12 Şubat 2014 Çarşamba

KEÇE CÜZDAN, DİĞER MİNİK İŞLER VE AH İSTANBUL...

Üç gün olmuş görüşmeyeli halbuki, bana upuzun gibi geldi. Yazmam lazım acilen, yaptıklarımı göstermem, fotoğraflarımı paylaşmam lazım. Bu postun en güzel kısmını en sona sakladım. Sıradan bir akşam yemeğini yemişsin de üstüne nefis bir pastayı beklermişsin gibi bekle bakalım sevgili okur ;) Lütfen ama....
Bir de ne yapmalı yahu, sizlerden bazıları benim facebook ve instagram'dan da arkadaşım, e öyle olunca, bu paylaştıklarımı daha önce görmüş oluyor bazılarınız. Ve ben bundan ziyadesiyle rahatsızım. O "bağzılarınız"ı arkadaş listemden çıkarmamak için, sürprizlerimi ilk kez görüyormuş numarası yapmaları lazım şimdi. Lazım derken şart yani, lütfen arkadaşlar, her şeyin bir raconu var. Anladık değil mi, "ilk kez görüyor ve ilk kez şahit oluyor gibi bütün olan bitene, fotoğraflara vs." çok rica ediyorum :) 
Dün akşam Üsküdar'daki o dükkana gittim yine. Hani bir parça bişey almak için gidip de bir sürü şey aldığım, almalara doyamadağım hobici dükkanına ;) Altı üstü bir küçük parça kırmızı puantiyeli keçe almaktı niyetim. Ama neler neler gelmiş, nasıl güzel desenli keçeler anlatamam sana... Ordaki adını sormayı unuttuğum arkadaşım dedi ki "Ben de tam içimden sizi geçiriyordum, bugün geldi bunlar, inşallah bitmeden yetişirsiniz diye" Yetiştim şükürler olsun. Ve o minicik puantiyeli keçe ile birlikte aşağıdaki cüzdandaki desenli keçeyi, daha aşağıda gördüğünüz kapkeyklerin olduğu keçeyi ve bir de şekil şekil baykuşların olduğu keçeyi aldım. Evet yaaa, aldım vallahi sevgili okur, Allah beni ıslah etsin ama yine nefsime yenik düştüm. Ama sen söyle şimdi çok güzel değiller mi, almasam çok günah olmaz mıydı? 
Aldım, eve geldim, nasıl mutluyum, uçuyorum sevinçten. Kızım da çok beğendi, o kadar beğendi ki, güzelim keçelerimi sermiş yere, yatıvermiş üstüne, oyun oynuyor :))) Olsun, zararı yok, o da sevincini öyle ifade ediyor :))

Resim altlarıyla devam edelim mi şimdi :) 

KEÇE BOZUK PARA CÜZDANI
Dükkan'da

ARKASI :) 


Tığla birşeyler örmeyi çok özlemişim. Bişeyler derken de "Hanım beğendi, bey dilendi" elbette :)))
Yeni bir örnek buldum ona da başladım bu arada, onu da gösteririm sana sonra :)
Sana demiş miydim sevgili okur, ben çoook dantel ördüm ilkgençliğimde, öyle çok ki, masaörtüler, ara dantelleri, incecik ören bayan iplerle, incecik tığlarla.. Çok da zevk almıştım, yine yapabilir miyim acaba, denesem mi onu da? Bence de! Haklısın, "Yok artık!" :)

Keçe cupcake
Bu cupcakelerin renk renk, çeşit çeşitlerinin olduğu bir keçe kumaş düşün. İnce keçe ama incecik değil, kaliteli ki hem nasıl, göstereyim bir dahaki postta resmini sana :) Söz...

Bu paketin içinde kedicikli çantam var, Ankara'ya yola çıktı bile. Güle güle kullansın Nilgün hanım :)
Bak minik kapkek ne oldu. Paket süsü yaptım onu. Bu arada onu tutan minicik mandalı ve dahi envai çeşit minicik mandalları, ve minik ponponları Eminönü seyahatlerinde beni düşünüp, hediye alan arkadaşlarım Suna ve Aylin'e çoook teşekkürler. Hep böyle olsun hediyelerim lütfen :) 


KEÇE BAYKUŞ
Bay Baykuş, Bayan Baykuş'a "Gecenin körü oldu, görmüyor musun gözlerim kapanıyor uykudan, senin gözlerin maaşallah faltaşı ama hadi uykuya artık!"


