keçe magnet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keçe magnet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ağustos 2016 Cuma

2016 YAZ...

Bayram haftasının ardına ekledim mi üç hafta, bayramla etti mi sana dört hafta! Araya bir hafta (yani bu hafta) iş, sonrasında da gelecek olan üç hafta daha tatille etti mi sana bu yaz tatili 2 ay ;) Temmuz-Ağustos komple tatil :) Yaşasınn... En çok da çocuklar için tam süper oldu ;) Nehir ve Ali Deniz bu hafta köydeler. Nehir çok mızmızlandı, hiç işine gelmedi ama Ali Deniz gayet rahat bir şekilde, ben kalırım, tek başıma kalırım ayakları yapınca rahattık ama ne oldu derseniz iki gündür telefonda sürekli ağlayan bir Ali Deniz "Annemi istiyoyumm, şimdi istiyoyumm, hemen gellll!" Bolca da düştü bu iki günde, psikolojik olarak çöktü de çocuğum dengesini mi kaybetti bilmem, durmadan, düşme haberi geliyor telefonda... Bugün dönüyorum neyse ki yanlarıma, bin şükür...
Yazamadım sevgili okur, sana olanları anlatmak, konuşmak, halleşmek istiyorum ama bir yandan da nasıl zor yazmak...
Diplomamı aldım mesela, bak aşağıya ekliyorum fotoğrafı. Ama lütfen tebrik etme tekrar tekrar bunum için beni :)  çok ettin daha önceki postlarda, benimki biraz görmemişin diploması olmuş misali ;) Ki 44'ünde alınca biraz öyle oluyor tabii ;)) Dibine kadar keyfine varıyorum, çok mutluyum çoook :)
Deniz, köy, sahil, dondurmacı arasında geçti günler... Kara günleri, dar günleri saymıyorum, saymayacağım, yorum da yapmayacağım, hayır olsun diyeceğim sadece, tekrarından ve beterinden saklasın Rabbim.. Bir de çok şükrettim o günleri İstanbul'da geçirmediğimize...
Yalova'dayken bütün tahlilleri, tetkikleri yaptırdım yine, haftada iki günü hastanede geçirsem de, çok önemsiyorum o yüzden hiç zor gelmiyor. Her seferinde, "Bu da iyi çok şükür, bu da bitti!" diyerek seviniyorum :) Yalnız o MR ne pis bişeymiş yahu! İlk kez girdim "Dandandan, dındındınnn" bi değişik sesler :( Kıpırdamadan durmak da zormuş, burnum kaşınınca anladım :) İhmal etmeyin siz de, tam ne zaman dediyse doktor, o zaman yaptırın kontrolleri e mi? Benimkiler biraz sık sık ama yapılacak bişey yok...
Ali Deniz'in doğumgününü kutladık köyde. Çok yaşasın çocuğum, mutlu, sağlıklı, neşeyle, sevdikleriyle çok yaşasın inşallah, tüm çocuklar gibi :)

Ve ben yine nazarlıktır, çiçekli tokalardır, magnet evlerdir, pek çok şey yaptım tatilde de ;) Buyrun bakalım sizi resim galerime alayım :) YAZ 2016


DİPLOMALI ESEN :) 

MAGNETLER


MAGNETLER

ANAHTARLIKLAR


ÇİÇEKLİ TOKALAR



BU DA GEÇER YA HU...
Bir güzel arkadaşa hediye yaptım. Kimin ne derdi varsa, "Bu da geçer Ya Hu!" diyorsa içinden tez vakitte geçsin, feraha ersin inşallah... 


TEKMİL-İ BİRDEN.1.. 


