11 Kasım 2014 Salı

Sonbahar getirdim sana...


"Sen acıma, 'Allah acısın' derler ama billahi çok acıyorum İstanbul dışında bir memleketi olmayan dahası bir köyü bile olmayanlara :(( Her bayram, her tatil, her hafta sonu İstanbul'a ya da büyük şehre mahkum kalmak fena bir duygu sanıyorum! Sanıyorum zira o duyguyu hiç tatmadım çok şükür :)) Her fırsatta kendimizi atacağımız bir bahçe var orda! Bu hafta sonu da o bahçenin tadını çıkardık dibine kadar ;) Ve ben bencil bir insan olmadığımın nişanesi olarak; boynu bükük, memleketsiz, köysüz arkadaşlara bir hediye getirdim :) İçinden hardallar, sarılar, turuncular, kahveler, acı yeşiller, kızıllar, bakır kızıllar fışkıran bir paket bu, buyur öyleyse, sonbaharın tadını birlikte çıkaralım :) 


Trabzon Hurması
Henüz tam olmamış, insanın ağzını buruş buruş yapıyor ama ne gam ben zaten pek hazetmem kendilerinden ;) Ama hakkını teslim etmek lazım gayet estetik bir meyve ;) 

Bahçenin Kasım mahsulleri
Muşmula varmış bahçede, hiç bilmiyordum. Ne çok yerdik çocukken. Rahmetli teyzemin bahçesinde çok olurdu. Bu resimdeki haliyle değil elbet, iyice olgunlaşmış, neredeyse çürüyecek hale gelmişken mis gibi olur muşmulla :)
Mandalinalar olgunlaşmış, çocuklar çok yedi, bir de tatlı :)
Sonra kocayemiş de varmış bahçenin en altında, onu da atlamışım bak :) Bu sefer yedik ama bi sürü, nasıl güzel bir meyve o da, sen bilir misin sahi kocayemişi ;)
Bir de öbür minik hurmalardan vardı, onlar da nefistir bak ;) 

Mandalinanın yanındaki zeytini görebildin mi? Annem bahçenin zeytinlerini itinayla hazırlar bizim için, nasıl olur o yeşil zeytinler biliyor musun, böyle çerez gibi yersin sen onları, işten gelirsin, yemek yapana kadar azcık enerji versin diye sade sade atarsın ağzına, hızını alamazsın sonra, bir bakmışsın dünyanın zeytinini yemişsin. Zeytinlere kıydılar, 6 bin zeytin kesilir mi, kestiler. Yerine yenilerini diken ellere "Sen kesersen, biz yenilerini misliyle dikeriz" diyenlere bin teşekkür. Kolay yetişmiyor ki ağaç dediğin, meyve vermesi için yıllar lazım. Zeytinlere kıymayın (efendiler diyesim var ama efendi olan kıymaz ki zaten, önünde eğilir saygıyla...) 

Kasım Gülleri 

Ben zaten köyde doğdum, ilkokula kadar da köyde yaşadım, sonrasında da hep bir ayağımız köydeydi. O yüzden çok şanslıyım ama şimdilerde en çok çocuklarım için seviniyorum. Çok şükür onların da bir köyü var diye, dalından yiyebildikleri sağlıklı, çeşitli sebze ve meyveler hep onların emrine amade diye...
E Yalova'ya gidince kızlarla buluşmak farz gibi artık :) Birkaç saatliğine de olsa çok güzeldi yine sohbet. Bu sefer Renkler ve Huzmeler'den Gülaycığım da katıldı bize, ne iyi etti :) 
********


KEÇE ÇANTA
Yılbaşı temamıza uygun olarak bir çanta yaptım geçen hafta, sana göstermemiştim di mi, sana göstermeden hiç olur mu sevgili okur ;) 


KEÇE ÇANTA VE KEÇE CÜZDAN
O cüzdanı göstermiştim ama bak nasıl da takım oldular, bir daha gör istedim :) 
Yılbaşı heyecanı güzel şey, hiç bitmesin... 

