siyah beyaz fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siyah beyaz fotoğraflar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2014 Cuma

"Mazi bir kuştur uçar görünmez, hatıra küçüktür kalpten silinmez... "

Sordum bir gün babama "Baba, ben nereliyim? Yalovalı mı, Tuncelili mi?" dedi ki "Sen burda doğdun büyüdün, o yüzden sen Yalovalısın" O günden beri soranlara Yalovalıyım desem de benim asıl memleketim Tunceli. Hiç görmesem de, gidemesem de, kültürüne pek çok uzak olsam da baba memleketim orası.
1960'larda neredeyse çocuk yaşta gelmiş babam İstanbul'a. Hemen ardından da Yalova Termal'e. Bizim köyden ev tutmuş, yani Üvezpınar'dan, yani Termal'in hemen üstündeki dağ köyünden. Orda anneme tutulmuş.  Sonra da bir ay içinde evlenivermişler. Annemin dedeleri Batum göçmeni Lazlardan. Annesi  Dağıstanlı/Gürcü.  Dedem annemi bir kürde verirken hiç tereddüt etmemiş ki, bir ay içinde evlenmişler. Üstelik teyzem de amcamla evlenmiş. En büyük teyzem de İstanbul’dan yazları tatile gelen bir İstanbul (hadi Lazca söyleyeyim Poli) beyefendisiyle evlenmiş. Onda da  bir tereddütü olmamış. Kızlarını kimi istediyse onlara  evermiş. Bu dediğim de 1960’lar Türkiyesi. Var sen düşün işin tuhaflığını, zamana aykırılığını...
Yani ben Lazım, Zazayım, Gürcüyüm. Bir Yunanistan-Bulgaristan göçmeniyle evlendiğim için de çocuklarım Laz, Zaza, Gürcü ve Göçmen. Sen söyle şimdi bana sevgili okur, ben ve çocuklarım bu kadar melez, bu kadar çok kültürlü, bu kadar zenginken mezhep kavgası, etnik kökene dayalı tüm kavgalar ne kadar abesle iştigal benim için... 
Senlik, benlik mi kaldı artık, aynı havayı soluyorsak, aynı ekmeği paylaşıyorsak, aynı vatan toprağında yaşıyorsak, kardeşce bölüşmek varken bu güzelim memleketi zindana çevirmek niye?
Çok ama pek çok sıkkın canım... Boğazımı bir el sıkıveriyor sanki... 
**********
Ne demiştim "Blog benim için bir nevi teneffüs yeri!" Hadi o zaman, teneffüse çıkalım birlikte ;) 
Fotoğrafları göstereyim sana şimdi, daha önce söz verdiğim üzere köyden, annemlerin albümlerinden getirdiğim güzel siyah beyaz " cansız hatıra" fotoğraflarını ;)

Teyzemle Rahmetli Amcamın düğün resmi
Resimde dayım var, yengen var, en küçük teyzem var, Gemlik'teki büyük yenge ve başka akrabalar var. 

Ne güzelmiş kadınlar, nasıl duru, pırıl pırıl... 
Peki itiraf edeyim -ben de aynen senin gibi-erkekler için aynı şeyi düşünmüyorum :)) 

Sadiye Teyzenin düğün resmi, yanındakiler de kardeşleri ;) 


Sadiye Teyze anemin kuzeni, hem de yakın arkadaşı, fotoğrafın arkasını da "kardeşlerin" diye imzalamış ;)
Ne ilginç fotoğrafın tarihine bakınca farkettim ki, bu fotoğraf çekildiği gün kocam 1 yaşına basmış :) 

Sadiye Teyze ile Annem
Bak ne güzel gitmişler arkadaş arkadaş resim çekilmişler Foto Yıldız'da... Ne güzel bir hatıra kalmış bugünlere. 

Annem de hiç üşenmeyip saçlarını topuz yaptırmış resim hatrına. Büyük ihtimalle Kuaför İsmet'e... 

Hayri dayımla arkadaşı Şefik Amca.
Demek ki sadece kız kıza değil, erkek erkeğe de gidip poz veriliyordu. Yalova'daki pek çok insanın tarihine tanıklık eden Foto Yıldız'da yine... 

Ah be dayıcım, sen de modaya uyup "cansız resim" demişsin ;) 
************
KEÇE ÇANTA
Bu çanta Tunceli'ye gidecek :) Sevgili Sevil için büyük bir zevkle hazırladım :)
Güle güle kullansın inşallah, şans getirsin çantası :) 
KEÇE ÇANTA


KEÇE ÇANTA
Leyleğe dikkat :)
 
MUTLU GEÇSİN HAFTA SONUN, SAKİN SAKİN, RUTİN RUTİN, HUZURLU HUZURLU, BENİM GİBİ ÖĞRENCİLİĞE YENİ BAŞLAYACAKLARA DA "ZİHİN AÇIKLIĞIYLA" ;) 

22 Eylül 2014 Pazartesi

KEÇE BUZDOLABI MAGNETLERİ, KEÇE KUTU, YAKMA GÜL VE SÖZ VERDİĞİM SİYAH-BEYAZ FOTOĞRAFLAR...


