5 Ocak 2015 Pazartesi

Yakma Çiçekli Broş, Keçe Oyun Halısı, Keçe Hercai Menekşeli, Gelincikli ve Dahi Yakma Çiçekli Çanta

3 yıl, 1,5 aylık blog yolculuğumuzda sözün bitti yerdeyiz sevgili okur! Görüp göreceğiniz bu posttan ibaret! Bu bakımdan blog hikayemi "Happilly Ever After!" mı yapsam ne yapsam bilemedim! 
Ne yapayım da bu posttakileri aşayım sen söyle o zaman, önce resimleri çabucak tara ve sonra okumaya devam et istersen.. Sen söyle ben kendimi aşa aşa, çıtayı sürekli yukarılara taşıya taşıya arşa mı varayım, ne yapayım??? Sen şimdi bu yakma çiçeğin, o oyun halısının, o güzelim hercaili çantanın üstüne ne yapsam "Olmuş!" dersin ki? Ne tatmin edebilir seni bunların üstüne??? Evet evet ben bitireyim bu macerayı burada, kendimi de strese sokmayayım boşuna! 
Yok ayol, takılıyorum, "kendini beğenmiş, burnu havalarda ve hatta alçak dağları ben yarattım" blogger modundan seslendim sana ama gerçeği şu ki, yazma aralıklarım seyrelse de ben seni çok seviyorum be sevgili okur, öyle çok ki bana kazandırdıkların, öyle güzel ki dostluğun, arkadaşlığın, yoldaşlığın ve dahi sırdaşlığın ;) Günü gelip yapacak bir şeyim kalmasa, hem mecalim hem yaratıcılığım yani uydurukçuluğum tükense de sen hep burda ol, ben de tam karşında, e mi?
E başlıyoruz o vakit ;) 

YAKMA ÇİÇEKLİ BROŞ
Bu broşu Fatoş Hocam için hazırladım. Öyle güzel sözler etti ki bana telefonda, öyle yüreklendirip, öyle motive etti ki yaptıklarım konusunda, içimden taa içimden gelerek hazırladım bu broşu ona, umarım severek kullanır... 


YAKMA ÇİÇEKLİ BROŞ
Bu çiçeğin renkleri evet çok güzel, uyumunu da çok sevdim ama beni asıl mest eden göbeği oldu. Kum boncuk ve kesme boncuklar dikerek hazırladım ama o üstte görünen sarıları da göbeğin üstünde kalacak şekilde havadan diktim, ki o altın renkleri de bu baharat tonlarına çok uydu. Ve ne yalan diyim sevgili okur, bu çiçeği benden başkası yapsa inan çok kıskanırdım ;)
(yooo, yanlış anlama sakın, bunu deminki modda asla söylemedim, çoook samimi olarak söyledim!) 

YAKMA ÇİÇEKLİ BROŞ VE KEÇE KUTU
Sonra evde bu çiçeğe uygun bir karton kutu bulamayınca, 5 dakkada, evet evet tam da 5 dakkada bu keçe kutuyu yapıverdim. İşte bak ayrıntılı resimlerini de senin için koydum :) Ama biliyorsun ki bu kutuların anlatımlarını 10marifet'teki videoda da anlatmıştım... 

KEÇE ÇİÇEKLİ BROŞ
Ve kutusunda da işte tam şöyle durdu ;)
***********

Ve bir de bu çanta var yaptığım. Hercaili bir keçe çanta :) Çok sevdim bu minik hercaileri ben :) 

HERCAİ MENEKŞELİ KEÇE ÇANTA

HERCAİLER
Yakından da böyle işte... Ne çoklar di mi? Dipdibe, sırtsırta yapıştırdım çiçekleri. Sonra altına şu hep kullandığımız çuval ipini birkaç kat yaparak sap hazırladım. Yeşil iple diktim ve alt kısımlarını serbest bıraktım, kurdele ve dantel de bağladım, oldu bitti :)
Hercai dedim ama Selcen doğru söylüyor, bunlar biraraya gelince daha çok Ortanca'ya benzediler :) 

HERCAİ MENEKŞE
Böyle rastgele, üç ya da dört yapraklı çiziyorsun önce keçeye, sonra kesiyorsun güzelce. Sonra da ortalarına sarı kum boncuk, oldu mu sana bir buket menekşe :) 

