10 Kasım 2012 Cumartesi

CUMA VE CUMARTESİ'DEN NOTLAR, "KEÇE EV" EŞLİĞİNDE...

Baş döndüren bir post bu, taa en baştan uyarayım, postun sonunda "Tansiyonum fırladı, bu ne yaaa! serseme döndürdün" istemiyorum ;)
Dün akşama gidiyoruz şimdi, gündüzden,  güzelim insanlarla olacak güzel Cumartesi buluşmasını istemeden kabul edememişim zaten, içime oturmuş (ki en kısa zamanda gerçekleşecek inşallah!), işten gelmişim, kocamla birlikte geleneksel kahve keyfimizi yapıyoruz (Yok yok, "Günün nasıl geçti hayatım" muhasebesi değil, hiç de olmadı. laf aramızda ;) Konu daha çok kocamın hiç lüzumu yokken alalım diye tutturduğu  elsidi televizyon, bin kere anlattı özelliklerini, bin kere anlamadım, anlamamaya da yeminliyim, televizyon de geç di mi,  olmazzz, megahertzi, kaç skart girişi olduğu vs.şişirdi beni yemin ederim) Saat 7'ye yaklaşırken, normal bir akşama hazırlanırken, zııırrr kapı, o arada da ben zırrrr telefondayım bir yandan da, gelen üst komşunun oğlu Hasan, "Esen abla, Halil abiye söyle arabanın kapısını açık bırakmış, hırsız bagajı karıştırıyodu" Ben bir yandan telefon kulağımda "Aaaa arabaya hırsız girmiş (bu da komik bi laf değil mi sizce de, neresine girecek iki metrelik şeyin, dışardan el uzatmak marifetiyle hırsızlık :)) Kocam koştu geldi, kilitledim ben arabayı, kontrol de ettim diyerek, koştular arabanın yanına, ben evde tabii, çocuklarla... Meğersem, kelebek camını kırmış şerefsiz hırsız, Hasan pencereden "Napıyosun" diye bağırınca, vınlayıvermiş tabii... Tatsız bir akşamdı vesselam, kocam zabıt, fotoğraf peşinde uğraşırken, Nehir evde zırıl zırıl, "Kızım sana noluyo, oynasana arkadaşlarınla, sanane arabadan?" "Anne yaaaa, sen üzülmüyo musun, hırsız girmiş arabaya, camını kırmış, sinirlerim bozuldu, üüüüü" şeklinde bir akşamdı, sinirleri bozulan sadece Nehir olsa iyiydi, babasının da sinirleri bozuldu, benim-itiraf ediyorum biraz da sinir bozucu- rahatlığım yüzünden biraz da "bıkbıkbıkbık"ladı gece gece :( Peki biz ne yaptık asabiyeti tavan yapmış kocanın bu tavrına karşılık, tabii ki uykuya sığındık :)) Sabah ola, hayrola dedik ;) (Çoğul dediğime bakmayın, 4 kişilik ailemizde bi ben dedim bunu ;) Yeri gelmişken (gelmiş mi tam da emin değilim ama şu kocamın  sinirlendiği zamanlarda "sen" yerine her seferinde "siz" diye konuşması beni illet ediyo, söyler misin blogcuğum birinci tekil şahısım "ben!"

Sabah oldu şükür ve hayroldu tabii her zamanki gibi ;) Araba sigorta şirketinin ısrarla "Güvenli yere bırakın" talimatı üzerine akşamdan bıraktığımız otoparktan alındı kocam tarafından, servise götürüldü, halloldu geldi...
Bir kez daha "Cana geleceğine mala gelsin" dendi :)
Sabah Nehir'i 10 Kasım törenine götürdüm okula ben de, nasıl duyguluydu anlatamam, nasıl güzel hazırlanmış çocuklar, öğretmenleri sayesinde tabii... Çok duygulandım, en çok şu siren sesleri beni perişan eden, her seferinde mi aynı olur yahu, saygı duruşunun arkasından gelen İstiklal Marşı'nı her seferinde mı zırıldamaktan söyleyemez insan :( Bir değil bin ağlansa yeridir Ata'mıza... Ruhu şad olsun, kıymeti sonsuza kadar bilinsin, emaneti de korunsun inşallah çocuklarımız tarafından...

