22 Mayıs 2012 Salı

ŞİŞŞŞŞTTTTT! SAKIN KINAMA KİMSEYİ...

Aman diyim, sakınnnn!!!

Sene 2005, Nehir'e hamileyim... Gazetede bir haber okudum, haberde "düğme fobisi"nden bahsediyordu, şaşırdım bi, durdum, okudum sonuna kadar, "Yok artık" dedim "Abartmaya bak, düğmenin de fobisi mi olurmuş?"
Sonra Nehir dünyaya geldi, büyüdü, konuşma zamanı geldi (neyse ki o Ali Deniz gibi tembel çıkmadı konuşma konusunda! Bülbül gibi şakıdı çocuğum 1 yaşında :) ) başladı üstünde düğme olan kıyafetleri istememeye, güzelim beyaz düğmeli gömleği giymeyi reddediyor çocuk, hiç giymeden kaldı bütün düğmeli gömlekleri ve hırkaları :( Kıyameti koparıyordu onları giydirmeye kalktığımda ve işin ilginci "dokun düğmesine kızım" dediğimde de dokunmuyodu, ürküyordu resmen o minicik, rengarenk ve şeker düğmelerden...
Şimdilerde daha iyi ama yine de çok sevmiyor düğmeli kıyafetleri.

1. Ders: Herşeyin fobisi olabilir, düğmenin de, aman ha, sakın "Olur mu hiç" demeyin, dediğiniz aynen başınıza geliyor, bizim örnekteki gibi kimi zaman da çocuğunuzun :(

Geçen yaz Pendik'ten Yalova'ya geçiyoruz ailecek.... Salondaki koltuklardayız, yanımızda 60'lı yaşlarında İstanbul'da torununa bakan bir anane oturuyor. Sohbet ediyoruz. Bu arada da Ali Deniz'e yemek yediriyoruz. Kuzum sakin sakin oturduğu yerde yemeğini yerken, anane "Ay ne kadar şanslısınız, ne güzel yemek yiyor sizin çocuğunuz, biz kırk takla atıyoruz yemek yedirebilmek için, her yemekte banyoda açıyoruz musluğu, lavaboda suyla oynarken yediriyoruz yemeğini, her yemek sonrası da ıslanan kıyafeti baştan aşağı değişiyor tabii"  Ben "!?!?!?!?!?!" anladınız di mi tepkimi, "Yuh, yok artık teyzecim yaaa, daha neler" dedim-tabii ki içimden :)))
Sonra zaman geçti, Ali Deniz yemek konusunda başka bir çocuk oluverdi. Hastalıklardan ve dahi kendi yeme konusundaki mızmızlığından, bir gün bir baktım ki, mutfakta tezgahın üstünde, musluğa yakın  oturan Ali Deniz'e, suyla oynarken yemek yediriyorum :( Ama yeminle size ben alıştırmadım buna, alışmış çocuğu da vazgeçirmek ne zor bilirsiniz di mi?
Neyse ki şimdilerde vazgeçti bu huyundan, yine oturarak yemiyor yemeğini ama en azından suyla da oynamıyor :)

2. Ders: Hiçkimseyi, hele ki çocuk konusunda asla kınamayacaksın, yoksa gün olur devran döner, bir bakmışsın ki kınadığın şeyi bizzat kendin yapmışsın... 

Yarabbim şimdi düşünüyorum da bunların dışında da buradan yazamayacağım ne çok şey var kınayıp da başıma gelen -ya da getirdiğim daha doğru bi kelime galiba-
Bundan sonra "Büyük söze tövbe" diyerek kimseyi  içimden de dışımdan da kınamayaya gayret edeceğim...
Herşey mümkün, herşey insanlar için diyerek, herşeyi hoşgörmeye çalışacağım. SÖZZZZZZZ......

2 yorum:

  1. ben de çok inanıyorum kınayınca başına geliyor kesinlikle :))

    YanıtlayınSil
  2. Evet, maalesef, hani insan dillendirmese, içinden bile kınasa, mutlaka geliyo hayatının bir döneminde, benim de hep öyle oldu maalesef :(
    İçimizden de dışımızdan da kınamıyoruz artık kimseyi demek ki :)
    Sevgiler anne kaleminden :)

    YanıtlayınSil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.