26 Kasım 2013 Salı

ANAOKULU ÇOCUKLARINA AİLE KATILIMI FAALİYETİNDE NELER YAPTIRILIR :)


Bilmem bu postun başlığı ilgini çekti mi sevgili okur? Sen oku bu postu, varsa anaokulu çağında çocuğun  o vakit faydalanırsın, yoksa anaokulu çağında çocuğun, torunun vardır belki ;) Söyle senin geline azcık çocuğunun okuluna gidip şu faaliyetlerden yaptırsın, öyle oturmakla olmaz :)) Söyleme yahu, ayıp, tamam pardon geri alıyorum söylediklerimi, baştan başlıyorum cümleme: Yoksa da anaokulu çağında çocuğun, anaokulu çağındaki torunun için faydalan. Misal o çok sevdiğin, kızın gibi bildiğin, o çok marifetli, çok sosyal gelinine söyle, o gidip yaptırsın çocuğunun sınıfında ;) Haklısın sevgili okur, Allah beni (bir kere daha!) ıslah etsin :(
Nehir anaokulundayken -3-4 yaşlarındayken yani- yaptırdığım faaliyetler bunlar. Aile katılımı diye bişey vardı, veliler sırayla bir aktivite yaptırıyorlardı çocuklara. Hadi gelin anlatayım (yok yahu, yeminle sırf o eşi benzeri bulunmayan güzel gelinin için bunca çabam :) 


AİLE FAALİYETİ (FOTOĞRAF ÇERÇEVESİ YAPIMI)
Bu yaptırdığım iki faaliyeti de yeminle kendim buldum, google'a aratmadım yani "Aile Faaliyetinde anaokulu çocuklarına ne yaptırılır?" yazmadım :)  Bundan sonra yazanlar beni bulacaklar karşılarında (inşallah yani!)
Of yarabbim, benim de en büyük sorunum, derdim bu işte sevgili okur, bir türlü esas konuya gelemiyorum :( Özür diliyorum :(
Dedim ki Nehir'in o zamanki öğretmenine, bana bir toplu sınıf resmi lazım, Banu Öğretmen de bir güzel çekip yolladı bana (Nur yollamıştı galiba, ona da selam ve teşekkürler!)  Ben o resimleri sınıftaki çocuk sayısından bir fazla (bil bakalım kim için o fazla, e öğretmene tabii)  kadar bastırdım fotoğrafçıda (ne olacak bu fotoğrafçıların hali peki, hiç düşündün mü sevgili okur, herkes çek fotoğrafı, at bilgisayara modunda, face'de, instagram'da, twitter'da paylaş, tamam! Yok tamam değil, onların tasniflenip tez vakitte bastırılması lazım, hem ilerde çocuk açıp açıp milattan kalma sosyal paylaşım sayfalarını mı gösterecek kendi çocuklarına? Hem fotoğrafçılara da günah!) Yine özür dileyerek devam ediyorum anlatmaya. Kalın kartonları yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü şekilde kestirdim baskı merkezinde, karton dedim ama değil aslında, kartondan daha kalın, parlak bi şey onlar. Kişi sayısı kadar kestirdim onları da, üst kısımlarına delgeçle kurdele geçirmek için delikler deldim. Sonra stiğkırlar aldım çocuklara, oğlanlara ayrı, kızlara ayrı karakterler falan. Kızlarınki kolay çünkü benim kızım var, biliyorum ilgilerinin neye olduğunu, erkeklerde o vakitler çok zorlanmıştım (şimdi sor, söyleyeyim!)   Malzemelerimizi dağıttık çocuklara, dilediklerince süslediler yapıştırdıkları fotoğrafın çevresini, incecik de bir kurdele, oldu mu sana bir güzel çerçeve :)  Hem hatıra da kaldı çocuklara, hem de bu faaliyeti yaparken çok mutlu oldular ;)  Yalnız şunu da ekleyeyim, bildiğin stiğkırlardan biraz farklıydı bu aldıklarım, üç boyutlu, kelebekler, kalpler falan vardı içlerinde, nasıl güzellerdi bir bilsen ;) İlle bilmek istiyorsan Toyz Shop'tan almıştım ve hala da var ;) 



Çerçeve yapımını anlattığım  Youtube  video linki için tıklayın:
Bir diğer  eğlenceli anaokulu faaliyeti videosu burada
Diğer tüm videolarım da şurada

(Kanalıma abone olmayı unutmayın :) 


AİLE FAALİYETİ- SÜSLÜ KESE KAĞIDI YAPIMI
Bir diğer faaliyet için de kese kağıdı yaptırayım dedim, hem poşet yerine kağıt kullanmanın çevre için ne kadar faydalı olduğunu anlatacaktım hem de nostaljik olarak içlerine kuru üzümle sarı leblebi koyacaktım. Yaptım da nitekim. Yalnız bu hususta google'dan "kese kağıdı nasıl yapılır" diyerek yardım istedim. Ki çocukken yapardık biz gazete kağıtlarından, üstelik yapışkanını da hamurdan hazırlayarak ;) Çocuklarla aynı anda katladık kese kağıtlarını, üstlerine yine seçtikleri stiğkırları yapıştırdılar. Yalnız tam bu stiğkır dağıtma sırasında hayatımın  bir erkekten aldığım güzel iltifatını işittim :) Nehir'in arkadaşlarından  Efe Fırıncı  dedi ki "Nehir'in annesi sen süpersin!" ;)) Yaaa, senin aldığın en güzel iltifat nedir peki, yarışabilir mi bununla peki :)) 
İçlerine de mis gibi leblebi ve kuru üzüm, şahane oldu yani, bilmem gelinin sever mi bu fikirleri :))
Not: Son karedeki fotoğrafta benim karnımda Ali Deniz vardı, 5 aylık hamileydim ama çook enerjik bir hamileydim ben şükürler olsun :)  Nehir'i tanıdınız mı resimlerde? Minicikti benim kuzum :)

Kese kağıdını, bu sefer Ali Deniz'in okulunda çocuklarla birlikte yaptık. Videosunu şuradan izleyebilirsiniz. Abone olmayı unutmadan :) 


KAL SAĞLICAKLA SEVGİLİ OKUR :) 
NOT:
1) Biz yarın akşam ailecenek Yalavva'ya gidiyoruz.  Nehir'in okulu SBS yüzünden iki gün tatil olunca, ben de yazdan kalan,  kullana kullana bitiremediğim (lütfen sevgili okur, çok rica ediyorum nazar etme ne olur 15 yıl aynı yerde çalış senin de olur!) yıllık izinlerinden iki gün alarak, o çok özlediğim Yalova'ma gidiyorum ;) Pazar döneriz kısmetse... O vakte kadar kal sağlıcakla ;)
2)  Çekiliş için duyuruyu Yalova dönüşü yapayım, önce bir güzel söz verdiğim hediyelerinizi hazırlayayım. Bir de etamin işlemek  istiyorum, bin tane desen var yapmak istediğim, dur bakalım, malzemelerimi götüreyim de Yalova'da yapmaya çalışayım ;)

BU SEFERKİ BONUSUNUZ LAZCA :)




25 Kasım 2013 Pazartesi

HAFTA SONU'NDAN BİZE KALANLAR, DOSTLAR, KALPLER, İYİ HATIRALAR...

