Bak ne geldi aklıma şimdi, hani böyle iki kutulu dondurma dolapları olurdu eskiden bakkallarda. Bizim köyde de vardı, ordaki sütlü dondurmanın kokusu geldi aklıma. İçinden bolca buzun çıktığı ama tadı mis dondurmalar... Kornet diye birşeyin olmadığı, dayanıksız sarı külahlarda aldığımız o sütlü dondurmada ne vardı ki, bugün bile aklımda tadı ve kokusu...
Bakkal demişken, sen eski bakkalların kokusunu hatırlarsın di mi sevgili okur, hani böyle az biraz rutubetli, serin, bir ton kokunun aynı anda duyulduğu hafif karanlık, hafif de kasvetli bakkalları, o kokuyu da unutmuyorum hiç, aklımda mıh gibi o da...
Peki sen benim pembe panterli bavul şeklindeki ilkokul çantamın içinden yükselen kitap, kırtasiye, silgi kokusunu bilir misin? İçinde kitapları tutmak için bir de lastiği vardı. Nasıl güzel bir pembe bavuldu. O kokuyu istiyorum ben, zaman zaman o kokuya benzer kokuyu Nehir'in çantasından da alıyorum ama kesinlikle aynı değil, o başkaydı...
Sana bu
koku merakım yüzünden başıma gelen silgili hikayemi de anlatmadım di mi, anlatayım ve sen hayret et...
İstanbul'a gelmişiz okul alışverişi için, benim yaşım 6 falan sanırım çünkü okula o sene başladım, vapurla dönüyoruz Yalova'ya, amcamdı galiba yanımdaki... Hatırladığım sahne şu, ben vapurun küçük tuvaletindeyim, elimde aldığımız malzemelerden bir minik çilek kokulu pembe silgi. Öyle güzel kokuyor ki, ben nasıl yapıyorsam silginin bir parçasını burnuma sokmuşum. Bunu hiç hatırlamıyorum. Nasıl soktum, sonra korkumdan nasıl söyleyemedim kimseye bunu, onlar muamma :( Senelerce kaldı o silgi burnumda. İlkokul 4 ya da 5. sınıfa kadar...
Başım çok ağrıyordu o zamanlar, annem Yalova'da KBB doktoru Ergun Bey'e (ki bilenler bilir kendisinin bir de Ergun Sineması vardı!) götürdü ama o anlamadı, çözemedi. Sonra İstanbul'a gitmek şart oldu. Göztepe Hastanesi'ne gittik, Melahat Teyze de refakat etmişti bize, e çünkü biz ne bilelim İstanbul'ları, ordaki hastaneleri, yol yordamı ;) Sonra orda KBB doktoru muayene etti ve burnumdan çıkan silgi parçasını anneme verdi :)) Ben başağrısından kurtuldum ;) Sen söyle şimdi sevgili okur, böyle bir olay, şimdiki çocukların başına gelse Allah muhafaza, nasıl katarlar ortalığı birbirine, bir de bana bak! Böyle yetiştik ya da yetiştirildik biz, pek fena ama maalesef böyle, korkarak çoğunlukla, biraz pasif, biraz edilgen....
Neyse işte bu da böyle bir hikayeydi...
*******
Neyse, diyecektim ki asıl sana, ikinci tape'm de çıktı :) Keçe kutu yapımını gösterdim
10marifet'te :)
10marifet senin de bildiğin gibi benim keçeye başlama sebebim, o yüzden daha önce de dediğim gibi onlarla ve özellikle de Aylin hanımla özel bir gönül bağımız var. Yeni ve güzel bir yol açtılar bana...
Sen videoyu izlediğinde diyeceksin ki "Nasıl yani, bu kadar da doğallık fazla!" ki haklısın çok, bence de biraz fazla rahatım, insan azcık kasılır, azcık bi ağır olur ama nerdeee!!! Hele o ilk başlardaki yüzümü kaşıma hareketi pek bir ayıp yani...
Bir de farkettin di mi, iplik bitmesin diye, iğneye iplik geçirmek zorunda kalmamayım çekim sırasında diye, o nasıl uzun bir ipliktir iğnedeki... Yuh! Neredeyse Aylin hanımın gözünü çıkaracakmışım...
Benim anektodlarım böyle bu çekimle ilgili, seninkileri merak ediyorum şimdi :) Benim senin adına seslendirdiğim iç seslerinden başka var mı diyeceğin bir şey, bir tavsiye olur, bir sonraki çekimler için yol gösterme olur, ojelerimin rengi ile ilgili bir fikir olur (ki gidip manikür yaptırdım bu çekim için, güzel ellerime, bana bahşettiklerine teşekkür mahiyetinde) :) Hepsi kabulüm, yeter ki senden gelsin :)
************
Dün gece yaptım bu çelengi, e sana demiştim dün di mi, daha güzelini yapacağım diye, e işte yaptım :)
 |
KEÇE GÜLLERLE SÜSLÜ KAPI ÇELENGİ Niye bağırıyor ki o fuşyalar o kadar, niye rol çalmışlar o güzelim yeşilden... |
 |
KEÇE GÜLLERLE SÜSLÜ KAPI ÇELENGİ Yakından da böyle işte... Neşe hocama hediye yaptım, inşallah sever benim kadar o da :) |
 |
Bu çelengin kostümünü böyle uygun gördüm. Bahar gibi giydirdim onu ;) Ki sen de yapabilirsin kolayca... Bobin diyeceğim ama doğru olmayacak, nasıl desem, hani böyle metrelerce makaraya sarılı kurdeleler var ya onlardan alacaksın renk renk, kesmeden kurdeleyi dolaya dolaya yapacaksın bu çelengi. Sonra çiçekleri yapıştır itinayla, sonra ortalarına inci, boncuk vs. Oldu işte, hepsi bu :) |
 |
| BONUSSS |
Not: Balkabaklı toplar yaptım. İçine paketler dolusu pötibör bisküvi koydum, fındık ve tarçın da koydum, bunları da biraz fazla pişirebildiğim (çünkü ocakta unuttum ve altı kısık değilken, ocak yapış yapış olunca, taşıp da rezil hale gelince ortalık farkettim!) kabak tatlısıyla birleştirdim ve yuvarladım gitti... Fotoğraf yok çünkü unuttum, çekeyim de göstereyim sana onu da sonra :)
Dipnot: Unutturma da bir dahakine sana Ali Deniz için aldığım "Süpizzz" kitaplarını göstereyim, TÜBİTAK kitapları, hepsi de süper :)
KAL SAĞLICAKLA