dukkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dukkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2014 Pazartesi

KEÇE ÇANTALARA DEVAM VE İLHAM KAYNAKLARIM :)

Çantalar aşağıda sevgili okur, sen onlara bakarsın, fikrini beyan edersin, (Yok bu sefer ben söylemeyeceğim ne kadar güzel olduklarını, ne kadar sevilesi aynı zamanda! Ya bi de napıcam ben sevgili okur yaaa, bu çıta böyle yukarlara yukarlara çıktıkça ne olacak benim bu halim, kafama göre takılıyorum ama bir yandan da bir öncekinden vasat olmasın istiyorum yaptığım işler, ilerlemek istiyorum, daha güzelini yapabilmeyi bir de, ivme yukarı gitsin istiyorum, o yukarısı ne kadar yukarısı bilemiyorum tabii, uzaya çıkacak halim yok keçe çantalar marifetiyle :)) )
Başka bişey diyeceğim ben sana asıl, kendimden bahsedeyim istedim sana asıl! Yani bu anlattıklarımı da aslında seninle birlikte kendime anlatıyorum, izah ediyorum, durum tespiti yapıyorum, yoksa öyle ukalalık ya da çok bilmişlik manasında algılanmasın diye de sözcükleri düzgün seçmeye çalışarak anlatayım bi :)
Mutlu kadınlar, huzurlu kadınlar, kendini seven kadınlar olsun mu başlığımız ;) 
Mutlu kadınların büyüttüğü huzurlu çocuklar mesela... Aslında erkeklerin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki, bir erkek eşini çok sever ve onun mutluluğunu gözetirse, aslında çocuklarına dünyayı bağışlamış olur. Çünkü bir evde anne mutluysa çocuklar da mutludur. Düşünsene sevgili okur, kendini kapatmış, mutsuz, özgüvenini kaybetmiş bir kadının çocuğu ne kadar mutlu olabilir ki, mutluluk gibi mutsuzluk da bulaşıcı maalesef. O yüzdendir ki bir zamandır, küçük şeylere sinirlenmemeye çalışıyorum (bazen de içimden içimden sinirleniyorum ama dışıma çıkmasına izin vermiyorum!)  Kendi kendime telkin yapıyorum. Başka tarafından bakmaya çalışıyorum. Koca kişisi için 10 yılın sonunda geldiğim nokta "Evet bu adam azcık(!!!) asabi, azcık(!!!) titiz ama sen çok mu mükemmelsin ki kızım, bir sürü de güzel tarafı var adamın, onları aklına getir şimdi, kavga çıkarma şimdi, azcık bekle de geçsin siniri, üzerine gitme şimdi" gibi... Benim de öyle çok ofsayt yanım var ki aslına bakacak olursan, gece ve gündüz gibiyiz biz aslında, onda olan özelliklerin zıttı bendekiler ve belki de bizi birarada tutan bu. O bakımdan çocuklarımın huzurlu bir yuvada büyümesi tek arzum, büyüdüklerinde desinler ki "Mutlu çocuklardık, anne babası birbirini çok seven, mutlu çocuklar" desinler istiyorum... Bütün gayretim bundandır sevgili okur, bilmem sen ne dersin? 
 Bana diyor ki pek çok arkadaşım, bazen de burdan sizler! Nasıl böyle enerjiksin, nasıl yetişiyorsun? Ben bir ritm tutturdum bir vakittir, çocuklarımı ihmal etmeden, gönlümce elişleriyle uğraşıyorum. Bunları yaptıkça da enerjim yükseliyor ve bir sonraki için hazır hale geliyorum. Hem kendim çok eğleniyorum hem de  ailemi de bir şekilde bu işin içine katarak, onların da eğlenmesini, neşelenmesini sağlıyorum. Bu manada keçelerden, etaminden, yaptığım bütün işlerden, yere dökülen boncuklardan hala bıkmayan, bana fikir veren koca kişisine bin teşekkür lazım şimdi di mi :) 

KEÇE ÇANTA
"AŞIK KUŞLAR" DEMİŞTİM BU ÇANTANIN ADINA AMA SONRADAN SELCENİM DEDİ Kİ "AYNI BEN VE FARUK" 
E O VAKİT BU ÇANTANIN ADI "SELCENİLEFARUK"

KEÇE ÇANTA
YAKINDAN ;)


KEÇE ÇANTA
"DALDAKİ KUŞ"