Tören'de...
Sonra Şimal ve Suna'yla eve geldik kahvaltı yaptık, Fahriye Abla da vardı kahvaltıda, sabah Ali Deniz'e bakmak için gelmişti (Anlatmadım size Fahriye Ablayı, çok istedim ama anlatmadım ki nazar değdirmeyeyim, Ali Deniz'e bakıyor bir yandan da bize ablalık ediyor, benim omuzlarımdaki yükün bir kısmını gönüllü olarak alıyor, yoksa nasıl yaparım ben bunca etamini, keçeyi ;) Maşallah deyin siz de e mi?)
Sonra Bahar'ın annesi Işıl'a gittik, çok güzel ağırlandık, çocuklarımız geçen seneki buluşmalara oranla daha usluydular, daha sakin bir oturma oldu bu seferki şükür, galiba büyüyor kuzularımız... Işıl'a giderken (geleneksel hale geldi artık)  yaptığım keçe evi hediye götürdüm. Şans getirsin inşallah güzel aileye ;)

Akıllı kuzular bunlar :)

E bunlar da akıllı kuzular ;)
Mehtap Hanım'ın güzelim bloğundan bakarak yaptığım keçe evi göstereyim şimdi size... (Mehtap hanım diyorum ama siz üçüncü kişilere karşı böyle, yoksa o benim blog ablam, Mehtap Abla! Bloğuna ilk rastladığımda, hazine bulmuş gibi sevinmiştim de, o sevinçle her postuna yorum yazma ihtiyacı duymuştum da, ordan da Türk sineması repliklerinden hevesle "Size abla diyebilir miyim?" demiştim de o da kabul etmişti. Nasıl bir cesaretse bendeki de, ayıp de mi biraz, dün bu keçeyi yaparken takıldım diye mail atmıştım ona, sonra da telefon numaramı yazmıştım, aradı beni, telefonla konuştuk (aracı olanlara bir teşekkür :) ) ve dedi ki, "ben  cok memnun olurum Abla demenden", yaaaa :)

Önce kendi yaptığımı aşama aşama göstereyim, sonra da örnek olarak aldığımı, önce örneği göstermiyorum çünkü o zaman dersiniz di "Aslı daha sevimli" e bence de ama acemi keçeci muamelesi yapın siz bana e mi ;)

Keçe Evimin son hali budur...
Şu hale kadar getirmişken bir kal geldi bana, gövdeyle çatıyı nasıl birleştireceğimi bilemedim ve tabii bir bilene sordum, işin ustasına ;)

Kalıpsız çalıştığım için benim çatım daha dar oldu, o zaman da çok sevimli olmadı sanki, bir daha yaparsam bu kısmı unutmamalıyım ;)

Tohum işini ilk kez denedim, Mehtap Abla olmuş dedi, e olmuştur o zaman bence de ;) Kurdeleler Kadıköy'den aldığımı söylediğim kurdelelerden, kullandıkça göstereyim size en iyisi güzelim kurdelelerimi, kapının tokmağı nazar boncuğu olsun dedim, bi de kaplerle yaptım pencereleri ama kalpli perdesiz olmazdı di mi ;)

Bunlar da Mehtap Abla'nın bloğundan örnek aldıklarım...

Bugün havaya bakmadan dışarı çıkınca, çocukların montları da yağmurdan korunmaya yetmeyince, benim güzelim Celal Birsen şemsiyem de geçen sene motorda unuttuğum için başka birini yağmurdan koruma görevini üstlenince (ki helali hoş olsun yeni sahibine, bana çok hizmet etti, 10 yıl boyunca bir teli bile yerinden oynamadı, demek ki benim için vadesi dolmuştu) yolumuzun üstündeki Kiler'den bir şemsiye alayım güzel bulursam deyince, e bulduğum şemsiyeyi çok beğenince e şemsiye de 16 liradan 10 liraya düşüverince Kiler kart sayesinde, alıverdim gitti :)
Göstereyim ki size, koşun yetişin varsa ihtiyacınız şemsiyeye, her yerde unutulduğu için çok para vermeyin e mi, sağlam olsun rüzgarda dönmesin ama ;) Kiler kartınız yoksa da kasadaki diğer müşterilerden isteyiverin...

