Kadın adama diyor ki "Aaaa, çok pahalı bunlar, yeni aldım aynılarından daha ucuza" Adam da diyor ki "Yanlışınız vardır, bi tekrar gidip sorun aldığınız yere" Kadın: "Yanlışım yok, aldığımın hesabını yapamayacak kadar da aptal bir kadın değilim" Adam "Yok hanımefendi, satan kişi yanlış hesaplamıştır, bu fiyattan daha ucuza almanıza imkan yok!" Bence de yok, pek çok yerde nazar boncuğu sordum, piyasa araştırması yaptım, gerçekten de bu dükkandan ucuzu yok arkadaş! Neyse kadın gitti, ben nazar boncuklarını incelerken, dedim ki adama (yazının bundan sonrasında adam yerine arkadaşa ifadesini kullanacağım ve zannımca daha güzel olacak!) Boşver arkadaşım sen, elbette ki en ucuz sizin dükkan, bak işte, daha az önce sordum marpuççularda, sizinkinin iki, ne ikisi beş katı fiyatlar :))) Arkadaş gülümsedi, bu gülümsemeden cesaretle,"Şu nazarlıkların önünde bi resim çeker misin beni?" (Evet evet, sen diline geçtim çünkü dedim ya sevgili okur "arkadaş"ım o benim :)) Çekti ve dedi ki, "Aaaa, siz daha önce de gelmiştiniz, hatta tam tarihini de söyleyeyim 4 Eylül 2013'tü, yine resminizi çekmiştim! Nerden mi aklımda tuttum tarihi, çünkü siz gittikten sonra, bizim işlerde bir patlama, bir nazar boncuğu yetiştirememe millete, araştırdık ne oldu da böyle oldu diye, bir baktık ki siz bloğunuzda bizim dükkanı yazmışsınız, e milyonlar da okuyunca akın akın geldiler. Hatta nazarlıkları aldığımız cam atölyesindeki stoklar da tükenince, atölyeye binlerce yeni işçi alındı sayenizde. Aman güzel kardeşim, sen şimdi gider yine yazarsın blogda, dur iki gün müsaade et de biz yeni mal getirtelim dükkana!" :))) Demedi tabii, ama deseydi keşke! Bir dahakine der belki, ne biliyosun??? Arkadaşa da yazdım bloğun adresini verdim okusun önceki postu diye, inşallah bunu okumaz :) Bu arada bu blog işi ne havalı bi iş di mi, "Benim bloğum var da!" "Nacizane bir bloğa sahibim de!" "Yaptıklarımı bloğuma koyuyorum, ordan bakabilirsiniz isterseniz" de, vesaire :)) Pek havalı pekkk :))
Bu arada siz kıymetli takipçilerimin talepleri üzerine yazıyorum Yıldız Boncuk'un yol tarifini. Mısır Çarşısı'ndan yukarı vurdun kendini, ordan Marpuççuları sordun (lütfen girip de ordan boncuk alma, pahalı çok, ben aldım ve pişman oldum!) Marpuççuların kapısından çıkınca (ki iki kapısı var ama benimki ön kapı mı arka kapımı hala doğrultamadım) Türk Telekom'u soracaksın. Onun karşısında Güvener Pasajı, pasajın iki girişi var yalnız, biri aşağıya, biri yukarıya, sen merdivenlerden aşağıya inip, dar koridordan ilerleyeceksin ve sonuna doğru sağda göreceksin zaten dükkanı...
Boncukları aldım, sonra aşağıdaki kumaşları aldım, desenlerine bayıldım. Aldığım kumaşları son yaptığım keçe çantada kullandım bile dün akşam :)
Sonra yoruldum, acıktım, oturdum Aslı Börek'e aşağıda gördüğünüz mantıyı götürdüm :))) Çok güzel onların kurabiyeleri, ki daha önce de yazmıştım, şu vicdan yazımda :)) Çocuklara da kurabiye alıp Marmaray'la Üsküdar'a geçtim. İlk kez bindin Marmaray'a, bindik yani, çünkü bir teyzeyle seyahat ettik, yani teyzeyle ben yanyana ayakta, ikimizin bir eli de tutmaklarda, teyzenin diğer eli benim belimde :))) Evet yaaa, sıkı sıkı tuttu belimi Üsküdar'a kadar, arada da "Şekerim var, tansiyonum var, kusura bakma kızım, hakkını helal et kızım" diye diye geldik :))) Yalnız seyahat esasında az ilerde arkasında ayakta tutmak tutan delikanlı oğluna "Sen de tutundun mu Harunnn!" deyince kendime mani olamadım, kocaman bir sırıttım :))) Tutmuş teyzecim, tutmu Harun da :)) Helal olsun bi de ne olacak ki, bir insana destek olmak bazen manevi bazen de fizikidir :))
Yani ez cümle sevgili okur, tek tabanca gezmek, alışveriş yapmak, yemek yemek güzel, en bi güzeli de o yemek yeme fiili esnasında bloğuna gelen bir sıcacık yorumu okumak :) Sağol Ehil Keyifcim :)
Tavsiye ederim, yarından tezi yok, vur kendini Tahtakale'ye, Mısır Çarşısı'na, kumaşcıların olduğu tarafa :) Gör bak bakalım, giderkenki kadın nerdeee, dönüşteki mutlu kadın nerde :))
Çok konuştum yine di mi, fotoğraflara bakarken soluklan bari azcık ;(
![]() |
| EMİNÖNÜ'NDE MUTLU BİR KADIN,EMİNÖNÜ'NDEN ALINAN GANİMETLER, EMİNÖNÜ'NDE BİR GÜZEL MANTI :) |
![]() |
| TAVUKLU KEÇE ÇANTA Sevgili Nuray'dan gördüm bu fotoğraflara kart ekleme fikrini ve çok tuttum. Çünkü ben fotoğraflara yazı yazmaya çok üşeniyorum :( Sağol Nuraycım fikrini kullanmama izin verdiğin için :) |
![]() |
| İşte Pinterest'ten aldığım tavuklar bunlar. İlham kaynaklarım o tavuklar işte, tavuklardan yola çıkarak aklıma gelen bütün fikirler bu çantada. Şükür ki yaratıcılık var biraz genlerimde sanırım, şükür, bin şükür ;) Bir de çantanın arkasını göstereyim sana :) |
![]() |
| Bu da son yaptığım nazarlık :) |
Not; Geçen posta yazdığın yorumlardan ziyadesiyle memnunum sevgili okur, aynı performansı bu posta da bekliyorum, "Güzel olmuş, ellerine sağlık" tan ziyadesini yani :) Çünkü ben sana post hazırlamakla birlikte, yeni bir post yapar gibi yorumlarına cevap yazmayı da pek çok seviyorum ;))
Dipnot: Ayıp olmuyor di mi arkadaşa her seferinde "Nazarlıkların önünde bir resim çekebilir misiniz?" demek?? Yok canım, olmuyordur, hatta dur ben bir dahakine diyeyim ki "Bi 5 dakikalık video çekebilir misiniz???" :))))
EnbiDipnot: Günlerdir yukarı aşağı taşıyorum sınav için kitapları :(( Taşıyorum, gözümün önünde tutuyorum. Hatta bütün bu keçe işlerinde tam karşımda kitaplar :(( Ben vicdan azabından ölüyorum sevgili okur :(( Dur bari çalışayım şu son üç gün :(((

























