7 Mart 2014 Cuma

KEÇE TELEFON KILIFI, KEÇE ÇANTA AMA ASIL MÜHİM MESELE, SEN NEREDESİN SEVGİLİ OKUR???

Bazen nasıl yavaş yavaş akar zaman, yavaş, sakin, huzurlu... En çok da çocukken sanki! Upuzundur öğleden sonralar, hele de yazsa eğer, bitmek bilmez güneşli upuzun günler, öyle sıcaktır ki, böyle dalga dalga olur herşey sanki, flu.. Uyursun şeker gibi uykularda, dışardan gelen sesleri uyur uyanık dinleyerek... Misal hızar sesi çok hoş gelir insana bu uzun öğleden sonralarında. Kışa hazırlık için kesilen odunların sesi... Ninni gibidir, köyden bu ses ve sahneyi çok net hatırlıyorum çünkü de ondan sana anlatıyorum. Ne var senin çocukluğundan böyle net hafızana kazınan? Unutamadığın "Ah keşke" dediğin ses, koku, an??? Mesela bir de unutamadığım kocaman gri kelebekler var köyden, çocukluktan, ama öyle kocamanlardı ki, şimdiki çocuklar görse kaçarlar... Var mı acaba o kelebeklerden hala??? Köyde mi geçti senin de çocukluğun, dağda, bayırda, derede??? Sen de öğle yemeğini kimi zaman yağlı, reçelli ekmeklerle mi geçirdin??? 
Sahi sevgili okur, sen nerelisin? 
Anket gibi oldu di mi, ama yeminle çok merak ediyorum, misal aranızda hiç Urfa'da yaşıyan olan var mı?  Yoksa Yalova-İstanbul-Bursa üçgeninde mi gidip geliyoruz :( Pardon yahu, e Serpil var, teee Alamanyalardan ;) 
Merakla bekliyorum cevabını, merak ve heyecanla, lütfen yaz ama e mi, bu sefer okuyup geçme, başka seferler eyvallah ama bu sefer yaz bi, sen nerelerden okuyorsun beni?
**********
Çantayı tastamam ettim sonunda :) Filiz Hoca içindi ;) Güle güle kullansın hediye edeceği kişi :) Mutluluk ve şans getirsin sahibine zarif çantam :) 


KEÇE GÜLLÜ ÇANTA
DÜKKAN'DA

KEÇE GÜLLÜ ÇANTA
 *******
Ve çok sevgili bir hocamın isteği üzerine iki telefon kılıfı yaptım, dedi ki "Birinde çantalara koyduğun kedi olsun, diğerine de yelkenli koyalım" Dün gece yaptım, ikisini zar zor bitirebildim, çünkü yine kalıp aradım, yine malzeme aradım, yine çok vakit harcadım, kutu içlerinde, dolaplarda, baza altlarında gezinirken :(
Sonucu sahibii gördü ve çok beğendi, ben de çok beğendim, en çok da o mavi puanlı bulutu
KEÇE TELEFON KILIFI

KEÇE TELEFON KILIFI
Bu kılıfı yaptığımdan beri dilimde bir şarkı ki, nasıl güzel bir şarkı :) 

KEÇE TELEFON KILIFI

KEÇE TELEFON KILIFI
(Arkasına da bir kalp kondurdum :) 

KEÇE TELEFON KILIFI

KEÇE TELEFON KILIFI
Sen ne şeker şeysin güzel kedi, nereye koysam oraya neşe getiriyorsun :) 

Yaptığım keçeler için Pinterest'teki ilham kaynaklarım tam da şurada ;) Takip etmek istersen eğer  ben de tam şuradayım... 

