21 Nisan 2013 Pazar

YALAVVVA-YALAVVVAAAAAA* ;)))

 Hafta sonu Yalova'daydık, daha doğrusu köyde, hava serindi, çocuklar  bahçede fazla oynayamadılar ama en azından hava değişimi oldu, sıkılmıştık İstanbul'dan, memleket havası aldık kendimize geldik çok şükür :)
Köyden Yalova'ya inmeye pek fırsat olmadı bu kez, pazara gittik bi, sebze-meyve aldık İstanbul'a getirelim diye. Geçen hafta size gösterdiğim Yalova Biberi'ni bu kez yerinden aldık ama alacağın olsun pazarcı, tatlı diye garanti verip  karışıkların iki katı fiyatına sattığın biberin ne kadar tatlı olduğunu bu akşam tecrübe ettik :( Mideme sancılar girdi acısından, gözümden yaşlar boşandı :((( Eh sen dur, seni bulmaz mıyım bi dahakine, tipini "mıh gibi aklımda tutuyorum" :))) Diyelim bulamadım, o zaman mahşer yerinde bekle beni ;)
Bu arada tatilde, bayramda gidecek memleketi olmayanlara, İstanbul'un yedi göbekten yerlisi olanlara pek üzülüyorum yahu, hele de köyü yoksa insanın o daha bi fena :(  Şanslıyız ki biz, hem köyümüz var hem de köyümüzdeki bahçemizi cennete çeviren bir babamız... Bu sefer kısmetimize erik ve çağla düştü, Nehir yedi, Ali Deniz ağzında yuvarladı durdu :) (Hatta o kadar ki, misafir tabaklarındaki erikleri tek tek ağzına alıp, tabağa koymuş terbiyesiz çocuk, Allahtan ben bu talihsiz olayın şahidi olmadım :))
Size köyden fotoğraflar getirdim, baharı bizim bahçemiz nasıl karşılamış bir görün istedim, o minik ellerin tuttuğu sepetteki erik ve çağlalar da size olsun pek kıymetli okur ;)




Babam ve Bahtiyar...Hayvanlar yıllarla birlikte sahiplerine benzerlermiş ya, Bahtiyar ve babam da birbirlerine benzemiyor mu sizce de, yanaklarındaki bene varana kadar hem de :) Bahtiyar Nehir'le akran, Nehir henüz çocukken, o yaşlanmaya başladı bile, e performansı da düştü tabii haliyle, artık kapıya gelenleri ısırmıyor :))
Yalnız ne zaman köye gitsek, Ali Deniz'e "Bahtiyar", Bahtiyar'a da "Ali Deniz" diyorum :) Normal midir bilmem :)))

Fotoğraftaki Leylak ağacını, fide vaziyetinde teeee Nehir'e hamileyken almıştım babam bahçeye diksin diye, o bakımdan pek kıymetli :) Yani sevgili okur, bu bahçede Nehir'le akran bir ağaç bir de köpek var, sor bana hangisi en güzel, "En güzeli benim kızım" :)
Bu sabahki kahvaltı soframız, sayalım mı en bi bahçeden en bi organik olanları :) İncir reçeli, bal, zeytin, tereyağ, köy yumurtası (Mehtap Abla, kümes teli işi "tamam" :)

Kalabalıktık kahvaltıda, misafirlerimiz vardı :)
Annem, Elif, Aslı, Erdal, Yılmaz Abi, Şermin Abla, Hilal, Koca kişisi ve kuzular...
Bilenler bilir, çünkü çok yazdım vakti zamanında, benim için iki yıldır Yalova= Araba kullanmak, bilmeyenler için şu yazım tam olarak hissettiklerimi anlatabilir... Neyse bu sefer de kullandım, yani çok şükür kullanabildim, köyden Termal'e bir kez, bir kez köyden Yenimahalle'ye gidiş dönüş, bir kez Yalova'ya tek gidiş, e bu sefer daha iyiydim sanki, onu da şurdan çıkardım, araba kullanma esnasında, park etmeden, duraklamadan, hem radyo kanalını değiştirebildim, hem de camı açtım bir kez :)))) Gülme sevgili okur, yapamayan da var (yok mu yoksa?)
Böyleyken böyle bizim hafta sonu, curcunalı, bol oksijenli ve dahi pek bi organik...Daha ne olsun :)
MUTLU HAFTALAR OLSUN HEPİNİZE :)