TEKMİL-İ BİRDEN 2



KUZULAR TERMAL'DE

İNCİR :) 

İNCİRDE BEN :) 

KARADUT BİTMEDEN YETİŞTİK :) BAHÇE MAHSULLERİ :) 
DOĞUM GÜNÜ ÇOCUĞU


YORULANLARA HİZMET SONSUZ :) 

NEHİR'İN GÖZÜNDEN :) 
MAŞALLAH ALAYIM BU FOTOĞRAFA :) 

Unutmadan canım Esracığımın güzelim hediye defterlerini paylaşayım seninle. Nasıl mutlu oldum pakedi açınca, nasıl heyecanlanıp, duygulandım ve dahi gözlerim yaşardı, tarifi zor... Ben sadece o siyah defteri beklerken, benim zarif arkadaşım yanına bir de daha önce görüp çook beğendiğim o güzelim kırkyamalı, binbir emekli güzelim defteri de eklemesin mi :) Mezuniyet hediyesi göndermiş bana. Kepli bir de tebrik kartıyla. Hep söylüyorum, yetenek, yaratıcılık, marifet evet ama bunlara ek olarak bir de nasıl zarif nasıl zevkli, nasıl güzel kalpli bir arkadaşımsın Esraaa :) Çok seviyorum seni çoook, dünya, ahiret yanıbaşımda ol inşallah canım...

Diliyorum yazın kalanı umduğundan daha iyi geçsin Sevgili Okur...
Kal Sağlıcakla...

19 Ocak 2016 Salı

KEÇE EVLER BUZDOLABI MAGNETİ -İLHAMIYLA BİRLİKTE

Çok heyecanlanıyorum keçeden evler yaparken, sen de biliyorsun zaten bunu, daha önceleri pek çok kez söyledim sana da. Bu sefer de instagram'da "tahtadan" hesabıyla tahtaları yontup, kesip, boyayıp harikalar yaratan bir güzel arkadaştan ilhamla yaptım evlerimi :) En altta göreceksin ilham aldığım askılığını...
Yedi evi yanyana dizdin, tıpkı onun yaptığı gibi -ki beni bilirsin yapılmışın üstünden gitmeyi değil de yenilerini yaratmayı severim- onun yaptığı gibi pencereler oydum, kapılar yaptım. Ondan farklı olarak pencerelerin içlerine ince keçelerle renk kattım azcık.

BUZDOLABI MAGNETİ
ig'de bu fotoğrafı "Bu manzara ruhumun tecellisidir, ig'ye not düşüle" diye yazdım ve tam da öyle, bu kadar curcunalı, kalabalık, belki biraz telaşlı, karışık ama neşeli, renkli, azcık huzursuz ama çok sesli ruhum... Deli misin dedin! Duydum :))

KEÇE EVLER BUZDOLABI MAGNETİ
Tam olarak şöyle oldu-ki epey de benzedi Tahtadan'ın evlerine...
O buluta ayrı hasta oldum :)
Anten benim fikrimdi amma velakin çok uğraştım...
 
KEÇE EVLER BUZDOLABI MAGNETİ
Sonra dedim saksılar dolusu çiçek dikeyim bu evlere...
O zaman biraz daha neşelendi evler sanki, hatta kahkahalar yükseldi pencerelerden :) 

KEÇE EVLERİN İLHAMI
Ne sade ve ne hoş değil mi? Bana ilham olan herşeye, herkese tahtadan aracılığıyla bin teşekkür :) 

Not: Yeni videolar eklendi, Youtube Kanalıma, baktın mı? Sadece bakıp geçtin di mi? Abone olmamışsın, niye ki? Olman lazım halbuki, bunca senenin hatrına, lütfen yani :)
Dipnot: Bu Youtube kanalını bloğun yan kenarına koyamıyorum, Instagram'ı koyabilen ben, niye onu koymayı beceremiyorum bilemedim şimdi! Bilen varsa öğretsin çok rica ederim :)
Enbidipnot: Finaller bitti hafta sonu, 3. dönemdeyim ya, bu zamana kadarki en yüksek notları bu dönem aldım, o kadar diyim sana, hatta Cuma günkü finali açıkladı hoca, 100 almışım, yaa, bildiğin 100 :)) Aferin bana ;) 

