18 Kasım 2012 Pazar

LAVANTA YASTIĞI - BİRKAÇ HAVADİSLE...

Ağzım dilim bağlandı bu koca kişisi yüzünden, yazmayacakmışım onu bloğa, konu etmeyecekmişim, evimizde olan biteni bu kadar anlatmayacakmışım, başka konular bulacakmışım bloğa yazmaya vs.. Napiyim peki, en büyük malzeme sensen benim kabahatim mi, en yakınımda en dibimde kim var benim, en çok kimi seviyorum ben, ailemi, seni ve dahi çocuklarımı anlatıcam elbette, köydeki komşu kadın bir yere kadar (ki onunn ucu da sana bağlanmıştı ya neyse!) :p bir müddet es veriyorum peki ama sadece bir müddet! Hiç anlatmıycam  Ali Deniz'in bir kez daha krup olduğunu, geçen Pazar'ın -geri giden Merkür yüzünden olduğuna karar verdiğimiz-  nasıl beter bir gün olduğunu, fırının nasıl bozulduğunu, kekin içinde yarı pişmiş halde nasıl yarım saat beklediğini, sonra da yandıığını, evi duman içinde bıraktığını (komşuların itfaiye çağırmaktan son anda vazgeçtiğini :)))  bir poşet kumboncuğu Ali Deniz'in elinden düşürüp nasıl bütün salona saçtığını, benim kolumun, Ali Deniz'in ayakkabılığın kapağını açmasıyla nasıl menteşesine sıkıştığını (olmaz di mi normalde böyle bişey, "açmak" ve "sıkışmak" fiilleri bir arada olmaz bence de ama aynen öyle oldu işte, o açtı, ben yan tarafında dururken kapağın menteşeli kısmına kolum sıkıştı, kan oturdu feci şekilde) Bana kalsa bunları nasıl anlatırım size uzun uzun ama işte, malum sebepten şimdilik havadisler bu minvalde :)
Bişey sorucam size şu bloğa parola olmuyo mu, bazı postlara bazı kişiler! bakamasın, okuyamasın olmuyo mu? Başlığı görüp de tıklayıverince bir kişi (o kendini biliyo!) dannn diye çarpıveremez mi başlığa kafasını :))) Parolayı da söyleyemeyince öyle kalakalmaz mı blog kapısında :)))) Bazı şeyler aramızda kalamaz mı sizinle! ;)
Neyse pazar gecesinin içinde bulunduğum huzur dolu sessizliğine hürmeten başka konulara geçiyorum şimdi...
******************
Mühim bir haberim var size Leyla'nın Kahve Dükkanı takip ettiğim güzel bir yemek bloğu (ki güzelliği tescilli bloğa bakarsanız, 2011 Blog Ödülleri Yemek Blogları Birincisi) 200. tarif şerefine çekiliş yapmıştı da, ben de o bizim mutfağa şart olan o mantar panoya talip olmuştum, bana çıkmış :))) Cuma günü mail gelmiş, taaa Trabzon'lardan gelecek yakında panom, size göstericem elbette geldiğinde, mutfaktaki yerini hazırladım bile :) Oraya notlar yazıcam, kocama, kendime, bazen Nehir'e, mutfaktaki eksikleri yazıcam, bazen de bir dörtlük en sevdiklerimden :)) Süper oldu bu, güzelim cumamı daha da güzelleştirdi bu haber :)) "Senin adına sevindim" mi dediniz, yoksa hafiften kıskandınız mı :)) Kıskanmayın, e siz de benim çekilişime katılın, belki ben de size bir mail atarım bir cuma günü, "naber, piyango sana vurdu!" derim  :) Katılmak için 4 gününüz kaldı, 22'si gecesine kadar bekliyorum, ana sayfada, şu yanda var duyurusu ;)
******************
Geçen gün size gösterdiğim etaminim bitti, bu kez pano olmadı ama, lavanta yastığı (burda yine doğru kelimeyi bulamadım galiba, yastık nedir, yatarsın, koyarsın kafanı üstüne, e bu ne şimdi, görünüş itibariyle yastık ama işlev bakımından değil! süs yastığı mı deseydik adına aceba) yaptım, içine silikonla birlikte evde fi tarihinden kalan lavantalardan koydum, burnunu dayamazsan alamıyosun lavanta kokusunu :) ama olsun benim kokulara alerjim var zaten, sırf adı lavanta yastığı olsun diye koydum içine lavantaları :)))
Çok şeker oldu bence, sizce de di mi, napiyim yani daha blog okuru, elimden gelen budur, amatörce, minik minik şeyler, kayda değer 80'e 180 bir panom henüz yok ama umudum gani gani :))
Lavanta yastığımızın alt kısmına da boncuk diktim :)
Nehir çok beğendi odasına koymak istedi, e kuzuyu mu kırıcam, senin olsun dedim ;)


Ne yapsam nasıl sergilesem bilemedim, üç ayrı yerde beğenilerinize sundum ;)