Üsküdar'dan Beylikdüzü'ne, Beylikdüzü'nden Tuzla'ya ;) Cumartesi günkü rotam buydu, şehr-i İstanbul'u bir baştan öbür başa katettim ;) 
Önce Şebnem'e gittik, yeni evi için hayırlı olsuna. Sonra Tuzla'ya gittik, Elif'in yeni evini görmeye, Elif'inki kiralık ama inşallah bir sonraki kendi evi olur, hem Elif'in hem kiradaki herkesin gönüllerince bir evleri olmasını yürekten diliyorum ;) Zira kiraya verilen paraya pek çok acıyorum :(
Şebnem'e kızlarla gittik yine, aynı kadro, kolejli kızlar kadrosu :)) Hatice Hemşire (ki hala pırıl pırıl, gram yaşlanmamış ve Neşe Hocam (ki hala neşeli, hala enerjik, hala son derece pozitif, havalı, zarif)  da vardı kolejden, çok ama çok güzel iki saat geçirdim (daha fazlasına mesafeler engel oldu) Çocuklar da yoktu yanımda, bir yandan bir eksiklik, bir mahzunluk, bir yandan bir rahatlık, bir huzur vs. Ara ara çocuksuz olmak güzel bir his vallahi, keşke yine yine yine çocuksuz zamanlarım olsa ara ara, alıp başımı 3-5 saat tek tabanca takılabilsem ;) Güldük, eğlendik, sohbet ettik, 10 yıl öncesini konuştuk, o günler dünmüş gibi hissettik, sanki hiç ayrılmamışız gibi, hep biraradaymışız gibi sıcacık bir gün geçirdik. Sonra facebook'a koyunca bu fotoğrafları, eski, yeni bütün Bahçeşehir Kolejliler hem çok beğendi, hem de azcık kıskandılar ;) Dedik ki biz de yine buluşuruz, bu sefer daha kalabalık buluşuruz ;) 
Ayıptır söylemesi Hatice Hemşire bir çiğköfte yapmış ki nasıl bir güzel çiğköfte anlatamam sana sevgili okur, ben diyim 15 sen de 20 tane yedim, acı sevmeyen ben, acıya meftun oldum o gün bu çiğköfteler sayesinde ;) Sen ne düşünürsün bilmem ama Malatyalılar güzel insanlar (elbette güzide memleketimin pek çok şehrindeki insanlar gibi diyeyim de alınganlığa mahal bırakmayayım) pek çok Malatyalı tanıdım ve nasıl bir tesadüftür bilmem, bunların %90 kadarı da hemşireydi, hepsini de çok ama çok sevdim ;)
Neşe hocama baykuşunu verdim, kızlara da yaptıklarımın içinden ne dilerlerse onları, çok beğendiler yaptıklarımı, mutlu oldum ;) Bir de Elif çok beğeniyor bu yaptığım keçeleri, "aferin sana" diyor, o zaman da çok mutlu oluyorum. Annem de çok beğeniyor ama onun ifade tarzı azcık değişik ;) 


Cumartesiden, bizden kareler ;)

***********
Bu kalpleri Elif'teyken yaptım, havanın güzelliğinden istifade (ki çok şükür Balkanlar'dan beklediğim soğuk hava dalgası adım adım gelmekte!) balkon masasına kurdum tezgahı-ki fotoğrafı aşağıda- sonra tek tek bu kalpleri yaptım :) Çocuklar evin önündeki parkta oynarken, onları izledim bir yandan, bir yandan da bunlar çıktı ortaya, siz ne dersiniz bilmem ama bu kalp modelini ben çok sevdim, biliyorum azcık ara vermem lazım, başka başka şeyler de yapmam lazım. Bütün bunlardan ziyade, 3 hafta kalan aöf sınavlarına çalışmam lazım ama sen söyle sevgili okur, ders çalışmak mı, keçe yapmak mı daha zevkli ;)))
Şimdilerde aklımda yine minik minik evler var, envai çeşit ev magneti yapmak var, atıyorum beynimin %90'ı evlerden, kalplerden ve diğer bütün güzel işlerden oluşuyorsa, sadece % 10'u dersten ve İngilizce'den oluşuyor, çok özür dilerim ama ne yazık ki samimi duygum budur (Allah beni ıslah etsin diye de eklemezsem içim rahat etmeyecek!)

KEÇE KALPLER


KEÇE KALPLER


KEÇE KALPLER


KEÇE NAZARLIK (Ki çekiliş nazarlığı bunun az daha büyüğü olacak ama şekil itibariyle budur, bir de kırmızı kalp sana, bonusu olarak bir de minik magnet ev sana :)
O yılbaşı çelengi de bu Elif ziyaretinden bana düşenlerden biri :) Kaç yıldır beğenir dururum, bana verdi ;) Hazır alınmış bir çelenk ama size fikir olsun diye koydum, ne kolay halbuki di mi, ponponlarla azcık süsle, çok kolay ama çok zarif de ;)

KEÇE BAYKUŞ
(Bu baykuş da Neşe hanıma yaptığımın bir başka rengi, bunların değişik renklerini yapacağım daha :) 


Çalışma masam ;)
(Benim yerime koca kişisi çalıştı Elif'in evinde, o yardım etti, çaktı, birleştirdi, ayırdı, taktı, ne lazımsa o yaptı güzelce, o yüzden de Elif beni azad etti, keçelerimle başbaşa bıraktı) 


Şu azcık gözüken parkta oynadı çocuklar, ne büyük konformuş insanın oturduğu yerden parkta oynayan çocuklarını gözlemesi :)
O havuzu geçince gözüken bostan ve bostanın yanındaki kulübe ve bostanda çalışan yaşlı karı koca çok ilgimi çekti (biliyorum sen göremiyorsun ama hayal et öyleyse ;)
Bu sitelerin, yüzme havuzlarının arasında çölde vaha gibi, öyle korunası, öyle sevilesi :)
***********

Bugün benim bloğumun doğum günü ;)  İki yaşını doldurdu, öyle sakin, öyle huzurlu, öyle aklı başında, öyle güzel bir bebek ki ;) Asla beni üzmeyen, kırmayan, bir dolu güzel dost kazandıran canımın içi tatlı bloğum, bin yıl yaşa sen e mi ;)
DİPNOT: Evvel zaman içinde fazlasıyla sakin, biraz da ruhsuz bulduğumu şu yazımla ifade ettiğim Tuzla semtinden özür diliyorum (e bu da bir erdem değil mi?), bu kez sevdim ve hatta dedim ki, İstanbul'da çalışıp da emekli olanlar, buraya taşınabilir, emekliliğini burada güzel güzel, sakince, denize nazır geçirebilir (Yok biz değil elbet, biz Yalova'ya inşallah ;)




BONUS
Çok mutlu bir hafta olsun öyleyse :) 

22 Kasım 2013 Cuma

KEÇE BAYKUŞ İLE....