OYUN HALISI
50x100 cm
Ne zamandır aklımdaydı Ali Deniz'in okulu için bir oyun halısı hazırlamak. Bu uzun yılbaşı tatilinde bunu da yaptım :) Bu gördüğünüz provasıydı :) 


KEÇE OYUN HALISI
Ve sonra yavaş yavaş ayrıntıları oluştu. Tek tek şeritleri diktim iki kat nakış ipiyle. Şeritler hazır olduğunda sıcak silikonla yapıştırdım.  Sonra hayvanları yerleştirdim, köpek, kedi, fare, kuzu ve kuzuya papatyalar, park yerlerini yaptım, ev hazırladım, iki de ağaç.. 

KEÇE OYUN HALISI
Cumartesi gecesi 10.30'da başladım, bittiğinde saat 02.00 idi. 


KEÇE OYUN HALISI
Ben tamamladığımda böyleydi. Sabah kalktıklarında büyük sürpriz oldu çocuklara :) 


KEÇE OYUN HALISI
Ve sonra kuzular bu hale getirdi halıyı. Ne kadar araba varsa koydu Nehir üstüne. Bir de hayvanları yerleştirdi. Dedim ki "Çiftlik mi var yolun ortasında" "Yok anne, hayvanat bahçesi o!"   Günah ayol, egzoz içinde, gürültü içinde, yazık hayvancıklara dedim ama dinletemedim ;) En çok da Nehir oynadı bu halıyla :) 9 yaşında oldu ama her gün okula bir bebeğini götürüyor, hala bizden hediye olarak oyuncak istiyor :) E büyümesin bence de, fırsat varken biraz daha çocuk kalsın, hayal dünyasında dolansın dursun :) Hiiiç sakıncası yok :) 
KEÇE OYUN HALISI
Çocuk olmak ne güzel şey! 
KEÇE ÇANTALAR
Bu çantalardan gelincikliyi ve açık renk olanı da yeni yaptım :) Sahibine ulaştı bile, güle güle kullanılsınlar :) 

YAKMA GELİNCİKLER

YAKMA ÇİÇEKLER 

MAGNOLIA
SerraFun'ın tarifiyle Magnolia yaptım ilk kez :) ve nasıl güzel oldu, çok teşekkürler bir kez de burdan :)
(Orjinal tarif başlıkta)
- 1 litre sütü 1 su bardağı toz şeker ile ocağa alıyoruz. Şeker eriyince  3/4 su bardağı nişasta ve 1/4 su bardağı un ile pişirmeye başlıyoruz, kaynayınca soğumaya bırakıyoruz. Soğuduğunda mikserle çırpmaya başlıyoruz, 1paket krema ekliyoruz, çırpıyoruz ve sonra da yarım fincan dolusu hindistan cevizi ile çırpmaya devam ediyoruz. (Tarifte 1 fincandı hindistan cevizi ben yarım fincanla yaptım)
- Cici Bebe Bisküvisini (1 paket) robottan geçirip un haline getiriyoruz. 
- 3-4 adet muzu dilimliyoruz ve servis için kullanacağımız bardak ya da cam kaselere (ki SerraFun kavanozlara koymuş ve nasıl da şık olmuş!) önce bisküvi sonra muz, sonra muhallebi, sonra yine bisküvi sonra yine muz ve sonra yine muhallebi diye sıralıyoruz. Hepsi bu :) 
 Öncelikle bisküvimizi hazırlıyoruz; bisküvimizi blenderda un haline getiriyoruz. Ben bu hafta iki kez yaptım, biri bizim için biri de Ali Deniz'in okuluna pazartesi ödevi olarak, ama bu sefer iki kat ölçüyle yaptım ;) 
   

UN HELVASI
Evde magnolia vardı ama evin beyi buyurdu ki, "Bugün kandil, un helvası yapsan da ev bi helva koksa!" Yıllar yıllardır evliyiz, ilk kez böyle buyurdu ve ben de ilk kez un helvası yaptım :) Misler gibi koktu ev :)
BONUS
Pijamaları sayesinde kendini dünyanın en bi yakışıklısı sanan Ali Deniz :)
Yeğenim Ömer'in pijamaları yıllardır Ali Deniz'in büyümesini bekliyordu, sonunda o gün geldi :) 