Evet evet, Yalan Dünya'daki yolluklarla aynı bizimkiler, bir de yemek takımımız aynı çıkmasın mı, e ben bu diziyi biraz daha sevmeyeyim mi :)
Bizim evde herşey partiyle, misal patlak mısır partisi, börek partisi, mozaik partisi vs. Ben herşey için bu keyifle içilen bir çay olsa da "parti" demeyi tercih ediyorum, o zaman keyfi kat kat artıyo benim nazarımda, Nehir de artık sürekli parti isteyen bir küçük kız oldu :) Cuma günü sabah bana dedi ki "Anne yarın bir yere gitmeyelim, bize de misafir gelmesin, biz seninle "Anne-Kız Partisi" yapalım olur mu?" şimdi bunun üstüne,  bir gün içinde yaptıklarımıza bi bakar mısınız, Tören var, misafirliğe gitmek var, keman kursu var, üç ayrı zamanda gelen misafirler var, e kuzu da biraz asabileşti ve patavatsızlaştı hatta (Kusura bakmayın şekerim e mi? Size değildi sözü aslında ;))
Bunca işin gücün ve dahi gezmelerin vs. sonunda akşam olduğunda, çocuklarımla başbaşa kaldığımda bana bir cesaret gelmesin mi, bir kendine güven,  bir "yapabilirim" hissi ve yaptım da evvelallah :) Ne mi yaptım, bana göre pek mühim bir işi başardım, hem de tek başıma ;) "Ali Deniz'i yıkadım" :))) Sakın küçümsemeyin, kınamayın da  valla bir gün kendi el kadar çocuğunuzu yıkayamazsınız, yıkatmaz!!! ;) Benden tavsiye size ;)Hem bilen biliyor değil mi Ali Deniz'i yıkamanın pek çok işten daha zor olduğunu, zahmetli olduğunu, daha iyiydi bu seferki banyo macerası sanki, misler gibi oldu kuzucuğum :)
Yarın da canım arkadaşım Aynur ve kızı Akdeniz misafirimiz olacak inşallah ;)
Bizden haberler bu kadar şimdilik, sizin cephede ne var ne yok? ;)

Not: Bu postu yazabilmek için pek çok uğraştım, yazmaktan ziyade fotoğrafları ekleyebilmek için, öyleyse siz de sürç-i lisan ettiysem affeyleyin olur mu, okumaya takatim yok, hatam varsa, düzeltirim daha sonra ;)

22 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsın Esencim keyifle okudum:))) parmaklarına sağlık :)) keçe evin çok güzel olmuş:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Teşekkürler Nuraycım, inan bilemedim şimdi yazımı beğenmene mi yoksa keçe evimi beğenmene mi daha çok sevindiğimi ;) Ama inan çok mutlu oldum yorumuna! yazarken kendi kendime "Uzatma şunları şu kadar" deyip duruyodum ama yazı gevezesinin tekiyim vesselam :))
      sevgiler çok...

      Sil
  2. Esen Hanımcığım,

    Ben yazarken bu kadar sabırlı olamıyorum; sizdeki Maşallah ne sabırdır böyle?
    Oku oku sonu gelmedi yeminle; gece baktım saat 01,30 ben hala yazınızı okuyorum; karar verdim yorumu sabaha bıraktım.

    Amanın neler olmuş 24-48 saat arasında; tv de hiç seyretmedim ama fenomen olan bir dizi vardı "24" diye -sizin ki ona feyk atmış gerçekten. İçine hırsız giren her konu tatsız olur; sizinki de öyle; olmuş neyse büyük geçmiş olsun! Ama ben yine güldüm - neye mi? Gözümde canlanan Nehir' e ve onun hırsıza verdiği gözyaşılı tepkisine!Kız çocuklarının hali başka oluyor gerçekten :))))

    Şemsiye çok güzelmiş, güle güle kullanın. Nedense benim de en çok kaybettiğim eşya şemsiyedir. Orada burada her yerde kalır onun için giderse üzülmeyeceğim şemsiyeler almaya başladım; kaybolsa da zaten sebildi bulan güle güle kullansın diyorum :)