 Beyin fırtınası yapmamız lazım acilen sevgili okur, yemek yapma derdinden bıktım ben, yani keyif için yaptığım yemekler, hamurişleri ayrı tabii ama bu mecburiyetler beni mahvediyor yeminle :( Akşam ayıptır söylemesi (ki ben o ayıbı ne çok yapıyorum di mi!) nakışlı dolma yaptım, tamam yaptığım dolmanın neticesinden ziyadesiyle memnun olmakla birlikte, onca yorgunluğun üstüne, kabak dolmanın kabaklarını Nehir hanım sevmiyor diye bir de yaprak sarmakla birlikte, çocuklar ve biz de afiyetle yemekle birlikte, azcık kaldı dolmamız :( Halbuki ben istiyorum ki bir yemeği yaptığımda, ya da diyelim ki o öğünlük, bir çeşit ana yemek bir çeşit makarna ya da pilav bir de çorbayı yaptığımda 10 günlük yapayım, 10 gün işten eve gelince yemek düşünmeyeyim ;) Haklısınız pilav ve makarnayı 5 günde bir yapmalı, 10 gün çok oldu :))) Yeminle samimimi hissiyatım budur yemek konusunda ;) Aslında yemek yapmaktan çok ne yemek yapacağım derdi beni fazlasıyla geriyor. Biri bana her gün fısıldasa yapacağım yemekleri, gerisi kolay, kararsız bir terazi olarak beni en iyi teraziler anlar ;)
Neyse dolmayı yedik afiyetle, çocuklar da uyudu ve ben hobi kariyerime döndüm ;) Alttaki resimde ortada yer alan baykuşu o şekliyle aldım dün, üç değişik rengini ;) Çünkü çok sevdim bu halini, biliyorsunuz ki ben kalıp çıkarma ve çıkardığım kalıpları da düzgün kesme konusunda son derece kabiliyetsizim, e hazır benim için birisi böyle jilet gibi kesmişken, almasam küserdi bu güzelim baykuşlar yahu :)

KEÇE BAYKUŞ (LAVANTALI)
Bu baykuşun şeklinden kestim lila rengi bir keçeyle, sonra baykuşun göbeğine bir çiçek diktim, sonra kenarlarını birleştirirken, morlu, pembeli boncuklar koydum, sonra içine silikon, lavanta, üst kısmına da asmak için kurdele, oldu bitti işte, bu kadar kolay :) 


KEÇE BAYKUŞ
Bu baykuşun üstündeki kurdelemsi şeyin içinden bir ip geçiyor, sen o ipi çekiyorsun, hooop al sana bir minik fiyonk :) Nasıl yani! E öyle yani, sihirli bir kurdelemsi, dün aldım ;) Çok memnunum kendisinden :) Hem sarılısını hem eflatunlusunu aldım hem de :) 
Ben kolejde çalışmaya başladığımda daha 23 yaşındaydım, 11 yıl boyunca çalıştım ama çalışmaktan ziyade tecrübe kazandım, dostlar kazandım, bilgilendim, donandım, 11 yıl boyunca hiç çalışır gibi hissetmedim. Şimdiki işime oranla çok daha zordu işim üstelik, sadece ben değil, kolejdeki bütün arkadaşlar, öğretmenler, kendi işimiz dışında da pek çok şeyi canı gönülden-hafta içi, hafta sonu demeden- yaptık, çünkü bizler başladığımızda okul yeni kurulmuştu, e böyle olunca da, okulumuz büyüsün, güzelleşsin, hem bize hem çocuklara yuva olsun diye çok emek verdik. Öğrenci sayısı azken, personel sayısı çok daha azken o sıcaklık, yakınlık, samimiyet, koruma, kollama içgüdüsüyle geçirdiğimiz yıllar şahaneydi. Ordan ayrılıp, buraya geçtiğimde (ki kurum olarak aynı sayılsa da) çok şaşırmış ve bocalamıştım. Çok aradım o zamanları, o dostları, ama nafile... Neyse bunları anlatmamın sebebi, o zamanlarda bir Türkçe zümresi vardı ki, dünyalara bedel ;) Benim ilgi alanım olmasından da kaynaklanan bir yakınlıktı belki bu. Bütün Türkçe zümresi hocalarımı çok sevdim ben, istisnasız hepsini, çok şey öğrendim onlardan, aradan bin yıl da geçse hiç bitmeyecek bir dostluk doğdu aramızda. Kolejdeki bütün hocalarıma selam olsun ;) Çok özlüyorum o günleri, o güzel yüzleri çoook.... Neşe Hoca da Türkçe zümresi başkanımızdı, nasıl tatlı, nasıl güzel, nasıl candan bir insan ;) Ona yaptım bu baykuşu ;) Kendisi bir baykuşsever çünkü ;) Umarım şans getirir, neşe getirir kendisine :)
Sen söyle şimdi bana sevgili okur, sen de benim kadar sevdin mi bu baykuşu :)

KEÇE KALPLER
Geçen akşamlardaki hobi saatlerimden birinde de bu kalpleri çizdim ve kestim, böyle hazır olsunlar istedim, böyle gözümün önünde, her an elimin altında :) Dün gece de baykuştan sonra bunlara yavru kalpler kestim güzel kumaşlarımdan ve böyle de eşleştirdim :) Sırayla yaparım inşallah ;) 

Makasın Dansı yani Serpilciğim geldi İstanbul'a, tee Abana'dan, Sevgili Mehtap Abla da geldi, ılık bir Kasım akşamında Eminönü'nde buluştuk, sohbet ettik ama zaman nasıl geçti hiiiç anlamadık, Kahve Dünyası neredeyse altımızdaki sandalyeleri almak üzereydi ki kalktık :) Blog arkadaşlıkları güzel oluyor, tanımayı istediğim çok kişi var böyle, sen de onlardan birisin "sevgili okur" :)
Mehtap Abla "Ben resimlerde güzel çıkmıyorum" diyerek bloğa resmi koymak konusunda kararsız kalsa da, ben çok beğendim, çok güzel çıkmış ;) 


Bunlar da bu hafta aldığım güzel hediyelerim. Bu güzel evi marifetli arkadaşım Serpil getirmiş bana :) Çok şirin bir ev, tekrar teşekkür ederim kendisine :)
O sarı limonluğu da birlikte çalıştığımız arkadaşım Nurtaç yaptı :) Tam da mutfağımın tonlarında :) Daha önce de çay tabakları boyamıştı hatırlarsanız ;)
 Bayıldım buna da, teşekkürler Nurtaç, zevkli çalışmalarının devamını heyecanla bekliyorum :) 

DİPNOT:
1) Müjdeler olsun sevgili okur, haftaya Balkanlar'dan çok soğuk hava geliyormuş :) Gözüm Balkanlar'da kaldı yeminle, hadi inşallah :)
2) Çekiliş için genel istek üzerine nazarlığa karar verdim ama genele yakın istek üzerine de yanına bir güzel yılbaşına uygun kırmızı kalp ile ;) Yakındır size çekiliş hediyelerini gösterip duyurmam :)


CUMA İÇİN BU BONUS, GÜZELİM CUMA AŞKINA, SİZİN DE KANINIZI KAYNATSIN BU ŞARKI DİYE :)
HEP DELİKANLI, HEP YAKIŞIKLI KALACAK KAZIM KOYUNCU'YA DA RAHMETLE...