Ve geldik mi finale, okudun, baktın, beğendin ya da beğenmedin, her ne ise düşüncen söylemeden vallahi bırakmam! Yorum istiyorum senden, bu postun en çok neyini sevdin, mutlaka söyle bana e mi, bak pişman olmayacaksın ;) İlk kez bu kadar ısrarcıyım sevgili okur, lütfen yaz bana ;)

Kal sağlıcakla, mutlu haftalar :)

30 yorum:

  1. Ne kadar şirin pijamalar çok da yakışmış kuzuya güle güel giysin:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok seviyorum onları :) Üstelik en az 15 senelik olmasına rağmen hiç de solmadı renkleri :)
      Çok teşekkürler Miskin ve Beceriksiz (estağfurullah diyesim geldi burda :))

      Sil
  2. çok komiksin sen Esen:)
    yazdıklarını çok keyifle okuyorum, çok da beceriklisin vallahi öptüm, sarıldım sıkı sıkı.
    Yeni yılın kutlu olsun, ailenle, sağlıkla...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kim becerikli yahu! Vallahi beceriksizin tekiyim çoğu zaman, özellikle de teknoloji konusunda :((
      Çok teşekkürler ama ne güzel böyle düşünmen, inşallah hep böyle keyifle okumaya devam edersiniz :)
      Ben de çok öptüm, çok kucakladım seni, mutlu yıllar size de ailecek...
      Not: Yılbaşında Yalova'da olduğunu okudum :) Ben de gideceğim inşallah bu ay içinde, sömestr da bir ay ordayız kısmetse, çok heyecanlandım şimdi bak :)

      Sil
  3. Yazını her zamanki gibi keyifle sonuna kadar okudum. Çocukların ve herşey çok güze.... Ellerine sağlık.
    Enerjin bitmesin emi.
    Çocukların ve ailenle nice mutlu yıllar dilerim.
    Sevgilerimle,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynurcum, çok sevindim yorumuna, seni gördüğüme, senden bir ses duyduğuma :) Çok mühim bu postun yorumları, sonra söyleyeceğim nedenini ama şimdilik sadece teşekkür edeyim sana :)
      Aminn, hiçbirimizin enerjisi bitmesin, çok ihtiyacımız var zira ;)
      Mutlu yıllar sizlere de, sevgiler pek çok :)

      Sil
  4. Esencim en çok neyi beğendin diyorsun ya, e tabiki pijamalı yakışıklıyı beğendim ne yalan söyliyeyim :)) Her zaman favorim odur. Arkasından baharat tonlarındaki çiçeğine bayıldım, harika olmuş, hele o keçe kutunun içinde mücevher gibi duruyor :) sonra oyun halına, çantalarına, tatlılarına... Kısacası hepsine bayıldım canım. Ellerin dert görmesin inşallah :))
    Sevgiler :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yeminle biliyordum Hülya, böyle söyleyeceğine adım gibi emindim, o resmi koyarken düşündüm bunu da, dedim ki şimdi bu bücür benden rol çalaak kesin, en çok da Hülya beğenecek onu! :)
      Arkasından çiçeğime bayılmana da ben bayıldım :) Sağol canım benim :)
      Aminn, hiçbirimizin elleri dert görmesin, çok sağol yorum için, çok mühim bu yorumlar :)
      Öperim çok çok, sevgiler güzel Bursaya ;)

      Sil
  5. Esencim herşey güzel de ben o gri çantayla üzerindeki çiçeklerin uyumuna bittim. Çok ama çok güzel olmuş, ellerine sağlık:) Yavruları da öp benim için, sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yuh bana, atlamışım seni yanıtlamayı, pardon canım :)
      Aslında zemin konusunda tereddütlüydüm, giri ne kadar gösterir çiçeklerin renklerini diye ama bitince ben de sevdim :) Çok sağol Baharcım, öperim tabii, sen de öp ama kuzuyu :)
      Sevgiler