Bedbaht, ziyadesiyle üzgün, kederli bir bücürün, üzüntüsüne rağmen kurabiyeye şekil verme gayreti ve inadı var bu fotoğrafta :)
(Ki yaptığı minicik kurabiyelerden biri tepsiye konmuş bile!) 

FINDIKLI KURABİYE
İki gün üstüste yaptım semoşun kurabiyesini :) Çünkü ilk gün yaptıklarımı Ali  Deniz okula götürdü. Bize kalmadı onlardan, yani tekrar yapmak şart oldu :)

**********
FOTOĞRAFLARLA İSTANBUL GÜZELLEMESİ 


AHHH İSTANBUL!!! Sen bilirsin, seninle aramızdaki aşk-nefret ilişkisini. Beni 21 yıldır aralıksız yaşadığım Yalovamdan ayırdığın için sana nasıl da kırgın olduğumu. Nasıl ağladığımı ilk zamanlar, geri dönüş için nasıl umut ve sabırla beklediğimi, sonra sonra senin benim kaderim olduğunu anlamak zorunda kaldığımı sen bilirsin en iyi... Ki en baştan teee sene 90'ların başındayken sana gelirken, bilseydim ki ilk aşkımı, evliliğimi, dünya güzeli çocuklarımı bana sen vereceksin, inan bana güle oynaya koşardım kollarına canım İstanbul.... Artık seviyorum seni, haberin olsun ;) Elbet sende kalmak değil niyetim, vakitlice geldiğim yere dönmek ama yine de seviyorum, bütün verdiklerine hürmeten ;) 


İki gündür İstanbul boğazının fotoğraflarını çekiyorum, kah vapurdan kah bizim terastan (bizim derken yanlış anlaşılmasın elbette patronun!)  Bak bakalım sevgili okur, sen de sevecek misin?
Bir şehir ol!
Mesela İstanbul gibi
De ki;
Boğazım kuruyana kadar seveceğim seni...



İstanbul Şiiri
Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.
Ümit Yaşar Oğuzcan

İstanbul İstanbul Olalı
Uzanıp Kanlıca’nın orta yerinde bi taşa
Gözümün yaşını yüzdürdüm Hisar’a doğru
Yapacak hiçbir şey yok gitmek istedi gitti
Hem anlıyorum hem çok acı tek taraflı bitti

Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek
Zulada birkaç şişe yakut yer gök kırmızı
Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı

Ah İstanbul İstanbul olalı
Hiç görmedi böyle keder
Geberiyorum aşkından
Kalmadı bende gururdan eser

Sezen AKSU

İstanbul’da, Boğaziçi’nde,
Bir garip Orhan Veli’yim;
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde. Gün Batımı ve İstanbul
Urumelihisarı’na oturmuşum,
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum:

“İstanbul’un mermer taşları;
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
Gözlerimden boşanıyor hicran yaşları;
Edalı’m,
Senin yüzünden bu halim.”
“İstanbul’un orta yeri sinema;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş, bana ne?
Sevdalı’m,
Boynuna vebalim!”

Orhan Veli

"YARİM İSTANBUL! GEL ÖPEYİM GERDANINDAN...."


BONUS (Levent Yüksel-Yarim İstanbul)

24 yorum:

  1. Cüzdanlar süper, fotoğraflar harika, kurabiyeleri geçiyorum rejimi bıraktım:))))))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl yani :(( Geçilir mi o kurabiyelerden Elvancım :)) Bilakis üstünde bilhassa durulur :))
      Şaka bir yana ben de bütün kurabiye ve hamur işlerinden çoktan vazgeçmeliyim ama :((