* O başlığın manası da, minübüs durağında kahyalar ya da şoförler aynen bu şekilde bağırırlardı, hatta o kadar ki biz uzun müddet Yalova'nın gerçek adının Yalavvvva olduğunu sandık da,nice sonra aydık :)))

32 yorum:

  1. Hep mutluluk sofraların olsun... Ne güzel bahar fotoğrafları... :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aminnn, hepimiz için olsun, kalabalık mutluluk sofraları :)
      Bahar geldi ama hava soğuk, havanın soğukluğuna inat bu kareler çıktı yine de, bahçeye, köye bahar gelmiş, bize de gelsin artık lütfen :)
      Çok teşekkürler, sevgiler....

      Sil
  2. Yeminle havam değişti bu güzel fotoğrafları görünce...

    En çok Bahtiyar ve leylak ağacını sevdim. Çocukların yeri ayrı elbette...

    Bahtiyar' ın babanıza olan bakışı saf sevginin elle tutulur hali adeta... O fotoyu saklayacağım kendime kaydedip izninizle. Leylak ayrı bir güzel olmuş; besbelli evladı - torunu gibi bakmış ona evin yeşil elli babası, sevmiş okşamış...

    Kahvaltı sofrası Halil İbrahim sofrası ayarında; Allah eksiltmesin arttırsın her daim. Annenizin fotosu ilk kez karşıma çıktı; çok şekermiş.

    Ne iyi oldu da bu güzel renkleri, anları ve duyguları paylaştınız bizimle. ben kendi payıma her detaya bayıldım; yazılanlara da...

    Öptüm kocaman kocaman her birinizi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))) Yaaa, dedim akşam hemen koyayım fotoğrafları da, canım arkadaşımın havasını değiştirivereyim :)
      Bahtiyar çok insan canlısı aslında, bakmayın aradaki vukuatlarına :) Bebeklikten beri de bizde olduğu için, babamla aralarındaki muhabbet bir başka :) Leylak, Nehir hanımın leylağı, her gittiğinde ona bakıyor önce :)
      O fotoğraf ve neyi beğendiyseniz başkaları da sizindir :) Ne güzel yazmışsınız babam için "Yeşil Elli" diye, çok da doğru, hiç bıkmadan, usanmadan, meyve ağaçlarıyla, süs ağaçlarıyla bahçemizi büyütüp, güzelleştiriyor, sağolsun :)
      Annemi görmemiş miydiniz hiç, annem tipik laz kadınları gibi, beyaz, bembeyaz bir kadın, benzemeyiz hiç ;)
      :) Sağolun, varolun, siz yeter ki okuyun, seyredin, ben yazmaya, fotoğraf eklemeye devam ederim her daim :)
      Öperiz çok...

      Sil
  3. Esen abla bazi arkadaslar dalga geciyor benim yalova diyisimle sanirim yalova yerine hizlica yalava diyorum minibusculer gibi:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ;) Evet şekerim aynen, Yalavvvaaaaaa :))) Sen doğrusunu söylüyosun, onlar ne bilsin ki :)

      Sil
  4. Yalava yolcusu kalmis burada askolsun, haber versenize yaw.