      Sil
  6. Çok paylaşımlı bir post olunca insan nereye laf yetiştireceğini bilemiyor. Ben öyle bloglar biliyorum ki gidicem deyip deyip gitmiyor. Kimisi gidiyorum deyip altına yeni bloğun adresini veriyor, kitleyi oraya sürüklüyor. Sonra oradan da başka bir adrese. Bir de altına "nolur gitme, buralar sensiz olmaz, yeni bloğun izinli olacakmış bana izin ver, beni çağır" bilmem ne yorumları. Tam "arkadaş sen de mi yahu" derken iyi olay toparlandı. Aman her paylaşımda ne verebiliriz ki şu camın ardından birbirimize? Anlatmaya ihtiyacımız var,anlatıyoruz; dinlemeye ihtiyacı veya sabrı olanlarla paylaşıyoruz. Onlar zerafet gösterip yorum yazarlarsa biz, biz bir cevap, teşekkür falan yazarsak onlar mutlu oluyorlar, olayımız budur yani, daha ne olsun?
    Tam ben "hercai değil de ortanca bunlar ayol" diyecektim, birisi söylemiş galiba, olsun bütün çiçekler güzel.
    Yakma gül konusunda kendini aştın artık, tebrik ediyorum.
    Keçeden otobanınız Afyon'un karşılıklı park eden araçlar yüzünden tek şeritten işleyen sokaklarını hatırlattı. Eskiden kardeşim halının desen izlerini yol niyetine kullanırdı. O zamanlar böyle işler yapmak yoktu. Olsa, annem yapmasa bile ben dikiverirdim kardeşcazıma da beraber oynardık.
    Oyun demişken, kızını anlıyorum. İlkokul 5. sınıfta hala evcilik oynuyordum. Oyuna kimse katılmasa da olurdu, ben kendi kendime bir evciliğin içinde oynar dururdum. Bir gün babamın "ne olacak bu kızın hali" bakışlarını üzerimde yakaladım ve utandım, bak şimdi bunu da hatırladım :) Sonuçta büyüyoruz. Gerçi bu sefer de iplerle, keçelerle, yapma gül ve kumaşlarla oynuyoruz.
    Gidip biraz da mutfakta akşam yemeği hazırlamaca oynayayım :)
    Sevgilerimle

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel oluyor o zaman da, böyle uzun uzun yorumlara mest oluyorum :) Öyle bloglara hiç denk gelmedim ben, elbette herşeyin bir sonu var ama bloğumun bittiği gün, kitleleri hiçbir yere sürüklemeyeceğime söz verebilirim :)))
      Aslında bloğun kazandırdıklarından bahsederken sanaldan gerçeğe dönen arkadaşlıklardan bahsetmek istemiştim, eksik kalmış birazcık :) Görüştüğümüz, telefonlaştığımız arkadaşlarım var blog sayesinde tanıştığım ve çok da keyifle süren dostluklar bunlar...
      evet yahu, Selcen diyince farkettim ki bunlar basbaya ortanca oldu, ki çok da severim kendilerini :)
      Yakma gül konusunda aynı fikirdeyim, aklımda deli deli çiçekler, sırasıyla yapıp yapıp gösteririm artık, ki aslında ne kadar da kolay yapması, hiç kabiliyet istemeyen bişey üstelik ;)
      Afyon da mı öyle??? yuh artık, ben bir istanbul'a özgü sanıyordum :) Eskiden kendimiz uydururduk oyuncakları da, oyunları da, şimdikiler pek çok şanslı, inşallah da hep öyle gitsin şansları...
      Nehir'in hayal dünyası umman, ne çok oynuyor, konuşturuyor bebeklerini görmen lazım, ki sen de uzak değilmişsin bu durumlara :) En iyisi çocukluğu doyasıya yaşamalarına izin vermek, erkenden büyütmemek çocukları. yeri gelmişken (ki geldi mi bilmem ama) şu çocuklara topuklu ayakkabı imal edenlere ceza kesmeli, sinir oluyorum, bi damlacık çocuklara topuklu ayakkabı :((
      oyuncaklarımız hiç bitmesin inşallah, hem bizim hem çocuklarımızın :)
      Sevgiler ve bu güzel yorum için çok teşekkürler :)