Aaaa, yine mi gelmiş güzel Cuma !! E hoşgelmiş :)
MUTLU CUMALAR, GÜPGÜZEL HAFTA SONLARI :) 

23 yorum:

  1. ben burdayıııımmm :)
    çok güzel olmuş çanta,hele telefon kılıfları,özellikle pisicikli favorim :)
    hepsinden güseli şu masum yumurcak,yerim onun ben o minik burnunuuuuuu
    sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen neredesin minik? İstanbul mu?
      Çok teşekkürler, beğenmene sevindim :)
      O Nehir, şimdi kocaman oldu, 8,5 yaşında, orda minicikti ve çoook şeker ve çok da şaşkın bakışlı bir bebekti :)

      Sil
    2. evet,istanbul'dayım :)

      Sil
  2. ben uşakta bir hastane odasındayım(iş icabı):)
    dağ bayır hayal
    ev ise yaklaşan bir hayalll...(mesai bitimine az kaldı)
    keçeler harika ellerinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sadecenaciye, sen hemşire misin? Uşak'a hiç gitmedim ama gitmeyi istediğim yerlerden biri... Demek beni Uşak'tan okuyan biri var :)
      Teşekkürler yorumun için ve yaptıklarımı beğendiğin için, kolay gelsin sana....

      Sil
  3. Senin şu kalp kondurma inceliğine bayılıyorum:)Çanta çok zarif ama ben en çok yelkenlili kılıfa bayıldım:)İsviçre alplerinde büyüdüm,inekten taze süt içtim,şimdi İstanbul'dan yazıyorum sana:)Öptüm

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorma Tuğbacım, o kalplerden ne kadar aldım biliyor musun, bi dünya. Alıyorum sonra diyorum ki "Git yine al, ya elindekiler biterse, dükkanda da kalmazsa" çünkü çok bulunmuyor bu kadar minik kalpler, yani böyle lazerle düzgün kesilmişi. Bir yerde bulmuştum daha önce, aldım, aldım ve sonra sanırım benim almalarımla dükkanda bitti, sonra da bir daha gelmedi. Çok kötüydüm o dönem, depresyona girmeye ramak kalmıştı ki, bu öbür dükkana getirmişler :))))
      Yelkenli kılıfı istek üzerine tasarladım şekerim, tıpkı senin çantan gibi :))
      Ne kadar havalısın Tuğba yaaa, eminim yeganesin şu verdiğin Alpler cevabıyla, çok kıskandım seni çoookkkkk :))))

      Sil
    2. Ah canım havam mavam kalmadı,saç baş yoluyorum 2 yaş sendromlu oğlum yüzünden:)

      Sil
  4. Ayy hepsi çok güzel yine, çantanın renklerine bayıldım... Ben Çorlu'dayım (İstanbul Esenlere otobüs ile bir buçuk saat ) Esenciğim, buradan seni severek takip ediyorum. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. E sen burdaymışsın ya Esra, iki adım :)
      Bizim Yalova'dan Önder de Çorlu'da, tanıyor musun :))) Şaka yahu ;)
      Sağol Esracım, ben de senin mixed'lerine bayılarak takip ediyorum bloğunu :)
      Sevgiler

      Sil
  5. çantada da kılıflarda çok şeker güle güle kullansın sahibesi :)
    ben aslen Tekirdağlı olup, Kırklareli Merkez'de oturmaktayım canım,
    çocukluğumda Kırklareli'nin ufak bir kasabasında geçti en sevdiğim zamanlardı onlar,
    aynen dediğin gibi kelebekler peşinde ağaç tepelerinde büyüdüm :))
    o günleri özlüyorum,anlatmaya kalksam daha çoook şey var tabi ama bu kadarlık yeter :)..
    güzel bir konuya değinmişsin bende merak etmişimdir hep,peki sen nerelisin bakalım :) ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Terzi Esma, çok teşekkürler, inşallah ;)
      Kırklareli'ndesin, yani sen de çok yakınsın İstanbul'a ;)
      Genelde hep özlüyoruz o günleri değil mi, o günlerin rahatlığını, ekmek elden su gölden kolaycacık akıp giden hayatlarımızı... İnşallah çocuklarımıza da ilerde özleyecekleri bir çocukluk armağan ederiz.....
      Ben doğma büyüme Yalovalıyım, anneden ötürü Yalovalı aslında, babamın -hiç görmediğim- memleketi Tunceli, demek ki ben hem Yalovalı, hem de Tunceliliyim :)
      Sağol güzel yorumun için.....