25 Aralık 2015 Cuma

ŞÖHRET GÖMLEĞİ ;)




Bitmeyen bir başağrısı yapmışlar sevgili okur :( 4 gün boyunca geçmez mi bi başağrısı! Haksızlık etmek de istemiyorum şimdi, yani ara ara bi geçer gibi oldu, bi sevindirdi ama uyudun uyandın, hooop tekrar :( İstanbul'un havasından dedi pek çok kişi, havada basınç varmış, başağrısı yaparmış. Ben de hava grubundan bir beter terazi olarak, lodostur, basınçtır feci etkileniyorum :( Al sana sanatçı ruhlu terazi. Ruhu sanatçı olsa nolur, kafası bi dünya olduktan sonra..
Sonra beni Ankara'da oturan pek sevgili arkadaşım Selcenim aradı dün akşam. Gittiği kurstaki watsapp grubundan bir arkadaşı bir fotoğraf yollamak suretiyle demiş ki "Arkadaşlar, arkadaşlar bu fotoğraftaki evlerden sipariş etmek isterseniz teyzem kızı size de yapar!" sonra Selcenim bir de ne görsün fotoğrafta, benim keçe ev magnetlerim. Demiş ki, e bunlar Esen'in evleri! Yani kısacık bir an şöhret sarhoşluğu içinde -ama ziyadesiyle kısacık bir an- sevinebildim, bi gururum okşandı, yalan yok! Ama sonra kadına ait verdiği instagram adresine bi bakayım ki ne göreyim, Selcen'in uyarmasına rağmen "Yol doğru yol değil, bu fotoğrafın sahibesi benim arkadaşım, ayıp yahu!" demesine rağmen, ve dahi "Sankim aynısını yapabilecek!" meailinde de konuşmasına rağmen sen kadın benim bir başka keçe ev magnetlerimin olduğu kolaj resmimi de kendine profil fotoğrafı yap! Yok artık dedim, oha dedim hatta ve az biraz müsaade eden başım yine tuttu!
Bin kere dedim, bir daha diyeceğim, instagramda, pinterestte, blogda, 10marifet'te her yaptığımın fotoğrafını paylaşıyorum ki, heveskâr arkadaşlara ilham olsun, fikir olsun. Hatta dediğim gibi daha önce de, isterim ki, bu vesileyle ev kadınları para kazansın da. Ama yani lütfen azcık bi emeğe saygı. Benim fotoğrafımı alıp da kimse kendi yapmış gibi göstermesin. Benim derken, hiç kimsenin yani!
Sadece şahıslar da değil kastettiğim, bakıyorum google amcaya, benim çantalar, cüzdanlar, gitmiş bir takım sitelere misafir olmuş. Beni hiç zikretmeden, kendileri yapmışlar gibi, kadın-moda siteleri güzelce araklamışlar. Tam olarak öyle işte, ve hatta çalmışlar! Uyarıyorum ama nereye kadar Sevgili Okur? Sen söyle şimdi Selcen demese ben nerden bileyim Ankara'daki kadının bu yaptığını?
Kadın uyarıldığı halde, profil resmini kaldırmıyor, benim yorum yazmamı bekliyor. Sonra kaldırıyor elbette, benim yorumumu da silerek.
Çok sıkıcı mevzular biliyorum ama yeminle, bak yeminle bi dahakine teşhir edicem, adıyla, sanıyla, hesabıyla.
Ben her fotoğrafa damga gibi adımı yazmak zorunda değilim. Üstelik orta yere yazmalıyım ki (ç)alamasınlar...
Böyle işte bizde mevzular ama madem ki şöhret gömleğini giydik bir kere :))) Hadi leyn, sana kaldı şöhret olmak :)) Kalmadı elbette ama ;)
Ne yaptın bu 10 günde dersen, çok bişey yapmadım sanki!
Dur bi bakalım bakalım, neler çıkmış ortaya ;)