    Ali Deniz' in durumu genelde tüm oğlan çocuklarında var. Kendilerini kızlara beğendirecek yaşa gelene kadar pis pis dolaşırlar ama kızlar ne zaman beyinlerinde başrolü alır o zaman sudan çıkmazlar. Özetle sizin eziyet biraz daha sürecek sanırım :)

    Ev ilk denemeye göre güzel olmuş. Çok beğendim mi? Cevabıma kızmakta serbestsiniz ama demesem kendime ters düşerim-samimiyetle bu işimniz benden sadece geçer not aldı. Eğer bundan sonra pencereleri biraz daha birbirine yakın; kapısı ve çatısını biraz daha geniş ve orantılı yaparsanız şahane olacak. Tohum işini çok iyi becermişsiniz. Kurdele, nazar boncuğu ve perdelere bayıldım.

    Bu ikinci defadır, takılıyorum; artık soracağım. Mantar evin altında göz kırpan masa örtüsünü siz mi işlediğiniz? Çok güzel görünüyor vallahi!

    Neyse bugün misafirlerde varmış, o nednele çok tutmayayım :))

    Sevgilerimle,

    Not: Mehtap hanımın çektiği fotodaki o kavuniçi mantar ev bende bu arada ;)


    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız Nurdan hanımcım, bana da sinir geldi valla yazarken, o nasıl bir yazma sabrıysa bendeki :)) Allahtan ışık hızıyla yazıyorum da vakitten kazanıyorum :)) Keşke başka şeyleri de bu kadar hızlı başarabilsem ;)
      Bu akşamı bekleseydim bunları yazmak için, bir de Pazar notları eklenecekti ki, pek fena olacaktı durum, sabahtan beri talihsizlikler yakamı bırakmadı :( Bir de ağırlık üstümde, bir de sersemlik, bir de beceriksizlik, sormayın gitsin (gitsin n'olur!)
      Günün finalini de kolumda bir morlukla noktaladım, Ali Deniz ayakkabılığın kolunu açtı ve benim yaslanan kolumu menteşeye sıkıştırıverdi arka tarafından :( allahaşkına söyleyin bu olabilecek bişey mi :(

      Neyse bugüne şükür diyelim, misafirler gitti, çocuklar uyudu, asayiş berkemal...
      Demek ki şemsiye konusunda fikirlerimiz aynı, güzelll :)
      Mantar ev başka bi ev oldu :( Çok haklısınız tespitlerinizde, bir dahakine mutlaka dikkate alıcam ve eminim geçer nottan fazlasını vereceksiniz inşallah ;)
      O sehpa örtüsünü ben yapmadım, Elif almış onu seneler önce, üç parçaymış da ikisini anneme vermiş, bayramda da annem verdi bi parçasını bana, bayılıyorum ben de ona, isterseniz ayrıntılı resmini mail atabilirim ;)
      Ne güzel, şans getirsin o kavuniçi mantar ev size, işleriniz kolaycacık su gibi gitsin bu hafta, taşlar yerine otursun ;)
      Tohum işi beni de sardı, bakalım bir dahakine arttırırım heralde çiçekleri ;)
      Sevgiler çoook, teşekkürler de...


      Sil
    2. Kışt kışt kışt - Bu nazar kovmak içindi!

      Tekrar geçmiş olsun Esen Hanım; yorumlara baktım da, kendi yazdıklarımı görünce kendime kızdım (Hoş keçeye sardınız farkındayım; içerlemiş olma olasılığım da yabana atılmaz) İnşallah incitme mişimdir?

      Ha bire Satürn' e atıp tutan biri olarak; geri giden Merkür' ün bu tür terslikler yaratacağını bilmemenize de şaşırdım :)))))))))) Merkür 27 Kasım' a kadar ters; iletişimde aksama, anlaşmalarda terslikler, üstlerle iletişim de yanlış anlamalar; eşlerde de olur, küçük ev kazaları gibi meseleler Kasım sonuna kadar gündemde deyip durumu kurtarayım bari!

      Tekrar sizi kırdımsa özür dilerim; en son istediğim sizi az ya da çok kırıp üzmektir....