20 Kasım 2013 Çarşamba

KEÇE KALPLER, KEÇE NAZARLIK VE BİR KEZ DAHA AŞURE :) TEŞEKKÜRLERİMLE...

Delirdin galiba sevgili okur, resmen kendini şaşırdın sen! Bu benim alışkın olmadığım bişey -ki seni teee tıklanma sayım 30.000'e erdiğinde uyarmıştım. Gördüm ki uyarılarım bir işe yaramamış, sen beni tıklamaya devam etmişsin, ne demek 99.898, ne demek 303 izleyici (ki ben postu hazırlarken böyle ama sen bunu okurken Allah bilir 100.000!!!) Yok artık yahu, yok artık yani! Bi dur, bi yavaş gel ;) Kendi aramızda söyleşip duruyoruz şurda halbuki, bir sen varsın bir de ben halbuki, eeee, nerden çıktı peki bu rakamlar ;)
5 gün sonra bloğun ikinci yılı doluyor ;) E bundan güzel hediye mi olur bana ;) Çok teşekkürler ;)
N'apsak sence, kutlasak mı bi çekilişle yine, haklısın daha yeni yapmıştım ama bu sefer tek bi hediyelik, blog kutlaması için sembolik bir çekiliş olsa, sen kazansan ;) Ne yapayım size peki, sizin seçtiğiniz bişey olsun, ben yazayım seçenekleri şimdi,  sen seçtiğin şıkkı söyle yorumlarda, ben hazırlayayım en çok istenilen hediyeyi, sonra çekilişi duyuyarım mı? 
a) Keçe Çanta
b) Duvar için Nazarlık (Aşağıdaki gibi misal)
c) Üçlü magnet seti (Kalpli)
d) Üçlü magnet seti (Evli)
e) Yılbaşı çelengi (Benim yarışma için yaptığıma benzer bir çelenk misal)
f) Kasnakta etamin pano
(Bu yazdıklarımın örneklerini bloğumdan aratıp görebilirsin)
******
Sonra kalplere doyamayan ben  üç kalp daha yaptım bu arada, ikisi romantik, biri de yılbaşı temalı :) Dolgulu olanların içine  bu sefer üşenmeyip lavanta da koydum :) Bu minik desenli kumaşlarımla daha ne kalpler yapıyorum içimden içimden bir bilsen sevgili okur :)
Dün akşam da eve gidip aşureyi pişirip, arada çocuklara makarna yapıp, sonra aşureleri dağıtıp, sonra bulaşık makinesini boşaltıp, sonra Ali Deniz'e uyuması için refakat edip, sonra kalan bir saatte de aşağıdaki nazarlığı yaptım ;) Bu nazarlıklar benim ilk göz ağrım ;) Çok seviyorum renklerle, boncuklarla oynamayı, 30 kadar nazarlık yaptım ama benzer olmalarına rağmen hiçbiri birbirinin aynı değil ;) 




KEÇE KALPLER

KEÇE NAZARLIK
KEÇE  KALP YILBAŞI SÜSÜ
************
Ve bunlar da dün akşamki aşure partisinden kareler ;) Bu sefer komşulara dağıtmak için yaptım, 20 daire artı iki apartman dışı komşu olunca aşureler bitiverdi hemen :( Bana sadece şu aşağıda gördüğünüz fincan kaldı, osun, yine yaparım ;) Allah kabul etsin ;)
Bu sefer buğdayı yine düdüklüde pişirdim, yalnız  düdüklünün soğuması çok uzun sürüyormuş onu kötü bir şekilde tecrübe etmiş oldum. İçindeki buhar çıkmadan çevirince düğmesini, fışkıran sular tavana erdi (koca kişisi duymasın!) çok korktum, hemen tekrar döndürdüm düğmesini..
Buğday pişerken bir çubuk tarçın ve iki de karanfil attım içine geçen seferkilerden farklı olarak, bir çay bardağı da süt ;)  Önceki postlardaki tarifi güncelleyeyim de unutmayalım bir dahaki sefere :)
E aşuremin tadı yine şahane, yine şahane ;) Allahım defalarca şükrettim sana bu aşure yeteneğimden ama bir kez daha "ŞÜKÜR" :)

AŞURE
KAL SAĞLICAKLA SEVGİLİ OKUR :)

BONUS 
EZGİNİN GÜNLÜĞÜ-GELMİYORSUN

Dipnot: Bilmiyorum aşure yaptın mı, yoksa hala tereddütte misin? Ama ayıp oluyor azcık sevgili okur, lütfen yani, bekliyorum güzel haberlerini....

18 Kasım 2013 Pazartesi

YILBAŞI İÇİN KAPI ÇELENGİ AMA TÜTÜDEN, CUPCAKE'LER AMA KEÇEDEN ;)

"HA-YIYYYYYY" Bugünlerde bizim evde en çok yankılanan ses bu ;) Ali Deniz "Evet" demeyi bilmediğinden mi, yoksa tamamen babasından aldığı genler sayesinde oluşan muhalif kimliğinden mi bilmem, sürekli herşeye HAYIYYYYY diyerek dolaşıyor evde ;) Ecnebilerin "Terrible Two"su geçti derken bin beter teribılı geldi maalesef :( Anlatmadım size di mi bizi iki hafta önce nasıl rezil ettiğini avm de, babasını nasıl harpten çıkmışa döndürdüğünü, bütün insanların nasıl hem  acıyarak hem kınayarak  bakmalarına sebep olduğunu :( Ailecek tövbe ettik bir daha Ali Deniz'i alışveriş merkezine götürmeye, aslına bakarsanız iyi de ettik, sevmiyorum çünkü ben, koca kişisi bayılsa da hafta sonları gidip, yemek yiyip alışveriş yapmaya, insanın ruhunu yoran, cüzdanını boşaltan bir aktivite bence, hele de ne istediğini bilmeyen, serseri ruhlu bir çocukla. Bakıyorum şimdi bize, dışardan gözle bakıyorum da, bu bücür yüzünden kızım da canından bezdi yeminle :( O ağırbaşlı, sakin, akıllı kızım, kardeşinin bizi rezil etmelerinden, her kriz anında, özellikle de benim kesmediğim anlarda Ali Deniz'in kendisine yönelmesinden bıktı yani artık :( Neyse dur bakalım, az kaldı gibi sanki, aklı erecek elbet yakında, saçmaladığının farkına varıp, "Annecim çok özür dilerim bütün manyaklıklarımdan ötürü" diyecek inşallah :)))) 
Neyse yaaa, iyidir benim çocuğum, akıllıdır, çoook tatlıdır,  bu aralar böyle takılsa da, canımın içidir ;)
Bu kadar dedikodu yeter sevgili okur ;) Ki yüzüne de söylüyorum bücürün ;)
Hafta sonu çok dolu dolu geçti, yine mutfakta geçti çoğunlukla, Nehir'e gecikmiş bir doğum günü partisi yaptık kaynımgillerle :)))) Bu sefer öyle istedi kızım, arkadaşlarıyla değil de amcasıgillerle kutlamayı :) Çok da güzel oldu, yedik içtik, güldük çocuklara, bebek sevdik bir de ;)