Haa, dur bi Ali Deniz'den İnciler girsin burda devreye;
Erken yatağa giremeyen çocuğuma kitap okuyamıyorum haliyle ama pazarlık sıkı bücürde:
"Annne bi sayfa okuyalım mı, yütfennn!"
"Tamam hadi bi sayfa okuyalım, seç kitabı"
"Anne iki sayfa olsun bayii!"
"Tamam hadi iki sayfa olsun"
"Ama böyle böyle iki sayfa (yani dört demek istiyor)"
"Ay tamam, dört sayfa okuyalım Ali Deniz"
"Anne beş olsun bayiiiii!"
"zzzekakeakezzzzzz
Olur netekim, 5 de olur :)


YAKMA ÇİÇEKLİ BROŞ
Ne iyi oldu bu yılbaşı ağacı, yaptıklarım için ne güzel bir vitrin :) 

Yakma çiçek yapımını anlattığım Youtube videosu için tıklayın. Kanalıma abone olmayı unutmayın. 

KEÇE İSİMLİK
Çınar yaprağını süsledim azcık, Çınar bebek için kapı süsü hazırladım. Adı gibi uzun olsun ömrü, bahtı açık olsun, bütün çocuklarla birlikte... 

KALP'TEN
Youtube kanalı çekimleri için :)) Pek heyecanlıyım, bugün yarın açılır inşallah, haberdar edeceğim seni, bekliyorum ama bak :) 

KEÇE BATMAN MAGNET
Büyümeyen çocuklara :) 

KEÇE EV MAGNET
Ve finalde, bu az mahsullü elma ağaçlı keçe ev olsun :) 

Kal sağlıcakla sevgili okur, kulağın bende olsun :)

28 Haziran 2015 Pazar

Sen söyle Sevgili Okur; Ruhun Kaç Oda, Kaç Salon?

Keçe Ev Magnet
Hangi ara vazgeçtik nohut oda-bakla sofa evlerden, hangi ara 3+1 lere sığamaz olduk. Oturma odası aynı zamanda çocuk odasıyken, 2 kız bir oğlan çekyatlara, divanlara güzelce sığarken, hangi ara "kıza ayrı oda lazım, oğlana ayrı" demeye başladık... Halbuki ne kıymetliydi o divan benim için, etekleriyle, üzerinden sürekli kayan örtüsüyle ne kıymetliydi, kuş tüyü yataklar misali... Pedagojik olarak mı yöneldik büyük evlere, "katiyyen olmaz, kız-oğlan aynı odada" diye kim fısıldadı kulağımıza, olmuştu halbuki, hem de ne şahane olmuştu...
Evler küçük ama işlevi çook büyüktü, her sömestr, her yaz, mutlaka birilerine yatıya gidilirdi ailecek. Hem de öyle iki üç gün değil, bazen günlerce... Sığardık yahu, herkes başını koyacak bir döşek bulurdu işte, şimdi ıssısız, yalnızız eskiye oranla ama ne gam evlerimiz en az 3 oda bir salon :))

Evlerin metrekaresi kesmedi bizi, balkonları da içeri dahil ettik, pimapenlerle kapadık, esmez oldu balkonlar, çiçek yetiştirilmez oldu ama ne gam, balkonlu oda koskocaman :))) Ayol ruhumuz sıkıştı, evin metrekaresinin ne manası var? Ne koyacağız içine, nasıl dolduracağız, "bak şu köşeye bir berjer takım daha yakışır" diye diye sıkıştırdık ruhumuzu...
Sitelere hapsolduk (rüyamda gördüm geçen akşam, biz de taşınmıştık bir siteye, adımını atıyorsun evden, hooop havuzdasın :) Lakin öyle ücra bir yer ki, kendi kendime "İşe nasıl gideceğim burdan, servis de geçmez ki!" diye pek dertlendim) Güvenlikli, yüzme havuzlu, sosyal tesisli, spor salonlu, çok aidatlı - ne gam güvendeyiz ya işte- o koskocaman sitelerin içine tıktık ruhumuzu...
Önceden çocukların güvenliği apartmanın en alt kat komşularındaydı, daha da başka tedbire gerek yoktu, herkes, herkesin çocuğuna göz-kulaktı çünkü...
Diyeceğim o ki, bu benim evler böyle böyle müstakil evler ya, hani tek katlı, bilemedin en fazla iki katlı, işte hep de böyle kalacaklar, kentsel dönüşüm de gelse, bunların katları üçe çıkmayacak Sevgili Okur, sana söz karadenizli müteahhitlere yenik düşürmeyeceğim güzelim evlerimi :))