      Sil
  2. Aaaaaaaaaaaaaa Eseeeeeeeeeen ne güzel bu cüzdan bayıldım walla. İlk defa gördüm böylesini :P (Yeterince inandırıcı oldu mu :D?) Canım arkadaşım burda yaptığın herşey bi farklı görünüyor ki zaten. Senin yazılarınla birleşiyorlar çünkü :) Yaaa bak bilseydim ben de uğrardım Üsküdardaki o dükkana. Sen bir ara orayı da tarif et bana lazım olur :)) Bu İstanbul gerçekten sarhoş ediyor insanı, bazen kalabalığı, keşmekeşi, bazen de senin fotoğraflardaki gibi boğazı, adaları, kuşları, laleleri :) Ellerine sağlık canım benim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. semoşcum, senin yorumundan sonra kendi kendime yılın sazanı ödülünü verdim. Çünkü senin yorumunu okurken böyle cüzdan için hayret etmeni falan, kendi kendime diyorum ki, "E semoş görmüştü zaten bunu face'de, unuttu mu ki acaba" o kadar inandırıcı olmuş yorumun, düşün :))
      :))) Kendi dediğimi kendim unuttum yahu :))) Bakma sen bana yani :)
      Aslına bakarsan semoş, gösterdiklerim teferruat, beni asıl baştan çıkaran "yazmak" fiili :)
      Üsküdar'daki dükkana götürürüm ki ben seni, merak etme sen :)
      İstanbul güzel, İstanbul zor... Dedim ya benim kaderim burda yazılmış, tam geldiğim yaşım kadar yani 21 yıldır buradayım, şükür halimize :)

      Sil
  3. Usually I do not read post on blogs, however I wish to say
    that this write-up very pressured me to try and do it!
    Your writing taste has been amazed me. Thanks, quite nice article.


    My blog post: trophies

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben çok teşekkür ederim, İngilizce kursunu bırakmasaydım belki bu güzel yoruma güzel güzel cevap yazabilirdim ama...
      Ok, so, thank you very very much :)

      Sil
  4. şahaneeeeeeee:)) keçene bayıldım cidden. senin dilinden herşey güzel arkadaşım. ellerine sağlık....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol molacım, bülbülün çektiği dili belası gibi, benim de bu anlatmalarımın, anlatmalara doyamamalarımın sonu ne olacak bilmem, hayrolsun bakalım :)
      Ama bil ki siz böyle dedikçe ben daha çooook yazarım :)

      Sil
  5. ne diyeyim Esencim yaptığın herşey güzel, ellerine sağlık...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Meldacım, çok teşekkürler, bloglar bazen yeni arkadaşları taşır hayatına, bazen de geçmişten birilerini, tıpkı senin gibi......

      Sil
  6. Selam ablam
    yine dokturmussun vallaha
    Cuzdanlar bi harikalar begeniyorum yaptigin isleri
    bende senden bisey isteyecegim ama biraz farkli olacak galiba bi ara mail atarim sana ablam
    kurabiye tarifin guzeldi severek yaptim
    evdekilerde istekilerde nasiplendi :)
    tekrarini beklemeyin yapmam simariyonuz cok gorunce dedim kustuler bana :-p
    saka bi tarafa cok guzel paylasimlarin var ablam
    sevgiyle kal...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Burcu aslına bakarsan bu postta öyle kayda değer birşey pek yok, hepsi minik minik işler :) Benim yapmaktan büyük keyif aldığım küçücük işler, beğendiğine sevindim :)
      Merak ettim şimdi o isteyeceğin biraz farklı şeyi, mailini bekliyorum :)
      Kurabiye hem kolay, yapımı ve malzemesi itibariyle, hem de lezzetli... Sen yap yine arada ;)
      Teşekkürler beni böyle yakından takip edip, böyle içten yorumlar yazdığın için :)

      Sil
  7. Ayyyy ayyyy ayyy ne güzel görseller bunlar Esencim sabah sabah gözüm gönlüm açıldı.
    O el işlerin filan,bayıldım resmen.
    Bu arada fotoğrafçılığında ne güzelmiş seni öyle...
    O KURABİYE CANAVARINI ÖP BENİM İÇİN:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel di mi deniz, kuş, vapur fotoğrafları :) Benim becerim yok bunda zerre kadar, bu tamamen İstanbul'un armağanı size, yoksa telefonla, hiç uğraşmadan çekmeye bunca güzellik!
      Öperim tabii, sen de sizdeki keki duvarlara güzelce yediren kek canavarını :)