Sonra Evim İçin Herşey bloğunun sahibi Sevgili Juliette'nin düzenlediği ve startını heyecanla beklediğim En Güzel Kapı Süsü yarışması için- ki ayrıntıları tam da şurada- aklımda olanları yaptım dün akşam, önce bir prova yapayım, sonra söker aslına geçerim dedim ama gerek kalmadı hiç, prova yaptığım hali de tam süper oldu ;) Ben diyeyim 20 dakika sen de yarım saatte bitti gitti :) Anlatayım mı şimdi aklımdakileri bir tütüden hareketle nasıl gerçeğe dönüştürdüğümü ;)


YILBAŞI TEMALI KAPI SÜSÜ


YILBAŞI TEMALI KAPI SÜSÜ-KAPIDA :))




" Nasıl bir şey yapmalı?" diye düşünürken, dedim ki kendi kendime "Kırmızı, beyaz ve yeşil olsun, yılbaşı renklerinden oluşsun" Sonra Sevgili Nurtaç'la kapı süsü hakkında müzakere ederken, deki ki, yeşili tilki kuyruğundan olsun, çembere saralım ;) Şimdi sevgili okur, bir metal çember aldım (ki Beşiktaş'taki tuhafiyecilerin olduğu çarşıdaki Binbir Çeşit'ten, eğer bulamazsanız ahşap kasnak da aynı işi görür zannımca) sonra geçen hafta Eminönü'ne gittiğimde (kendime evde giymek için şalvar aldığım gün ;) Bunu sana söylemeyi unutmuşum, şimdi tam sırasıydı!) Kuru Kahveci Mehmet Efendi'nin sokağındaki dükkanlardan birinden iki tane tilki kuyruğu aldım (yılbaşı ağaçlarına sarılanlardan) İki tane fazla geldi aslında, bir tanesi de olurdu ;) Kırmızı-beyazlı bişeyler düşünürken, Nehir'in gardrobunda durup duran tütüsü geldi aklıma. İki yıl kadar önce yapmıştım Nehir'e bu tütüyü, birkaç kez evde giyip hevesini almıştı, geri dönüştürüleceği günü bekleyip duruyordu dolapta :)  Sonra bu kurdele ve tüllerden mütevellit tütüyü bir güzel söktüm ;) Ki bir çelenklik tül ve kurdele de arttı üstelik ;) Ali Deniz'in mankenliğini yaptığı çelenge rastgele bağladım. Bu arada bu çelengi yaparken hiç yapıştırıcı kullanmadım ;) Tüllerle kurdeleleri kırmızılı-beyazlı sırayla bağlamaya dikkat ettim. Tamamını bitirince de aralara geçen yılbaşı Boyner'in hediye kutularına koyduğu pullu kokinaları ekledim ve onları da kurdelerle sabitledim. Hatırlar mısın bilmem sevgili okur, sana da demiştim hatta "Git Boyner'den al" diye :) Bak gördün mü işte, benim hediye olsun olmasın her aldığım parça için "rica ettiğim" bu süsler ne işlere yaradı ;) Yani bu çelengin maliyeti çok ucuza geldi, sen söyle şimdi bana sevgili okur ben o çok isteyip de bir türlü başaramadığım DIY'lardan mı yapmış oldum :)))
Finalde de Tepe Home'dan bayılarak aldığım çanlarla dolu kırmızı kalbi ortaya yerleştirdim, kurdelesini uzun tutup, sapını da onunla yaptım ;) Ortaya çan da olur du, kocaman kıpkırmızı bir top da, ya da bir güzel beyaz kurdele?
Yani kolaycacık, az zamanda, az paraya bir yılbaşı için kapı çelengimiz oldu :) Ev ahalisi bayıldı, en çok da ben, inanamadım kendime (elbette çok daha yetenekli çok daha yaratıcılar var ama!) dedim ki "Şükür yarabbi, bin şükür verdiğin bütün yeteneklerime, teşekkürler" dedim içimden ;) Dışımdan da "Görüyor musun karını, şahit oluyor musun her seferinde yaptığı şaheserlere, gurur duyuyor musun peki?" dedim koca kişisine, güldü ;) Elbette içinden içinden "Evet, evet, evettttt" dedi ;) 
Şimdi sevgili okur, sen de beğendiysen, "E olmuş" dediysen, oy vermek istersen, yarışmada birinci olmamı dilersen, şuraya tıklayıp, "Beğen"ir misin ;)   E teşekkür ederim çok ;)
Hem belki sen de yaparsın, alasını yaparsın hem de, yapsana, sen de katılsana yarışmaya, HADİSENE :)



KEÇE CUPCAKE'LER...
Bu kapkeykleri de bu Cuma yaptım, cumanın bereketi ;) İçlerine lavanta koydum, buzdolabı magneti yaptım ;)


Bizde durumlar bu minvalde ;) Sende ne var ne yok?
Güzel bir hafta olsun hepimize, sağlıkla, neşeyle, kahkahayla, muhabbetle...

BONUS


Dipnot: O koca kişisidir ki, başlangıçta her şeye muhalefet edip, reddetse de, netice itibariyle bir bakmışsın ki  o olmazların tümü olur ya da oldurulur olmuş :) (Yok yaaa, hâlâ okumuyor o bloğu ;) Öyle biliyorum yani, dur bakalım öyle mi?)

15 Kasım 2013 Cuma

ÇOK ROMANTİK KEÇE KALPLER VE AZ ROMANTİK KEÇE YILBAŞI SÜSLERİ ;) "MELEĞİM OLUR MUSUN?" KAMPANYASI EŞLİĞİNDE

Cuma şarkısı mı yapsam ben, haftanın son iş gününe methiyeler  düzen bir güzel şarkı??? 
Cuma, cuma, cumaaaa, 
Güzelim cuma, canmın içi cuma,
Seni pek çok seviyorum cumaaaaa (Müziğini duyamadınız ama sözlerini dinleyin bari ;)
Yaa, sevgili okur, erdik yine güzel cumamıza, hafta sonu geliyor, ben haftanın son postunda sana belki bıktın ama yine yine yine yılbaşı için yaptığım iki kalbi ve yine tema dışına çıkarak yaptığım  romantik üçlü kalbi göstereceğim. 
Bu kalpleri kuzum Nehir'e doğum günü hediyesi verdim :) Laf aramızda sevgili okur, ben bu kalpleri öyle çok sevdim ki, Nehir'den başkasına asla kıyıp veremezdim, sürekli görebilmem için hane içinde kalması en doğrusuydu. 
Bak bakalım bi sen ne diyorsun (Sakın "Yaa, yeter artık bu kadar kalp!" deme bak, yeminle kalbimi kırarsın sevgili okur :)))

ROMANTİK KEÇE KALPLER ;)


ROMANTİK KEÇE KALPLER DUVARDA :)