Keçe Ev Magnet


Keçe Ev Magnet



Keçe Ev Magnet


Keçe Ev Magnet


Keçe Ev Magnet


Keçe Ev Magnet


Keçe Ev Magnet

Keçe Ev Magnet

Resim yazısı ekle


Keçe Ev Magnet
Bu evlerin yapılışıyla ilgili Youtube videom şurada :) Aboe olmayı unutmayın. 


YAKMA ÇİÇEK
Gitmeden sana uzun zamandır ara verdiğim yakma çiçeklerimi de göstereyim :)
Mutlu Haftalar, kal sağlıcakla Sevgili Okur...

Not: Bu evleri senin için yaptım Serpilcim, umarım sen de benim kadar seversin :) 

20 Şubat 2015 Cuma

Günlerin Getirdiği...

Aklımıza öyle bir kazıdık ki seni cüce şubat, daha da unutmayız. Haklısın millet olarak balık hafızalıyız ama emin ol bu yaşadıklarımız kolay unutulur cinsten değil...
#özgecanaslan hafızalarımıza kazındı, katillerin soğukkanlılığı, insanlıktan hangi ara bu kadar uzaklaştıklarına akıl sır erdiremediğmiz, vahşi, korkunç beter bir cinayete kurban giden güzel Özge Can... 
#nuhköklü hasretle beklediğimiz kara, "Yağmasaydı keşke!" dedirten, özgüveni tavanda bir manyağın canını aldığı, son anlarında "Lütfen rüya olsun bu!" diyen gazeteci Nuh Köklü, unutulacak gibi değil... 
Sana yazamadığım bu bir hafta boyunca ben döne döne olan biteni düşündüm, çocuklarımız için hep söylediğimiz "İyilerle karşılaştır Rabbim!" duasını tekrarladım içimden sürekli... 
Meclisteki sözde temsilcimiz olan vekilleri düşündüm sonra, adam kılığına girmiş acizleri... Saygınlığın kalmadığı meclisten başlayan şiddetin dalga dalga nasıl yayıldığını... 
Öfke kontrolü diye bir şey var sevgili okur, bu insan olmanın erdemi, sen ki eline, koluna hakim olamıyorsun, ağzından çıkanı tartamayacak kadar acizsin, o zaman senin tedavi olman lazım arkadaş, içinden gerekirse 100'e kadar say, gerekirse kelepçe vur o kırılasıca ellerine, misal adam tut parayla, de ki, "Bana hakim ol, ben kendimi bilmez bir manyağım, sen beni egelle!" de... Ne dersen de, ne yaparsan yap ama cana kastetme, öldürme, Yaradanın verdiği canı almaya kalkma, madem ki sen bir canavarsın, gir kafese yaşa orda bütün hainliğinle, tek başına, ölesiye.....
Nasıl geçer Özgecan'ın annesinin yarası, nasıl soğur, siyah başörtüsü nasıl beyaza döner? 
Nuh Köklü'nün arkadaşı nasıl nefes alır onsuz bundan böyle... Ben yedi kat yabancıyken son sözlerine bunca yandım, ailesi, dostları ne yapsın? 
Duaların en büyüğü yakınlarına, Hz.Eyüp sabrı diliyorum onlara... 

*******
Bana terapi bu elişleri, öyle ya da böyle azcık katlanılır kılan hayatı bu çul çaput işte :(((
Dilersen bak bakalım son dönemde yaptıklarım sana da iyi gelir belki... 