YAKMA ÇİÇEKLİ KEÇE ÇANTA
Ve bu çanta da köyden Melek için :) İçimden geldi hediye ettim ona ;)
Önceden böyle çok güzel şeyleri vermeye kıyamazdım ama artık biliyorum ki ben istersem yine yaparım, aynı güzellikte ve hatta bazenleri daha da güzellerini bile :) O yüzden artık hiç tereddüt etmiyorum hediye verirken. "Veren al, alan elden daima üstündür" hadisini de hiç unutmayarak... 
HERCAİLER
Sonra bu hercaileri yaptım dün akşam. Böyle kalın keçeyi kurşun kalemle çizerek, itinayla keserek. Ortalarına da minik sarı kum boncukları dikerek... 


KEÇE CÜZDAN
Sonra o menekşelerimi yaptığım cüzdanın tam mıknatıs gözüken orta kısmına böyle birbirlerine yaslı yaslı yapıştırdım sıcak silikonla.
Ve sonra dedim ki "Evet vermeli insan, tereddüt etmeden vermeli ama nasıl kıyayım size güzelim hercailer, benimle kalın sonsuza dek!" :)) 

********
Not: Sonra çok mutlu oldum ben, gördüm ki benim ayrıntılı tarifimle aşure pişiren ve dikkatinizi çekerim, motivasyonumla buna ilk kez cesaret eden arkadaşlar sayesinde pek çok mutlu oldum :) Instagram'dan paylaştılar, teşekkür ettiler ama bilmiyorlar ki asıl teşekkür etmesi gereken benim :) Allah kabul etsin ;)
Dipnot: Bu yaptığım her şeyi ilkin instagram ve facebook'ta beni takip edenler görüyor ama sen sakın gücenme bu duruma, onların şahit olduğu prova :) üstelik de sözsüz prova, asıl galaya gelen, davetli olan sensin :) Vallahi sensin ;)
Enbidipnot: Köyün yoksa gel sen de bizim köylü ol, dert ettiğin şeye bak sevgili okur! Yazarım sana adresi, bahçeye gider, kendi bahçenmiş gibi, dalından yer, çeşmesinden içer, çardak altında bir güzel keyif yaparsın ;) Üzülme sakın, sakın...

KAL SAĞLICAKLA...

26 yorum:

  1. Güzel memlekettir Yalova, ben de köyde doğdum büyüdüm, özlemi bambaşka.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yeşili bol cennet Yalovam :)
      Yazdan Kalan köyde doğmak o iklimi te doğuştan hissetmek bambaşka gerçekten de, o vakit her yer sana gurbet gibi...
      Ya da belki de ben abartıyorum, bilmem... Yalova'dan İstanbul'a mecburi geldiğim 1992 yılından beri sürekli bir geri dönme isteği ki, engellenemez. Halbuki ömrümün yarısını istanbul'da geçirdim/geçiriyorum.. Ne diyeyim Allah kurtarsın hem beni, hem dileyen herkesi...

      Sil
  2. istanbul dışında gidebilecek bir yeri olmayan ve öyle bir yaşamın ne kadar keyifli olmayan istanbullular'a üzülüyor insan. davetinizi kabul edip biraz güzel geçirseler ne güzel olurdu:)
    keçe çantalara ve diğer herşeye bayıldım. ama bu yakma çiçekleri sanırım kıskanmaya başladım. bunu da bilin istedim:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet yahu, vallahi öyle, ben çok üzülürüm hep, her bayram, her yaz, her sömestr memlekete giderken İstanbul'da kalanlara, belki benim abartılı bünyem böyle hissettiriyor ama vallahi içimden geçen bu ;)
      Yakma çiçekler nasıl zarif, nasıl zevkli yapması ve nasıl da kolay :) Bekliyorum o vakit yapma çiçeklerini, kolay gelsin AsOrTiK ;) Rast gelsin...

      Sil
  3. Ablacan senin guzel guzel agiz sulandiran o asure tarigin varya bende yaptim ondan vedeeeeee
    sanki bereketlendi mubarek cogaldikca cogaldi tadida pek guzel oldu
    kapiya gelip tekrar isteyen komsularim oldu
    daha bitmedi ise goturdum annemin is yerine goturdum
    dahada bitmedi haaaa pek bereketli bi tarifmis
    sagol bizimle paylastigin icin

    vede bi haber sana esimin tayini galiba istanbula cikacakmis
    yil basina kadar durum kesinlik kazanacakmis bakalim hakkimizda hayirlisi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ama ben seni çok merak ettim Burcu, tam aklımdan geçtiğin gün yorum yazdın ;) Kalp kalbe karşıymış sahiden de ;)
      Afiyetler olsun, Allah kabul etsin canım, çook sevindim vallahi :) Paylaşıyorum ki birlikte deneyelim, öğrenelim, tecrübe edelim, birbirimizden faydalanalım ;)
      :) Hadi hayırlısı, inşallah gelirsiniz bu taraflara, yüzyüze de görüşürüz ;)
      Öperim çok, daha sık yaz e mi ;)