İlkin kalıplarla üç boy kalp kestim keçeden, içlerine  kumaştan kalpler kestim ve sonra itinayla, kumaşın akmasını engelleyecek şekilde keçeye diktim.
Sonra altta kalacak keçe kalbe kurdelelerini diktim ilkin, sonra üstteki kalplere de birer minik çiçek iliştirdim ;)
Kalpleri birbirine diktim sonra battaniye dikişiyle, dikerken de iki dikişte bir inci, boncuk diktim.
En son boylarını ayarlayarak düğümledim tepeden kurdele ve su taşı ve fistoyu :)
Çok seviyorum ben kurdeleyi, fistoyu, en çok da sutaşını ;) Renk renk kurdelelerim var, fistolarım var ama sutaşlarım çok yok, almam lazım tez vakitte. Sutaşı bana bebek giysilerini hatırlatıyor, annemin çocukken bize diktiği elbiselerin yaka kısımlarını, etek kısımlarını...
Bir de sevgili okur çok korkuyorum ben, hem malzemelerimin tükenmesinden hem de bu kadar çok malzemeyi nasıl tüketeceğimden :( Bir garip çelişkiler içindeyim, kafam da kazan gibi zaten, neyse konumuza dönecek olursak bu kalplerden yine yine yine yapasım var sevgili okur, özür diliyorum ama galiba keçe kariyerime ben kalpçi olarak devam edicem sanırım, verdiğim ve vereceğim rahatsızlık için şimdiden özür dilerim :)))


Bunlar da süslenmiş KEÇE KALPLERİM :)
Şu desenli kumaşlarımı çok seviyorum, misal onlardan minicik bir kalp kestikçe bile kumaşlarımın bitmesi ihtimali aklıma geliyor ve kısa süreli depresyona giriyorum :( Çok üzülüyorum çoook ;) 

YILBAŞI SÜSLERİ
O kırmızı kalpteki danteli, hani söylemiştim ya sana, bayramda annem vermişti, kesip birazını buraya kullandım, daha da var :) Ne zarif olmuş di mi :) Puanlı kurdelesini de tersten diktim ki, böyle bi sürprizli olsun sapı...
Öbür yeşil kalpteki kar tanesini de ben süsledim öyle :) Hani çiğ düşmüş gibi, olmaz tabii ki, kar tanesine çiğ mi düşer ama gerçeküstü manada ;) Yeşil kalbin kenarlarındaki şeffaf boncukları da görebildin mi ;) 

Üstteki fotoğraftaki kutuyu merak ettin di mi :))) E buyur o zaman, yakından bak :) Bu teneke kutuyu Eminönü'nden aldım ama aslında almamam lazımdı, evde öyle çok kutum var ki, ama sen söyle sevgili okur, üstünde bu minicik kuşlarla dolu bu güzelim kutuyu almasam günah olmaz mıydı :)))
Kalıplarımı bu kutuya koydum ve kendi kutularımdan iki tanesini Nehir'e hediye ettim, çok sevindi kuzum, stiğkırlarını koydu :) E ben mutlu Nehir mutlu, iyi ki almışım ;)

*************
LÖSEV İÇİN-2012
Bulut Gölgesi'nin sahibi Sevgili Tülin hanım bu yıl da bir Yeni Yıl Kampanyası düzenlemiş, MELEĞİM OLUR MUSUN? adını verdiği bu güzel yardım kampanyasından seni de haberdar etmek istedim sevgili okur :) Ben bu yıl da hediyelerimi hazırlayıp göndereceğim, elimden ne gelirse, ömrüm vefa ettikçe her yıl da devam edeceğim ;)

E O ZAMAN KAL SAĞLICAKLA SEVGİLİ OKUR :)
İYİ TATİLLER SANA :)  MUSMUTLU HAFTA SONLARI SANA, MÜJDELER OLSUN BU HAFTA SONU SANA :)
BONUS
Sever misiniz bilmem ama ben bayılıyorum bu kadının şarkılarına, sözlerine, buyrun bakalım :) 

DİPNOT: 
Yorumlarınızı cep telefonundan okuyorum akşamları, öyle güzel anlarda denk geliyor ki, öyle çok mutlu ediyor ki sözleriniz, anlatsam kelimeler kifayetsiz... Misal dün Aslı'nın yorumu tam da çocuklara tarhana karıştırırken geldi, gülümseyen, mutlu bir kadın tarafından pişirilen tarhana da bir güzel oldu ki, sormayın :) Yazın yani, lütfen yazın e mi, fiili olarak hemen cevaplayamasam da içimden içimden tam da o anda veriyorum yorumlarınıza cevap ;) 

13 Kasım 2013 Çarşamba

YILBAŞI SÜSLERİNE DEVAM MI? ELBETTEEEEE :))

Sabun lazım önce, artık sabunlar lazım bize :) Ama öyle renkli renkli, oyuncaklı sabunlardan değil, bildiğin Hacı Şakir banyo sabunu ;) Sahi biz ne zaman güzelim sabunlardan, tığ işi sabunluklardan duş jeli ve laylon liflere geçtik, hangi ara? El tasında sabunladığımız sabunlukları ihmal mi ediyoruz azcık? Ki ben ara ara onların da gönlünü alıyorum ;) Yarabbim yaa, sabun dedim nerelere geldim, sabun lazım çünkü bu gördüğünüz yılbaşı süslerini kalın keçelere (ama kaliteli, bakınca anlarsın zaten sevgili okur, kağıt gibi olmayacak, ne çok sert, ne de çok yumuşak olacak) şablonları çizmek için kullanacağız. Yok, maalesef kalem olmuyor, kurşun kalemin izi yeterince çıkmıyor, mürekkepli kalem de dağılıyor keçe üstünde, bizzat denedim. Sonra anne makası gibi kaliteli, keskin, güzel bir makasla (ki benim anne alışkanlığımdan ötürü elbette markam Singer :) ) dikkatlice kesiyoruz. Bu şablonları pek çok çiziyoruz ama, şimdilik bi tane çizeyim yeter dersen bir sonrakine üşeniyorsun. Sen kırmızı yeşil, beyaz keçelerden üçer dörder kes, tabii çift taraflı olduğu için ikiyle çarp ;) Bolca elinin altında olsun. Şablonları da kaydet önce bilgisayarına, onlarla oyna, büyült, küçült, uzat, istediğin kadar kopyala, çıktı al A4'e, hiç kesmeden hepsi biraradayken bir kartona itinayla yapıştır. Sonra kes, yoksa keçede A4 kağıdı ince kalıyor. Bana kalırsa senin sadece kalp değil, envai çeşit şablonun olsun kenarda, üçgen de olsun, kare de, boy boy yuvarlakların da, ev şablonların da, hatta sen bunları bi şablon kutusuna koy ki bir arada dursun hepsi ;) Nerde kaldık şimdi, şablonlar oluşturuldu, kartona yapıştırıldı, kesildi, keçeye sabunla çizildi ve kesildi. Elinde pek çok kalp var şimdi süslenmeye hazır. Bu arada keçelerin renklerine uygun domino ipliklerin de var dimi hazır, 8 numara? Ben en çok kırmızı, beyaz, pembe ve yeşil harcıyorum ;) Sen en temel renkleri al ki, herşeye uydurabilesin... Bu arada bak bakalım malzemelerinin içine, yaptıklarına uygun ne kadar kurdele, fisto, düğme, boncuk varsa dök ortaya. Hepsi gözünün önünde mi şimdi, sen birini yaparken, o gözünün önündekilerle bir sonrakini oluşturmaya başladın bile. Böyle böyle bakacaksın ki bir sürü güzel süsün olmuş, benzer ama ayrıntılarla birbirine hiç benzemez süslerin :) E güle güle kullan sevgili okur, hediye et, sat, ne dilersen onu yap bunlarla :) Sendeki bu hayal gücü oldukça bin çeşit süs çıkar senden :)
Bütün gayretim nedir biliyor musun sevgili okur, azcık heyecanlandırmak seni, kâh aşureyle, kâh yılbaşıyla, bayramlarla, seyranlarla azcık heyecanlandırmak, belki de kendi heyecanıma ortak etmek. Ama şükürler olsun görüyorum ki sevgili interaktif okur gayretim boşa değil, üç günlük dünyanın keyfini sürmeyi, kederlerle birlikte neşelerin, heyecanların da olması gerektiğini sen de benim kadar biliyorsun ;) Sağol çok e mi ;)
E buyrun bakalım, yeni süslerimizi seyreylemeye :)