Nasıl eğlendim bu hafta sonu anlatamam, nasıl keyifle, aşkla yaptım aşağıda gördüğünüz güzellikleri, tahmin bile edemezsiniz :) Her bir ayrıntısıyla sanki dünyayı kurtarıyormuş gibi ciddiyetle ve sanki 5 yaş grubu bir çocuğu top havuzuna koymuşsunuz gibi keyifle :) 
Biri benden bir şey istediğinde keçeyle ilgili, istiyorum ki "Kafana göre takıl" desin ya da "İçinden nasıl geliyorsa öyle yap!" O zaman içimden çok güzel şeyler geliyor çünkü :) Öbür türlü, yani başkasının içinden geçeni tam bilip, kavrayamadığım için hep bir kuşku içimde, "Bu muydu acaba kastettiği, acaba oldu mi ki?" gibi sorular kafamda... Aynı şeyleri yapmayı da sevmiyorum misal, ilk yaptığım çok zevkli çünkü, ne çıkacağı sürprizli olduğu için, merak ve heyecanla yapıyorum. Sonrakiler gayet sıradan, e biliyorum çünkü sonucu, bir önceki gibi işte. Sen bunları benim burcumun yani terazinin yüksek sanatçı ruhunun kaprisine ver :)))  Olmaz biliyorum, doğrusu bu değil ama inan samimi düşüncelerim budur sevgili okur. Aramızda ama e mi?
Gelişme bölümüne gelecek olursak, Elif'in arkadaşı Fatoş evleniyor, benden de kına gecesinde dağıtmak için magnetler yapmamı istedi ve dedi ki "Kafana göre takıl!" :))  Ev, kapkeyk ve kalpli magnetler. Ben ağaçları ilave ettim, onları da çok sevdi. 
Ayrıntıları iyice gör diye tek tek ekledim fotoğrafları. Yok, uzun uzun anlatmayacağım elbet, sen görüyorsun zaten gönül gözünle, benim nasıl aşkla yaptığım bu işi, sana zaten ziyadesiyle geçiyor eminim benim içinde bulunduğum ruh halim... 


BUZDOLABI MAGNETLERİ 

MAGNET EV


KEÇE MAGNET

KEÇE MAGNET
Diyorum ki, bu yıl leylekler fazla mesai yapsa da, bebek özlemi çeken yuvalara, güzelce bırakıverse bebekleri :) 

MAGNET EV

MAGNET EV
Keçe ev magnetlerin yapımını Youtibe kanalımdaki videodan izlemek için tıklayın ve abone olmayı da unutmayın sakın. 

MAGNET AĞAÇ

MAGNET AĞAÇ
(Bir kez daha yazayım, bu lazer kesim ağaçları hazır alıyorum, üstüne boncuk dikiyorum :) 


BUZDOLABI MAGNETLERİ 

YAKMA ÇİÇEK
Yaptığım magnetlere ara verip bir çiçek denedim. Bu sefer büyük bir gül yaptım. Elimde fuşya rengi bir organze kumaş vardı, onunla turuncu ve beyaz tülleri kullanarak, araya da somon ve pembe kurdeleler de katarak... Çok zarif di mi ;) Bu gülü yaptım ama nerde kullanacağımı bilmeden. Bir gün sonra bağırdı sehpanın üstünden "Ne düşünüyorsun, magnetlere yapacağın kutuyu benimle süslesene!" diye öyle de yaptım, bakınız aşağıdaki resim :) 

MAGNET EV

MAGNET CUPCAKE

MAGNET CUPCAKE

MAGNET CUPCAKE

MAGNET EV



KEÇE KUTU
İşte böyle, yerini bulmuş di mi ;) 

KEÇE KUTU
(Bu da arkası) 

KEÇE KUTU




****************
ALMAN PASTASI 
Bunca işin arasında bir de Alman Pastası yaptım dün. Hem Ali Deniz'in pazartesi ödevi için, hem yukarıda gördüğün komşunun tabağı boş gitmesin diye, hem ofisteki arkadaşlarla paylaşmak için :) Yani diyeceğim o ki, resim altındaki başlığa tıkla, gelen tarifi sen de yap ve gör bak hem nasıl lezzetli ve hem nasıl da bereketli :) 



"Kaybetmeyin o fotoğrafları,Kaybolan dünümün son yadigarları..." 

Buydu geçen postta sana söylediğim, anlatmak istediğim. Bendeki örnekleri bunlar ama köye gittiğimde annemlerin albümünden öyle toplu bir düğün fotoğrafı da getireceğim sana, söz...
Bak anlattığımdan fazlası varmış üstelik, çocuğunu güzelce giydirir, süsler, götürürdün fotoğrafçıya. Çıkan fotoğrafları da böyle itinayla halasına-yani anneme- hatıra verirdin.
İlk kare, en küçük teyzemin nişan fotoğrafı. Nasıl da güzel di mi, nasıl duru bir güzellik...  Muhittin Dayımın kızı Nazan (ki ablası Nalan'ın da vardı aynı pozdan ama o köyde kalmış sanırım) ve Hayri dayımın çocukları Zekiye ve Tarık :) İlkokul hatırası :)
Son kare ise yine eskilerde askerden fotoğraf yollama geleneğinden... Rahmetli amcam yazmış arkasına "Sevgiler Cümlenize-Kamer" diye, tarih de var üstelik, Aralık 1970, ben doğmamışken henüz...
Nasıl kıymetliler di mi, nasıl saklanası, korunası, kollanası... 
MUTLU HAFTALAR SEVGİLİ OKUR :)

Not: Ağaçtan ses yok, hala ismini bilmiyorum, sen de bilmiyorsun, tamam sevgili okur, bu teknoloji çağında, bu dünyanın öbür ucundaki bilmem ne bitkisinin adını öğrenebilen biz, Termal'deki ağacın adından mahrum kalalım! :(
Dipnot: Bizim köyden bu postu okuyan varsa eskaza, lütfen teyzeme onun nişan fotoğrafını bloğa koyduğumu söylemesin ;)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.