      Sil
  8. Hobi dükkanlarına gidince benim de gözüm dönüyor, hiçbir zaman bir şey alıp çıkamadım her zaman bir sürü malzeme ile dükkandan çıktım:=) çiçek desenli keçeden cüzdan çok güzel olmuş elinize sağlık. Sevgilerle..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne yapmak lazım bilmiyorum Necla Solen, hobi dükkanları baştan çıkarıyor insanı. Buldum galiba bak, yazarken aklıma geldi, biz şöyle yapalım, dükkana girmeden, dükkandaki arkadaşı kapının önüne çağırıp isteğimiz, ihtiyacımız neyse onu söyleyip, kapıda ödeşip ayrılalım dükkandan :))) Yoksa çoook zor işimiz, ben de bir şey için gidip, elimdeki lüzumlu lüzumsuz malzemelere baka baka, kendime sinirlene sinirlene eve gidiyorum her seferinde :(
      Çok teşekkürler :)

      Sil
  9. Ay anam o ne surat öyle... gülüyormusun ağlıyormusun şeker şeeey :))
    Keçelerin desenleri de ortaya çıkarttıkların da çooook ciciiiii :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ali Deniz için diyorsun di mi Banu Abla, ağlamak ama nasıl, duysan bir sesini, zannedersin ki, dünyanın sonu gelmiş ama bir yandan da vazgeçmiyor kurabiyeden, ben çok güldüm :))
      Çok teşekkürler, beğenmene çooook sevindim, öperim.....

      Sil
  10. Ne güzel işler yapmışsın Esencim, hepsi harika görünüyor. Ben zaten ilk kez görüyorum merak etme, numara yapmama gerek kalmadı yani:))
    İstanbul çok güzel bir şehir ama yaşamak dersen yok, mecbur kalmadıkça tabi ki :) Hayat insana neler yaşatır bilemeyiz, büyük konuşmamak lazım değil mi?
    Bursa dan oraya gelmek biliyorsun çok kolay artık, 1 saat 15 dk da Yenikapıdayım, gezip gezip geri gelmek çok hoşuma gidiyor
    ;)
    Yarın akşam için Levent Yüksel i dinlemeye gidicez eşimle, çok severiz kendisini. Sevgililer gününü pek kutlamasak da o güne denk gelmesi fena da olmadı hani, çocukları bırakıp arada böyle başbaşa çıkmak çok iyi geliyor ;) Seven sevilen herkesin günü kutlu olsun şimdiden. Sevgiler :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hülya sen nerdesin??? Yani face, instagram??? Niye eklemedin beni, ya da ben seni?
      Gerçi bak ne iyi olmuş, rol yapmak zorunda kalmayan biri var :)
      Sağol canım...
      En güzeli seninki, misler gibi günübirlik gel İstanbul'a gör işini, kısacık sürede de evine var... Ve ben sana demiştim di mi, Yalova olmasaydı memleketim, emeklilikte mutlaka Bursa'da yaşamak isterdim...
      Levent Yüksel bi tane :) Ben de çok seviyorum, sesini, o güzelim şarkılarını... Ne güzel bir program olmuş, umarım çok eğlenirsiniz...
      Senin de sevgililer kutlu olsun arkadaşım ;)

      Sil
  11. Canım arkadaşım seninle gurur duyuyoruz valla . Sen bu güzel şeyleri yaparsın da biz görünce almadan durabilirmiyiz hiç !
    Senin şahaserler yanında bizimkilerin lafı bile olmaz :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yahu şımartmayın şu kızı bu kadar Aylin yaaa :) Gurur duyulacak neyim var allahaşkına, gerçi duymak da pek hoş ama :))
      Çok sağol canım, çok makbule geçti vallahi hediyeleriniz, elime aldıkça selam çakıyorum size :)

      Sil
  12. Ne güzel post yazıyorsun sen hatunn:))yalnız ben o renkli keçelere bayıldım,süper olmuş,tam senlik,o arkadaş böyle değişik şeyler gelince seni arasın bence:)Maşallah oğluma iyice hamarat oldu:)şu hobiler insanı ayakta tutuyor güç veriyor,yoksa çocukların ara ara girdiği sendromlar bizi yıpratabilirdi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü o postları sizler okuyorsunuz, o yüzden güzeller :) Çok güzel onlar di mi, Üsküdar'da Belsu diye bi yer var, Ahmediye'deki perdeciler sokağında, hobi dükkanı ama çok güzel kumaşlar, süsler falan da var, bayılırsın Tubacım gitsen, gitsene :)
      Ali Deniz bayılıyor mutfak faaliyetlerine, dur bakalım ne zaman bırakacak. Bence de insan hobilerine sığınmalı sıkıldıkça, bunaldıkça, tıpkı bizim yaptığımız gibi ;)

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.