Bu fotoğraf konusuna çok takılıyorum bu sıra, sen yap güzel güzel sanat eserlerini ama göstereme, flu, puslu, karanlık fotoğraflardan seçmeye çalışsın insanoğlu senin şaheserlerini :( Ben de istiyorum Cafe Nohut gibi, Geniş Zamanlar gibi  ışık içinde, üstüne nur yağmış  gibi aydınlık fotoğraflar çekmek :(  Kah diyaframı kısmak, kah sonuna kadar açmak, öndekine vurgu yapmak, arkadakini flulaştırmak vs. (Gördünüz di mi teorik olarak fena değilim, amma velakin pratik için malzeme yok!) Yok mu fotoğraf makinesi hediye eden bi çekiliş, hı? ;))

Yukarıda görüldüğü üzere yılbaşı çamımızı süsledik, benden ziyade kuzular süsledi :)
Ali Deniz her gün bıkmadan usanmadan yerlerinden çıkarıp, koltuk altlarına atsa da bakalım yılbaşına kadar üstünde birkaç süs kalır diye umudum var :)



Yeni çıraklarımla tanıştırayım sizi, Sahra ve Nehir! Etamine sardırdım onları da :) Bakalım, anneleri üstüne eğilirse kızların, çalıştırırlarsa eğer bi güzel,  gelecek vaadediyolar sanki ;)

Bu nasıl bir ciddiyet yahu!

Bir poz da ağacımızın yanında...


Veee finali de Aylin'in doğum günü fotoğrafıyla yapalım, dün akşam kutladık, çok güzel bir akşamdı, çok eğlendik ;)  İyi ki doğmuşsun Aylin, nice güzel güzel yaşların olsun güzel ailenle birlikte şekerim :) 

Gönül, Aylin, Gülcan, Songül, Suna, bendeniz, Aysel...

19 yorum:

  1. Nereden başlamalı?
    Halil beye az da olsa hak verdiğimden mi? Çamı şimdiden süsleyen minik parmakları sevme isteğimden mi? Geçen Pazar' a ait dikkatsizliklerin sebebinin sadece bit kadar bir gezegen olma ihtimalinin az olmasından mı? Keki yakanın unutkanlık olduğu fikrimin sizi rahatsız edip etmeyeceği düşüncesinin beni rahatsız ettiğinden mi? Lavantalı küçük etamin yastığın (Şinoks ve Minoks için yastık bize göre minyatür yastık) çok güzel göründüğünden mi? Yastığa tutturulan düğmeler yerine bendeki küçük çanları size ulaştırsam da onları daha mı yeniyıl havasına soksanız düşüncemden mi?

    Bilemedim nereden başlasam?

    Ben iyisi şimdi gidip sabah yine geleyim!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nurdan hanımcım, neyse ki halil bey bu postumu face'de beğenmiş, tepkisinden azcık çekinmiştim amma, şükür ses yok henüz ;)
      Ben bilmem valla geçen pazarın müsebbibi tamamen Merkür :)
      Keki yakan elbetteki benim unutkanlığım malesef, bi yandan da başka şeylerle uğraşınca öyle oldu, gitti caanım kek :(
      Aaa, hiç düşünmemiştim valla yastık tam Nehir'in ayıcıklarına göre sahiden de :) Beğendiğinize sevindim, ben de çok sevdim bu deseni :)
      Çanlar harika olur valla, kimbilir bakarsınız ulaşır bana yılbaşına kadar :)
      Teşekkürler güzel yorumunuza :)
      Sevgiler

      Sil
  2. Sevgil Esen Can , ne kadar maceralı günlerin var yahuu!!en azından akşam şu cümleyi kurmazsın uyurken ''Allahım ne kadar sıkıcı bir hayatım var '' demezsin, şu gün içinde yaşadıklarına bakınca. sürekli bir hareket, telaş, bir şeylere yetişme hali ,bir yerler dağılırken bir yerleri toplama, ve sonra sakin sakin etamin işlemek, bu telaşlardan sonra. anne olunca böyle mi oluyor şimdi, yoksa sana özel telaşlar mı çözemedim? bu arada şirin etamin yastık çok güzel olmuş!! o yastık sıradan bir yastı değil artık, ne telaşlar, ne olaylar arasında işlenmiş ve bitirilmiş, anıları olan bir yastık.bu arada hediyen hayırlı olsun :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorma Filizcim, çoook hem de, dün akşama kadar ev toplamaktan, çocuk doyurmaktan başka bişey yapamadım... Çok yoruldum, ütü sıkıştırdım araya bi o kadar, onun dışında, yedir, yıka, uyut, ortalık topla şeklindeydi... Gazete okuyamadım, kitap okuyamadım, elime etamin alamadım :(
      Annelik böyle bişey ama benimki de birazcık bana özel telaşlar, bildiğin kaşınmak yani durduk yere, kendine iş çıkarmak, o da olsun, biraz da bundan şeklinde fena bir durum ;( Ben böyle iyiyim, hastalık olmasın da gerisi bir şekilde halloluyor :)
      Olmuş de mi yastığım, teşekkürler ;)
      sevgiler

      Sil
    2. Bu arada kendine haksızlık etmişsin, bloğundaki yorumlardan okudun, hiç öyle meclisteki barajı aşamayan partilere benzetme kendini, gayet okunası yazıların :)

      Sil
    3. çok teşekkürler efenim :) önümüzdeki seçimlere bakcaz artık .yağ ,şeker ,kömür bir de makarna mı dağıtsam oylar yükselsin diye aceb ?