#aşkolsun

#AŞKOLSUN


SALINCAKTAKİ BAYKUŞ

KASNAKLI PANOLAR


2 Balık 1 Kedi Magnetler


Mutfak Faaliyetleri


Bunlar da diğer yaptıklarım, ettiklerim, kızlarla buluşmamızdan bir kare vs... 


#kahvebahane
Çok iç karartıcı bir post oldu biliyorum ama son olarak okumayanlarınız varsa, arşivden bulup Melis Alphan'ın bu yazısına baksın mutlaka...
Kadın cinayetlerinin böyle alt alta sıralanması nasıl da vuruyor insanı, nasıl da ben de bir "potansiyel"im bu ülkede dedirtiyor... 
Kal sağlıcakla sevgili okur... 

1 Ekim 2014 Çarşamba

YAKMA ÇİÇEKLER ve DAHİ HAYAT...


Çok meşgulüm, misal bu akşam Üniversitemin yüksek lisans öğrencisi olarak beni de davet buyurduğu bauopening14 parti var ;) 
Meşguliyetlerim çocuklar, ev, yemek, iş, keçe vs. çerçevesinde  sürerken gelip bloğa yazı yazmak teneffüs gibi :) İnstagram'da izleyenlerim 800'ü aşmış, akın akın kitleleri peşimden sürüklemişim çok da mühim değil, mühim olan sensin. Sen burdaysan, dinliyorsan, ses veriyorsan, hele geçen posttaki gibi bana hak veriyorsan "Ne kadar da sabırlı bir yetenek!" olduğum konusunda benimle hem fikirsen ne ehemmiyeti var 800 instagram takipçisinin :)) Sen ol ama mümkünse daha çok olma e mi sevgili okur? Çünkü senin sayın arttıkça, pek fenadır ki-sana söyleyeceklerimi daha çok tartarak söylediğimi, sırlarımı sana fısıldarken tereddüt ettiğimi farkediyorum. O bakımdan lütfen yaymayalım bloğu, paylaşmayalım fazla fazla, uzak akrabalar, upuzak tanıdıklar okumayıversin beni e mi ;) Farkındaysan bir müddettir eşim hakkında kritik (dikkatini çektiyse dedikodu değil asla!) de yapmıyorum, yapamıyorum :( 
Haftaya yani bayram ertesi yüksek lisans dersleri başlıyor ve ben senin önerinle kullanmaya karar verdiğim uçlu kalemlerimi temin etmedim henüz :( Spiralli defter de almadım. Yüksek lisans ne kadar yüksek sahi sevgili okur, içinizden yapanlar parmak kaldırsın ve bana söylesin lütfen, benim boyumu aşacak kadar yüksek değil di mi :(
***********
Bir müddettir uzak kaldığım yakma çiçeklerime ve çanta yapımına geri döndüm :) 
Dün gece hazırladım bu çantanın ön yüzünü, bu akşam tamamlarım inşallah :) 


YAKMA ÇİÇEKLİ KEÇE ÇANTA


YAKMA ÇİÇEK
Bu çiçekleri ara ara yapıp, çiçek kutuma koyuyorum. Bir kısmı bu halde, bir kısmı biraraya getirrilmemiş yapraklar halinde. O kutuya bakmak bile içimi açıyor :) 
***********

BUZDOLABI MAGNETLERİ
Magnetleri buzdolabımızın üstünden itinayla, tek tek vedalaşarak topladım ve keçe kutuya yerleştirdim.
Fatoş geldi dün akşam, magnetlerini aldı gitti ;) Yakından gördü ve çook sevdi, ben de çok sevindim :)


HEDİYE PAKETİ
Bu kutuda verdim Fatoş'a magnetleri.   Ali Deniz dedi ki Fatoş'a "Buyun içinde uğur böcekleyi vay, babası vay, kaydeşleri var, bi süyü vay . Bis onlaya çok baktık :))

