10 Haziran 2013 Pazartesi

BAYKUŞLU BONCUK KESESİ ;)

 
Aslında size gösterebileceğim pek çok şey var yeni yaptıklarımdan ama onlar dursun da bu güzelim baykuşa bakın siz bi, en çok da siz bakın Gülden hanımcım :)
Gülden hanım bana Yumak Dergisi'nden istediğim bir deseni boncukla işlemeyi teklif etti, ben de "Aynı desenden ben de size etaminle yaparsam olur" dedim ve anlaştık ;)
"Acele etme" demiştiniz Gülden hanım ama ben tatile çıkmadan bitirmek istedim, çok zevkle yaptım bu işlemeyi de, diğer tüm işlemeler gibi...
İçine boncuklarınızı koyarsınız belki diye de azcık büyük yaptım keseyi...
 
 
Baykuşlu Kese


Bu kesenin ödülü de bir kase sütlaç olsun ;)
Bu sıralar Ali Deniz'in bakkaldan gelirken eve getirdiği tüplü şokellalara hastayım, oğlanın gözünün içine bakıyorum hepsini yemesin diye, artık ne kaldıysa geriye, gram bırakmaycak şekilde, tüpü kırarak, bükerek çıkartıyorum içinden :) götürüyorum zevkle, büyük bir iştahla :) Tavsiye ederim ;)

 
Desen Yumak Dergisi-Filiz Türkocağı desenlerinden biri yine ;) İlginçtir, dergiden işlediğim büyüklü-küçüklü 5. desen bu ama hepsini de çok çabuk ve kolay işledim, neredeyse hiç sökmeden ve hepsi de neredeyse sıfır hatayla ;) Aferin bana öyleyse...
İlk resimde gördüğünüz gibi renkli şablonlardan çok kolay çalışıyorum...
Teşekkür edeyim bir kez daha Sevgili Filiz Türkocağı'na, bütün bu güzel desenler için, elleri dert görmesin...
 
Hepimiz için güzel bir hafta olsun, sağduyunun, vicdanın, empatinin en çok baştakiler için hakim olacağı bir hafta olsun... (Bir de özel istek, lütfen çocuğumun okulu ile ilgili yeni bir sıkıntı olmasın bu sene, iki yıldır  yaz tatili burnumuzdan geldi, okulumuz ne olacak stresinden bıktım!)

 
BONUS

6 Haziran 2013 Perşembe

PU-Kİ-Yİ ;)


Pukiyi, lazca'da Ihlamur demek, aynı zamanda da "çiçek" Bizim köyün dağlarında ıhlamur ağaçları dolu, haziran  ayı da ıhlamur vakti bizim köy için. Çocukluğumda dağa gidip, çoluk çocuk çuvallar dolusu ıhlamur toplanır, kurutulur ve en çok fiyat veren tüccara satılırdı. Ihlamura gitmek için sabah ezanıyla uyanır, dolambaçlı dağ yollarından, uçurum kıyılarından ta ıhlamur ağaçlarının kaynağına kadar yürürdük.   
Hala daha devam edilir ıhlamur toplanmaya, bir ıhlamur bir kestane toplama hiç değişmedi bizim köyde. Ihlamur kutsal benim için bu yüzden, ıhlamur=çocukluğum...

PUKİYİ :)
(Leylacım bilmiyorum okuyor musun bu postu ama özür dilerim yaa, valla, kıskandırmak için değil yeminle :) 

Bu ıhlamurlar benim Üsküdar'a inmek için yürüdüğüm yol üstünde, bi güzel kokuyorlar ki, ;) Ara ara esen rüzgarla hele, öldürüyor beni kokuları....
 Başımı bi kaldırdım, tepemde bu güzellik, çektim ki siz de görün ama nasıl etmeli de bu blogdan size güzel kokuları da yollayabilmeli bilmem... En sevdiğim koku hanımeli ve ıhlamur kokusu... Sırf bu güzelim ıhlamur kokusu hatrına yokuş yukarı 20 dakika yürüyorum... Yürürken kendi kendime düşündüm geçen akşam, hani kamu spotları var ya televizyonda, obeziteyle mücadele için. Hah, ben işte çaresini buldum kendimce, belediyeler Gezi Parkı'ndan aldıkları dersi de göz önünde bulundurarak, her bir caddeye, sağlı sollu ağaçlar/bitkiler dikecekler. Bu diktikleri ağaçların kokulu çiçekleri olmasına dikkat edecekler. Aralara salkım söğütler, ulu çınarlar elbette olacak ama kokulu çiçekleri olan ağaçlar da olacak...  Misal, ıhlamur, yasemin, hanımeli.. Aklıma gelenler bunlar, manolya, lavanta yetişir mi bilmem? (başka ne vardı kokulu sevgili okur?) Bloğumu okuyan, sayıları binlerle ölçülen botanikçiler, ses verin ;) 
Mevsimine göre kokularla dolu, güzelim bir yürüyüş yolu olacak bu sayede caddeler. Hem gölgeleriyle serin serin, hem insanın içini açan güzel kokulu... O kadar ki insanlar kendilerini yürümekten alamayacak, hem de herkes yürüyünce aynı muhitte, konu komşuyla sosyalleşecek, "Aaa Ayşe hanımcım ne kadar zayıfladınız böyle maaşallah" türünden diyaloglar olacak :)  Minübüscüler isyan edecek bu duruma ama bu sayede de dal gibi olacak herkes ;) Nasıl fikir ama? 
Duydun mu sayın Topbaş? Ağaç lazım bize, yeşil lazım bize, güzel kokular ve bu kokulardan mütevellit huzur ve mutluluk lazım bize...