      Sil
  7. Esen hanım; uzun zamandır her yazdığınızı ilgiyle sonuna kadar okuyorum.Hep yaptıklarınız, güzel paylaşımlarınız için yorum bırakmak istemişimdir. Ancak blogu olmayanların yazılarının yayınlanması konusunda karşılaşılan zorluklar, bir yorumu tekrar tekrar yazmak zorunda kalmalar nedeniyle her seferinde vazgeçmişimdir. Ama bugünkü içten yazınız (gerçi her zaman içten ama) karşısında kayıtsız kalamadım ve yazma ihtiyacı hissettim.
    Esen hanım sizi çok takdir ediyorum. Çalışıyorsunuz, iki çocuk büyütüyorsunuz, bir yandan tahsilinize devam ediyorsunuz ve bu kadar işin arasından hobilerinize de zaman ayırıyorsunuz. Bir de son derece samimi ve doğal bir şekilde bizlerle paylaşıyorsunuz. Bence siz çağdaş Türk kadının en iyi temsilcilerindensiniz ve örnek alınacak bir insansınız. Yetiştirdiğiniz evlatlarınızda ileride yüz akımız olacaktır eminim.Yaptığınız her şey takdiri hak ediyor. Lütfen yazmaya devam edin. İnanın birileri bir yerlerde sizi takip ediyor. Yorum yazsalar da yazmasalar da. Bir yerlerde birilerinin kalbinin bir köşesine dokunuyorsunuz emin olun.Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Sevgilerimle. Özden

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne desem bilemedim bu yoruma, bildiğim çok ama çok mutlu olduğum :) Kocama da okuttum hemen :) İstedim ki o da bilsin, görsün, gurur duysun karısıyla, duydu mu bilmem ;) "Ne güzel işte!" dedi sadece :)
      Sevgili Özden,yorum bırakmak benim için de sıkıntılı bazen, ben uzun uzun yorum yazınca, kaybolmasından korkarak önce bir copy yapıyorum :)) Aklında bulunsun ;)
      Saymısın ya yaptıklarımı, üstünde hiç durmadan, çok düşünmeden yapıyorum bunları, sırası geldikçe savıyorum hepsini :) Biraz rahatlığımdan, biraz çocuklarımın çok uslu ve aklıllı (maşallah diyim!) olmalarından ve biraz da eşimin çok yardımcı olmasından bu kadar işi birarada yapabilmem sanırım...
      Estağfurullah demek istedim bir de, örnek alınacak çok büyük meziyetlerim yok ama yine de duymak çok güzel, çok teşekkür ederim Özden, her zaman yaz, sormak istediğin birşey olursa yaptığım işlerle ilgili mutlaka cevaplamak isterim :)
      Bir yerlerde birilerinin kalbinin bir köşesine dokunduğumu bilmek harika!
      Yorum yazan ellerine sağlık senin de ;) Takdir etmek herkesin yapabildiği birşey değil, güzel demek, helal olsun demek zor gelir çoğu kişiye, bu yüzden de çok kıymetli benim için yazdıkların...
      Kal sağlıcakla, sevgiler çok çok...

      Sil
  8. Her biri ayrı güzeldi ama ben en çok Ali Deniz ile mutlu olan pijamayı sevdim :-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Yaa, nasıl güzel gülüyor pijamadaki çocuklar di mi :) Çok teşekkürler Kadriye ;)
      Çok sevgiler

      Sil
  9. Her karede ayrı güzellikler var broş, keçe kutu,çantalar,tatlılar,bence de o picamayla dünyanın en yakışıklısı olan Ali Deniz o oyun halısı kayboldum postun içinde beni bul Eseeenn çok tatlılar.ellerine yüreğine sağlık...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tut elimden çıkarayım seni posttan ezem ruveyda :))
      Çok uzun postlar haklısın, ben bile kayboluyorum bazen :)
      çok teşekkürler beğenmene çoook sevindim :)
      Sevgiler