KEÇE ÇANTA
(YAKINDAN)
BU ÇANTADAKİ O DALI YAPMAK BENİ NASIL MUTLU ETTİ BİR BİLSEN, O ÜSTÜNDEKİ MİNİK KIRMIZILARI YAPARKEN BENDEN KEYİFLİSİ AZDI YERYÜZÜNDE ;)

NAKIŞLI KEÇE ÇANTA
BUNUN ADI DA "SALKIM SÖĞÜT"

KEÇE ÇANTALAR
Ölçüleri 30'a 10 gibi bu çantaların, kah boyuna tutuyorum, kah enine :) Yan ve alt parçaları da 6 cm kadar ;) Hani yaparsan diyorum belki yardımcı olur sana bu ölçüler ;)

Bu da nakışın ayrıntısı, çok seviyorum böyle ağaçlar yapmayı :) Bir akşam sürdü bu ağacı işlemek. Ama değdi bence :) Çerçevesi  ilk yaptığımda başkaydı ama sevmedim sonradan,  söktüm ve lila yaptım...
Kum boncuklarını çok seviyorum, nasıl yakışıyorlar her yere, neşe veriyorlar sanki dokundukları her neyse ona :)

İLHAM  VERENLERE GELECEK OLURSAK (Kİ SENİN DE FAİDELENMEN İÇİNDİR BU KOLAJ)

BU VE  DAHA FAZLASI İÇİN PINTEREST'teki şu ve şu tahtalarıma (e tahta değil mi???)  bakabilirsiniz!


 Pinterest'i bulana, uydurana, hayata geçirene bin teşekkür :) Kesin kadındır di mi sahibi, elbette öyledir. Ancak akıllı bir kadın yaratabilir böyle bir siteyi, kendisine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum, verdiği bütün ilhamlar için :)

ALİ DENİZ MUTFAKTA

ZENCEFİLLİ TARÇINLI KURABİYE
Yok sevgili okur, ne sana bu tarifi hangi blogdan aldığımı söylerim ne de tarifi veririm. Asla! Çünkü bu çok zor bir kurabiye oldu benim için, 1 saat yoğurdum ama canımdan bezdirdi beni bu kurabiyenin hamuru...bi un istedi, bi yağ, durmadan verdim istediklerini ama  ne una doydu, ne de yağa... Dengesizin teki, terazi midir nedir anlamadım ki :) Hamur haline getiremeden de zorla açtım tezgahta, parçalanmasın diye de uğraşarak kalıplarla kestim. Ali Deniz de yardım etti :)  Neyse tadı çok fena değil, azcık sert ama olsun, koyduk kuzuya, götürdü bugün okula...
Hamuru hazırlıyorum bir yandan, çırağım da yağını, ununu ekliyor yanımda, bir yandan da  "Nerde kaldı bu baba Ali Deniz, pudra şekeri getirecekti kurabiye için" diye söyleniyorum. Ali Deniz büyümüş kocaman olmuş, derdime elemime ortak olmuş, bükmüş dudağını aşağıya, salmış yine omuzlarını, "E-beettt" o an güzel bir andı, hep aklımda kalmasını istediğim. 3,5 yaşındaki çocuk şakır normalde-ki Nehir de o çocuklardan biriydi- ama Ali Deniz çok geç konuşmaya karar verdiği için şimdi bana verdiği her cevap, her kelime benim için altın kıymetinde :)
Bir güzel an da Pazar sabahı kahvaltı hazırlarken açtığım radyodan Cengiz Kurtoğlu"nun "Duvardaki resminle avunurdu gönlüm" diye başlamasıydı. Beni o mutfaktan aldı, teee 1987 yılına götürdü bıraktı :)) O da güzel bir an'dı...
Güzel anlarımız bu hafta pek çok olsun sevgili okur ve biz de o an'ların farkına dolu dolu varabilelim inşallah
Öperim çok....


Not: Bu çantaların üçünü sattım sevgili okur :) Daha da yapıp satacağım inşallah... Ama öyle siparişle yapmayacağım, kafama göre takılacağım, tamamladıkça, koyacağım satılığa :) Dur bakalım, hadi inşallah :)
Dipnot: Demek ki ben kurabiye yapma konusunda yeteneksizim. Bir de araba kullanma konusunda, ikisinde de teori var ancak pratiğe geçişte sorun var. Kurabiye neyse de sence ben niye araba kullanamıyorum ki sevgili okur??? Yani aslında kullanabiliyorum ama sürekli gidersem, yani dönmek, parketmek, çark etmek gibi fiiller olmadan çok güzel kullanabiliyorum, haa pardon yaa, bir de otomatik vites olmalı :))) (Aramızda!)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.