BONUSSSS
(Bu sana kıyağımdır ey sevgili okur, gençliğimden kopup geldi. Benim içimi kıpır kıpır eden, kanımı kaynatan bir büyük bonus, bakalım sizde de aynı etkiyi gösterecek mi?)

5 Haziran 2013 Çarşamba

SİNİRLENİNCE ÇOK GÜZEL OLDU TÜRKİYE...

Günlerdir Türkiye ayakta, eylemde, kâh Gezi Parkı'nda,  kâh evinin penceresinde, sokaklarında... Gezi Parkı'ndaki ağaçlar ayağa kaldırdı önce gençliği ardından onların seline kapılan bütün ülkeyi. "Ağaçlarıma dokunma" derken, aslında "Yaşam şeklime dokunma, özgürlüklerime dokunma, benim alanıma girme, bi dur!" demek istendi.
Anladılar mı bilmem, dilerim anlamışlardır, dilerim yanıldıklarını bilip, bundan böyle alacakları önemli kararlarda evlerinde zor tuttukları % 50'nin dışındaki % 50'yi de dikkate alırlar, yoksa fena gidişat, uyandık artık çünkü...
 "Sinirlenince 'gerçekten de' çok güzel oldu Türkiye :)



"Çocuklar inanın, inanın çocuklar, güzel günler göreceğiz, güneşli günler"

KANDİLİNİZ KUTLU, DUALARINIZ KABUL OLSUN...

30 Mayıs 2013 Perşembe

ERGUVAN GÜZELİ....

Sen bi uyu canım blogcuğum, ben bi durayım. Sen uyurken,ben bi kendime bakayım... Bakalım bakalım benin hevesim geri gelecek mi, yazmayı, anlatmayı yine eskisi kadar isteyecek miyim?... Kendimden, koca kişisinden, çocuklarımdan, kısacası en bi  "özel" hayatımdan bu kadar bahsetmeden durabilecek miyim. Sadece güzide el işlerimi gösterip size, altına iki satır açıklama ile yetinebilecek miyim, yoksa bir müddet sonra, o da kesmeyip ben gibi bir blog gevezesini, toptan mı "Eyvallah, güzeldi ama bitti canım blog!" mu diyeceğim sana...
Tabii ki yazmadığım zamanlarda da elbet büyük bir iştahla keçe de yapacağım, etamin de, motif de, örgü de, dantel de... Yaptıklarımı dikeceğim, birleştireceğim, o aslında çok da bilemediğim nakışla keçeyi, keçeyle etamini, etaminle kumaşı, kumaşla motifi velhasıl topyekün hepsini kardeş kardeş, uyum içinde bir araya getireceğim ve bunları size kâh facebook'tan kâh blogdan göstereceğim... Şurası kesin ki artık çok anlat(a)mayacağım, o yüzden de daha aralıklı yayın yapacağım...
Bana "Anlatma bu kadar her şeyi!" diyen koca kişisine ve canım Elif'e uyarak anlatmayacağım...
Şimdi sevgili okur vakit İstanbul için erguvan vaktini henüz geçmişken, buyrun size bir ERGUVAN GÜZELİ :)

Sevgili Okur, bilir misin bu minicik magneti yapabilmek için ben kaç kez iğne batırdım?

Tam 650 kez iğneyi batırıp çıkardım bu keçeye, başparmağım acımaya başladı artık sonuna doğru...
O yüzden küçümseme sakın e mi sevgili okur , sakın deme "Ne var ki bunda!"diye;) 

SON OLARAK DE BANA VELİNİMETİM OLAN SEVGİLİ OKUR, "YAZISIZ POST İŞE YARAMAZ, KAPAT BU BLOĞU SEN" Mİ, YOKSA "YAPTIKLARINI GÖSTER YETER" Mİ?