      Sil
    3. Nazar kovma işlemi için teşekkürleeer :))
      Çok sağolun Nurdan hanım, hiç kızmayın kendiniçz çünkü ben ne incindim ne de üzüldüm yorumunuza, aklımın ucundan bile geçmedi, hiç olur mu öyle şey :) Yazdıklarınız her daim öğretici, geliştirici ;) Aklınızdan geçirmeyin böyle şeyler ve her yorumunuzda da lütfen keçe evim için yazdığınız gibi samimi düşüncelerinizi yazın...
      Keçe ne ki güzelim kaneviçelerimizin yanında hem (Mehtap Abla sen duyma bunları! ;) Nurdan hanıma diyorum ben)
      Demin yanıt yazınca size "keşke Nurdan hanıma sorsaydım o bilirdi, gökyüzünde bütün bunlara sebep gelen giden bişey mi var acaba" diye, ben sormadan yazmışsınız ;) Benim astroloji bilgin Satürn'e atıp tutmakla sınırlı, ilgi alanım sadece o :))
      Teşekkürler bir kez de bu aydınlatıcı bilgi için ama 27 Kasım'a da ne çok var daha :(
      Sevgi ve selamla...

      Sil
    4. Hakan Kırkoğlu abiden haftalık tiyolar;


      Bu hafta 14’ünde Akrep burcunda gerçekleşen tam Güneş tutulması bizim için önemli olan konularda, özellikle ilişkilerde ve parasal alandaki paylaşımlarda daha kararlı, iradeli davranma getiriyor. Hayatımıza yeni bir yön vermek, istek ve arzularımız yönünde çok daha ısrarcı olmak durumundayız. Böyle zamanlarda eldeki birikimleri kullanmak gerekebilir. Bu nedenle, finansal alanda, maddi konularda gündeme gelen değişiklikler gelecek planlarımızı büyük ölçüde gözden geçirmemize yol açabilir. Kafa karışıklıklarına, dikkatsizliklere karşı da bilinçli olmalıyız.



      AY TAKVİMİ
      Hangi gün nelere önem verelim ?

      11 Kasım Pazar Bugün Ay’la yan yana gelen Venüs pek çok konuda başarıya, ilerlemeye, özellikle maddi ortaklıklarda ve ilişkilerimizde yeni ve gelişen ortaklıklara işaret ediyor.
      12 Kasım Pazartesi Ay bugün yorucu ve zorlayıcı yönleri olan, kaynakların tükenmesine işaret eden El İklil menzilinde ilerlemekte. Kendimizi kayıplara karşı korumak için daha önlemci olmalıyız.
      13 Kasım Salı Ay gittikçe küçülmekte ve güneş tutulmasının hemen öncesindeyiz. Bu nedenle bugün hiçbir konuda önemli başlangıç yapmamak, durup beklemek çok daha yararlı olacaktır.
      14 Kasım Çarşamba Çarşamba gecesi 00:12’de Akrep burcunda güneş tutulması gerçekleşmekte. Tutulma öncesinde ve sonrasındaki birkaç güç içerisinde hayatımıza giren yeniliklere, değişimlere karşı direnmemeliyiz.
      15 Kasım Perşembe Bugün hızlı hareket etmek ve hedeflere çabuk ulaşmak konusunda daha kolay imkanlar elde edebiliriz. El Nayim menzilindeki Ay tutkularımızla hareket edebileceğimizi anlatıyor.
      16 Kasım Cuma Hızlı hareket etmek ve yeni başlangıçlar yapabilmek için daha elverişli zamanlar var. Ancak düşüncelerimizi sert ve kesin biçimde ifade ederek, tartışmalara, çatışmalara yol açabiliriz.
      17 Kasım Cumartesi Bugün Ay Oğlak’tayken bazı zorunluluklar ve gerçekçi olmamızı gerektiren koşullar var. Duygusal alanda sınırlamalar, ailevi konularda zorluklar gündeme gelebilir.

      27 Kasım' akadar 1 güneş ve 1 ay tutulması da var.

      Denilenin yalancısıyım; derler ki- gökyüzü bu ay çok ama çok karışık!