      Sil
  4. geçen postta yorumumu internet cavanarı yemiş sindirmiş kaybolmuş :( bu aralar malumun pek keyfsizim ama bak sen yazdın ben gördüm ve enerci geldi ;) bende şanslıyım ama bilmediğim koca yemişi merak ettim.Fidanlarımızı kıyanların torunları değilmi zeytinlerimize kıyanlar? kutsal kitaplarda bile zeytinlerin değerini anlatır ama bizimkiler işine geleni anladığı gibi bunuda görmezden gelmiş sanıyorum.Marketten al sanki marketlere ağaçtan değil gökten zembille iniyo...
    Çantaların cüzdanın herbişeyin herzamanki gibi hayatım.Aşure bende yaptım ama 6 kasecik çıktı evdeki malzemelerle ama nacizane fikrim yemek fotosu çok paylaşmamak olan var olmayan var bnm gibi mahrumiyette olup aşerme kıvamında sürünen var diye düşünüyom ama siz yinede paylaşın canlarım sayenizde ağır totomu kaldırıp yapıyorum :)
    Ali Deniz in köy hallerini hayal ettim ve onun sevimlilikleriylede acayip enerji aldım.Öpüyorum çok cnm seni

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O yorum yiyen canavar beni de sinir ediyor Sevilim, senin dragon'u mu salsak üstüne :))
      Artık keyfin yerine gelsin kuzum, yeter bu kadar, hadi silkelen bi ;)
      E marketten olmuyorsa bakkaldan al canım benim, bak bakkalda kesin yetişiyordur o zeytinler :)) Komikler di mi bi yandan da ama trajikomik...
      Aşure tarifimle kaç kişi yaptı bilmem ki böyle demek de yanlış aslında, tarifin ilk hali Portakal Ağacı'ndan ama yaptıkça eklediklerimle, değişikliklerle ilk halinden epey bi farklı oldu tarif... Bak ben yaptım, paylaştım, sen yaptın, Burcu yaptı, Rana yaptı, Esra yaptı, Elif yaptı ve bir çok kişi daha, yaptı, paylaştı, e o zaman fotoğraf paylaşmanın bir mahsuru yok aslına bakarsan aşure de zaten kıtlıktan çıkan bir kutsal çorba, eldeki malzemelerle de pekala olacak bir şey. Portakallı Ördek paylaşmıyorum ama bak, Kars'takiler dışında zor yani ördek bulmak :)) Şaka bir yana paylaşırken ben de bir yandan tereddüt etmiyor değilim canım benim...
      Ali Deniz köyde pek çok mutlu, Nehir de öyle, serbest dolaşan tavuk misali turluyorlar bahçeyi :) Bak bir de oyun uydurmuş Ali Deniz, sıra sıra iniyoruz patikadan bunun elinde bir hayali kumanda, "Dur" "Yürü" :)) Kumandan süper yani :)
      Öperim ben de çok sevilim, sevgiler pek çok...

      Sil
  5. Ben de aşure tarifini deneyip, bayılanlardanım, ellerine sağlık, tarifin bir harikaydı, gel fotoğraflarıma da bak blogumdaki..

    Bu arada, biz her tatil, her bayram, herkes memlekete gidince memlekette kalıyoruz, yani boş, bomboş İstanbul sokaklarında kedilerimizle birlikte..Yani keyif yapıyoruz misafirlerin ardından ayıptır söylemesi..Ama bu bir sır, siz İstanbul'u hep kalabalık, hep sıkışık sanın diye söylemiyoruz ama, bayram-seyran oldu mu, sokaklar boşaldı mı, tadından yenmiyor bizim bu memleket :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Afiyetler olsun Elifim, Allah kabul etsin :) Çok sevindim vallahi tarifimin işe yaramasına :)
      İstanbul'da kalıp da şehrin tadını çıkaranlardansınız siz biliyorum, yazılarından takip ediyorum ama ben yine de :)))
      Şu köyler var ya İstanbul'a yakın, hani Beykoz'un falan, işte oralardan bi köy edinseniz mesela :)) Temam temam şaka :))
      Keyfiniz her daim bol olsun şekerim :)