YILBAŞI SÜSLERİ TOPLU :)

YILBAŞI SÜSLERİ
DÖRDÜZLER :))

YILBAŞI SÜSLERİ
YILBAŞI SÜSLERİ
YILBAŞI SÜSLERİ
Bu dörtlüyü uzun kalp kalıbıyla çalıştım.

YILBAŞI SÜSLERİ

YILBAŞI SÜSLERİ
Bir de kumaştan deneyeyim dedim ama çok ince olduğu için kenarları pek düzgün olmadı, bir dahakine, üstünü kumaş, altını kalın keçe yapmak niyetindeyim ;)


BU SEFERKİ BONUSUNUZ BENİM ÇOK SEVDİĞİM VE ÇOK DA SÖYLEDİĞİM BİR TÜRKÜ, BUYRUN ;) 

DİPNOT: Aşure Günü bugün, mubarek olsun, bereket, bolluk getirsin evlere. Oruç tutanların oruçları, ibadetleri kabul olsun, hayırlı uğurlu olsun...

Sevgili Juliette, bak bi :)


11 Kasım 2013 Pazartesi

YILBAŞI SÜSLERİM VE 10 KASIM TÖRENİ'NİN ARDINDAN...

Dur dedim ben şu işe bir eğileyim, yılbaşı temasına uygun süsler yapayım :) Cuma akşamından Cumartesi akşamına her bulduğum fırsatta bunları yaptım. Tıpkı geçen posta yorum yazan sevgili semoş'un dediği gibi, arada başka işler yapsam da  aklım sürekli bunlardaydı. Devamını da yapıyorum, onları da gösteririm ama şimdi siz bunları bi inceleyin bakalım nasıl olmuş :) Belki fikir verirsiniz bana yenileri için :) 


YILBAŞI SÜSLERİ
Toplu Fotoğraf Çekimi :))


YILBAŞI SÜSÜ 1

YILBAŞI SÜSÜ 2

KEÇE KALPLER ;)
Araya da bunları sıkıştırdım :) Azcık tema dışına çıktım ama değişiklik iyidir di mi sevgil okur :) 

YILBAŞI SÜSÜ 3 VE 4
Bir mantar ev, bir yıldız :) 

YILBAŞI SÜSÜ 5 ve 6
Bu kar tanelerini hazır alıp, üstlerine boncuk ekleyip, yuvarlak çift kat keçeye diktim :) Çok zarif oldular, başka renklerini de deneyeceğim bunların :) 

*********
BUZDOLABI MAGNETİ :)
"Anasına bak, kızını al!" demişler  atalarımız :) Her zaman doğru mudur bilmem ama bizim bu örneğimizde doğru gibi :) Benim buzdolabı magnetleriyle olan vicdan azabıyla dolu hikayemi biliyorsunuz ;) Dün 10 Kasım töreninden sonra Nehir'in okul arkadaşları ve anneleriyle kahvaltıya gittik. Gittiğimiz yerden toplamış bunları Nehir, içlerinde  kalpler vardı, onları çıkarmış ve onların yerine bizim buzdolabının üzerindekileri koyarak böyle şekil yapmış, bayıldım görünce, siz de görün istedim, sizce de bloğa koymayı hakeden bir çalışma olmamış mı  :)) 
************
Nehir'i şiirini okurken videoya çektim, ya da çekemedim desem daha doğru olur :( Bunu bile beceremedim sevgili okur, var sen düşün gerisini, nasıl bir teknoloji düşmanı, kabiliyetsizin teki bu blog sahibi :(( Neyse en önemli kısmı ilk cümlesiydi zaten :)) "Mustafammm, Mustafa Kemal'immm" :)) O kısmını çekmişim sadece :) Çok güzel okudu kuzum şiirini, diğer tüm çocuklar gibi :) Bu arada tören de, tören konuşmaları da harikaydı, Müdürümüz de çok güzel konuştu, kim olduğunu bilmediğim genç bir öğretmen de. Konuşmasının sonunda Nazım Hikmet'in  Kuvvayi Milliye Destanı'ndan Atatürk'ü anlattığı dizeleri okudu, hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum :) 
Ve elbette klasik olarak bu sene de saygı duruşunda, sirenler çalarken, dünya 1 dakikalığına durmuşken, ben yine güzelce gözyaşı döktüm..

video

Sonra düşündüm ki, Türk çocuklarının istisnasız tamamı Atatürk sevgisi kalplerine konulmuş şekilde doğuyorlar, o yüzdendir ki, bir damlacık çocuklar bile Atatürk'ü tanıyor, resimlerinden biliyor, konuşmaya yeni başladıkları zamanlarda ilk kelimelerinden biri Atatürk oluyor... İstisnasız bütün çocuklar Atatürk sevgisi ile doğmuşken, sonra ne oluyor da böyle sevgisiz büyük adamlara-kadınlara dönüşüyorlar, ne yapıyoruz, nasıl alıyoruz onların o çocuk kalplerinden bu sevgiyi, nasıl kıyıyoruz o güzel çocuklara peki?
Çocuklara kıymayalım, kalplerindeki Atatürk sevgisini almak bir yana, o sevgiyi büyütelim ki özlediğimiz güzel günlere çabuk erişelim....


BÖYLEYKEN BÖYLE :)
O VAKİT İYİ HAFTALAR OLSUN HEPİNİZE SEVGİLİ OKUR

8 Kasım 2013 Cuma

KEÇE ÇANTALAR FİNALİ VE BAŞLASIN YILBAŞI HAZIRLIKLARI :)) (MOZAİK PASTA, FIRIN MAKARNA VE FIRINDA KABAK İLHAMIYLA)

Çanta, çanta, çanta :(( Ne oldu yav, bütün İstanbul sokaklarında benim çantalarım :)) (Görürseniz siz de sağda solda, bi selam çakın e mi :)
Çantalara final yaptım gibi, dur bakalım, bir müddet çanta-manta yok inşallah. 
Sana da fenalıklar geliyor mu aynı aynı şeyleri yapmaktan sürekli ;)
Klasik çantalarımın kırmızıları bu kez de ve ilave olarak kuşlu, kedili bir çanta :)

KEÇE ÇANTALAR
Kırmızıların pembelerini biliyorsunuz zaten, ortadaki kırmızılının altına çiçekleri yerleştirmeyi unuttuğumu çanta bitip de karşısına geçince farkettim :) Ben de bir minik ayçiçeği kondurdum ;) E böyle de oldu gibi... 