      Sil
  10. Esencigim, her bir yerini begendim bu postun ben :) ama ne yalan soyleyeyim basta okuyunca arkadasımı biri mi üzdü de kapatıyor mu ne oluyor demedim degil. Gercekten asiyorsun kendini, her postta daha bir guzel, daha bir keyifli cicilerle mest ediyorsun bizleri, oyun halisina bayildim, bittim. Benim oglana da yapsam dedim, kıskanmadim ama imrendim ;)ellerine, yuregine saglik yine ve yine bu sicak yayin icin tesekkurler, opuyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esracım sabah seni düşündüm, sonra yorumun geldi, merak ettim seni, yeni postun yok di mi? İyisin di mi ;)
      Çok sağol canım benim :)
      Öyle demeniz için girişi öyle yaptım zaten :)))
      Çok sağol canım, bence mutlaka yap Tuna'ya, öyle çok oynayacak, sevecek ki :) Eminim çok da güzel yaparsın sen B(
      Ben teşekkür ederim kuzum, sağol, öperim çok çok :)

      Sil
  11. Ya sen ne içiyorsun bu kadar koşturmayla baş edebiliyorsun ? Hayır ben akşamları eve gidince parmağımı kaldıramıyorum..
    Kulağıma fısılda kimselere söylemem Esenim..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hipotroid ilacı :))) Troidim yok benim, o yüzden ilaç alıyorum her sabah ama bişey diyim mi sana düşük troid hastaları halsiz ve yorgun olurlar aslında :)) Bende tersi ama ;)
      Vallahi başka bir sırrım yok, billahi yok :))
      Öperim çok çok Elvancım :)

      Sil
  12. Esen'cim facebook instagram gibi hesaplar blog hesabının önüne geçti bende sıkça bişeyler yayınlayamasamda blogumu ihmal etmemeye çalışıyorum dediğin gibi gerçekten blog sayesinde çok güzel insanlar tanıdım...bencede hem blogumuzu hem de blog dostlarımızı ihmal etmeyelim... bak ne güzel insanı gülümseten çok güzel bir yayın olmuş bu saminiyet bence diğer hesapların hiçbirinde yok:) yaptıklarının hepsi birbirinden güzel olmuş ellerine sağlık sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Öznurcum, çok haklısın, instagram ve facebook bloglara sekte vurdu ama burdaki keyif onlarda bu kadar yok...
      Aramızdaki iletişim yok bir kere, o yüzden yazmaya, anlatmaya, paylaşmaya devam :)
      Çok teşekkürler canım içten yorumun için, öperim çok çok, sevgiler :)

      Sil
  13. esencanim,,,
    blogun tadi hicbirinde yok,,,dogrumu?bence kocaman bir evettt:)

    sonra bu yakma ciceklerine bayiliyorum
    hele hele miniklerinin buyudugunu gormek...genckiz olma yolunda biri,,,digeride delikanli:)
    hazirmisin buna?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tabii Cihan Abla, diğer hesaplarda bu kadar anlatma imkanı yok bi kere, böyle cevap verenler de :)
      Yakma çiçeklerimin yenilerini yaptım, bir türlü doymuyorum işin kötüsü :)
      Büyüyorlar gerçekten de, inşallah sağlıkla görürüz o günleri de Cihan abla, merakla bekliyorum gençliklerinin nasıl olacağını :)
      Öperim çok çok

      Sil
  14. Ben en çok en sondaki iyi niyetli sinsiliği (yorum isterim de isterim ) sevdim. Oyun halısını, un helvası kokusunu (rahmetli ananem çok yapardı) O inanılmaz güzel kum boncuklu çiçeği, Ali Deniz'in pijamasını, Nehir'in oyuna oyuncağa doyamayışını bir de seni sevdim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Gördün di mi, yorum dilendim resmen ve sen de geç kaldın maalesef şekerim :(
      Bu postu baştan sona sevmişsin Ülkercim :) Ne mutlu bana ;)
      En çok da beni sevmeni sevdim ;) Bilmukabele şekerim, öperim çok çok, musmutlu geçsin hafta sonun :)

      Sil
  15. Harika şeyler yapmışsınız ellerinize sağlık çok beğendim.
    Bende el işleriyle ugrasıyorum.
    Sizi takibe aldım benim bloğumada beklerim.
    http://elisiaskina.blogspot.com.tr

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) Çok naziksiniz ;)
      Bloğunuzu takibe aldım, sevgiler...

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.