      Sil
  6. İçim açıldı sanki oralarda hala bahar devam ediyor ne güzel bir yermiş o mor renkli cüzdana da bayıldım boş durmamışsın yine neler neler yapmışsın ellerine sağlık Esencim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlkbahar ve sonbahar çok güzel bizim köyde Meltem, bildiğin karadeniz iklimi, yeşil o kadar yeşil...
      Çok sevdim ben de bu hercaili çanta ve cüzdanlarımı :) Dur bakalım nereye kadar ;)
      Çok sağol canım benim, sevgiler

      Sil
  7. Merhaba..uzun süredir takip ediyorum sizi..yaptıklariniz gerçekten güzel..ellerinize sağlık.. ben de bebeğimle ilgilendigim için su an çalışmıyorum.. keçeye merak saldım..yapıyorum ..veriyorum.. mutluluk dağıtıyorum.. sizden de esinleniyorum..yapılışlariniz anlattıginiz için de ayrıca teşekkürlet..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bloğu olmayan sevgili okur'lardan gelen bu tür yorumlara bayılıyorum :) Birilerine faydam dokunduğunda, ilham verebildiğimde çok mutlu oluyorum.
      Sağol Havva, mutluluk dağıttığın ölçüde mutluluk verenlerin çok olsun :)
      Yapılışlarını daha çok anlatmalıyım, bundan sonra daha çok gayret edeyim buna :) Soracağın, eksik bıraktığım bir şey olursa da lütfen çekinme e mi ;)
      Sevgiler ve güzel yorumun için çok teşekkürler, bebeğini güle güle büyüt inşallah :)

      Sil
  8. Ben köyü olmayanlardanım, cok guleceksin belki bir inegi yakindan gormuslugum pek azdir. Ama anneanemin babaannemin bahceli evleri vardi, cok meyve yedim dalindan. Cok guzel bir bahceniz var koyde, cocuklar da pek mutlu, pek guzel gorunuyorlar fotograflarda, masallah. Cantalarin, cuzdanlarin pek guzeller yine, hercailerine ayri bayildim, yakma ciceklerin yeri bir baska tabi. Ellerine, guzel yuregine saglik, sevgiler canim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Evet çok güldüm Esracım :)
      E yine şanslıymışsın bak, ben ne ananemi ne babannemi tanıyabildim üstelik :(
      Çok mutlular sahi köyde, çok neşeli, çok rahat :) Ben de öyle tabii ;)
      Hercaileri ben de çok sevdim ama dediğin gibi aklım yeni yakma çiçeklerde, hercai miyim neyim bilmem :))
      Sağol canım benim, senin de ellerine sağlık, hep yaptıkların hem güzel yorumların için, öperim çok :)

      Sil
  9. Bir köy ancak bu kadar güzel anlatılabir Esen'ciğim,köyün yakın olması bir avantaj .Ben gitmek istesemde yol gözümde büyüyor artık:)))Yeni yıl çalışmalarına başlamışsın hadi hayırlısı:))biraz bende şevke gelsem iyi olacak.Yeni yıl heyecanın hiç bitmesin.
    Sevgilerimle çok öpüyorum..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Sağol Mehtap Abla, gerçekten de şanslıyız biz çok şükür :) Sen de bizim köye gel öyleyse, birlikte gidelim inşallah :)
      Başladım ufaktan :) Aminn, inşallah, sen de ne güzel şeyler yaparsın kimbilir :) Dün ağacı çıkardık, üstüne senin hediye ettiğin melekli, yıldızlı süslerimizi de astık :)
      Çok öperim ben de, sevgiler :)

      Sil
  10. cidden şanslıyız biz :)(benimde ormana nazır kasabam var ya :))
    çantalar ve cüzdanlar yine çok şık ve sıcacık.ellerin dert görmesin esencim..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. seninki daha güzelmiş bak :) Her daim köyde gibisin ;)
      Sağol Dolunaycım, hiçbirimizin elleri dert görmesin inşallah, biz hep böyle böyle üretelim sıcacık :)
      Sevgiler pek çok :)