      Sil
  6. Çocukluğum Bartın'da geçti .2 katlı kocaman bahçeli evimiz var orada ,bahçesinde evcilik oynardık,çamurdan heykeller yapardık su kuyumuzun başında mahalledeki çocuklarla . Meyve ağaçlarıyla dolu bir bahçe hayal et ,kendi bahçemizdeki meyveler ağaçta dursun ,Zele ananın( kadının ismi bu valla ben koymadım:)) ) bahçesine usulca dalıp armutları taşladığımız çok olmuştur,her defasında yakayı ele vermeye an kala kaçardık.Sonra okul piknikleri,ailelerle ,akrabalarla denize gidilirdi. Şimdi o piknik yerlerinde koca koca apartmanlar var ,doğayı katletmeye ne kadar da meraklıyız. Komşuluklar mükemmeldi,şimdi apartmanlarda selam bile zor verilirken:)
    Renkli bir çocukluk geçirdikten sonra büyükşehirde yaşamaya da zamanla alıştık. Artık küçük kasabalar il oldu ,her şey değişti .Ama geçmiş özleniyor,hele kaybettiklerin :( neyse laf taa nereye vardı.
    Kılıflar gayet güzel olmuş,bulaştın sen bırakamazsın artık keçeyi:)) ellerine sağlık ,sahibi mutlu mutlu kullansın,sevgiler canım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bartın'ı çok duydum ama hiç gitmedim Nuraycım, emekli olunca kendime liste çıkarıcam ve tek tek gezicem o yerleri inşallah..
      Aynıymış çocukluğumuz, biz de çamurdan tencere, tava yapmakla meşguldük... Çok güzeldi di mi o zamanlar, ellerimizde cep telefonları, bilgisayarlar, tabletler yoktu çünkü. Onların yerine yakartop, dokuz taş, ip atlamaca vardı.. Evden getirdiğimiz paspasları kapı önlerine serip, ne varsa elimizde birleştirip evcilik oynamak vardı. Uyduruk plastik bebeklerimize elbise dikmek-diktirmek vardı. Şimdi tecrit edilmiş alanlar var, güvenlikli siteler, aşkolsun Nuray, az şey mi, herkesin giremediği, alarmlı, korunaklı siteler, steril çocuklar.....
      Komşuluklar da steril artık, amannn bana dokunmasınlar, benden bişey istemesinler, aidat zamanı kapıyı çalsınlar vs...
      Evet yaa, bizim küçücük Yalova bile il oldu, sen düşün gerisini...
      Sağol Nuraycım, çok güzel anlatmışsın, güzel arkadaşım benim, sağol......
      Keçe beni sevdi sanki, tıpkı benim onu çoook sevdiğim gibi .)

      Sil
  7. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  8. Canısı ben Karşıyaka (35,5) İzmirliyim. Evlenip 29 yaşında İstanbul'a geldim, 12 yıl oldu, geliş o geliş. Kısmetse dönüşün hayalindeyim. Yeşillikler arasında büyüyen bir çocuk olamadım malesef ama İzmir' in tüm güzelliklerini dibine kadar yaşama şansım oldu. Deniz, güneş ve sosyal yaşantısını inanılmaz özlüyorum. Ben buralardayım, en kısa zamanda görüşelim:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Karşıyaka kelimesini tamamlayan bir kelime söyleyiniz: Iııııı, 35.5 :))))
      Ne bahtsızmışsın diycem şimdi eşine ayıp olacak, İzmir güzel, İzmir sakin, İzmir modern, İstanbul gibi değil... Yahu boşver, döneceğiz nasılsa memlekete, geçecek zaman....
      En kısa zamanda kahveye bekliyorum Juliette ile beraber o vakit :) Yağmurlar geçsin, hemen gelin....