      Sil
    5. Hakikaten de çok karışıkmış gökyüzü Nurdan hanım, ben okurken serseme döndüm valla ;(
      Merkür bizden uzak olsun desem, hasarı en az olsun desem ya da en iyisi "Hadi hayırlısı" desem...
      Sevgiler, iyi haftalar, selamla birlikte ;)

      Sil
  3. Esen'ciğim yine harika bir post olmuş lütfen bu şekilde yazmaya devam et senin yayınlarını yüzümde bir gülümseme ile okuyorum güne güzel başlıyorum.Araba için üzüldüm çok geçmiş olsun.
    Arkadaşlarının evi beğenmesine çok sevindim çatıyıda çok güzel yapmışsın o kısmı yaparken bende zorlanıyorum ikinci denemede daha başarılı olacağına inanıyorum.
    Seninle daha öncede konuşmuştuk yapacağın her şeyin kalıbını çıkar bu işini çok kolaylaştıracak yapamazsan bana yaz ben bir şekilde sana yardımcı olurum.
    Kucak dolusu sevgiler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen söyler misin bana Mehtap abla lütfen, nazar var mıdır, bugün beni çarpan nazar mıdır, sersem eden, ağırlaştıran, sabahtan akşama herşeyimin ters gitmesine sebep olan, yoksa bunlara uydurduğumuz bir kılıf mıdır nazar? Kocam ve ablam haklı mıdır, bu kadar anlatmamalı mı herşeyi (ki anlattıklarım her zaman güzel olan şeyler değil, kıskanılası şeyler hiç değil) kimsenin hayatı bizden daha farklı değil ki, hepimiz yaşıyoruz bir şekilde, ben keyif almasını birazcık daha bilen, birazcık daha keyif vermeye çalışan kısımdayım belki ama benim gibi ve benden daha ..... (yine bulamadım doğru kelimeyi!) insan pek çok var...
      "Bu da nedir dedin" di mi, içimi dökmek istedim, çünkü ne zaman bloğa ayrıntılı yazsam, olumsuz bişeyler geliyo başımıza kocama göre, tıpkı bugün olduğu gibi...

      Öyle çok keyif alıyorum ki halbuki bunları yazarken, aslında sadece bunları değil de her türlü yazıyı yazarken...
      Ben yazarım ilelebet, kah ordan kah burdan, yeter ki siz okuyun ;)
      Evi bir kez de kendim için yapıcam inşallah ve bu seferkini daha çok beğeneceksiniz, Nurdan hanımın dediklerini de dikkate alıcam ;)
      Kalıp konusunda haklısın da bende çizim kabiliyeti yok malesef :( Gerekirse yardım isterim senden...
      Bir kez daha çok teşekkürler herşey için...
      Yorumun benim için çok kıymetli...
      Sevgiler çook...

      Sil
  4. Sevgili Esen Can, öncelikle geçmiş olsun bir hırsız macerası atlatmışsınız. neyseki eve girmeye çalışmamış, insanın sığınağı, en güvende hissettiği yer evi olunca hırsız girdimi, kendini bir daha güvende hissedemiyor, çok zor bir durum Allah kimseye yaşatmasın.
    Neyseki ucuz atlatmışsınız.
    valla yazını okuyunca sana ayrıca hayran oldum maşallah!! bu kadar aile telaşlarının içine bu el emeği işleri yapıp, yetiştirip ,fotosunu çekip, bir de üstüne yapım macerasını anlatacak yazılar yazmak çok enerji gerektirir Allah nazarlardan korusun. ben bu durumda kesin tembelim yahuu seninle kendimi kıyasladım da.
    Mehtap Hanım'ın yaptığı evleri görmüş ve hayran olmuştum, demek sende ev yapıyon artık. Mehtap Hanım'la ortak şirket kurar toki gibi sıra sıra evler yaparsınız yahuu !!
    senin ev romantik ev olmuş ,kalp şeklinde pencereli, bence çok başarılı ilk deneme için, ikinciyi merakla bekliyom. ellerine ve çalışkanlığına sağlık:) Allah tüm şerleri uzak tutsun yuvandan.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler filizcim...
      Hayranlık uyandıran insanlar pek çok ama ben o gruba dahil değilim, benim yaptıklarım çok amatörce, paylaştıklarım, yazdıklarım da öyle...
      Nazar konusunda da kocaman bir "Aminnn" çok ihtiyacım var buna galiba bu sıralarda...
      Mehtap ablanın yaptığı evlerin yanında benimki ancak gecekondu sayılır ;)
      İkinciyi kendim için yapmak istiyorum, gösteririm yapınca, inşallah daha iyi olur ilkinden...
      Aminnn bir kez daha, duaların hepimiz için geçerli olsun...
      Sevgiler çok...
      * Face de Esen Can diye ara beni, aile resmimiz var profilimde...