    Uyyy erikler, cagla bademler, aileler, kopecikler, cicekler, bortu ve dahi bocekler... masalar, Halil'i var ama Ibrahim varmiydi bilmiyoruz heleki, sizin karnizia bizim gozumuze... Allah daha cok versin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ;) Bir dahakine sizi de götürelim öyleyse Yalavva'ya :)
      Yeşilin kaç tonu olabilir gözlerinizle görün bi, "Karadeniz gelmiş buraya" deyin bi :)
      Bahçe bereketli, bir ekiyorsun bin veriyor, o yüzden de masaların da, tüm sebze meyvenin de İbrahim'i de var :)
      Aminnnn, hepimize inşallah Nursun hanımcım :)
      Öperim çok

      Sil
  5. ahhh benim gibi oğlağa böyle yeşillikler, çiçekler böcekler kır manzaraları gösterilir mi !! çok canım çekti çok !! o güzel bahar kokan havada ne de güzeldir bu muhteşem kahvaltıyı yapmak !! pastoral bir hafta sonuymuş :)
    Allah ayırmasın bu tatlı aileyi.
    Sevgiler ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Bir gün daha kalsaydın İstanbul'da, seni de götürürdük o yeşilliğin içine Filizcim :)
      Güzeldi hafta sonu, değişiklik oldu, hava serin olmasa şahane olacaktı ama buna şükür :)
      Aminnnn, cümlemizi ;)
      Çok teşekkürler

      Sil
  6. ohhh safanız olsun ne güzel gezmişsiniztozmuşsunuz :)
    Ali'ciğin marifetleriniokuyunca benimde küçükken yaptığım marifetim geldi aklıma
    şöyle ki

    komşular dı sanırım, misafirliğe gelmişlerdi bize
    hava da pek sıcak
    annem dediki git dondurma alda gel
    evin karşı caddesinde o zaman dondurmacı vardı
    gittim aldım ama külah içinde aldım.
    eve gelene kadar akıyorlar tabi :)
    sence ben o akanları ne yaptım :)
    tabiki de yaladım
    hihihihihihihihi:D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Reyyancım, çok şükür güzeldi, gezemedik pek ama o hava değişikliği bile yetti, bir dahakine daha çok gezip tozmaca ve elbette daha çok resim olacak inşallah :)
      Senin hikayen süpermiş yaa, çok güldüm :) E akan dondurmayı ne yapacaksın yalayacaksın elbette, senin bahanen daha iyi de bizimkinin öyle bi bahanesi de yok ki, tamamen mikropluğundan :)
      Hem küçücük çocuğun yaladığından ne olacak ki :)
      :)))))) Daha bile tatlı olmuştur dondurmalar :)

      Sil
  7. Bu haftasonu ben de dalından erik ve çağla yedim, hatta bir ağacı bitirmiş bile olabilirim:) Ne güzel olmuş Esenim ya, fotolar da ferah ferah, hep Paris, hep Alpler, lazım tabi arada:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Sen de şanslı gruptansın demek, meyveyi dalından yiyebilmek büyük nimet :) Şimdi sırada dut var hem karası hem beyazı, bir dahaki gidişte onların fotoğrafları olur inşallah :)
      Baharım, işte böyle bir kültür çeşitliliği sağlıyoruz çocuklara biz de, aslından uzaklaştırmadan çocukları, imkanlarımızın bolluğundan ötürü de avrupa kültürünü de vererek ;), karı koca böyle bulduk çözümü, azcık köy, azcık alpler, yurtdışı tatilleri vs... :)))))))) Öperim çok.....

      Sil
  8. Ahh Yalova :) Biz de yarın gideceğiz kısmetse. Benim de babam yaklaşık 10 senedir orada yaşıyor (Esenköy'de) Bahçeye, meyveye, temiz havaya doyacağız inşallah.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa, süper :) Esenköy'ü çok severim, uzak birazcık Yalova'ya, azcık da yolları dolambaçlı... Ne güzel bak, keyfini çıkar sen de, böyle bahar resimleri de çekersin belki bahçenizden ;)

      Sil
  9. Ne kadar güzel bir yazı olmuş. Köy,bahçe,aile gibisi var mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Gülden hanımcım, insan elindekilerinin kıymetini yaşı ilerledikçe daha iyi anlıyor :) Yok gerçekten de köy, bahçe ve aile gibisi yok :)
      Sevgiler

      Sil
  10. Valla özendirdin bizi,cok sanslisin,kiymetini bil,isnanin bir köyü olmasi kadar güzel birsey yok benim icinde...

    Buralarda da öyle,evler hersey köylerde iki katidir,cünkü hersey organik,doga,sessizlik,yesillik,sakinlik...