      Sil
  9. Ah cocuklugumuz! Ya Esen sen niye yapiyorsun bunu bize,yani özellikle bana gibi geliyor! Zaten bütün gün hersey cagrisim yapiyor,yalniz kaldigim anda seslelri dinlerim ben,hani bir sinek viziltisi yakalarimda eskiden köyde babaannemin tandir evinde kaldigimiz yedigimiz ictigimiz,sonra o sicaktan mayisip uyudugumuz ev aklima gelir,ruhuma islemis o kokular,sinek viziltilari,renkli kareler,sofralar,yogurtlu sekerli ekmekler,daglar tepeler,agac tepeleri,kayisi agaclari, koca gövdeli armut agaci,bayramlar,hergün ari sokmasi! Evet beni hergün ari soktu belli bir yasa gelene dek! Hergün düzenli olarak arilar tarafindan igne batirildi,babaanne tarafindan demir bicak sürüldü! Belkide ondan antibiyotik almis gibiyim:))

    Bugünkü uykusuzlugumun haddi hesabi yok,aldim basimi gidiyorum,kendime post yapsam destan olurdu,yorum birakmayi cok seviyorummM!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sahi Serpil yaaa, ne çok sinek olurdu di mi eskiden, bak şimdi sen deyince hatırladım ;) Vallahi kötü bir niyetim yoktu arkadaşım bu postu hazırlarken, tamamen tesadüfi, inan :)
      Ne güzelmiş bak senin de çocukluğun...
      Yani arı sokması dışında tabii :) E belki de Serpil, belki de arılar seni böyle güçlü bünyeli yaptı öyleyse :)
      Hep bırak o zaman yorum, hep burdayım, postla alakalı ya da alakasız, sen anlat arkadaşım, ben dinlerim seni......

      Sil
  10. Merhabalar ablacim
    yine cok guzel canta
    o gemili telefon kilifi cok guzel
    kediliye yorum yapmiyorum zaten harika

    nereli olduguma gelincede
    Aslen YOZGAT BOĞAZLIYANliyim
    Ama ANKARAda buyudum
    MAMAK bebesiyim
    Hehehehe
    Esim dolayisiylada ANKARA KIZILCAHAMAMli oldum
    oldumda oldum iste :)

    sevgiyle kal...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Burcucum :) Beğenmene çok sevindim :)
      Yozgat'lısın demek, e memleketine yakınsın öyleyse... Evlenip aynı şehirde kalmak da bir şans ayrıca di mi :)
      Hayat bizi nereye götürürse, karnımızı nerede doyurursa oraya savrulup duruyoruz zaten :) Önemli olan yaşadığın yere ne kadar kolay ve gönülden uyum sağladığın.....
      Sağol yorumun için, bu arada ne yaptın hediyelikleri? Yapıyor musun nişan için bişeyler, nasıl gidiyor?

      Sil
  11. Beni biliyorsun zaten Bursa'dayım. :))
    İlkokuldayken karne zamanı geldiğinde hep üzülürdüm ben. Çünkü tüm arkadaşlarımın nasıl oluyorsa bir köyleri vardı. Kime sorsam tatilde ne yapacaksın diye, köye gidiyoruz biz derdi mutlu mutlu. Döndüklerinde de anlatırlardı havalı havalı. Ben her tatil dönemi eve gelip anneme surat yaptığımı çok net hatırlıyorum. Annemde hala anlatır zaten. :)) Niye bizim köyümüz yok anne? Herkesin köyü var bizim niye yok? Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür şarkısına da bu yüzden hep sinir olmuşumdur :))))
    Anlıyacağın şehir merkezinde yaşadık biz hep. :)) Neyse, bak nerelere götürdün sen şimdi beni. ;) Tüm çalışmalar yine harika Esencim :) Sevgiyle ve hoşça kal :)

    YanıtlayınSil
  12. Tüh yaaa, bak ben de üzüldüm şimdi köyünün olmamasına :( Sen niye kendine köy seçmedin ki, Bursa'nın onca güzel kızık köylerinden birini kendine köy belleseydin ve annenlere deseydin seni her hafta sonu oraya götürsünler ;))
    Çok haklısın üzülmekte, çünkü insanın köyünün olması büyük şans, ben de İstanbul'dakilere üzülüyorum hep, yani memleketi olmayan ya da uzak olanlara. Çünkü her bayramda, her tatilde burda kalmak zorundalar...
    Sağol Hülyacım, o senin harikalığın ;)
    Öpüyorum seni...

    YanıtlayınSil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.