5 Mart 2012 Pazartesi

OF Kİ NE OFFFFF!!!!

İmdaaaaatttttt diye bağırasım geldi şu doktorlardan gelen, "o yararlı, bu zararlı, sakın yemeyin, içmeyin, uzak durun" sözlerine... Kendimden çoktan geçtim ama çocuklarıma ne yedirmem gerektiği konusunda da sersem ettiler beni, kapana kısılmış gibiyim, okumak ve duymak istemiyorum artık, zaten içim vicdan azabından patlayacak gibi, vicdan azabımın sebebi, ben ne yersem ya da neyi seversem, çocuklarım da onu yiyolar, mesela enginar hiç yemediler, kereviz az yiyolar, sebze çorbasına koyuyorum sebzelerin çoğunu ama yine benim tercihlerime göre... Eti az yiyolar (çünkü ben ete bayılmıyorum) tavuğu daha fazla, balığı sık sık yedirmeye çalışsak da mesela hiçbir zaman -doktorların dediği gibi- haftada iki gün olmuyo :( balık yağı da vermiyoruz zaten :( 

Ali Deniz 1,5 yaşına kadar hiç kutu sütü içmedi (devam sütü de!) şimdi şimdi başladı az biraz içmeye ama bu sefer de taktılar kutu sütlerine, napiyim ben şimdi veriyim mi vermiyim mi? Nehir zaten içiyo yıllardır, kakaolusunu, çileklisini...

Yoğurdu satın almayın evde yapın diyolar ama biz yapmıyoruz evde, denedim ama yapamıyorum :( (Evet beceriksizim belki de!) Hem çocuk doktorumuz çok sevgili Birol Bey de, yoğurda geçerken, "Hazır yoğurt verin, evde yapmanıza gerek yok" dedi. Mesela Ali Deniz'e hep sade hazır yoğurt verirken, Nehir'e daha çok meyveli bebek yoğurtlarından (danone, babymix vs) vermiştik, o da bi soru işareti bende şimdi...

Sucuk, salam, sosis yok! Pekiii, yok tabii ama kırk yılda bir de yenmesin mi, evde bunları yapmıyoruz hiç ama mesela Nehirciğim sosisin tadını yazın Elif teyzesinin köyde hazırladığı kahvaltılardan aldı... Hamburger yok, kola yok, gazoz ya da gazlı içecek yok ama limonata var mesela, napalım şimdi?
Reklamlarda gırla zararlı yiyecek, içecek, şekerleme varken çocuklar için, nasıl uzak tutalım çocukları? Hadi buna bi çare bulun o zaman, yasaklatın madem reklamları...

Yemin ederim, evde kek börek yaparken vicdan yapıyorum artık, içinde şeker de var, un da var, çocuklara verirken çelişkiye düşürüyo beni bu doktorlar. Esmer unla yapayım dedim, denedim de Allah için ama olmadı, bişeye benzemedi, un paketi kullanılmadan son kullanma tarihini geçirdiğim için çöpü boyladı malesef... Esmer pirinç, makarna vs. bizim damak tadımıza uymuyo ki...  Markette satılan kekler, kurabiyeler, bisküviler yok ama evdekiler de yok! Biz nasıl büyüdük halbuki, eti pötibörlerle, çubuk krakerlerle hatta beyaz ekmek üstü sanayağ üstü reçel ya da tozşekerle, annem bir gram tereddüt etmedi bize bunları verirken, "Çocuklar öğün atladı, meyvesi eksik oldu bugün, hay allah yoğurdunu da yemedi" demedi. Biz niye sürekli bunları düşünüyoruz peki, hadi düşünüyoruz ama yine de niye yaranamıyoruz tıp dünyasına... İnternet iyi bişey, gazete, tv de iyi bişey ama bi yandan da her kafadan bir ses çıkmasını sağlayan ortamlar, sıkıldım ben, okumuycam bi daha... Ya da kulak asmıycam fazla diyelim :)))

Dünkü ropörtajında da Prof.Dr.Canan KARATAY (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20051605.asp)  ekmeği, şekeri unutun diyo, nasıl yani, ekmeksiz doyulmaz ki, en azından sabah kahvaltısında, ekmeğin yerine ne koyalım hocam acaba? Şekere de hiç ihtiyacımız yokmuş, eğer vücudumuz istiyosa bi bozukluk varmış, tetkikler yaptırmalıymışız buna dair... Reçel bile yok! Meyve de ölçülü!!! Bi de şunu anlayamıyorum ben, özel meyveler var, mesela böğürtlen, dut, kestane (o meyve mi bilemedim şimdi ama!) her zaman ve her yerde bulunmayan, bulununca da bence tıka basa yenmesi gereken ama ona bile ölçü koyuyolar, yok üç tane, yok bir avuç!! Yok yaaa, bilakis dibine kadar yerim köyde, çocuklara da yediriyorum yiyebildikleri kadar...
Halimiz harap yani bu durumda :( Canan Hoca'nın söylediklerinden bizim yeme alışkanlıklarımıza uyan tek şey var o da zeytinyağı (gerçi onun için de "soğuk sıkım" demiş ondan değil bizimki)  ve tereyağını kullanmamız yemeklerde... Başkaca da bişey bulamadım ben malesef...


4 yorum:

  1. evet Esencim, malesefki bu yeme içme konusu en iyi rant getiren konu olduğundan, herkes üzerinden nemalanıyor. Erkan Topuz, yoğurdu evde kendiniz yaparsanız ancak işe yarayacağını söylerken, Canan Karatay ekmek yerine ceviz yiyin diyebilir.Benim de balık ve etle aram iyi olmadığından oğluma balıkyağı hapı takviyesi yapıyorum. Şeker satın alırken pancar şekerinden yapılmış olmasına, tuz alırken de okyanus veya kaya tuzu olmasına dikkat ediyorum.Dışarıda yemek yerken ise hiçbirine. Çocuklar büyüyüp kendi yeme alışkanlıklarını belirlediklerinde zaten ebeveynleri dinlemiyor. onun için herşeyin azı karar çoğu zarar şeklinde bir alışkanlık kazandırmanın en yararlısı olduğunu düşünüyorum...

    YanıtlayınSil
  2. :) Erkan Topuz bi de beni "bulaşık makinesinden çıkanları sirkeli suda tekrar yıkayın" diyerek sinir ediyo :))) Huylanıyo insan ister istemez, Ali Deniz'e yemek yedirdiğim kaseleri sudan geçiriyorum makineden çıksa bile!!! Şekere ben de dikkat ediyorum da tuz halaaa Billur Tuz malesef... Teşekkürler güzel yorumların için ama kiminle konuştum bilemedim adsız ;)

    YanıtlayınSil
  3. Canım takma kafana okadar sen neyi doğru biliyorsan onu yap... Dün yumurta kolestrol çıkarıyor yemeyin diyenler bugün masum diyorlar mümkün olduğunca mevsiminde çıkan sebze ve meyveler valla eskiden sobamiz vardı maşanın üstüne koyardik yarım ekmek sana yağlı kizarincada bir tuzladin mi onu yerdim valla tadı hala damagimda :)

    YanıtlayınSil
  4. Pekiiii, tamam sunacım, umumi istek üzerine kafama takmamaya karar verdim, modernden değil gelenekselden yana bir anne olucam, işe de o tadı damağımızdan hiç gitmeyen sanayağlı ekmeklerle başlıyorum :) öpüyorum

    YanıtlayınSil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.