      Sil
  11. Benim de bir köyüm yoktu. Lisede okurken tatil dönüşü arkadaşların anlattıkları köy anıları masal gibi gelirdi. Sonra Allah halime acımış olsa gerek eş durumundan köylü oldum :) Hatta resmen köylüyüm bildiğiniz :) Bir traktöre binip çift sürmediğim kusur kaldı, onu da yapmam yakındır diye düşünüyorum. Köyde ilk defa inek görüşümü hatırlıyorum da 'napıyo o' diye sormuştum küçük çocuk gibi 'naapsın oturup duru' demişlerdi. Gülüyorum aklıma geldikçe :)

    Hercailer harika, sanki gerçekler, ellerinize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Allah acısın dedim ama sonradan da "Ne ayıp" dedim kendime ama silmedim de, sevmiyorum çünkü yazıp sonra silmeyi, ne geçiyorsa aklımdan o, ki bazen bilmeden, istemeden kırıcı da oluyor mu içimden geçenler onu da tam kestiremiyorum...
      Siz de şanslı gruptansınız işte, görüyorum instagramda ne güzel fotoğraflar paylaşıyorsunuz köy hayatına dair, üstelik tam köy gibi sizin orası, bizim köy öyle değil, köyde gibi yaşamıyor insanlar, bir tek doğası, havası köy gibi o kadar, inek minek de bakmaz kimse, bir tek yörük inekleri iner köye, o da bahçelere dalarlar, talan ederler diye istemez kimse..
      Egelilerin konuşmalarına, şivelerine bayılıyorum :) Köydeyken, küçücükken rahmetli teyzemin inekleri vardı, sağmışlığım bile vardır ama hoşuma gitmemişti pek :(
      Hercaileri ben de çok sevdim, böyle güzel olmalarından ziyade kolaycacık olmalarından belki de :)
      Teşekkürler ilim ilmek, sevgiler köye ;)

      Sil
  12. Harika meyveler var yine bahcenizde Esencim ve gercekten cok ama cok büyük sans senin ve cocuklarin icin oralar,benim cocuklarimda cok severler köyümüzü ama artik babaannem yok,bahcesine de bakamayacak artik,kimse oturmuyor cünkü...

    Hediyeyi hediye etmekte cok sevap derler ben hep yaparim:))

    Cok özledim blogcu arkadaslarimi...Zamansizliktan yazamadimda,insallah görüsmek üzere canim,sevgiler sana...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaa, vallahi süperdi bahçe Serpilcim, kocayemişler nasıl güzeldi :) Çok şükür ve maşallah şanslıyız bu konuda, üstelik de yakın bizim köy :)
      Büyükler gidince ortalık tarümar oluyor di mi, dedem öldüğünde evi kapandığında anlamıştım ilkin, fena ama düzen mi böyle, devir mi böyle bilemedim ki...
      Çok ara verdin di mi, haklısın ama bak ben bile doğru düzgün yazamıyorum, yorumları geç geç cevaplıyorum, bazen öncelikler değişiyor :(
      Kolay gelsin canım, çok sevgiler, selamlar :)

      Sil
  13. Birikmiş yazıların okumayalı yine Esen' cim. Benim köyüm de olsun o zaman senin köyün. O kadar genç çıkmış ki ananem ve dedem köyden kimsecikler kalmamış köyde gidilecek kalınacak. En büyük hayalim köyde yaşamak ama sahiden köyde ve sahiden yaşamak...
    Son olarak demişsin ya güzellikleri kolaycacık paylaşıp daha güzellerini bile yapıyorum diye. Altına imzamı atarım. Ben de aynı düşünür oldum son yıllarda... Daha mutlu oluyorum çok sevdğim bir şeyi çok sevdiğim birinde görünce.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Olsun tabi yaa şekerim :) Yalova'yı biliyorsun zaten, Karaca'dan devam et, Termal'in üstünde bizim köy zaten ;) Bekliyoruz ama tez vakitte :)
      Köyde yaşamak demişsin ya ama sahiden yaşamak demişsin bir de, işte ben tam orda bi fena oldum :( Ne zaman tam yaşayacağız acaba Ülkercim, "tastamam" ama, şehir hayatının boş ve ağır şartlarından ziyade, bahçeyi o gün kimin sulayacağı gibi gerçek dertlerimiz ne zaman olacak? Olsun ama lütfen ;)
      Ben de öyle, en yakınlarıma en kolay veriyorum, yakın derken ille akrabalık anlamında değil, en sevdiklerime ;)
      Öperim çok güzel arkadaşım :)

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.