BONUSSS

27 Mayıs 2013 Pazartesi

ÜÇ ŞAHANE ÖZDEMİR ASAF- İKİ YENİ KEÇE MAGNET, YENİ BAŞLAYAN BİR PROJE EŞLİĞİNDE ;)


İlk şiiri Filiz Türkocağı sayesinde öğrendim ve çok sevdim, sonraki sözü facebooktaki bir paylaşımda gördüm ve çok sevdim, son dörtlük de facebook'tan ve onu da görür görmez çok sevdim, e ben bunları bu kadar severken, face'de arkadaşım değilsiniz diye günahınız ne? (Bir türlü şuraya facebook hesabımı ekleyemedim, bloğun tepesinde yazılarımı gruplara göre ayıramadım da, yetmedi, 10marifet videomu da koyamadım, bir de üstüne üstlük, bazı  güzel postlarımı anasayfada da gösteremedim, gördüğünüz gibi ben bir blog cahiliyim "halâ")
Buyrun bakalım caanım Özdemir ASAF üçlemesine :)
Kapıları daha önce paylaşmıştım ama çok önce, muhtemelen onu da görmedi çoğunuz, çok ama çok sevmiştim bu fotoğrafı da, kaynağını bilmiyorum fotoğrafın  o yüzden paylaşamadım...
Siz şimdi yine bir kapı seçin kendinize, güzelliğe, iyiliğe, dostluğa, güzel sürprizlere açılsın her daim tüm kapılarımız :)


SABAHA KADAR

Dünya bazan o kadar büyük ki;
Bir noktayım ortasında ne yapsam.
Bazan da o kadar küçülüyor ki dünya,
Devrilecek sanıyorum kımıldarsam.

Hayat o kadar uzun ki,
Öyle bitmez geliyor ki bir an..
Bir de bakıyorum o kadar kısalıyor ki;
Ne çıkar diyorum bir hayattan.

Saadet o kadar lazım ki yaşayana;
Billahi can verir uğrunda insan.
Hem o kadar boş ki mesud olmak,
Gün yüzü görmeden ölenlerin arkasından.

Ben o kadar önemli kişiyim ki,
O kadar iyiyim ki aklım ve düşüncelerimle.
O kadar da fenayım ki ben
Delice niyetlerimle.

Gece, ne kadar karanlık ve sessizsin..
Öyle kaplıyorsun ki yolları, evleri, denizleri.
Hem o kadar aydınlık ve seslisin ki..
Çılgınca coşturuyorsun bizleri.

Sabah; yeni bir dünya gibi geliyorsun;
Öylesine süslü, öylesine saadesin ki..
Sen o kadar güzelsin ki sabah,
O kadar güzelsin ki.

Özdemir ASAF

                                (Bir Kapı Önünde)

Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor...
Özdemir Asaf

"Ben" kattım sana biraz,
Öyle sevdim seni...
Çünkü sen de bensiz;
O kadar güzel değilsin hani..."
Özdemir ASAF
**************


Hafta sonu boş durmadık elbet sevgili okur, iki arada bir derede (ki tam da öyle,  kek pişerken, koca kişisi kahvaltı için ekmek almaya gitmişken, her fırsatta elimde bir iş ;) ) önce bu keçe ağaç magneti yaptım, "Boşver anahtarlığı" dedim, magnet olursa, yemek yaparken sürekli görürüm, gözümün önünde olur der daim :) söz verdiğim gibi Nurcan'a yaptığımdan daha şahane oldu :) 

Keçe Ağaç Magnet
Üç ton pembe kullandım, iki ton yeşil :) Bahar dallarıyla doldu ağacım...
Yandaki küçük fotoğraflardan aşamalarını görebilirsiniz, nasıl yeşerip, çiçeklendiğini...
Bir de erguvan ağacı yapıyorum şimdi, bitince gösteririm, bakalım erguvana benzetebilecek miyim?

Keçe Kalp Magnet ;)
Sarı tonlarıyla, sıcacık bir kalp yaptım, çok büyük bir zevkle yapıyorum bu kalpleri,  devamı da gelecek elbet ;)

Bu fotoğrafta gördüğünüz kalpli ağaca başladım, Yumak Dergisi-Filiz Türkocağı deseni dememe gerek yok biliyorum ama yine de söylüyorum, bilmeyenler de bilsin diye :) Anneme keçeden elişi çantası yapıp, onun önüne monte etmek istedim ama tahminimden daha büyük olacak gibi, bakalım, bittiğinde karar veririm ne yapacağıma ama anneme yapıyorum orası kesin ;)

Bu çıngıraklı kalbi de Tepe Home'dan aldım hafta sonu, görür görmez vuruldum, kırmızısına, minik çanlarına en çok da çıngır çıngırına :)
BONUSSS



MUTLU HAFTALAR HEPİMİZE, SAKİN, HUZURLU, DİNGİN, RUTİN, MUSMUTLU....

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.