Gratis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gratis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2013 Salı

AZCIK SOHBET EDELİM Mİ SEVGİLİ OKUR ;)

Ne yani sevgili okur, gösterecek bişey olmayınca konuşmayacak mıyım, sohbet etmeyecek miyiz?
Anlatayım azcık, dilersen dinle sen de ;) (Mümkünse fikrini de söyle, sen de bana ses ver ki, ben de musmutlu olayım)
Bir müddettir üstümdekiler, elimdekiler, dolaptakiler vs. çok yük olmaya başladı bana. Kıyafetlerin en ince, en hafif en daraltmayanını, en az teferruatlı olanını, ayakkabının en en en rahatını istiyorum.
Bi kere deri kol çanta istemiyorum çünkü çanta boşken bile çok ağır oluyor. Günah değil mi narin omuzlarıma, içine bir ton eşyayla taşıyınca omzumdan sırtıma bir ağrı yayılıyor ki sorma! Kol çantası olunca, lüzumlu-lüzumsuz bir ton eşyayı içine koyuyorum, bunun çaresini bu yaz buldum, yaptığım aşağıdaki keçe çantayı taşıdım hep elimde, işe gidip gelirken, hafta sonları hep onunla gezdim ;) omzum bayram etti ;) E, el çantası taşıyınca da en en en bi zaruri ihtiyaçları taşıdım içinde, fuzulileri bıraktım evde. Almışım elişi çantamı komşuya gidiyormuş havalarında dolandım bütün yaz. Şimdilerde kararlıyım, bütün deri çantalarımı (bütün derken, bir-ikisini kıyamam belki, hepsi için söz vermeyeyim şimdi de mahçup olmayayım sana sevgili okur ;) dağıtmayı ve yerine hafif böyle azcık adi, ucuz ama güzel çantalar almayı planlıyorum. Misal kuru havalar için kumaş, yağmurlu havalar için su geçirmez laylon :)))
Boyundan çarpraz takılan bi deri minik çantam var misal, içine bi telefon, bi anahtar, bi de bozuk para anca sığar ama tatilde de hep onunla dolaştım Yalova'da, misss : ) Çocuklara hiiiç yedek medek almadan, ıvır zıvır doldurmadan, hem ne ki, ne ihtiyaç olursa var zaten etrafta, oğlanın burnu mu aktı, al bi selpak, kız susadı mı, koşsun kendi alsın büfeden ;)



Sonra bir de cüzdandan vazgeçtim ben, bizim cüzdan manyağı Elif'in bana verdiği (ki bu vermeler hep emanet, mutlaka bir müddet sonra verdiğine pişman olup geri alır ve bir başkasını verir) eşek ölüsü gibi ağır deri cüzdanlardan da vazgeçtim, bak ne aldım onun yerine, hem kendime hem kızıma, nasıl mutluyduk o gün ikimizde bir bilsen, sanırsın ki ben 5 taşlı pırlantayla, kızım en sevdiğim barbi elbiseyle ödüllendirilmişiz :))) Bi de ucuz, bi de ucuz sorma (Sor, sor, büyüğü 9, küçüğü 6 tl idi, Gratis'ten almıştım, bak bi bakalım, belki hala şansın vardır)
İçine hem bozuk para, hem kağıt para, hem telefon, hem kredi kartı, hem paso, hem üniversite tanıtım kartı sığıyor, haa bi de nüfus cüzdanı :)) Desenlerine ayrı bayıldım, üstündeki zarif, incecik, upuzun kadınlara :)



Sonra bi de ben bu yaz her tatilde, her hafta sonunda şalvar giydim, oooh öyle bi rahat öyle bi geniş, öyle bi sıkmayan, kasmayan kıyafet ki anlatamam (anlattım mı yoksa ;) Üstüne bi atlet, ayağına bi parmak arası, missss :))) Bayılıyorum şalvarlara, yeni modeller arıyorum yana yana, var mı bildiğin güzel bir şalvarcı ;)
Diyeceğim o ki, ben sıkıldım arkadaş, kasıntı kıyafetlerden, mecburiyetlerden, ağırlıklardan, hem omzuma, hem kalbime yük olan bütün her bi şeyden sıkıldım ve ufak ufak vazgeçmeye başladım.
Biraz çocuklara da sirayet etti bu durum üstelik, onların da kıyafetlerini çok çok almamaya çalışıyorum artık, misal indirimde diye 3 çift ayakkabı birden almıyorum Nehir'e, sırayla, yavaş yavaş, vakti geldikçe, çok harcamadan almaya gayret ediyorum, yeterli mi, maalesef henüz değil ama emin adımlarla ilerliyorum :)
Çocukların kıyafetlerini küçüldükçe  hiç bekletmeden ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorum misal, şimdilerde oyuncaklarını da dağıtmak istiyorum, Nehir'in Cemile serisi kitaplarını da, ne yapsak acaba? Ne dersin, birkaç barbi bebekle birlikte kitapları da fotoğraflayıp bloğa koyayım da ilk yorum yazan istekliye postalayayım mı, dur bakalım, yakında bu projemi gerçekleştireyim ;) Önce Nehir'in rızasını alayım bi (ki bu konuda çocuğumu çok takdir ediyorum, pek çok yardım kampanyasına pek çok oyuncak ve kitabını isteyerek, kendi seçerek verdi)
Sen nelerden vazgeçtin en son peki sevgili okur, nedir senin omzuna yük olanlar, kurtulabildin mi peki?
Çok alakasız olacak ama ne geldi bak aklıma, misal en son  ne zaman  kan bağışladın Kızılay'a? Misal organlarını bağışlayabildin mi? (Ben bunu gururla söylüyorum, tam 21 yaşında gittim bağışladım bütün organlarımı Çapa'da ve nasıl iyi hissediyorum kendimi bir bilsen, pek çok kişi için zor bir karar biliyorum ama benim için öyle kolaydı ki karar vermesi, uygulaması ise 5 dakika ;)
Böyleyken böyle, sağol beni dinlediğin için :)

BONUS
(Çok severim bu şarkıyı söylemeyi :)


Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.