      Sil
  5. Sevgili Esen çok geçmiş olsun nazar varmı bilmiyorum ama dönem dönem benzer şeyleri hepimiz yaşıyoruz,bundan bir ay önce senin dün yaşadığını ben bir ay yaşadım sonra geçti. Kıskançlık varmı dersen evet derim sen çok doğal bir insansın, sıcaksın,samimisin,enerjin çok güzel bunları çok güzel aktarıyorsun ben blogundan çok keyif alıyorum.Biz Nurdan hanımın dediği gibi bunu Merkür'e bağlayalım.
    Keyif aldığın şeylerden asla vazgeçme.
    Eve gelince çok samimi söylüyorum ben beğendim ilk sefer için çok başarılı ikinci daha güzel olacaktır.
    Güzel bir hafta diliyorum herşey gönlünce olsun.
    Sevgilerimle..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oooo, seninki çok üzün sürmüş, sana da geçmiş olsun diyim, bi daha da uğramasın inşallah ;) Bugün daha iyiyim çok şükür ben de, sabah karşıya geçerken motorda deniz havası almak iyi geldi :)
      Yazdıklarına çok teşekkür ederim ;) Çok mutlu oldum, hatta yorumunu okuyunca daha da bi hafifledim sanki ;)
      Merkür bütün kabahatlisi bence de, zaten Nurdan Hanım da uzun uzun anlatmış, Hakan Kırkoğlu'nun söylediklerini, karışıkmış gökyüzü, hadi hayırlısı diyelim...
      :) Kahverengi-kırmızı yapsam dedim bu seferki evi, bakalım, azcık düşüneyim önce, renkleri, ayrıntıları, sonucu hep birlikte görürüz inşallah :)
      Sana da çoook güzel bir hafta olsun inşallah, Merkür'den azade...
      Sevgiler

      Sil
  6. Senin sevimli evi gördüm ama yorumları okurken aklım akrep burcuna gitti:)
    Biliyorsun ben de akrebim:))
    Vay be dedim neler bekliyormuş beni, yandım:)

    Ali Deniz`i de yıkamışsın ya daha ne olsun:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sabır diliyorum akreplere ya da koyver gitsin, hiç bulaşma bence Satürn'e falan, ben çok aklıma takmıştım teraziye geçtiğinde, hep de çıktı söylenenler...
      yıkadım valla ama hasta şimdi, üşüdü mü o akşam da hastalandı bilmem :(

      Sil
  7. Cana geleceğine mala gelsin, tekrarı olmasın inşallah. Ben okuken nefes nefese kaldım, kim bilir sen nasıl bitap düşüyorsundur gün sonuna doğru, ne çok aksiyonunuz var yahu :))
    Keçe evler pek şirinde, mavili örtü gözümden kaçmadı, çarpı işi mi, hesap işi mi? Aman ne işiyse işi, sonuç olarak güzel bişi :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öyle diyoruz biz de hep, aminn, sağol Sevdiyecim, bi de hoşgeldin ;)
      Ben de her hafta sonu bitiminde kendi kendime "Bi dur, bi nefes al, debelenme bu kadar!" deyip duruyorum ama kar etmiyo pek :( Çok yoruldum sahiden özellikle bu hafta sonu, özellikle pazar günü :( Şimdi de çocuk hasta :(((
      Sehpa örtüsü etaminseverlerden kaçmamış, ben de bayılıyorum ona ama ben işlemedim, ketene işlenmiş çarpı işi, ablam almış seneler önce, bi parçasını bana verdi geçen bayram :)

      Sil
  8. Tam senlik bir adres, hem zor, hem kolay kaneviçe örnekleri:
    http://pontocruzgraficosgratis.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Süpeeerrr, nerden buldun bu siteyi, şöyle bi baktım da harika işler var, üye de oldum hemen ;)
      Çok sağol Semicim...

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.