      Sil
    4. Yok yok, yaz yeter, komik komik yazmaya devam et bence, oylarımız sana :)

      Sil
  3. "Hem elinde hem dilinde" derler ya, aynen öylesin yahu, beyefendiyi de delirtmişsin en sonunda :))
    Fotoğraf olayına gelirsek mümkünse gündüz çek ve flaşlı çekme, benim hiç bir fotoğrafımda flaş yok örneğin, iyi fotoğraf için SLR bir mak. ihtiyaç yok, neticede fotoğrafı çeken makine değil, sensin. Eğer küçük bir objeyse fotoğrafladığın arkadan beyaz bir örtü falan as ki berrak bir görüntü olsun, ilk aklıma gelenler bunlar. Keyifli, eğlenceli, hareketli günler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok fenayım de mi :)) Beyefendi yeni delirmedi, hep böyleydi :)))
      hafta içi gündüz çalışıyorum ama hafta sonları dediğin gibi deniycem bakalım, perdeleri açıp, arkaya beyaz fon yapıp, sen bak bakalım bir dahaki posta geçer not alabilecek miyim ;) Sağol tavsiyeler için ;)
      Aynı nitelikteki günler sana da olsun :))

      Sil
  4. Bloğunuzu yeni keşfettim çıkmam artık :)) Lavanta keseleri pek şeker olmuş. Kızlar'a bayıldımm :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. E süper, benim dileğim bu aslında, bloğuma gelenler lütfen hemen gitmesin, eskilere epeskilere de baksınlar :) Benim en çok sevdiğim postları da ıskalamasınlar :)))
      Teşekkürler, ben de senin bloğuna baktım ve fotoğraflar öyle ferah ki, görsel olarak çok beğendim, içeriği ayrıca inceliycem elbet :)
      Kızlar bundan gayrı benim çıraklarım...
      sevgiler

      Sil
  5. Lavanta kesen çok güzel olmuş, çam erken mi ne süsülenmiş daha var yılbaşına bir tane süs kalmaz anlattığın kadarıyla üstünde. İki kadın bir araya gelince 2 el poker çevirmez yaa elbet, evden ev hallerinden konuşur, ee bir de eşinden çocuklarından bahseder. Eşin sana haksızlık etmiş, ona saracağına gelip burda anlatıp gidiyorsun burada anlatılanlar da bilgisayar çöplüğüne gidiyor,fena mı:)) Sevgiler eşine şaka şaka:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler fiamma :) Erken sahidenden ama sabredemedik o akşam Nehir'e ne zaman süsleyelim deyince, hemen anne dedi diye çıkarıverdik ortaya :)
      Sen durumu çok güzel özetlemişsin ama bak aklıma ne geldi, senin onmarifet sergisinden bize gelen bez bebeğin var ya, salonda hanımefendi gibi oturan kibar kadın, kocamı ara ara da ona mı anlatsam ne :)))
      Sevgiler, teşekkürler de...

      Sil
  6. Canım lavanta yastığın harika olmuş ellerine sağlık :) Ne büyük marifet valla, çam ağacını süsleyen o minik parmakları yerim ben :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Süreyyacım ama bu küçük bir marifet gerektiriyo inan bana, yoksa ben yapamazdım ki ;)
      Çam ağacını süsleyen minik parmakları sen, durmadan söken minik parmakları da ben yiyim :)))

      Sil
  7. ne kadar güzel bir anlatımın var bayıldım :)

    YanıtlayınSil
  8. teşekkürler muhabbetsofrası, hoşgeldin :) Şimdi böyle yazınca, bi daha okuyim bakiyim yazımı dedim ve hakikaten de güzelmiş anlatımım, ben de beğendim :))
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
  9. Son derece ketum, evden ve ahalisinden hiiiç bahsetmeyen yazını da keyifle okudum neticede ama onlar olmayınca neden bahsedeceğiz kısmına sonuna kadar katılıyorum, tadı mı olur öyle ya :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)))) Hiiiç, hiç anlatmam, dört duvar arasında herşey :) Mesela şimdi sana tam yorum yazmaya hazırlanırken, uykusunda arka arkaya öksüren Nehir'e ballı, limonlu ılık su hazırlamak için kalktığımı, içirdikten sonra yorum yazabildiğimi de anlatmıycam :))) Anlatsam sen belki burdan kendine bir pay çıkarabilirdin halbuki, ballı limonlu ılık su öksürüğü nasıl da şıp diye keser bazen bilirdin (bilmiyoduysan tabii ;)
      Tadı olmaz Ülkercim, tadı olsun diye de yazmaya, anlatmaya devam :))
      Sevgiler

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.