loğusalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
loğusalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2011 Pazartesi

ORDAN BURDAN ŞURDAN, KISA KISA...

Ey sevgili, sayıları milyonlarla ölçülen blog okurum :)
Azcık da faydalı bilgiler vereyim istedim...
Buyrun;
-          Cumartesi günkü Kelebek’te okudum, Yeliz Yeşilmen’le olan röportajda yazıyodu, “Yeliz Yeşilmen’le Süt Kardeşliği” projesi… Batıdaki annelerin çocuklarının kıyafetlerini, doğuda ihtiyacı olan çocuklara gönderilmesi.  Bir anlamda ömür boyu her anneye bir bebeğin zimmetlenmesiymiş. Çok hoşuma gitti, çocuk kıyafetlerine ne kadar çok para harcandığını x2 olarak bildiğimden, harika bir fikir bence de… Ben de çocuklarımın bütün kıyafetlerini en çok ihtiyacı olan insanlara veriyorum hep, paylaşmanın önemini de Nehir’e her fırsatta anlatıyorum…
Helal olsun valla, tebrik ediyorum, inşallah hayata geçer…

-          Madem paylaşmakla başladık, LÖSEV için yılbaşı hediye paketi hazırlıklarına başlıyorum, Boyner’in hediye kutularından aldım, çok güzel, siyah kutuları var, boy boy J siz de kullanın hediye için bu kutuları bence…  Yapacağım kutu örneğini face’de paylaşmıştım, şöyle ki:


İçine de toka, taç, kolye, yüzük, çıkartma, terlik vs. koyacağım… Burdan takip edin beni :) hazır olunca resmini de koyacağım... 
- İki yıl önce de Leonardini'nin kampanyası için yılbaşı hediye kutuları hazırlamıştık çocuklara, süslemiştik, çok güzel olmuştu... Benim hazırladıklarımın fotoğraflarını bulamadım ama  Kartal'ın annesi Nurcan'ın hazırladıklarını buldum :)



-          Reklamlarda gördüm, Türk Telekom ve başka firmaların ortaklaşa gerçekleştirdiği “Telefon Kütüphanesi”… Görme özürlüler için 0 800 219 91 91’den dinlenebilen romanlar… Bu fikri de çok beğendim J

-          www. alseninolsun.net,inanması zor ama herşeyin bedava olduğu bir site, ihtiyacın olanı bedavaya alıyosun J e bu da güzel valla… Ya da veriyosun, farz-ı muhal ayrıldığın uyuz sevgilinden kalan uyuz ayıcıklı oyuncakları atmaya kıyamıyosun ama gözünün önünden de gitsin istiyosun, gönder işte buraya, bi hayrı dokunsun bari uyuzun J

-           Zeynep Bilgehan Hürriyet Cumartesi ekinde, benim yarama parmak basmış: http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/19484005.asp
Aynen dediğim gibi, ortancalar ortalama seviliyo, en  büyük kadar değil, en küçük kadar da değil, ortalama J

-          Kek için küçük ya da orta boy yumurta kullanmak lazımmış, büyük kullanınca kek dibe çökermiş ;)

-          Islak mendil, kağıt havlu, kağıt mendil, hayat kurtarıcı benim için ;) Basit ama güzel icatlar…

-          Pazar günleri önceden yani  milattan önceden ;) benim için kabustu, ertesi gün okul vardı, ödev vardı L Kabus geri döndü şimdi de Nehir’in ertesi gün okulu ve ödevi var, Pazar günleri saatlerce ödev yapıyo Nehir, ben de eşlik ediyorum tabii, ödevini nasıl yapacağını anlatmak ve kontrol etmek için L Zor valla öğrencilik, bi damlacık çocuklara, sayfalarca, cık cık cık…..
-  Cumartesi günü Şebnemin getirdiği yılbaşı hediyesi çok zarif, çok kullanışlı, takıp takıştırınca kokoş bir kadın gerdanına benzedi ;)


- Son olarak da bir itiraf! Loğusalıkla ilgili yazdıklarıma sevgili kocamdan itiraz geldi, saklamışım, yazmamışım  Nehir'de annesine yaptıklarımı... Evet itiraf ediyorum öyleyse, kıskanmıştım babannesinden nehirimi, ama valla billa isteyerek değil, üstelik çok da uzun sürmemişti, şimdi olsa gözünün içine bakardım, daha çok sevsin torununu diye :) Bu vesileyle özür diliyorum babanneden de, oğlundan da... Rahatladım şimdi biraz, (oldu mu kocacık???)

14 Aralık 2011 Çarşamba

HAMİLELİK-LOĞUSALIK VS...

Hamilelik uzun, zevkli ve heyecanlı bir süreç, önemli bir rahatsızlık olmadığı takdirde, hamileliğin hastalık olmadığını anladığınızda ve öyle davrandığınızda, bebeğe ulaşmak için alınan uzun ama güzel bir yol, son zamanları biraz daha sıkıntılı olsa da geçen her gün insanı bebeğine yaklaştırdığı için sabrı da öğretiyor aynı zamanda...

Bebek doğduğunda doğumla birlikte gelen hormon değişikliği nedeniyle herkese olmasa da çoğu kadının başına loğusalık depresyonu ya da depresyon ağır oldu belki, "loğusalık deliliği-bu da pek hafif değil ama :)" geliyor. Allahtan geçici bir delilik, o yüzden loğusanın etrafındakilerin de,
 bunun geçici olduğunu bilip, "Allah allah, hiç böyle biri değildi, amma da kaprisli oldu böyle, ama olsun, geçecek nasılsa 40 güne kadar, idare ediverelim." demeleri lazım...
Bir kere kalabalıklar sıkar, sıcak basar sık sık, telaş, yetememezlik duygusu, paylaşamama bebeği... Bende bunların neredeyse hepsi oldu, üstüne süt sıtması da oldum, ilkinde bayılmıştım bile, ikinci de tecrübe nedeniyle daha kolay atlattık süt sıtmasını (Bu yüzden sanırım, büyüklerin 40 gün loğusa yalnız bırakılmaz demesi)
Geceleri kabuslar görürdüm hep, bu da daha çok Nehir'de oldu, emzirirken uyuyakalmışım da arada sıkışmış gibi rüyalar, bu rüyalardan eşim de çok gördü, geceleri uykusunda bebeği ararken gece lambasını düşürmüştü bir keresinde :)
Dediğim gibi hepsi geçiyor allahtan, ikinci de ilk çocuğun vermiş olduğu tecrübeyle daha kolay herşey.
Nehir doğduğunda, "Nasıl koruyacağım onu, keşke karnımda kalsaydı, ne kadar güvenliymiş orda" demiştim. Ali Deniz'de de hep gözlerim doldu, içim titredi özelikle de emzirirken, belki normal doğumla değil de isteği dışında 17 gün kadar erken getirildi bu dünyaya diye, daha zayıf, daha aciz gelmişti bana (kilosu ablasının kilosundan fazla olsa da :)
Böyle işte, zor ama sadece kadınlara bahşedilmiş, hediye gibi verilmiş güzel işler bunlar... Anne olunca daha iyi anlıyor insan, bir bebeğin hayatı ne kadar değiştirip, ne kadar güzelleştirebileceğini, o yüzden dualarım hep "Allah isteyen herkesi evlat sahibi yapsın, aratmasın, bekletmesin." diye...

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.