç küçük hediyesini teslim etmenin kıvancı ve huzuru içinde, üstüne bir de Onmarifet tarafından hediye edilenlerin kutusunu gösterme gayreti içerisindeki bir kadın resmidir tam olarak :)))

Meraklı gördüm seni güzel okur, elbette söyliycem kutudan neler çıktı, az bi dur! İşte bu güzelim keçeler çıktı, rengarenk, bir de kitap çıktı :) Teşekkürler bir kez daha Aylin Hanıma... Şimdi bu keçeleri ne tür projelerle değerlendirebilirim onların derdindeyim ayrıca çocuklar gibi de şenim ;)

Bir de başrolünde benim olduğum yazıyı ONMARİFET'ten okumak isterseniz bi tık tık lütfen...

İYİ TATİLLEERRRR.....

2 yorum:

  1. Ben hala vakit bulup gönderemedim:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Daha vakit var sergi için, gönderirsin inşallah, güzelim mutfak önlüklerinden mi yapacaksın?
      Onmarifet'in ofisi Beşiktaş'ta olduğundan kolay oldu benim için, bi öğlen gidip verdim...

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.