    Allah hepinize saglikli uzun ömürler versin canim,sevgiyle kal.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Sağol Terazi kızı, ben de kıymetini bilmeye çalışıyorum, şükrediyorum sürekli, en çok da çocuklarım böyle bir sık sık köy ortamında oldukları için ;)
      Sizin köyünüz neresi?
      Aminnn, hepimize inşallah :)
      Sevgiler çok...

      Sil
  11. Esen ben Yalova' da staj yaptım 93-94 de. Karaca, vsb, gardenia... Anılarım depresti okuyunca...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aaaaaa, Samanlı'daki karacada :) Önünden geçiyoruz sürekli, bilmiyodum hiç, e Yalova'yla bağlantın neydi ki orda yaptın stajını???
      Geçerken çekerim resmini, gönderirim sana :)))
      Sevgiler Ülkercim :)

      Sil
    2. Hiç bir bağlantım yok sadece Karaca'nın bu işteki en kapsamlı ve en donanımlı arboretum olması nedeniyle hem de 3 ay boyunca kaldım. :)

      Sil
    3. :)) E sen o zaman Termal'e de gelmişsindir ;)Seni Fahri Yalovalı ilan ediyorum şekerim :))

      Sil
    4. Tabi ki de geldim :) Olurum fahri Yalova' lı Esen' cim. Pek sevmiştim oraları ben.

      Sil
    5. E tamam öyleyse madem seni Fahri Yalovalı yaptık, yine geleceksin ama bu sefer benim de olduğum zamana denk gelsin olur mu Ülkercim :)

      Sil
  12. GökALPer annesi Zehra24 Nisan 2013 23:07

    Nasıl iç açıcı,nasıl sıcak bi yazı olmuş yine Esencim ...
    Okurken bi şenlendim ,bi gülümseme yerleşiverdi yüzüme ...

    Hakikaten büyük nimet bi köyünüzün olması,hemde bu kadar yakınında ...

    Leylaklar,kalabalık kahvaltı sofrası ,dalından yenen meyveler,çocukların keyfi
    miss gibi kokusu geldi burnuma sanki hepsinin ....)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) Sağol şekercim :) Çok sevindim vallahi seni mutlu edebildiğime ;) Sen mutlu, içindeki kuzu mutlu :))
      Evet, senede bir değil, pek çok kez gidebileceğimiz kadar yakın çok şükür :)
      Bi çıkarma yapalım mı köye hep birlikte, ne şahane olurdu vallahi, böyle fotoğraflardan değil gerçeğini görürdünüz bu güzelliklerin :)
      Öperim şekerim

      Sil
  13. GökALPer annesi Zehra25 Nisan 2013 00:28

    Evet oda gülümsedi hissettim ben ....))

    Senede bir bile gitmek olmuyor bizde maalesef,ama gidince bi havası değişiyor insanın hakikaten .

    Ne şenlik olur ama ,bakmaya ,fotoğraf çekmeye doyulmaz oralarda ....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))) Ben güldürürüm ki onu :)
      Gökalp gelsin hayırlısıyla, azcık da büyüsün, gideriz inşallah hep birlikte :)

      Sil
  14. Yalova`ya kaçıncı gelişin, demiyorsun ki bir de şu Bursa`ya gideyim:)))
    Beklerim, gel bir gün, gezelim tozalım:))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Bursa'ya gidiyoruz senede birkaç kez, koca kişisinin akrabaları münasebetiyle ama ben de çok severim Bursa'yı ;) Bir dahaki gelişte inşallah uygun olur, görüşürüz :) Teşekkür ederim bu güzel teklif için ama sen de gel e mi İstanbul'a :)

      Sil

Yazın bi, lütfen yazın yaaa, merak ediyorum ne düşünüyosunuz ;)
Yorumunuz çıksın istiyorsanız eğer:
Blog sahibi değilseniz adı/url seçeneğini seçip ad kısmına adınızı yazın url kısmını boş bırakın, yorumunuzu postalayın, aksi takdirde, çok istememe rağmen gelemiyor yorumlarınız :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.