YAKMA ÇİÇEKLİ BROŞ
Bu çiçeği kutuyu süslemek için hazırladım. Tüllerle süsledim. Yine tüllerin kenarlarını da yaktım güzelce. Ortasına minik boncuklar, arkasına broş için aparat :) Al sana mis gibi bir broş işte :) 
***********

HEDİYE PAKETİ
Bu paket de Sevgili Leyla Güner için. Blog etkinliğinde eşleştiğim arkadaşım. İçindekini göstermeyeyim çünkü alıp almadığından emin değilim henüz... O Bir Anne, sevgili Müge'ye bir kez daha çok teşekkürler :) 


YAKMA ÇİÇEKLİ BROŞ
Bu çiçeği de Leyla için hazırladığım pakedi süslemek için yaptım. Yani "yaktım" :)) Gri ve fuşyanın uyumunu çok seviyorum :)  Hem paket süsü, hem broş daha ne olsun sevgili okur :) 

LOKUMLUK
BİM'in vafılını daha önce söylemiştim sana bilmem alıp denedin mi :) Ben müptelasıyım. Dün akşam çocuklar uyuduktan sonra çayla nefis oldu yine :)
Ama bu fotoğrafın esas kızı o zarif "lokumluk" Ofis  arkadaşım Nurcan hazırladı, bana da reklamını yapmak kaldı :)
Kadınların -her ne olursa- üretmesini, emeklerinin karşılığını -tam- almalarını istiyorum, bunun için de elimden geleni yapmaya çalışıyorum. El ile üretilen her şey çok kıymetli benim için, emek verilen, zaman harcanan her şey fabrikasyondan çok daha kıymetli.
Burda buluştuğumuza göre sen de benim gibisin zaten sevgili okur, sana değil de bu söylediklerim bloğa yeni gelen, tesadüfen yolu düşenlere, etrafınızdaki el işi yapan komşunuzu, arkadaşlarınızı destekleyin, küçücük de olsa katkı sağlayın ki, hevesleri kırılmasın, daha iyileri için cesaretlensin ve hayata daha pozitif bakabilsinler...

**********

Ne şanslısın kızım sen, Üsküdar'dan inerken sabahları gördüğün şu sarılar... 




Güneşin parlattığı şu adını bilmediğin çiçek, arkasından göz kırpan Koca Mimar'ın eseri camii

Her gün 7 dakikada Anadolu'dan Avrupa'ya geçerken teneffüs ettiğin güzel hava..

Çoook şanslısın çoook! (Bin şükür!)

****************

Bu da amuda  kalktığını sanan güzel çocuğum :)


ALİ DENİZ VE DİNOZORU
O dinazoru doğum günü hediyesi almıştım Ali Deniz'e. Çok sevimli bir dinazor, ağzında yavrusunu gezdiriyor. Ayaklarında tekerlekleri var, bir de berbat bir sesi :( Ali Deniz ona ev yaptı geçen cumartesi. Ben de uğur böcekleriyle meşgulüm. Koltukların yastıklarını itinayla koyduk dört bir yanına, alta amerikan servis, üstüne bir uyduruk şemsiye (ki nasıl kıymet verdi çocuğum o şemsiyeye, kendi arabalı şemsiyesi yerine bunu istermiş beyefendi!) Diyor ki bana "Anne, evin kapısıyı kapa, halaletler giymesinn!" "Aman Ali Deniz, kaç kere dedim sana annecim, hayalet yok dedim, ama madem inanmıyorsun, varsın halalet dolsun ev, bak hem hiç zararları da yok bize, sesleri bile çıkmıyor" :)) Demedim tabii ;) içimden dedim yani ;) 



KAYNAK
Geçen cumartesi evliliğimizin 12. yılına girdik :) 
Böyle güzel yaşlansak, elele, kolkola, sağlıkla, mutlulukla, sonsuza... 

E o vakit iyi bayramlar sevgili okur, sağlıkla, huzurla, neşeyle nice bayramlara....


Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.