KEÇE ÇANTALAR'ın arkaları da şu şekil... E onlar da klasik artık ;)

Yakından bakacak olursak ;)
O ayçiçeğini hazır almıştım :) Ve o kuş ve kediyi de...

Kedinin üstünde hiçbir şey yoktu aldığımda ve kuşun da, ben kediye ağız-burun ve bir nazarlıklı kolye ekledim. (Ki sevgili okur, ben sana hep ne diyorum, neyse niyetin bir şekilde karşına çıkıyor, şöyle ki, bu kedinin yüzü için düşünürken nasıl yapılabilir diye, aşağıda gördüğün simidin yanındaki kupanın üstündeki kediyi gördüm karşımda, ordan kopya çektim, yani bir kez daha söylüyorum sana "Algılarını açık tut her daim sen!" :) Kuşa da o incileri ekledim, kanadını şenlendirdim azcık bir de gözü için boncuk dikiverdim :) 

KEÇE ÇANTAMIZIN AYRINTISI
(Kedinin kuyruğuna da bir minik çiçek koydum :) E bence güzel oldu bu çanta yahu :) Kalpler şakıyan bir kuşla çok güzel oldu hatta :)


Şimdi sevgili okur, bunca emek vermeye karşılık, kendime hediyeler hazırlamasam olmazdı. Geceleri çayın yanına böyle güzel şeylerle ödüllendirdim kendimi. Ki gönül isterdi ki, bir başka şahsiyet ödüllendirsin yaratıcılıkta sınır tanımayan sanatçı ruhlu Terazi karısını :))  Neyse yahu, zaten o bu kadar güzel hazırlayamazdı :)) 


FIRINDA KABAK
2 adet kabağı  yıkayıp, soyup doğradın mı böyle halka halka sevgili okur (Bizde iki tane kalmıştı, sen dilediğin kadar yap ;) sonra onları güzelce tuz katılmış una buladın mı, dizdin mi yağlanmış fırın kabına böyle üstüste, üstüne de tereyağ-zeytinyağ ya da ne dilersen o yağda kızdırılmış pul biber de koydun mu, attın mı fırına, 200 derecede üstü kızarana kadar pişirdin mi, çıkınca üstüne de sarmısaklı yoğurt, mis, misssss :)) Nasıl hafif, nasıl lezzetli. Fırından çıkmış halini çekmedim, çok güzel değildi görüntüsü, çekseydim ve sen görseydin, "Bu mu yani?" der belki de yapmaktan vazgeçerdin, o bakımdan hevesini kırmak istemedim sevgili okur, hem ayıp yahu, hep demez miyiz biz "Görüntüye aldanmamalı" diye :)

MOZAİK PASTA :) (Üstüne tıklayın, tarifi gelsin :)
Dün akşam da aşağıdaki kalp hatrınadır bu mozaik pasta :) Yeminle bu mozaiği yeyince bi beyin fırtınası kendi içimde, bi ilham perisi kaynaması zihnimde, sorma yani sevgili okur, bu akşam da yemeyi planlıyorum-ki bir de cuma aşkına kimbilir neler çıkacak :)))
Dene yani, garantili, mozaik pasta yaratıcılığı ve yeteneği anında arttırır :))


Dün akşam bir de Fırın Makarna  (Bunun da üstüne tıklayın dilerseniz, evvelden tarifini vermiştim :) yaptım, o da çok güzel oldu, dün mutfak faaliyetleriyle dolu bir akşamdı, mozaik, fırında kabak ve fırın makarna :) Aferin bana be ;) Sonra da aşağıdaki güzelliği yaptım çocuklar uyuyunca, minicik bir işti, mozaiğin verdiği ilhamla yapılan insanı çook mutlu eden minicik bir iş ama yaparken bi sürü versiyonunu düşündüm, deneyeceğim bakalım, elbette ilk de sana göstereceğim :) Sen de yapsana, başladın mı yılbaşı hazırlıklarına :)


YILBAŞI SÜSÜ Yaptığım bütün keçeler bir yana bu güzel kalp bir yana :) Bundan gayrı keçe kariyerime "KALP'Çİ" olarak mı devam etsem, renk renk keçelerle, kumaşlarla ama en çok kırmızıyla kalpler yapsam, yapsam, yapmalara doyamasam :)))

KIRMIZI KEÇE KALP
Nasıl kolaycacık yaptım anlatamam, yaprak çizdim önce (ki ne kadar kabiliyetliyim bu konuda malumun :( ) sonra yaprakları kalp kalıbımla  (ki bu kalıplar boy boy :) )kestiğim keçe kalbin üstüne dikiverdim, uçlarına birer şeffaf boncuk, ortaya da hani şu Yalova'dan çok ucuza aldığım boncukları diktim (çok istiyorum bu boncuklardan, nerden bulabilirim ki acaba, kadifemsi boncuklar bunlar ve hiç rastlamadım İstanbul'da :( Sonra iki parçayı battaniye dikişiyle aralıklı aralıklı diktim ve ortaya da sapını koydum. Hepsi bu

Ve bu güzel kalbin mozaikten başka ilhamları da var sevgili okur :) Hepsini tek tek senin için koydum buraya ;) Bundan sonraki yapacaklarım da bunlardan da izler görebilirsin ;)


YILBAŞI SÜSLERİ 


YILBAŞI SÜSLERİ
(Ki benim kalbimin ilhamı tam olarak şu üstteki kırmızılı, yeşil yapraklı kalptir :) 
YILBAŞI SÜSLERİ


YILBAŞI SÜSLERİ
Şu çanlı beyaz kalpleri de çok sevdim :) Bütün düğmelileri de aynı zamanda, velhasıl ben bu kalplerin hepsini pek çok sevdim :)

Ve bütün bu güzellikler için KAYNAK 
Kaynak tabii ki Pinterest :) 


DİPNOT: Bana  hayret eden, "Hem çalışıp, hem iki çocukla, hem öğrenciyken, hem kursa giderken nasıl fırsat buluyorsun bunca şeye, yorulmuyor musun?" diyen arkadaşlar, vallahi bir sırrım yok, hepsi ama hepsi sadece "hevesimden".... Yemek yaparken de,  bu keçelerle, etaminle ve diğer her ne yapıyorsam onlarla da uğraşırken yaptığım her ne ise onu içimden gelerek, hevesle, aşkla yapıyorum :) Müzmin bir hipotroidi hastası olarak  sizden daha da fazla yoruluyorum belki- misal dün akşam yemek yemeğe mecalim kalmamıştı ama sonra geçiyor yorgunluğum. Ya da ben kalmasına izin vermiyorum.  Kendimi motive ediyorum, sırada ne vardı, aklımda ne vardı, hazır çocuklar da uyumuşken, fırsat bu fırsat diyerek yapıyorum tek tek işlerimi :) Dinlenmek dediğin benim için keçeyle ya da başka hobilerle uğraşmak, varsa bir sırrım budur :) 
Haa bir de bana çok yardımcı bir "koca kişisi" var çok şükür (burda bir maşallah istiyorum senden ) 

E o zaman çok güzel bir hafta sonu olsun mu hepimize :)

Bunlar da var...

İlginizi çekebilecek bağlantılar.